Çanakkale Haber

Ali Rıza ÖZDEMİR
Köşe Yazarı
Ali Rıza ÖZDEMİR
 

'Telli Kur'an' da ne ola ki!!!

Bizde tuhaf huylar var; öylesine tuhaf ki açıklamak mümkün değil… Bilgi eksikliği mi dersiniz, akıl eksikliği mi dersiniz, yoksa başka bir izah mı getirirsiniz, bilemem. Ne derseniz deyin, nasıl izah ederseniz edin ama doğal olmadığı kesin. Kulağa hoş gelen bir şey mi duyduk! Sormayın gitsin. Kısa sürede dilimize pelesenk olması işten bile değil. Birkaç güne dilden dile yayılır. Doğru mu yanlış mı bakmayız bile; aslı var mı, yok mu araştırmayız bile; gerçeklere uygun mu değil mi umursamayız bile. Böyle tuhaf ama aynı zamanda can sıkıcı bir durumla karşı karşıyayız. *** Epeydir aklımdaydı yazacaktım. Dün bir sözde haber sitesinde Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı İsmet Kurt’un açıklamasında da karşılaşınca yazayım dedim. İsmet Kurt, “Alevi cenazelerinde, Alevi erkanlarında tabii ki Alevi yol uluları, Alevi yol önderleri, pirleri, aşıkları, sadıkları bu şekilde yüzyıllardır, bin yıllardır geleneklerimizde bizim dilimizde telli kuran diye tabir ettiğimiz bağlamalarımızla, curalarımızla Hakk’a uğurlanmıştır, devriyelerimizle Hakk’a uğurlanmışlardır”[i] diye beyanda bulunmuş. Bir Alevi kurumunun yönetiminde yer alan, üstelik genel başkan olan birinin Alevilik cahili olmasının açık belgesi niteliğindeki bu beyan, birçok yanlışla doludur. Aleviliğin tarihinde ve yazılı kaynaklarında izah edilen türde bir cenaze hizmeti ve erkânı yoktur. Daha önce başka yazılarımda açıkladığım için detaylara girmeyeceğim ama “Telli Kur’an” ifadesini biraz açmamız gerekiyor. *** Son dönemlerde Alevilerin bağlamaya ve saza “Telli Kur’an” dediklerine ilişkin genel bir kanaat Türk toplumunda yayılmış durumdadır. Peki, işin aslı böyle midir? Yani Aleviler eskiden beri saza, bağlamaya “Telli Kur’an” demiş midir? Böyle bir belge, böyle bir kayıt var mıdır? Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı İsmet Kurt’un ifadeleriyle, “bin yıllardır geleneklerimizde bizim dilimizde telli kuran diye tabir ettiğimiz bağlamalarımız, curalarımız” ifadesi doğru mudur? Alevi Kültür Derneklerinin başkanı bilmiyor olamaz, dediğinizi duyar gibiyim ama kazın ayağı öyle değil. *** Alevi edebiyatında “telli saz” vardır. Mesela Âşık Dertli şöyle der: “Telli sazdır bunun adı, Ne ayet bilir ne kadı, Bunu çalan anlar kendi. Şeytan bunun neresinde?” Alevi edebiyatında “telli turna” da vardır. Yine Âşık Dertli’ye kulak verelim: “Havalanma telli turnam Uçup gitme yele karşı Zülüflerin tel tel olmuş Döküp gitme yele karşı” Esiri de “telli turna” diyenler arasındadır: “Arş yüzünde çarhı semah tutarsın Telli turnam uğrar mısın sılaya? Eski derdime yenisin katarsın Telli turnam uğrar mısın sılaya?” Haydi, konuyu biraz daha çeşitlendirelim, eğlenmeden olmaz. Alevi edebiyatında “çifte telli” (!) bile vardır. Âşık Tarhan şöyle der: “Tarhan derler namın belli, Ben oynayamam çifte telli Gezemezsem de kerli ferli, Mertebem var halilim ben” Özetle, Alevi edebiyatında telli turna var, telli saz var, hatta çifte telli bile var. Ama telli Kur’an yok. *** Alevilikte Kur’an’la ilgili iki ifade vardır. Biri “Kur’an-ı Samit” yani kitabı, yazılı metni ifade eden “Susan Kur’an”. İkincisi ise “Kur’an-ı Natık” yani Hz. Ali’yi ifade eden “Konuşan Kur’an”. Muaviye, Hz. Ali’ye karşı isyan ettiğinde mızrakların ucuna Kur’an ayetlerini takması üzerine Hz. Ali, “Ben konuşan Kur’an’ım” demiş ve bu lakap öylece kalmıştır. Hz. Muhammed de “Kur’an Ali ile Ali Kur’an iledir” buyurmuştur. [Konuyla ilgili çok sayıda hadis vardır. Bir tanesi ile yetiniyoruz.] Özetle Aleviliğin yazılı kaynaklarında ve sözel belleğinde bağlama için “Telli Kur’an” şeklinde bir kullanım yoktur. *** Peki, gelelim asıl soruya… “Telli Kur’an” ifadesi nasıl ortaya çıktı? Bunu ilk defa kim, ne zaman kullandı? “Telli Kur’an” ifadesini ilk defa kullanan Cevri mahlasıyla şiirler yazan Nejat Birdoğan’dır (1934-2001). “Cevri, bunda dilli Kur'an Hem erkanlı yollu Kur'an Elimizde telli Kur'an Yürürüz Hakk'ın izinde” İlginçtir ki Nejat Birdoğan, Aleviliğin İslam dışında olduğuna dair görüşlerin ilk müdafilerindendir. Ali’siz Alevilik ifadesinin mucidi Faik Bulut gibi yine (Sünni değil) Sünni kökenli bir yazardır. *** Aleviliğin inanç sistemi açısından da “Telli Kur’an” ifadesi son derece sakattır. Birincisi Kur’an ilahi kelamdır ve ilahi kelam ilahi bilgiye dayanır. Alevi inancına göre, ilahi bilgiye sahip olanlar, sadece peygamberler ve On İki İmam’dır. Bu kişilerin emirleri ve buyrukları, Allah’ın emrinden başka bir şey değildir. Bu nedenle Hz. Muhammed ve On İki İmam dışında herhangi bir kişiyi veya nesneyi Kur’an’la eşitlemek yahut Kur’an’a sıfat olarak vermek doğru değildir.
Ekleme Tarihi: 28 Mayıs 2021 - Cuma

'Telli Kur'an' da ne ola ki!!!

Bizde tuhaf huylar var; öylesine tuhaf ki açıklamak mümkün değil… Bilgi eksikliği mi dersiniz, akıl eksikliği mi dersiniz, yoksa başka bir izah mı getirirsiniz, bilemem. Ne derseniz deyin, nasıl izah ederseniz edin ama doğal olmadığı kesin.

Kulağa hoş gelen bir şey mi duyduk! Sormayın gitsin. Kısa sürede dilimize pelesenk olması işten bile değil. Birkaç güne dilden dile yayılır. Doğru mu yanlış mı bakmayız bile; aslı var mı, yok mu araştırmayız bile; gerçeklere uygun mu değil mi umursamayız bile. Böyle tuhaf ama aynı zamanda can sıkıcı bir durumla karşı karşıyayız.

***

Epeydir aklımdaydı yazacaktım. Dün bir sözde haber sitesinde Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı İsmet Kurt’un açıklamasında da karşılaşınca yazayım dedim.

İsmet Kurt, “Alevi cenazelerinde, Alevi erkanlarında tabii ki Alevi yol uluları, Alevi yol önderleri, pirleri, aşıkları, sadıkları bu şekilde yüzyıllardır, bin yıllardır geleneklerimizde bizim dilimizde telli kuran diye tabir ettiğimiz bağlamalarımızla, curalarımızla Hakk’a uğurlanmıştır, devriyelerimizle Hakk’a uğurlanmışlardır”[i] diye beyanda bulunmuş.

Bir Alevi kurumunun yönetiminde yer alan, üstelik genel başkan olan birinin Alevilik cahili olmasının açık belgesi niteliğindeki bu beyan, birçok yanlışla doludur. Aleviliğin tarihinde ve yazılı kaynaklarında izah edilen türde bir cenaze hizmeti ve erkânı yoktur. Daha önce başka yazılarımda açıkladığım için detaylara girmeyeceğim ama “Telli Kur’an” ifadesini biraz açmamız gerekiyor.

***

Son dönemlerde Alevilerin bağlamaya ve saza “Telli Kur’an” dediklerine ilişkin genel bir kanaat Türk toplumunda yayılmış durumdadır.

Peki, işin aslı böyle midir?

Yani Aleviler eskiden beri saza, bağlamaya “Telli Kur’an” demiş midir? Böyle bir belge, böyle bir kayıt var mıdır? Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı İsmet Kurt’un ifadeleriyle, “bin yıllardır geleneklerimizde bizim dilimizde telli kuran diye tabir ettiğimiz bağlamalarımız, curalarımız” ifadesi doğru mudur?

Alevi Kültür Derneklerinin başkanı bilmiyor olamaz, dediğinizi duyar gibiyim ama kazın ayağı öyle değil.

***

Alevi edebiyatında “telli saz” vardır. Mesela Âşık Dertli şöyle der:

“Telli sazdır bunun adı,

Ne ayet bilir ne kadı,

Bunu çalan anlar kendi.

Şeytan bunun neresinde?”

Alevi edebiyatında “telli turna” da vardır. Yine Âşık Dertli’ye kulak verelim:

“Havalanma telli turnam

Uçup gitme yele karşı

Zülüflerin tel tel olmuş

Döküp gitme yele karşı”

Esiri de “telli turna” diyenler arasındadır:

“Arş yüzünde çarhı semah tutarsın

Telli turnam uğrar mısın sılaya?

Eski derdime yenisin katarsın

Telli turnam uğrar mısın sılaya?”

Haydi, konuyu biraz daha çeşitlendirelim, eğlenmeden olmaz. Alevi edebiyatında “çifte telli” (!) bile vardır. Âşık Tarhan şöyle der:

“Tarhan derler namın belli,

Ben oynayamam çifte telli

Gezemezsem de kerli ferli,

Mertebem var halilim ben”

Özetle, Alevi edebiyatında telli turna var, telli saz var, hatta çifte telli bile var. Ama telli Kur’an yok.

***

Alevilikte Kur’an’la ilgili iki ifade vardır. Biri “Kur’an-ı Samit” yani kitabı, yazılı metni ifade eden “Susan Kur’an”. İkincisi ise “Kur’an-ı Natık” yani Hz. Ali’yi ifade eden “Konuşan Kur’an”.

Muaviye, Hz. Ali’ye karşı isyan ettiğinde mızrakların ucuna Kur’an ayetlerini takması üzerine Hz. Ali, “Ben konuşan Kur’an’ım” demiş ve bu lakap öylece kalmıştır. Hz. Muhammed de “Kur’an Ali ile Ali Kur’an iledir” buyurmuştur. [Konuyla ilgili çok sayıda hadis vardır. Bir tanesi ile yetiniyoruz.]

Özetle Aleviliğin yazılı kaynaklarında ve sözel belleğinde bağlama için “Telli Kur’an” şeklinde bir kullanım yoktur.

***

Peki, gelelim asıl soruya… “Telli Kur’an” ifadesi nasıl ortaya çıktı? Bunu ilk defa kim, ne zaman kullandı?

“Telli Kur’an” ifadesini ilk defa kullanan Cevri mahlasıyla şiirler yazan Nejat Birdoğan’dır (1934-2001).

“Cevri, bunda dilli Kur'an

Hem erkanlı yollu Kur'an

Elimizde telli Kur'an

Yürürüz Hakk'ın izinde”

İlginçtir ki Nejat Birdoğan, Aleviliğin İslam dışında olduğuna dair görüşlerin ilk müdafilerindendir. Ali’siz Alevilik ifadesinin mucidi Faik Bulut gibi yine (Sünni değil) Sünni kökenli bir yazardır.

***

Aleviliğin inanç sistemi açısından da “Telli Kur’an” ifadesi son derece sakattır. Birincisi Kur’an ilahi kelamdır ve ilahi kelam ilahi bilgiye dayanır. Alevi inancına göre, ilahi bilgiye sahip olanlar, sadece peygamberler ve On İki İmam’dır. Bu kişilerin emirleri ve buyrukları, Allah’ın emrinden başka bir şey değildir. Bu nedenle Hz. Muhammed ve On İki İmam dışında herhangi bir kişiyi veya nesneyi Kur’an’la eşitlemek yahut Kur’an’a sıfat olarak vermek doğru değildir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.