N.Ebru SAKALLI
Köşe Yazarı
N.Ebru SAKALLI
 

CEHENNEME 5 KALA

Bize hep öte dünyadaki cehennemden bahsettiler. Alevlerin, kaynayan kazanların, bitmeyen azapların hikâyeleriyle büyütüldük. Oysa yaş aldıkça, hayatı ve insanı gözlemledikçe acı bir gerçekle yüzleşiyoruz: Cehennemi uzaklarda, nefesimiz kesildikten sonra gideceğimiz bir mekânda aramaya gerek yok. Cehennem, tam da şu an adımlarımızı bastığımız bu topraklarda, soluduğumuz bu havanın içindedir. Peki, nedir bu dünyadaki cehennem? Cehennem, yere fütursuzca çöp atan bir sorumsuzla, belini büküp o çöpü yerden toplayan bir emekçinin aynı sokakta komşu olmasıdır. Bir yanda küçücük bir cana, sırf dili yok diye eziyet eden cani bir ruhla; diğer yanda soğukta titreyen bir sokak hayvanının üzerine ceketini örten o yüce gönüllü insanın aynı havayı solumasıdır. Cehennem, adalet terazisinin şaşmasıdır. Hakkı, hukuku, alın terini kutsal sayan insanlarla; başkasının hakkını gasp etmeyi, çalmayı, çırpmayı kurnazlık sayanların aynı fırından ekmek almasıdır. En çok da nedir bilir misiniz? Cehennem; dişiyle, tırnağıyla gece gündüz çalışıp, dirsek çürüterek hak ettiği masaya oturamayan, umutları çalındığı için gencecik yaşından ve yaşamından vazgeçen pırıl pırıl evlatlarımızdır... Ve o gençlerin ahı üzerindeyken, oturduğu yerden hiçbir emek vermeden, liyakatsizce 4-5 ayrı yerden maaş alanların pişkinliğidir. İşte bu tezatlıklar adaletsizliklerdir insanı diri diri yakan. Cennet de cehennem de öte dünyada değil; bizzat insanın insanla kurduğu düzendedir. Yaşadığımız toplumu ahlakla, merhametle, adaletle yeşertip cennete çevirmek de bizim elimizdedir; kirlenmişlikle, vicdansızlıkla, haksızlıkla cehenneme çevirmek de. Eğer bugün bu tezatların ortasında boğuluyorsak, haksızlığa ses çıkaramayıp duyarsızlaşıyorsak, belki de sorulması gereken en acı soru şudur: **Biz gerçekten bundan daha fazlasını hak ediyor muyuz? Yoksa kendi ellerimizle kurduğumuz bu cehennemin hem mimarı hem de mahkûmu mu olduk?
Ekleme Tarihi: 26 Eylül 2026 -Cumartesi
N.Ebru SAKALLI

CEHENNEME 5 KALA

Bize hep öte dünyadaki cehennemden bahsettiler. Alevlerin, kaynayan kazanların, bitmeyen azapların hikâyeleriyle büyütüldük. Oysa yaş aldıkça, hayatı ve insanı gözlemledikçe acı bir gerçekle yüzleşiyoruz: Cehennemi uzaklarda, nefesimiz kesildikten sonra gideceğimiz bir mekânda aramaya gerek yok. Cehennem, tam da şu an adımlarımızı bastığımız bu topraklarda, soluduğumuz bu havanın içindedir. Peki, nedir bu dünyadaki cehennem? Cehennem, yere fütursuzca çöp atan bir sorumsuzla, belini büküp o çöpü yerden toplayan bir emekçinin aynı sokakta komşu olmasıdır. Bir yanda küçücük bir cana, sırf dili yok diye eziyet eden cani bir ruhla; diğer yanda soğukta titreyen bir sokak hayvanının üzerine ceketini örten o yüce gönüllü insanın aynı havayı solumasıdır. Cehennem, adalet terazisinin şaşmasıdır. Hakkı, hukuku, alın terini kutsal sayan insanlarla; başkasının hakkını gasp etmeyi, çalmayı, çırpmayı kurnazlık sayanların aynı fırından ekmek almasıdır. En çok da nedir bilir misiniz? Cehennem; dişiyle, tırnağıyla gece gündüz çalışıp, dirsek çürüterek hak ettiği masaya oturamayan, umutları çalındığı için gencecik yaşından ve yaşamından vazgeçen pırıl pırıl evlatlarımızdır... Ve o gençlerin ahı üzerindeyken, oturduğu yerden hiçbir emek vermeden, liyakatsizce 4-5 ayrı yerden maaş alanların pişkinliğidir. İşte bu tezatlıklar adaletsizliklerdir insanı diri diri yakan. Cennet de cehennem de öte dünyada değil; bizzat insanın insanla kurduğu düzendedir. Yaşadığımız toplumu ahlakla, merhametle, adaletle yeşertip cennete çevirmek de bizim elimizdedir; kirlenmişlikle, vicdansızlıkla, haksızlıkla cehenneme çevirmek de. Eğer bugün bu tezatların ortasında boğuluyorsak, haksızlığa ses çıkaramayıp duyarsızlaşıyorsak, belki de sorulması gereken en acı soru şudur: **Biz gerçekten bundan daha fazlasını hak ediyor muyuz? Yoksa kendi ellerimizle kurduğumuz bu cehennemin hem mimarı hem de mahkûmu mu olduk?
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazıları

26
Eylül
05
Mayıs
10
Mayıs
29
Aralık
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.