Çanakkale Haber

Filiz Yıldız Arçukoğlu
Köşe Yazarı
Filiz Yıldız Arçukoğlu
 

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ

8 Üzgünüm; 8 MART Kadınlar Günü' nü daha sonra kutlayacağız.  Bugün sadece 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü nedeniyle,  birliktelikle ,bilgi ile güçlenerek haklarımız için mücadele etmemizin en görünür olduğu gün olacak. Yaşatılan bir gerçek var. Her bir canı maalesef sayılarla ifade edecek olduğumuzda; bu konu da tüm titizliği ile çalışan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre, Türkiye'de 2021 yılında 280 kadın öldürüldü, 217 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. 2022 yılının ilk iki ayında 98 kadın öldü. Rapora göre, Ocak ayında öldürülen 26 kadının 13’ü evli olduğu erkek, 5’i tanıdık, 3’ü eskiden birlikte olduğu erkek, 2’si oğlu, 1’i birlikte olduğu erkek ve 1’i de akrabası tarafından öldürüldü. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 58’i evlerinde öldürüldü. Kadınların yüzde 50’si ateşli silahla öldürüldü. Şubat ayında ise Erkekler taraından 23 kadın öldürdü. 21 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu.Bu rakamları her yerde söylüyoruz söyleyeceğiz..Yaşatılan yok sayacayacağınız kayıplarımız, gerçekler. yaşayarak öğrendiğimiz başka gerçek ise, Kadının kıyafeti, hangi saatte nerede olduğu hiç önemli değil..Her an evinde, sokakta, iş yerinde yolculukta, her yerde kapalı yada açık ,eğitimli yada değil ,Çalışan yada evde eşine çocuğuna bakan yani çalışmayan ( ekonomik verilere göre işsiz ev kadını)  diyerek tanımladığımız kadınlar O kadar rahat bir şekilde öldürülüyorlar ki… Söylenilen yada cesaret aldıkları şey uygulanmayan yasalar, toplumun normalleştirdiği şiddet ve ölümler. ’’ Birkaç yıl yatar çıkarım’’ yada uzaklaştırmam bitecek, sen o zaman kork’’ söylemleri , zihniyeti  en fazla duyduğumuz söylemleri..Kaç kadını, şiddet gördüğü için eşine uzaklaştırma kararı aldırıp ,ölmek istemiyorum dediği halde devletin koruyamaması sonucu kaybettik, kaç kadın sadece Hayır dediği için öldürüldü hem de vahşice akıl almaz şekilde..Ve kaç kadının katili maalesef aramızda elini kolunu sallayarak dolaşıyor..Neden yasa uygulayıcı zihniyetin ve eksik olan uygulanmayan yasaların sonucu  hakimin karşısına çıkan suçlu erk kravat takıp iyi halden diyerek  af ediliyor… ‘’Bizde Kadın ölümleri Dünya ülkeleri arasında çok az’’ diyerek açıklama yapan yetkisiz  Yetkililer ,Samsun'da uzaklaştırma kararının son ermesinin ardından evine gittiği boşanma aşamasındaki eşi Gülbahar K'yi , 10 yerinden bıçaklayarak öldüren Baki K . gibi daha kaç suçluyu görmemezliğe gelecek, daha kaç canın yanmasını izleyeceksiniz. Ve Bir kadın daha ölmesin  ,yasaları uygulayın , İstanbul sözleşmesi   Yaşatır, Kadın ve Çocukları koruyun diyerek  mücadele eden kadın örgütlerini duymamazlığa  geleceksiniz. Dünya kadınlar günü tüm dünyada evrensel, toplumsal barış adına umutla kutlanır. Birleşmiş Milletlerin 1977 yılında Emekçi Kadınlar Günü'nü ilan etmesiyle başlamış ama aslında çok büyük mücadelelerle yaşanılan hak mücadelesi  çok daha eskilere dayanıyor.Önemli olan, o günden bu güne ne kadar nasıl ne kadar  yol alındığı. Kazanılan kadın hakları. Kadını korumak adına çıkarılan yasalar. Kaç sığınma sığınma evleri yapılmış. Kaç  Kadın Danışma Merkezleri açılmış ve güçlendirilmiş, kaç  Kadın örgütlenmelerinin yolu açılıp, teşvik edilerek  eğitimle desteklenmiş. Günümüzde emek emek mücadele ederek tek tek kazanılan hakların geri alınması, Kadınları evrensel olarak korumaya alan  İstanbul Sözleşmesinden çıkılması, uygulanmayan yasalar, şiddet ve tecavüz suçluların af edilmesi ile sayıların artması, taraf olan yada  örgütlülük bilinci olmadan  kurulan Sivil örgütlerin varlığı, Popülistçe Kadın haklarının ve emeğinin özelliklede el emeğinin değerlendirilmesi diyerek samimiyetsizce eylem ve söylemlerde kullanılması,  eğitimin ve kadın istihdamının  azalması ,farkındalık çalışmalarının sadece aile üzerinde yoğunlaşması, Hak edilerek kazanılan Nafaka  hakları üzerinden Medeni Yasamızın  tartışılması…Toplumsal Cinsiyet eşitliği üzerinde  yaratılmaya çalışılan söylemler ve uygulama eksiklikleri ve diğer yandan kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet ve hatta hayvan çocuk  tecavüzlerinde  artışın olması. Adım adım kazanılan hakların geri alınması. Böyle bir gerçekle 8 Martı kutlayamayacağız…Kadın dostlarımız; bu günü krize, şiddete, istismara, taciz ve tecavüze karşı tepkilerini dile getirecek etkinliklere katılarak., kendilerini yok sayan politikalara karşı itirazlarını dile getirerek varız desinler, birlik olsunlar…. Kadın Platformlarında basın açıklamalarına katılarak destek olalım.. Eşit işe eşit ücret, doğum izinleri, Her mahallede ücretsiz Kreşler, çalışma saatlerinin düzenlenmesi konusunu işleyenlere destek verelim, yasalara uygun kitlesel yürüyüşlerde bulunan kardeşlerimizi destekleyelim, mümkünse katılımcı olalım. Bize birilerinin sahip çıkmasını beklemek yerine kendi gücümüze ,birlikteliğimize bilgimize ,potansiyelimize güvenelim. İllaki kadınlar günü diyorsak; kutlamayı hak edecek kazanımlarımızı tüm dünya adına alalım ;Koruyalım, öğrenip sahip çıkarak, kadınların eşitsizliğe haksızlığa karşı duruşlarını, haykırışlarını, cesaretlerini gösterdikleri bir gün olarak kabul edelim bu günü. Cinsiyet eşitsizliği ile birlikte sınıfsal ayrımcılık, insan hakları, bütün canlı hakları konularında; eşitlikten, adaletten özgürlükten yana ısrarcı tutumundan vazgeçmeyecek insanların, evrensel olarak birlikte olduklarını birbirlerine gösterdikleri günlerden biri olarak kabul edelim. Hayatı , akılları ile birlikte duyguları ile anlamlandırabilme yeteneğine sahip olan kadınlar yaratıcılıkları ve hiç bitmeyen  mücadele etme yetileri  ile doğaya; canlılara sahip çıkılan her alanda görmekteyiz. Bunun için bilinçli olmak temeli eğitimle atılan , amaçları hak temeli yaşam olan ve ilke usullerle birbirini geliştiren örgütlenme ile birliktelikler sağlayalım. Dayatılan sistemin içinde aktif olarak var olmaktan vaz geçmeyeceğimizi birlikte seslendirdiğimiz dünya emekçi kadınlar günümüzü tüm kadınlar, kız çocukları ve insanlık tüm canlar adına haklı  mücadelemizle Yine yeniden kazanarak kutlayalım……… Filiz Yıldız Arçukoğlu
Ekleme Tarihi: 07 Mart 2022 - Pazartesi
Filiz Yıldız Arçukoğlu

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ

8

Üzgünüm; 8 MART Kadınlar Günü' nü daha sonra kutlayacağız.

 Bugün sadece 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü nedeniyle,  birliktelikle ,bilgi ile güçlenerek haklarımız için mücadele etmemizin en görünür olduğu gün olacak.

Yaşatılan bir gerçek var. Her bir canı maalesef sayılarla ifade edecek olduğumuzda; bu konu da tüm titizliği ile çalışan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre, Türkiye'de 2021 yılında 280 kadın öldürüldü, 217 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. 2022 yılının ilk iki ayında 98 kadın öldü. Rapora göre, Ocak ayında öldürülen 26 kadının 13’ü evli olduğu erkek, 5’i tanıdık, 3’ü eskiden birlikte olduğu erkek, 2’si oğlu, 1’i birlikte olduğu erkek ve 1’i de akrabası tarafından öldürüldü. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 58’i evlerinde öldürüldü. Kadınların yüzde 50’si ateşli silahla öldürüldü. Şubat ayında ise Erkekler taraından 23 kadın öldürdü. 21 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu.Bu rakamları her yerde söylüyoruz söyleyeceğiz..Yaşatılan yok sayacayacağınız kayıplarımız, gerçekler.

yaşayarak öğrendiğimiz başka gerçek ise, Kadının kıyafeti, hangi saatte nerede olduğu hiç önemli değil..Her an evinde, sokakta, iş yerinde yolculukta, her yerde kapalı yada açık ,eğitimli yada değil ,Çalışan yada evde eşine çocuğuna bakan yani çalışmayan ( ekonomik verilere göre işsiz ev kadını)  diyerek tanımladığımız kadınlar O kadar rahat bir şekilde öldürülüyorlar ki…

Söylenilen yada cesaret aldıkları şey uygulanmayan yasalar, toplumun normalleştirdiği şiddet ve ölümler. ’’ Birkaç yıl yatar çıkarım’’ yada uzaklaştırmam bitecek, sen o zaman kork’’ söylemleri , zihniyeti  en fazla duyduğumuz söylemleri..Kaç kadını, şiddet gördüğü için eşine uzaklaştırma kararı aldırıp ,ölmek istemiyorum dediği halde devletin koruyamaması sonucu kaybettik, kaç kadın sadece Hayır dediği için öldürüldü hem de vahşice akıl almaz şekilde..Ve kaç kadının katili maalesef aramızda elini kolunu sallayarak dolaşıyor..Neden yasa uygulayıcı zihniyetin ve eksik olan uygulanmayan yasaların sonucu  hakimin karşısına çıkan suçlu erk kravat takıp iyi halden diyerek  af ediliyor… ‘’Bizde Kadın ölümleri Dünya ülkeleri arasında çok az’’ diyerek açıklama yapan yetkisiz  Yetkililer ,Samsun'da uzaklaştırma kararının son ermesinin ardından evine gittiği boşanma aşamasındaki eşi Gülbahar K'yi , 10 yerinden bıçaklayarak öldüren Baki K . gibi daha kaç suçluyu görmemezliğe gelecek, daha kaç canın yanmasını izleyeceksiniz. Ve Bir kadın daha ölmesin  ,yasaları uygulayın , İstanbul sözleşmesi   Yaşatır, Kadın ve Çocukları koruyun diyerek  mücadele eden kadın örgütlerini duymamazlığa  geleceksiniz.

Dünya kadınlar günü tüm dünyada evrensel, toplumsal barış adına umutla kutlanır. Birleşmiş Milletlerin 1977 yılında Emekçi Kadınlar Günü'nü ilan etmesiyle başlamış ama aslında çok büyük mücadelelerle yaşanılan hak mücadelesi  çok daha eskilere dayanıyor.Önemli olan, o günden bu güne ne kadar nasıl ne kadar  yol alındığı. Kazanılan kadın hakları. Kadını korumak adına çıkarılan yasalar. Kaç sığınma sığınma evleri yapılmış. Kaç  Kadın Danışma Merkezleri açılmış ve güçlendirilmiş, kaç  Kadın örgütlenmelerinin yolu açılıp, teşvik edilerek  eğitimle desteklenmiş.

Günümüzde emek emek mücadele ederek tek tek kazanılan hakların geri alınması, Kadınları evrensel olarak korumaya alan  İstanbul Sözleşmesinden çıkılması, uygulanmayan yasalar, şiddet ve tecavüz suçluların af edilmesi ile sayıların artması, taraf olan yada  örgütlülük bilinci olmadan  kurulan Sivil örgütlerin varlığı, Popülistçe Kadın haklarının ve emeğinin özelliklede el emeğinin değerlendirilmesi diyerek samimiyetsizce eylem ve söylemlerde kullanılması,  eğitimin ve kadın istihdamının  azalması ,farkındalık çalışmalarının sadece aile üzerinde yoğunlaşması, Hak edilerek kazanılan Nafaka  hakları üzerinden Medeni Yasamızın  tartışılması…Toplumsal Cinsiyet eşitliği üzerinde  yaratılmaya çalışılan söylemler ve uygulama eksiklikleri ve diğer yandan kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet ve hatta hayvan çocuk  tecavüzlerinde  artışın olması. Adım adım kazanılan hakların geri alınması.

Böyle bir gerçekle 8 Martı kutlayamayacağız…Kadın dostlarımız; bu günü krize, şiddete, istismara, taciz ve tecavüze karşı tepkilerini dile getirecek etkinliklere katılarak., kendilerini yok sayan politikalara karşı itirazlarını dile getirerek varız desinler, birlik olsunlar….

Kadın Platformlarında basın açıklamalarına katılarak destek olalım.. Eşit işe eşit ücret, doğum izinleri, Her mahallede ücretsiz Kreşler, çalışma saatlerinin düzenlenmesi konusunu işleyenlere destek verelim, yasalara uygun kitlesel yürüyüşlerde bulunan kardeşlerimizi destekleyelim, mümkünse katılımcı olalım. Bize birilerinin sahip çıkmasını beklemek yerine kendi gücümüze ,birlikteliğimize bilgimize ,potansiyelimize güvenelim.

İllaki kadınlar günü diyorsak; kutlamayı hak edecek kazanımlarımızı tüm dünya adına alalım ;Koruyalım, öğrenip sahip çıkarak, kadınların eşitsizliğe haksızlığa karşı duruşlarını, haykırışlarını, cesaretlerini gösterdikleri bir gün olarak kabul edelim bu günü. Cinsiyet eşitsizliği ile birlikte sınıfsal ayrımcılık, insan hakları, bütün canlı hakları konularında; eşitlikten, adaletten özgürlükten yana ısrarcı tutumundan vazgeçmeyecek insanların, evrensel olarak birlikte olduklarını birbirlerine gösterdikleri günlerden biri olarak kabul edelim. Hayatı , akılları ile birlikte duyguları ile anlamlandırabilme yeteneğine sahip olan kadınlar yaratıcılıkları ve hiç bitmeyen  mücadele etme yetileri  ile doğaya; canlılara sahip çıkılan her alanda görmekteyiz. Bunun için bilinçli olmak temeli eğitimle atılan , amaçları hak temeli yaşam olan ve ilke usullerle birbirini geliştiren örgütlenme ile birliktelikler sağlayalım. Dayatılan sistemin içinde aktif olarak var olmaktan vaz geçmeyeceğimizi birlikte seslendirdiğimiz dünya emekçi kadınlar günümüzü tüm kadınlar, kız çocukları ve insanlık tüm canlar adına haklı  mücadelemizle Yine yeniden kazanarak kutlayalım………

Filiz Yıldız Arçukoğlu

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazıları

27
Temmuz
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.