8 Mart: Bir Kutlama Değil, Yaşam Hakkı ve Eşitlik Mücadelesidir

Dünya 09.03.2026 - 15:57, Güncelleme: 09.03.2026 - 15:57 1218 kez okundu.
 

8 Mart: Bir Kutlama Değil, Yaşam Hakkı ve Eşitlik Mücadelesidir

Kepez Özgür Dayanışma tarafından kamuoyuna duyurulan 8 Mart bildirisinde, kadın cinayetleri, derinleşen yoksulluk ve 6284 sayılı kanunun hayati önemi vurgulandı.

Kepez Özgür Dayanışma’dan 8 Mart Bildirisi: "Yaşam Hakkı Pazarlık Konusu Edilemez" Kepez Özgür Dayanışma tarafından okunan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü açıklamasında; bu tarihin çiçekle, temenniyle geçiştirilecek bir “takvim günü” olmadığına dikkat çekildi. Türkiye’de kadınlar için bu tarihin; yaşam hakkının korunmadığı, şiddetin önlenmediği ve yoksulluğun kadın ile çocukların omzuna yıkıldığı bir düzenin en görünür aynası olduğu vurgulandı. Bildiride, “Aile” söylemi büyürken kadınların güvenliğinin küçüldüğü, meselelerin ahlaki ve kamusal bir boyuta ulaştığı ifade edildi. Cinayetler Münferit Değil, Kamusal Bir Suçtur Açıklamada, kadın cinayetleri ve şüpheli ölümlerin birer “rakam” değil, devletin önleme yükümlülüğünün sınavı olduğu belirtildi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine dayandırılan açıklamada şu çarpıcı bilgilere yer verildi: 2025 Yılı: 294 kadın cinayeti ve 297 şüpheli kadın ölümü. 2026 Ocak: 22 kadın cinayeti ve 14 şüpheli ölüm. Verilerin sistematik olarak paylaşılmaması bir sorun olarak nitelendirilirken; kadınların en yakınındaki erkekler tarafından, çoğunlukla kendi evlerinde öldürüldüğü gerçeği hatırlatıldı. Bir günde altı kadının öldürüldüğü bir ortamda, şiddetin "münferit" değil, toplumsal bir sorun olarak tanımlanması gerektiği vurgulandı. Yoksulluk, Çocuk İşçiliği ve 6284 Çıkmazı Kepez Özgür Dayanışma’nın açıklamasında şiddetin yoksullukla beslendiği ifade edildi. Barınma, güvenceli iş ve kreş eksikliğinin kadını "gidecek yer" bulamaz hale getirdiği; TÜİK’in 2025 verilerine göre yoksulluğun toplumun geniş kesimlerini etkilediği belirtildi. Özellikle MESEM'ler üzerinden çocuk işçiliğinin "gelecek gaspına" dönüştüğü eleştirisi getirildi. 6284 sayılı kanun konusundaki temel sorunun "yasa yokluğu" değil, "uygulama yokluğu" olduğu, şiddete uğrayan kadınların %57'sinin koruma kararı bulunmamasının bu ihmalin sonucu olduğu açıklandı. Kepez’de Artan Tehlike: "Kulağımızı Kapatamayız" Açıklamada yerel dinamiklere de değinilerek, Kepez’de son bir ayda yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekildi: Şubat ayında bir erkeğin eşini 20 yerinden bıçaklaması, Akran zorbalığı vakaları, Silahlı yaralamalar. Şiddetle mücadelenin yerelden başlaması gerektiğini savunan Kepez Özgür Dayanışma; belediyelerin sığınmaevleri açmasını, Kadın Danışma Merkezleri kurmasını ve yerel eşitlik mekanizmalarını işletmesini acil bir ihtiyaç olarak tanımladı. Sonuç: Israrımız ve Dayanışmamız 8 Mart’ı anlamlı kılacak olanın "tek gün ses çıkarmak" değil, yıl boyu süren örgütlü ısrar olduğu belirtilen açıklamada; çözümün dayanışma, samimiyet ve bütüncül politikalarda (Önleme + Koruma + Adalet + Sosyal Politika) olduğu ifade edildi. Kepez Özgür Dayanışma, hak mücadelesinin samimiyetinin sözde değil eylemde ölçüleceği mesajıyla bildirisini sonlandırdı.  
Kepez Özgür Dayanışma tarafından kamuoyuna duyurulan 8 Mart bildirisinde, kadın cinayetleri, derinleşen yoksulluk ve 6284 sayılı kanunun hayati önemi vurgulandı.

Kepez Özgür Dayanışma’dan 8 Mart Bildirisi: " Yaşam Hakkı Pazarlık Konusu Edilemez"

Kepez Özgür Dayanışma tarafından okunan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü açıklamasında; bu tarihin çiçekle, temenniyle geçiştirilecek bir “takvim günü” olmadığına dikkat çekildi. Türkiye’de kadınlar için bu tarihin; yaşam hakkının korunmadığı, şiddetin önlenmediği ve yoksulluğun kadın ile çocukların omzuna yıkıldığı bir düzenin en görünür aynası olduğu vurgulandı. Bildiride, “Aile” söylemi büyürken kadınların güvenliğinin küçüldüğü, meselelerin ahlaki ve kamusal bir boyuta ulaştığı ifade edildi.

Cinayetler Münferit Değil, Kamusal Bir Suçtur
Açıklamada, kadın cinayetleri ve şüpheli ölümlerin birer “rakam” değil, devletin önleme yükümlülüğünün sınavı olduğu belirtildi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine dayandırılan açıklamada şu çarpıcı bilgilere yer verildi:

2025 Yılı: 294 kadın cinayeti ve 297 şüpheli kadın ölümü.

2026 Ocak: 22 kadın cinayeti ve 14 şüpheli ölüm.

Verilerin sistematik olarak paylaşılmaması bir sorun olarak nitelendirilirken; kadınların en yakınındaki erkekler tarafından, çoğunlukla kendi evlerinde öldürüldüğü gerçeği hatırlatıldı. Bir günde altı kadının öldürüldüğü bir ortamda, şiddetin "münferit" değil, toplumsal bir sorun olarak tanımlanması gerektiği vurgulandı.

Yoksulluk, Çocuk İşçiliği ve 6284 Çıkmazı
Kepez Özgür Dayanışma’nın açıklamasında şiddetin yoksullukla beslendiği ifade edildi. Barınma, güvenceli iş ve kreş eksikliğinin kadını "gidecek yer" bulamaz hale getirdiği; TÜİK’in 2025 verilerine göre yoksulluğun toplumun geniş kesimlerini etkilediği belirtildi. Özellikle MESEM'ler üzerinden çocuk işçiliğinin "gelecek gaspına" dönüştüğü eleştirisi getirildi.

6284 sayılı kanun konusundaki temel sorunun "yasa yokluğu" değil, "uygulama yokluğu" olduğu, şiddete uğrayan kadınların %57'sinin koruma kararı bulunmamasının bu ihmalin sonucu olduğu açıklandı.

Kepez’de Artan Tehlike: "Kulağımızı Kapatamayız"
Açıklamada yerel dinamiklere de değinilerek, Kepez’de son bir ayda yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekildi:

Şubat ayında bir erkeğin eşini 20 yerinden bıçaklaması,

Akran zorbalığı vakaları,

Silahlı yaralamalar.

Şiddetle mücadelenin yerelden başlaması gerektiğini savunan Kepez Özgür Dayanışma; belediyelerin sığınmaevleri açmasını, Kadın Danışma Merkezleri kurmasını ve yerel eşitlik mekanizmalarını işletmesini acil bir ihtiyaç olarak tanımladı.

Sonuç: Israrımız ve Dayanışmamız
8 Mart’ı anlamlı kılacak olanın "tek gün ses çıkarmak" değil, yıl boyu süren örgütlü ısrar olduğu belirtilen açıklamada; çözümün dayanışma, samimiyet ve bütüncül politikalarda (Önleme + Koruma + Adalet + Sosyal Politika) olduğu ifade edildi. Kepez Özgür Dayanışma, hak mücadelesinin samimiyetinin sözde değil eylemde ölçüleceği mesajıyla bildirisini sonlandırdı.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.