Üniversite Gençliğinde Ruh Sağlığı Krizi Derinleşiyor
Üniversite Gençliğinde Ruh Sağlığı Krizi Derinleşiyor
Nature’da yayımlanan araştırmaya göre üniversite öğrencilerinde depresyon, kaygı ve ruh sağlığı sorunları son 10 yılda ciddi artış gösterdi.
Nature’da yayımlanan araştırmaya göre üniversite öğrencilerinde depresyon, kaygı ve ruh sağlığı sorunları son 10 yılda ciddi artış gösterdi.
Nature dergisinde yayımlanan kapsamlı bir araştırma, dünya genelinde üniversite öğrencileri arasında ruh sağlığı sorunlarının son on yılda belirgin biçimde arttığını ortaya koydu. Araştırma, özellikle kaygı bozukluğu, depresyon, intihar düşüncesi ve kendine zarar verme davranışlarında ciddi bir yükseliş yaşandığını ve üniversitelerdeki mevcut destek mekanizmalarının bu artışı karşılamakta zorlandığını gösteriyor.
Küresel ölçekte 72 bin 288 lisans öğrencisinin katılımıyla yürütülen çalışmada, üniversite gençliği arasında derinleşen ruh sağlığı krizine dikkat çekildi. Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Hazal Ayas, araştırma sonuçlarını değerlendirerek pandemi sürecinin gençlerin ruh sağlığı üzerindeki etkisinin halen sürdüğünü belirtti.
Dr. Ayas, Covid-19 pandemisinin yalnızca fizyolojik bir sağlık sorunu olmadığını, aynı zamanda sosyal yaşamı ve ruh sağlığını da derinden etkileyen bir kriz olduğunu ifade etti. Pandemi döneminde ruhsal sorunlarda belirgin bir artış yaşandığını belirten Ayas, bu etkilerin uzun vadede de devam edebileceğine dikkat çekti.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ruhsal bozuklukların en hızlı arttığı yaş grubunun 20–29 yaş aralığı olduğu belirtilirken, bu dönemin biyolojik ve toplumsal açıdan riskler barındırdığı vurgulandı. Özellikle şizofreni ve bipolar bozukluk gibi bazı psikiyatrik rahatsızlıkların başlangıç yaşının bu dönemlere denk geldiği ifade edildi.
Üniversiteye geçiş sürecinin gençler için psikolojik açıdan kırılgan bir dönem olduğunu belirten Dr. Ayas, bu sürecin artan sorumluluklar, aileden bağımsızlaşma, mali zorluklar, gelecek kaygısı ve akademik baskılarla birleştiğinde ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini söyledi. Sosyoekonomik açıdan dezavantajlı öğrenciler için bu risklerin daha da arttığı vurgulandı.
Psikolojik dayanıklılığın önemine değinen Ayas, bireylerin yaşadıkları zorluklara verdikleri anlamın ruhsal sağlamlık açısından kritik olduğunu ifade etti. Psikolojik esneklik, duygu düzenleme ve stresle başa çıkma becerilerinin geliştirilmesinin, ruhsal sorunların önlenmesinde önemli rol oynadığı belirtildi.
Uzmanlar, üniversitelerde psikolojik danışmanlık hizmetlerinin daha erişilebilir hale getirilmesi, koruyucu ruh sağlığı programlarının yaygınlaştırılması ve öğrencilerin sosyal, ekonomik ve psikolojik açıdan desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca kulüp faaliyetleri, sosyal etkinlikler ve pozitif psikoloji temelli programların gençlerin ruh sağlığını güçlendirebileceği ifade ediliyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
