Taner ARÇUKOĞLU
Köşe Yazarı
Taner ARÇUKOĞLU
 

Cumhuriyet’e Gaflet Demek: Bir Mülevves Zihniyetin Nankörlük Vesikası

.Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yüz yıl öncesinden bugünün karanlık şahsiyetlerini adeta bir cerrah titizliğiyle tarif etmişti: "İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır." İşte o "dahili bedhahlar", bugün oturdukları sendika koltuklarından, Cumhuriyet’in ekmeğini yiyip suyunu içerek, beslendikleri kaynağa kusmaktadırlar. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın "Yüz yıllık gafletten uyanıyoruz" hezeyanı, basit bir fikir beyanı değil; Türk milletine, şehitlerine ve bu vatanın tapusu olan Cumhuriyet’e karşı yapılmış bir haysiyet cellatlığıdır. Kimin Gafleti, Kimin İhaneti? Ali Yalçın’a ve onun zihniyetine sormak gerekir: Senin "gaflet" diye nitelediğin o yüz yıl; bu toprakların altındaki kefensiz yatanların, iffetini kurtarmak için mermi taşıyan anaların ve "Ya istiklal ya ölüm" diyerek dünyayı dize getirenlerin şeref madalyasıdır. Eğer bir gaflet aranacaksa; o gaflet, memur açlık sınırında inlerken, mülakat torpilleriyle liyakat katledilirken, kamu çalışanı enflasyon altında ezilirken sus pus olup; konu Cumhuriyet değerlerine saldırmak olunca celallenmektir. Asıl gaflet ve dalalet; bu toprakları vatan kılanlara nankörlük etmek, hürriyetini borçlu olduğun sisteme küfretmektir. Sendikacı Maskeli Siyaset Piyonluğu Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’de belirttiği üzere; "Şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edenler", bugün sendikacı maskesiyle aramızda dolaşmaktadır. Bir sendika başkanı düşünün ki, temsil ettiği kitlenin hakkını savunmak yerine, iktidarın ideolojik sopası olmayı görev edinmiş. Sen kimsin ki, bir milletin kulluktan kurtulup "Efendiler" mertebesine yükseldiği o asrı "gaflet" olarak niteleme cüretini kendinde buluyorsun? İyi dinle: Senin "gaflet" dediğin o yüz yılda bu millet kula kul olmaktan kurtuldu. Senin "uyandık" dediğin o karanlık ise, bu milleti yeniden prangalara vurma, Orta Çağ karanlığına hapsetme hayalinden başka bir şey değildir. "Namüsait Şerait" Sizin Zihniyetinizdir Sizin "yüz yıllık uykudan uyanış" dediğiniz şey, aslında bu toprakların öz değerlerine duyulan bir intikam hırsıdır. Ancak yanıldığınız bir nokta var: Bu milletin damarlarındaki asil kan, sizin o köhneleşmiş ve nankörlük kokan cümlelerinizden çok daha güçlüdür. Hitabe’de dendiği gibi; "Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş" olsa dahi, bu millet senin o kirli uyanış masallarını değil, "muhtaç olduğun kudret" olan Cumhuriyet’in sesini dinleyecektir. Son Söz: Cumhuriyet’e "gaflet" diyenin tarih karşısındaki adı bellidir: Hıyanet. Ali Yalçın, o oturduğun koltuğu ve sahip olduğun o mikrofonu borçlu olduğun Cumhuriyet’e dil uzatmak senin haddin değildir! Haddini aşanlara, Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’si her sabah bir tokat gibi inmeye devam edecektir. Senin tohumun hangi tarlada sulandı bilinmez ama bu milletin sinesinde Cumhuriyet düşmanlığı eden hiçbir tohumun yeşermesine izin verilmeyecektir. Siz gafletin içinde değil, bizzat ihanetin ve nankörlüğün tam merkezindesini
Ekleme Tarihi: 02 Nisan 2026 -Perşembe
Taner ARÇUKOĞLU

Cumhuriyet’e Gaflet Demek: Bir Mülevves Zihniyetin Nankörlük Vesikası

.Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yüz yıl öncesinden bugünün karanlık şahsiyetlerini adeta bir cerrah titizliğiyle tarif etmişti: "İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır." İşte o "dahili bedhahlar", bugün oturdukları sendika koltuklarından, Cumhuriyet’in ekmeğini yiyip suyunu içerek, beslendikleri kaynağa kusmaktadırlar. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın "Yüz yıllık gafletten uyanıyoruz" hezeyanı, basit bir fikir beyanı değil; Türk milletine, şehitlerine ve bu vatanın tapusu olan Cumhuriyet’e karşı yapılmış bir haysiyet cellatlığıdır.

Kimin Gafleti, Kimin İhaneti?
Ali Yalçın’a ve onun zihniyetine sormak gerekir: Senin "gaflet" diye nitelediğin o yüz yıl; bu toprakların altındaki kefensiz yatanların, iffetini kurtarmak için mermi taşıyan anaların ve "Ya istiklal ya ölüm" diyerek dünyayı dize getirenlerin şeref madalyasıdır.

Eğer bir gaflet aranacaksa; o gaflet, memur açlık sınırında inlerken, mülakat torpilleriyle liyakat katledilirken, kamu çalışanı enflasyon altında ezilirken sus pus olup; konu Cumhuriyet değerlerine saldırmak olunca celallenmektir. Asıl gaflet ve dalalet; bu toprakları vatan kılanlara nankörlük etmek, hürriyetini borçlu olduğun sisteme küfretmektir.

Sendikacı Maskeli Siyaset Piyonluğu
Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’de belirttiği üzere; "Şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edenler", bugün sendikacı maskesiyle aramızda dolaşmaktadır. Bir sendika başkanı düşünün ki, temsil ettiği kitlenin hakkını savunmak yerine, iktidarın ideolojik sopası olmayı görev edinmiş. Sen kimsin ki, bir milletin kulluktan kurtulup "Efendiler" mertebesine yükseldiği o asrı "gaflet" olarak niteleme cüretini kendinde buluyorsun?

İyi dinle: Senin "gaflet" dediğin o yüz yılda bu millet kula kul olmaktan kurtuldu. Senin "uyandık" dediğin o karanlık ise, bu milleti yeniden prangalara vurma, Orta Çağ karanlığına hapsetme hayalinden başka bir şey değildir.

"Namüsait Şerait" Sizin Zihniyetinizdir

Sizin "yüz yıllık uykudan uyanış" dediğiniz şey, aslında bu toprakların öz değerlerine duyulan bir intikam hırsıdır. Ancak yanıldığınız bir nokta var: Bu milletin damarlarındaki asil kan, sizin o köhneleşmiş ve nankörlük kokan cümlelerinizden çok daha güçlüdür. Hitabe’de dendiği gibi; "Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş" olsa dahi, bu millet senin o kirli uyanış masallarını değil, "muhtaç olduğun kudret" olan Cumhuriyet’in sesini dinleyecektir.

Son Söz:
Cumhuriyet’e "gaflet" diyenin tarih karşısındaki adı bellidir: Hıyanet. Ali Yalçın, o oturduğun koltuğu ve sahip olduğun o mikrofonu borçlu olduğun Cumhuriyet’e dil uzatmak senin haddin değildir! Haddini aşanlara, Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’si her sabah bir tokat gibi inmeye devam edecektir.

Senin tohumun hangi tarlada sulandı bilinmez ama bu milletin sinesinde Cumhuriyet düşmanlığı eden hiçbir tohumun yeşermesine izin verilmeyecektir. Siz gafletin içinde değil, bizzat ihanetin ve nankörlüğün tam merkezindesini

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazıları

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.