Arçukoğlu: 'Şiddete çözüm; devlet eliyle zorunlu rehabilitasyon'

Dünya 04.03.2026 - 18:57, Güncelleme: 04.03.2026 - 19:13 569 kez okundu.
 

Arçukoğlu: 'Şiddete çözüm; devlet eliyle zorunlu rehabilitasyon'

Fatma Nur Öğretmen’in katledilmesi, eğitim sistemimizdeki en büyük illüzyonu paramparça etmiştir:

Eğitimde Can Güvenliği Bir Tercih Değil, Devletin Temel Yükümlülüğüdür! Fatma Nur Öğretmen’in katledilmesi, eğitim sistemimizdeki en büyük illüzyonu paramparça etmiştir: Okulların "güvenli" olduğu yanılgısı. Bir öğretmen, elinde isimlerle, somut delillerle "Bu çocuklar tehlikeli, önlem alın" diyerek feryat ederken; okul yönetimlerinin ve sistemin bu çığlığa "prosedür" duvarlarıyla yanıt vermesi, cinayete davetiye çıkarmaktır. Okul, Islahhane Değildir; Şiddet "Öğrenci Hakkı" Sayılamaz Bugün gelinen noktada, şiddete meyilli, psikolojik açıdan ciddi rehabilitasyona muhtaç bireylerin, hiçbir özel önlem alınmadan akranları ve öğretmenleriyle aynı çatı altında tutulması bir "eğitim hakkı" değil, toplu bir güvenlik ihlalidir. Okul yönetimi, suça eğilimli ve patolojik şiddet gösteren bireyleri tespit edip sistem dışına çıkarmakla yükümlüdür. Eğitim; korkusuz, özgür ve huzurlu bir ortamda yapılır. Bir sınıfın huzurunu bozan, bir öğretmenin canına kastedebilecek potansiyeldeki birinin "eğitim hakkı", diğer öğrencilerin ve öğretmenin "yaşam hakkı"ndan üstün tutulamaz. Çözüm: Devlet Eliyle Zorunlu Rehabilitasyon Merkezleri Sorumluluk sadece okul kapısında bitmiyor. Toplumu kanser gibi saran şiddet sarmalı için her ilde tam teşekküllü, yüksek güvenlikli Rehabilitasyon ve Arındırma Merkezleri kurulması artık bir lüks değil, zorunluluktur. Şiddetin İzolasyonu: Uyuşturucu bağımlıları, aile içi şiddet uygulayanlar ve okullarda terör estiren psikolojik sorunlu bireyler; toplumdan ve aileden ivedilikle uzaklaştırılmalıdır. Eşine Şiddet Uygulayanlara "Zorunlu İskan": Eşine şiddet uygulayan bir erkeğin evden uzaklaştırılması yetmez; bu kişiler özel merkezlere alınmalı, burada uzman gözetiminde tedavi edilmelidir. Ailenin Korunması: Fail merkezde tedavi görürken, geride kalan ailenin geçimi ve ihtiyaçları devlet tarafından sosyal bir güvenceyle karşılanmalıdır. Mağdurun cezalandırıldığı değil, failin sistemli bir şekilde rehabilite edildiği bir düzen kurulmalıdır. Uzman Onayı Olmadan Dönüş Yok! Bu merkezlerdeki kalış süresi "iyi hal" ya da "zaman aşımı" ile değil, uzman heyetlerin vereceği kesin ve olumlu raporlarla belirlenmelidir. Bir birey topluma karışacak ruhsal sağlığa kavuştuğu bilimsel olarak kanıtlanmadıkça, o kapı dışarıya açılmamalıdır. Sonuç: Fatma Nur’lar Yaşasın Diye Fatma Nur Öğretmen’in o hüzünlü YouTube kaydındaki "Ömrüm yeterse..." ifadesi, aslında sistemin yetersizliğine verilmiş bir ön cevaptı. Onun ömrü, "disiplin suçu" denilip geçiştirilen vahşetler yüzünden yetmedi. Eğer bugün; şiddet uygulayanı evine, suça meyilli olanı sınıfına geri gönderiyorsak, bir sonraki cinayetin ortağıyız demektir. Devlet, cellatla kurbanı aynı sınıfa koyamaz. Gerçek bir eğitim reformu; müfredat değişikliğinden önce, öğretmenin canını ve öğrencinin huzurunu koruyacak bu "rehabilitasyon ve güvenlik" duvarlarını örmekle başlar.   Taner ARÇUKOĞLU İYİ Parti Çanakkale Kurumsal İlişkiler Başkanı
Fatma Nur Öğretmen’in katledilmesi, eğitim sistemimizdeki en büyük illüzyonu paramparça etmiştir:

Eğitimde Can Güvenliği Bir Tercih Değil, Devletin Temel Yükümlülüğüdür!

Fatma Nur Öğretmen’in katledilmesi, eğitim sistemimizdeki en büyük illüzyonu paramparça etmiştir: Okulların "güvenli" olduğu yanılgısı. Bir öğretmen, elinde isimlerle, somut delillerle "Bu çocuklar tehlikeli, önlem alın" diyerek feryat ederken; okul yönetimlerinin ve sistemin bu çığlığa "prosedür" duvarlarıyla yanıt vermesi, cinayete davetiye çıkarmaktır.

Okul, Islahhane Değildir; Şiddet "Öğrenci Hakkı" Sayılamaz

Bugün gelinen noktada, şiddete meyilli, psikolojik açıdan ciddi rehabilitasyona muhtaç bireylerin, hiçbir özel önlem alınmadan akranları ve öğretmenleriyle aynı çatı altında tutulması bir " eğitim hakkı" değil, toplu bir güvenlik ihlalidir. Okul yönetimi, suça eğilimli ve patolojik şiddet gösteren bireyleri tespit edip sistem dışına çıkarmakla yükümlüdür. Eğitim; korkusuz, özgür ve huzurlu bir ortamda yapılır. Bir sınıfın huzurunu bozan, bir öğretmenin canına kastedebilecek potansiyeldeki birinin " eğitim hakkı", diğer öğrencilerin ve öğretmenin "yaşam hakkı"ndan üstün tutulamaz.

Çözüm: Devlet Eliyle Zorunlu Rehabilitasyon Merkezleri

Sorumluluk sadece okul kapısında bitmiyor. Toplumu kanser gibi saran şiddet sarmalı için her ilde tam teşekküllü, yüksek güvenlikli Rehabilitasyon ve Arındırma Merkezleri kurulması artık bir lüks değil, zorunluluktur.

  • Şiddetin İzolasyonu: Uyuşturucu bağımlıları, aile içi şiddet uygulayanlar ve okullarda terör estiren psikolojik sorunlu bireyler; toplumdan ve aileden ivedilikle uzaklaştırılmalıdır.

  • Eşine Şiddet Uygulayanlara "Zorunlu İskan": Eşine şiddet uygulayan bir erkeğin evden uzaklaştırılması yetmez; bu kişiler özel merkezlere alınmalı, burada uzman gözetiminde tedavi edilmelidir.

  • Ailenin Korunması: Fail merkezde tedavi görürken, geride kalan ailenin geçimi ve ihtiyaçları devlet tarafından sosyal bir güvenceyle karşılanmalıdır. Mağdurun cezalandırıldığı değil, failin sistemli bir şekilde rehabilite edildiği bir düzen kurulmalıdır.

Uzman Onayı Olmadan Dönüş Yok!

Bu merkezlerdeki kalış süresi "iyi hal" ya da "zaman aşımı" ile değil, uzman heyetlerin vereceği kesin ve olumlu raporlarla belirlenmelidir. Bir birey topluma karışacak ruhsal sağlığa kavuştuğu bilimsel olarak kanıtlanmadıkça, o kapı dışarıya açılmamalıdır.

Sonuç: Fatma Nur’lar Yaşasın Diye

Fatma Nur Öğretmen’in o hüzünlü YouTube kaydındaki "Ömrüm yeterse..." ifadesi, aslında sistemin yetersizliğine verilmiş bir ön cevaptı. Onun ömrü, "disiplin suçu" denilip geçiştirilen vahşetler yüzünden yetmedi.

Eğer bugün; şiddet uygulayanı evine, suça meyilli olanı sınıfına geri gönderiyorsak, bir sonraki cinayetin ortağıyız demektir. Devlet, cellatla kurbanı aynı sınıfa koyamaz. Gerçek bir eğitim reformu; müfredat değişikliğinden önce, öğretmenin canını ve öğrencinin huzurunu koruyacak bu " rehabilitasyon ve güvenlik" duvarlarını örmekle başlar.

 

Taner ARÇUKOĞLU İYİ Parti Çanakkale Kurumsal İlişkiler Başkanı

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.