Bebeğin Kulağındaki Bu Farklılığı “Büyüyünce Geçer” Diye Beklemeyin

Yaşam 09.09.2026 - 12:06, Güncelleme: 09.09.2026 - 15:12 661 kez okundu.
 

Bebeğin Kulağındaki Bu Farklılığı “Büyüyünce Geçer” Diye Beklemeyin

Doğuştan kulak şekil bozukluklarında ilk haftaların kritik olduğunu belirten Dr. Reyhan Tamer, uygun vakalarda erken müdahaleyle ameliyatsız tedavide başarı oranının yüzde 90’a ulaşabildiğini söyledi.

Doğuştan kulak şekil bozuklukları yalnızca estetik bir problem olarak değerlendirilmemeli. Bazı kulak farklılıkları ilerleyen yıllarda çocuğun gözlük ve kulaklık kullanımını zorlaştırabilirken, daha kapsamlı doğumsal anomalilere işitme sorunları da eşlik edebiliyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi (Dr. Şinasi Can) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ve Gelişimsel Pediatrist Dr. Reyhan Tamer, ailelerin özellikle doğumdan sonraki ilk haftalarda dikkatli olmaları gerektiğini belirterek, “Büyüdükçe düzelir” düşüncesiyle beklemenin ameliyatsız tedavi için önemli bir fırsatın kaçırılmasına yol açabileceğini söyledi. Her 5 Çocuktan Birinde Görülebiliyor Doğuştan kulak şekil bozukluğu, bebeğin dış kulağının doğumdan itibaren normal anatomik görünümünden farklı olması şeklinde tanımlanıyor. Bu durumun yaklaşık her 5 çocuktan birinde görülebildiğini belirten Tamer, hafif şekil bozukluklarının yenidoğan muayenesinde gözden kaçabileceğine dikkat çekti. Kulağın dışa doğru belirgin olması, üst bölümünün öne veya aşağı doğru katlanması, kulak kenarındaki kıvrımların düzensizliği, fazladan kıkırdak kıvrımı bulunması veya kulağın dar ve büzüşmüş görünmesi karşılaşılabilecek farklılıklar arasında yer alıyor. İlk 1-2 Hafta Büyük Önem Taşıyor Ameliyatsız kulak şekillendirme yönteminde zaman kritik önem taşıyor. Tedavi için en uygun dönem doğumdan sonraki ilk günler ve haftalar, özellikle de ilk 1-2 hafta olarak gösteriliyor. Yenidoğan döneminde anneden geçen östrojen hormonunun etkisiyle bebeğin kulak kıkırdağı daha yumuşak ve şekillendirilebilir durumda oluyor. Haftalar ilerledikçe hormon etkisinin azalmasıyla kıkırdak giderek sertleşiyor. Dr. Tamer, aileleri şu sözlerle uyardı: “Bebeğin kulağında doğuştan bir şekil farklılığı fark edildiğinde haftalarca beklenmemeli. Çünkü beklerken ameliyatsız tedavi için en değerli dönem kaybedilebilir.” Bazı hafif şekil bozuklukları kendiliğinden düzelebilse de hangilerinin kalıcı olacağını önceden kesin olarak belirlemek mümkün olmayabiliyor. Ameliyatsız Tedavide Başarı Yüzde 90’a Ulaşabiliyor Uygun vakalarda yenidoğan döneminde küçük ve hafif bir şekillendirme sistemi kullanılabiliyor. Kulağın belirli anatomik noktalarına yerleştirilen parçalar, kıkırdağın doğal kıvrımlarını doğru pozisyonda tutarak zaman içinde istenilen biçime uyum sağlamasına yardımcı oluyor. Uygulamanın yaklaşık yarım saat sürdüğünü belirten Tamer, tedavi süresinin ise şekil bozukluğunun türüne göre genellikle birkaç hafta olduğunu ifade etti. Erken başlanan tedavilerde sürenin kısalabildiğini kaydeden Tamer, uygun hastalarda başarı oranının yüzde 90’a kadar ulaşabildiğini söyledi. Yöntemde kesi ve dikiş uygulanmadığını, işlemin ağrıya neden olmadığını belirten Tamer, başarının şekil bozukluğunun türüne, bebeğin tedaviye başladığı yaşa ve uygulamanın düzenli sürdürülmesine bağlı olduğunun altını çizdi. Her Kulak Farklılığı İşitme Kaybı Demek Değil Dış kulağın yalnızca biçimini ilgilendiren birçok durumda bebeğin işitmesi tamamen normal olabiliyor. Ancak dış kulak yolunun gelişmediği veya dar olduğu, kulağın bazı yapılarının eksik geliştiği daha kapsamlı anomalilerde işitme sorunları da görülebiliyor. Bu nedenle belirgin bir doğumsal kulak farklılığı bulunan bebeklerde yenidoğan işitme taramasının yapılması ve uzman değerlendirmesi önem taşıyor. Gerektiğinde daha ayrıntılı odyolojik incelemelere başvurulabiliyor. İlerleyen Yaşlarda Akran Zorbalığına Dönüşebiliyor Kulak şekil farklılıklarının etkileri yalnızca fiziksel sorunlarla sınırlı kalmayabiliyor. Özellikle okul çağında belirgin kulak farklılıkları nedeniyle çocukların alay edilme, lakap takılma veya akran zorbalığıyla karşılaşabildiğini belirten Tamer, bunun çocukların psikolojik ve sosyal gelişimini etkileyebileceğine dikkat çekti. Çocuklarda özgüven kaybı, sosyal ortamlardan uzaklaşma ve fotoğraf çektirmek istememe gibi davranışlar görülebiliyor. Bazı çocukların kulaklarını sürekli saçlarıyla gizlemeye çalışabildiğini belirten Tamer, kulak şekil farklılıklarının gözlük ve kulaklık kullanımını da güçleştirebildiğini ifade etti. Ebeveynlere “Evde Müdahale Etmeyin” Uyarısı Her doğuştan kulak şekil bozukluğunun aparatla tedavi edilemeyeceğinin altını çizen Dr. Tamer, özellikle kulak dokusunun belirgin şekilde eksik olduğu yapısal anomalilerde aynı başarının beklenemeyeceğini söyledi. Bebeğin tedaviye uygun olup olmadığına hekim tarafından karar verilmesi gerekiyor. Ailelerin evde bant, baskı veya farklı materyaller kullanarak bebeğin kulağına kendilerinin şekil vermeye çalışmamaları gerektiğini vurgulayan Tamer, doğru yaklaşımı şöyle özetledi: “Şekil farklılığını erken fark etmek, işitmeyi değerlendirmek, sorunun türünü belirlemek ve uygun tedaviyi hekim takibinde, doğru zamanda planlamak.”    
Doğuştan kulak şekil bozukluklarında ilk haftaların kritik olduğunu belirten Dr. Reyhan Tamer, uygun vakalarda erken müdahaleyle ameliyatsız tedavide başarı oranının yüzde 90’a ulaşabildiğini söyledi.

Doğuştan kulak şekil bozuklukları yalnızca estetik bir problem olarak değerlendirilmemeli. Bazı kulak farklılıkları ilerleyen yıllarda çocuğun gözlük ve kulaklık kullanımını zorlaştırabilirken, daha kapsamlı doğumsal anomalilere işitme sorunları da eşlik edebiliyor.

Acıbadem Kadıköy Hastanesi (Dr. Şinasi Can) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ve Gelişimsel Pediatrist Dr. Reyhan Tamer, ailelerin özellikle doğumdan sonraki ilk haftalarda dikkatli olmaları gerektiğini belirterek, “Büyüdükçe düzelir” düşüncesiyle beklemenin ameliyatsız tedavi için önemli bir fırsatın kaçırılmasına yol açabileceğini söyledi.

Her 5 Çocuktan Birinde Görülebiliyor

Doğuştan kulak şekil bozukluğu, bebeğin dış kulağının doğumdan itibaren normal anatomik görünümünden farklı olması şeklinde tanımlanıyor. Bu durumun yaklaşık her 5 çocuktan birinde görülebildiğini belirten Tamer, hafif şekil bozukluklarının yenidoğan muayenesinde gözden kaçabileceğine dikkat çekti.

Kulağın dışa doğru belirgin olması, üst bölümünün öne veya aşağı doğru katlanması, kulak kenarındaki kıvrımların düzensizliği, fazladan kıkırdak kıvrımı bulunması veya kulağın dar ve büzüşmüş görünmesi karşılaşılabilecek farklılıklar arasında yer alıyor.

İlk 1-2 Hafta Büyük Önem Taşıyor

Ameliyatsız kulak şekillendirme yönteminde zaman kritik önem taşıyor. Tedavi için en uygun dönem doğumdan sonraki ilk günler ve haftalar, özellikle de ilk 1-2 hafta olarak gösteriliyor.

Yenidoğan döneminde anneden geçen östrojen hormonunun etkisiyle bebeğin kulak kıkırdağı daha yumuşak ve şekillendirilebilir durumda oluyor. Haftalar ilerledikçe hormon etkisinin azalmasıyla kıkırdak giderek sertleşiyor.

Dr. Tamer, aileleri şu sözlerle uyardı:

“Bebeğin kulağında doğuştan bir şekil farklılığı fark edildiğinde haftalarca beklenmemeli. Çünkü beklerken ameliyatsız tedavi için en değerli dönem kaybedilebilir.”

Bazı hafif şekil bozuklukları kendiliğinden düzelebilse de hangilerinin kalıcı olacağını önceden kesin olarak belirlemek mümkün olmayabiliyor.

Ameliyatsız Tedavide Başarı Yüzde 90’a Ulaşabiliyor

Uygun vakalarda yenidoğan döneminde küçük ve hafif bir şekillendirme sistemi kullanılabiliyor. Kulağın belirli anatomik noktalarına yerleştirilen parçalar, kıkırdağın doğal kıvrımlarını doğru pozisyonda tutarak zaman içinde istenilen biçime uyum sağlamasına yardımcı oluyor.

Uygulamanın yaklaşık yarım saat sürdüğünü belirten Tamer, tedavi süresinin ise şekil bozukluğunun türüne göre genellikle birkaç hafta olduğunu ifade etti.

Erken başlanan tedavilerde sürenin kısalabildiğini kaydeden Tamer, uygun hastalarda başarı oranının yüzde 90’a kadar ulaşabildiğini söyledi.

Yöntemde kesi ve dikiş uygulanmadığını, işlemin ağrıya neden olmadığını belirten Tamer, başarının şekil bozukluğunun türüne, bebeğin tedaviye başladığı yaşa ve uygulamanın düzenli sürdürülmesine bağlı olduğunun altını çizdi.

Her Kulak Farklılığı İşitme Kaybı Demek Değil

Dış kulağın yalnızca biçimini ilgilendiren birçok durumda bebeğin işitmesi tamamen normal olabiliyor. Ancak dış kulak yolunun gelişmediği veya dar olduğu, kulağın bazı yapılarının eksik geliştiği daha kapsamlı anomalilerde işitme sorunları da görülebiliyor.

Bu nedenle belirgin bir doğumsal kulak farklılığı bulunan bebeklerde yenidoğan işitme taramasının yapılması ve uzman değerlendirmesi önem taşıyor. Gerektiğinde daha ayrıntılı odyolojik incelemelere başvurulabiliyor.

İlerleyen Yaşlarda Akran Zorbalığına Dönüşebiliyor

Kulak şekil farklılıklarının etkileri yalnızca fiziksel sorunlarla sınırlı kalmayabiliyor.

Özellikle okul çağında belirgin kulak farklılıkları nedeniyle çocukların alay edilme, lakap takılma veya akran zorbalığıyla karşılaşabildiğini belirten Tamer, bunun çocukların psikolojik ve sosyal gelişimini etkileyebileceğine dikkat çekti.

Çocuklarda özgüven kaybı, sosyal ortamlardan uzaklaşma ve fotoğraf çektirmek istememe gibi davranışlar görülebiliyor. Bazı çocukların kulaklarını sürekli saçlarıyla gizlemeye çalışabildiğini belirten Tamer, kulak şekil farklılıklarının gözlük ve kulaklık kullanımını da güçleştirebildiğini ifade etti.

Ebeveynlere “Evde Müdahale Etmeyin” Uyarısı

Her doğuştan kulak şekil bozukluğunun aparatla tedavi edilemeyeceğinin altını çizen Dr. Tamer, özellikle kulak dokusunun belirgin şekilde eksik olduğu yapısal anomalilerde aynı başarının beklenemeyeceğini söyledi.

Bebeğin tedaviye uygun olup olmadığına hekim tarafından karar verilmesi gerekiyor.

Ailelerin evde bant, baskı veya farklı materyaller kullanarak bebeğin kulağına kendilerinin şekil vermeye çalışmamaları gerektiğini vurgulayan Tamer, doğru yaklaşımı şöyle özetledi:

“Şekil farklılığını erken fark etmek, işitmeyi değerlendirmek, sorunun türünü belirlemek ve uygun tedaviyi hekim takibinde, doğru zamanda planlamak.”

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.