Stres Neden Yedirir? Kortizolün İştah Üzerindeki Gizli Etkisi

Dünya 22.01.2026 - 13:24, Güncelleme: 22.01.2026 - 18:47 668 kez okundu.
 

Stres Neden Yedirir? Kortizolün İştah Üzerindeki Gizli Etkisi

Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, stres hormonlarının iştahı nasıl artırdığını ve duygusal yeme davranışının arkasındaki psikolojik nedenleri anlattı.

Yoğun bir günün ardından kontrolsüz şekilde atıştırma isteği duymak ya da stresli anlarda buzdolabına yönelmek birçok kişi için tanıdık bir davranış olabilir. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz’a göre bu durum çoğu zaman gerçek açlıktan değil, stres hormonlarının beyinde yarattığı etkilerden kaynaklanıyor. Stres sırasında vücutta kortizol adı verilen bir hormonun salgılandığını belirten Unutmaz, bu hormonun temel görevinin vücudu tehlikeye karşı hazırlamak olduğunu ifade ediyor. Ancak bu süreçte iştahın belirgin şekilde artabildiğini vurgulayan uzman, kaygı, korku ve öfke gibi duyguların beyin tarafından “tehdit” olarak algılandığını ve vücudun daha fazla enerjiye ihtiyaç duyduğu yönünde bir yanıt verdiğini belirtiyor. Bu nedenle stres altındaki bireylerde ani ve kontrolsüz yeme isteği ortaya çıkabiliyor. Uzman Psikolog Unutmaz, her yeme isteğinin gerçek bir açlık sinyali olmadığını vurgulayarak, duygusal yeme ile fiziksel açlığın birbirinden ayrılması gerektiğini söylüyor. Fiziksel açlığın zamanla geliştiğini, mide guruldaması gibi bedensel belirtilerle kendini gösterdiğini ve kişinin farklı yiyeceklere açık olduğunu belirten Unutmaz, duygusal yemenin ise ani başladığını ve çoğunlukla içsel bir boşluk hissiyle bağlantılı olduğunu ifade ediyor. Duygusal yeme durumunda bireylerin genellikle belirli yiyeceklere yöneldiğini, özellikle tatlı ve karbonhidrat ağırlıklı besinleri tercih ettiğini aktaran Unutmaz, bu tür gıdaların beyinde dopamin ve serotonin salgısını kısa süreli olarak artırarak geçici bir rahatlama hissi yarattığını söylüyor. Ancak bu rahatlamanın kalıcı olmadığını ve sonrasında suçluluk ya da pişmanlık duygularının ortaya çıkabildiğini belirtiyor. Beynin stresle başa çıkmak için şekeri bir “ödül” ya da “rahatlatıcı” olarak algılayabildiğini dile getiren Unutmaz, bu döngünün sık tekrar etmesi halinde yeme davranışının bir baş etme mekanizmasına dönüşebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle yemek sonrası yoğun suçluluk hissi yaşayan, kendini kusturma gibi zararlı davranışlara yönelen ya da en küçük duygusal boşlukta kontrolsüz yeme eğilimi gösteren bireyler için yalnızca diyet yapmanın yeterli olmayabileceği vurgulanıyor. Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, bu noktada duyguların bastırılması yerine doğru şekilde anlaşılması ve yönetilmesi gerektiğini ifade ederek, gerekli durumlarda psikolojik destek alınmasının sağlıklı bir yaklaşım olacağını belirtiyor.    
Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, stres hormonlarının iştahı nasıl artırdığını ve duygusal yeme davranışının arkasındaki psikolojik nedenleri anlattı.

Yoğun bir günün ardından kontrolsüz şekilde atıştırma isteği duymak ya da stresli anlarda buzdolabına yönelmek birçok kişi için tanıdık bir davranış olabilir. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz’a göre bu durum çoğu zaman gerçek açlıktan değil, stres hormonlarının beyinde yarattığı etkilerden kaynaklanıyor.

Stres sırasında vücutta kortizol adı verilen bir hormonun salgılandığını belirten Unutmaz, bu hormonun temel görevinin vücudu tehlikeye karşı hazırlamak olduğunu ifade ediyor. Ancak bu süreçte iştahın belirgin şekilde artabildiğini vurgulayan uzman, kaygı, korku ve öfke gibi duyguların beyin tarafından “tehdit” olarak algılandığını ve vücudun daha fazla enerjiye ihtiyaç duyduğu yönünde bir yanıt verdiğini belirtiyor. Bu nedenle stres altındaki bireylerde ani ve kontrolsüz yeme isteği ortaya çıkabiliyor.

Uzman Psikolog Unutmaz, her yeme isteğinin gerçek bir açlık sinyali olmadığını vurgulayarak, duygusal yeme ile fiziksel açlığın birbirinden ayrılması gerektiğini söylüyor. Fiziksel açlığın zamanla geliştiğini, mide guruldaması gibi bedensel belirtilerle kendini gösterdiğini ve kişinin farklı yiyeceklere açık olduğunu belirten Unutmaz, duygusal yemenin ise ani başladığını ve çoğunlukla içsel bir boşluk hissiyle bağlantılı olduğunu ifade ediyor.

Duygusal yeme durumunda bireylerin genellikle belirli yiyeceklere yöneldiğini, özellikle tatlı ve karbonhidrat ağırlıklı besinleri tercih ettiğini aktaran Unutmaz, bu tür gıdaların beyinde dopamin ve serotonin salgısını kısa süreli olarak artırarak geçici bir rahatlama hissi yarattığını söylüyor. Ancak bu rahatlamanın kalıcı olmadığını ve sonrasında suçluluk ya da pişmanlık duygularının ortaya çıkabildiğini belirtiyor.

Beynin stresle başa çıkmak için şekeri bir “ödül” ya da “rahatlatıcı” olarak algılayabildiğini dile getiren Unutmaz, bu döngünün sık tekrar etmesi halinde yeme davranışının bir baş etme mekanizmasına dönüşebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle yemek sonrası yoğun suçluluk hissi yaşayan, kendini kusturma gibi zararlı davranışlara yönelen ya da en küçük duygusal boşlukta kontrolsüz yeme eğilimi gösteren bireyler için yalnızca diyet yapmanın yeterli olmayabileceği vurgulanıyor.

Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, bu noktada duyguların bastırılması yerine doğru şekilde anlaşılması ve yönetilmesi gerektiğini ifade ederek, gerekli durumlarda psikolojik destek alınmasının sağlıklı bir yaklaşım olacağını belirtiyor.

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.