Çanakkale Cephesi’nde Sessiz Felaket: Mehmetçik Donarak Şehit Oldu
Çanakkale Cephesi’nde Sessiz Felaket: Mehmetçik Donarak Şehit Oldu
Çanakkale Savaşları Enstitüsü’nün araştırması, 1915’te Çanakkale Cephesi’nde Sarıkamış’a benzer donarak şehit olma vakalarının yaşandığını ortaya koydu.
Çanakkale Savaşları Enstitüsü’nün araştırması, 1915’te Çanakkale Cephesi’nde Sarıkamış’a benzer donarak şehit olma vakalarının yaşandığını ortaya koydu.
Çanakkale Savaşları Enstitüsü tarafından yürütülen kapsamlı bir araştırma, Türk askeri tarihinin en acı tablolarından birine daha ışık tuttu. Yapılan incelemeler, Sarıkamış Harekâtı’nda yaşanan ve yüzlerce askerin donarak şehit olduğu facianın bir benzerinin, Çanakkale Cephesi’nde de yaşandığını belgeledi. Arşiv kayıtları ve subay hatıratlarına dayanan çalışma, Çanakkale’deki Mehmetçiğin yalnızca düşmanla değil, doğanın acımasız koşullarıyla da mücadele ettiğini gözler önüne serdi.
Murat Karataş, Sarıkamış Harekâtı’nın üzerinden henüz bir yıl bile geçmemişken, 1915 yılı Kasım ayında Çanakkale Cephesi’nde benzer bir felaketin yaşandığını belirtti. Karataş’a göre, siperlerde nöbet tutan askerler, Sarıkamış’taki silah arkadaşları gibi dondurucu soğuk nedeniyle şehadete yürüdü. Araştırmada özellikle 26 Kasım 1915’te başlayan ve üç gün boyunca etkisini sürdüren şiddetli fırtınanın, cepheyi adeta “ikinci bir Sarıkamış”a çevirdiği vurgulandı.
Karataş’ın aktardığı bilgilere göre, aniden bastıran sağanak yağış Anafartalar Ovası’nı kısa sürede göle çevirdi. Siperler suyla dolarken, askerlerin üniformaları ve teçhizatları tamamen ıslandı. Hemen ardından gelen kar fırtınası ise bu ıslak kıyafetleri askerlerin üzerinde dondurdu. Mühimmatlar sele kapıldı, siperler kullanılmaz hale geldi ve Mehmetçik dondurucu soğukla baş başa kaldı. Bu süreç, askerî literatürde “beyaz ölüm” olarak adlandırılan donma vakalarını beraberinde getirdi.
Araştırma, soğuğun yalnızca Osmanlı askerlerini değil, karşı cephedeki birlikleri de etkilediğini ortaya koydu. Müttefik kuvvetlerin 28 Kasım tarihini, yaşanan uzuv kayıplarının fazlalığı nedeniyle “Donmuş Ayak Günü” olarak kayıtlara geçirdiği belirtildi. İngiliz resmi belgelerine göre, harekât boyunca 1.380 “ siper ayağı” vakası yaşanırken, bu fırtına sırasında ek olarak 6 bin 602 donma vakası hastanelere sevk edildi. Yaklaşık 8 bin askerin tek bir kurşun dahi atılmadan muharebe dışı kaldığı bu felaket, soğuğun cephedeki yıkıcı etkisini açıkça ortaya koydu.
Felaketten en ağır etkilenen birlikler arasında 18, 33, 34, 36 ve 59’uncu alaylar yer aldı. Dönemin 18’inci Alay Komutanı Binbaşı Mustafa’nın raporunda, alayın durumunun “adeta büyük bir muharebe vermiş kadar yıpranmış” olduğu ifadeleriyle anlatıldığı aktarıldı. Genelkurmay Başkanlığı arşivlerine dayanan resmi kayıtlara göre, zorlu hava koşulları nedeniyle 53 asker sel sularında boğularak, 248 asker ise donarak şehit oldu.
Prof. Dr. Murat Karataş, hastaneye kaldırıldıktan sonra hayatını kaybedenler ve kayıp askerler de dikkate alındığında, gerçek şehit sayısının çok daha yüksek olduğuna işaret etti. Birinci el askerî kaynakların, hastaneye dahi ulaştırılamadan donarak şehit olan asker sayısının 500’ün altında olmadığını gösterdiğini belirten Karataş, Çanakkale Cephesi’nde Mehmetçiğin düşman ateşinden çok doğanın acımasız şartlarına karşı destansı bir sabır sınavı verdiğini vurguladı. Bu hazin olayın tüm belgeleri ve ayrıntıları ise tarihsel bir kayıt olarak Anafarta Dergisi’nin 29’uncu sayısında yer aldı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
