Kerem Özer’den Burak Kunt’a Zehir Zemberek Suçlamalar

Dünya 07.04.2026 - 15:35, Güncelleme: 07.04.2026 - 16:12 476 kez okundu.
 

Kerem Özer’den Burak Kunt’a Zehir Zemberek Suçlamalar

Kerem Özer’den Burak Kunt’a Şok İfşaat: "Başka Partilerle Pazarlık Yaptı, Meclis Üyelerini WhatsApp Mesajlarıyla Yönetmeye Kalktı!"

İYİ Parti’den istifa ederek CHP’ye katılan Belediye Meclis Üyesi Kerem Özer, suskunluğunu bozdu. Özer, Burak Kunt’u İYİ Parti’yi sadece bir "basamak" olarak kullanmakla ve meclis üyelerine "WhatsApp üzerinden talimatla" baskı kurmakla suçladı.Burak Kunt’un siyasi ilkelerden ziyade kişisel ajandasıyla hareket ettiğini ve adaylık uğruna her kapıyı çalmaya hazır olduğunu iddia etti Yerel siyasetin son dönemdeki en tartışmalı ismi haline gelen Belediye Meclis Üyesi Kerem Özer, suskunluğunu kamuoyuna yaptığı kapsamlı bir duyuruyla bozdu. Hakkındaki "ticari çıkar için parti değiştirdi" iddialarına sert yanıt veren Özer, asıl meselenin Burak Kunt’un "kişisel hedefleri ve baskıcı siyaset anlayışı" olduğunu öne sürerek adeta bir ifşaat dosyası açtı. "Meclis Üyelerine Uzaktan Kumanda: WhatsApp Mesajları" Kerem Özer’in açıklamasındaki en çarpıcı bölümlerden biri, Belediye Meclisi’ndeki karar alma mekanizmalarına yapılan müdahaleler oldu. Özer, seçilmiş bir üye olarak iradesine ipotek konulmak istendiğini belirterek şu iddialarda bulundu: "Çanakkale Belediye Meclisi’nin seçilmiş bir üyesi olarak, Çanakkale için alınan kararlara vereceğim 'evet' veya 'hayır' tercihlerime defalarca müdahale yaşadım. Hatta meclis toplantıları devam ederken, neye nasıl tepki vermem gerektiği konusunda Burak Kunt tarafından gönderilen WhatsApp mesajlarıyla uyarıldım." Özer ayrıca, hangi sosyal etkinliklere katılıp hangilerine katılamayacağı konusunda da Kunt’tan "talimat ve telkinler" aldığını, bu durumun kendi özgür siyaset anlayışıyla bağdaşmadığını vurguladı. "Adaylık Garanti Değilse İstifa Ederiz" Pazarlığı Özer, Burak Kunt’un partisine olan bağlılığını da sorgulayan bir gizli toplantıyı deşifre etti. Kunt’un delege seçimlerinde sadece 2 oy almasının ardından bir "arayışa" girdiğini savunan Özer, Güzelyalı’daki bir restoranda gerçekleşen ve İYİ Parti Grup Başkanı Emirhan Bey’in de şahit olduğu görüşmenin detaylarını paylaştı: "Kendisinin yalnızca 2 oy aldığı partisinin delege seçimleri sonrası, 'Partiden istifa edebiliriz, hatta birkaç parti ile de dirsek temasım var' şeklindeki ifadeleri tarafımca bizzat yaşanmış bir gerçektir. Belediye başkan adayı olamama ihtimaline karşı farklı bir partiye geçilebileceğini birçok toplantıda dile getirmiştir." Ticari Baskı İddialarına "Belgeli" Yanıt Kendisine yönelik "ticari baskılarla saf değiştirdi" suçlamalarını "asılsız ve kabul edilemez" olarak nitelendiren Özer, siyasi ahlak dersi niteliğinde bir bilgi paylaştı. CHP’ye katılma kararı almadan önce, sahibi olduğu şirketi ortağına devrettiğini açıklayan Özer, "Eğer iddia edildiği gibi bir ticari baskı söz konusu olsaydı, siyasi tercihim çok daha farklı olurdu. Benim temel motivasyonum Çanakkale’nin liyakat sahibi kadrolar tarafından yönetilmesidir" dedi. "Çanakkale Yanlış İnsanlara Kalmayacak Kadar Kıymetli" Açıklamasının sonunda Çanakkale halkına seslenen Kerem Özer, siyasetin kişisel menfaatler ve taktiksel manevralar için kullanılmaması gerektiğini belirtti. Özer, "Çanakkale, yanlış insanlar tarafından yönetilmeyecek kadar kıymetli bir şehirdir. Siyasetin ve Çanakkale’nin Burak Kunt gibi siyasetçilere kalmaması adına elimden geleni yapmaya devam edeceğim" diyerek, mücadelesini yeni partisi olan CHP çatısı altında kararlılıkla sürdüreceği mesajını verdi. Kerem Özer’in Basın Açıklamasının Tam Metni KAMUOYUNA DUYURU Son günlerde şahsım hakkında yapılan açıklamalar üzerine, kamuoyunu doğru bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur. Öncelikle ifade etmek isterim ki; İYİ Parti’den istifa ederek Cumhuriyet Halk Partisi saflarında siyaset yapma kararım, iddia edildiği gibi ticari bir gerekçeye değil; tamamen siyasi ve vicdani bir tercihe dayanmaktadır. Ben siyaseti; kişisel çıkarlar için değil, halkın menfaati, adalet, liyakat ve dürüstlük ilkeleri doğrultusunda yapılması gereken bir görev olarak görüyorum. Büyük bir bağlılık duyduğum Çanakkale’nin de bu anlayışla yönetilmesi gerektiğine inanıyorum. Ne yazık ki, yerel seçim sürecinde birlikte yol yürüdüğümüz Burak Kunt ile geçen süre içerisinde; temsil ettiğim değerler ve hayat anlayışım ile kendisinin siyaset anlayışı ve hayat anlayışlarımız arasında ciddi bir fark olduğunu açıkça gördüm. Özellikle, doğruların kişisel hedefler ve siyasi menfaatler için değiştirildiğine defalarca şahit oldum. Çanakkale belediye meclisinin seçilmiş bir üyesi olarak Çanakkale için alınan kararlara vereceğim evet veya hayır tercihlerime defalarca müdahale yaşadım hatta niye evet dedim diye tepkiler aldım. Yine siyasi olarak hangi etkinliğe katılıp hangi etkinliğe katılamayacağım ile ilgili Burak Kunt’tan telkinler aldım. Belediye meclisinin gerçekleştiği esnada neye nasıl tepki verilmesine yönelik WhatsApp mesajları ile Burak Kunt tarafından uyarıldım. Bu durum, benim ne siyaset ne de hayat anlayışım ile bağdaşmadığı için bu yoldan ayrılma kararı aldım. Öte yandan, bugün şahsıma yönelik ithamlarda bulunan kişi; kendi partisinin belediye başkan adayı olamama ihtimalini göz önünde bulundurarak farklı bir partiye geçilebileceğini de birçok toplantıda dile getirmiştir. Bunun dışında kendisinin yalnızca 2 oy aldığı partisinin delege seçimleri sonrası benimle görüşme talebi doğrultusunda, İYİ Parti belediye meclis grup başkanı Emirhan Bey’in de katılımıyla Güzelyalı’da bir restoranda gerçekleştirilen görüşmede, “partiden istifa edebiliriz hatta birkaç parti ile de dirsek temasım var” şeklinde ifadeler kullandığı da tarafımca bizzat yaşanmış bir gerçektir. Buna rağmen, benim Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçişim üzerinden asılsız ithamlarda bulunulması kabul edilemez. Şahsıma yönelik “ticari baskılarla parti değiştirdiği” yönündeki iddialar da tamamen gerçek dışıdır. Belediye meclisinde Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında görev almadan önce, sahibi olduğum şirketi ortağıma devretmiş bulunmaktayım. Eğer iddia edildiği gibi bir ticari baskı söz konusu olsaydı, siyasi tercihim çok daha farklı olurdu. Bu kararımdaki temel motivasyon; Çanakkale’nin liyakat sahibi, dürüst ve siyaseti halk için yapan kadrolar tarafından yönetilmesi gerektiğine olan inancımdır. Çünkü Çanakkale, yanlış insanlar tarafından yönetilmeyecek kadar kıymetli bir şehirdir. Bu doğrultuda, şehrim için doğru olanı savunmaya, siyasetin ve Çanakkale’nin Burak Kunt gibi siyasetçilere kalmaması adına da elimden geleni yapmaya devam edeceğim. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Kerem Özer  
Kerem Özer’den Burak Kunt’a Şok İfşaat: "Başka Partilerle Pazarlık Yaptı, Meclis Üyelerini WhatsApp Mesajlarıyla Yönetmeye Kalktı!"

İYİ Parti’den istifa ederek CHP’ye katılan Belediye Meclis Üyesi Kerem Özer, suskunluğunu bozdu. Özer, Burak Kunt’u İYİ Parti’yi sadece bir "basamak" olarak kullanmakla ve meclis üyelerine "WhatsApp üzerinden talimatla" baskı kurmakla suçladı.Burak Kunt’un siyasi ilkelerden ziyade kişisel ajandasıyla hareket ettiğini ve adaylık uğruna her kapıyı çalmaya hazır olduğunu iddia etti

Yerel siyasetin son dönemdeki en tartışmalı ismi haline gelen Belediye Meclis Üyesi Kerem Özer, suskunluğunu kamuoyuna yaptığı kapsamlı bir duyuruyla bozdu. Hakkındaki "ticari çıkar için parti değiştirdi" iddialarına sert yanıt veren Özer, asıl meselenin Burak Kunt’un "kişisel hedefleri ve baskıcı siyaset anlayışı" olduğunu öne sürerek adeta bir ifşaat dosyası açtı.

" Meclis Üyelerine Uzaktan Kumanda: WhatsApp Mesajları"

Kerem Özer’in açıklamasındaki en çarpıcı bölümlerden biri, Belediye Meclisi’ndeki karar alma mekanizmalarına yapılan müdahaleler oldu. Özer, seçilmiş bir üye olarak iradesine ipotek konulmak istendiğini belirterek şu iddialarda bulundu:

" Çanakkale Belediye Meclisi’nin seçilmiş bir üyesi olarak, Çanakkale için alınan kararlara vereceğim 'evet' veya 'hayır' tercihlerime defalarca müdahale yaşadım. Hatta meclis toplantıları devam ederken, neye nasıl tepki vermem gerektiği konusunda Burak Kunt tarafından gönderilen WhatsApp mesajlarıyla uyarıldım."

Özer ayrıca, hangi sosyal etkinliklere katılıp hangilerine katılamayacağı konusunda da Kunt’tan "talimat ve telkinler" aldığını, bu durumun kendi özgür siyaset anlayışıyla bağdaşmadığını vurguladı.

"Adaylık Garanti Değilse İstifa Ederiz" Pazarlığı

Özer, Burak Kunt’un partisine olan bağlılığını da sorgulayan bir gizli toplantıyı deşifre etti. Kunt’un delege seçimlerinde sadece 2 oy almasının ardından bir "arayışa" girdiğini savunan Özer, Güzelyalı’daki bir restoranda gerçekleşen ve İYİ Parti Grup Başkanı Emirhan Bey’in de şahit olduğu görüşmenin detaylarını paylaştı:

"Kendisinin yalnızca 2 oy aldığı partisinin delege seçimleri sonrası, 'Partiden istifa edebiliriz, hatta birkaç parti ile de dirsek temasım var' şeklindeki ifadeleri tarafımca bizzat yaşanmış bir gerçektir. Belediye başkan adayı olamama ihtimaline karşı farklı bir partiye geçilebileceğini birçok toplantıda dile getirmiştir."

Ticari Baskı İddialarına "Belgeli" Yanıt

Kendisine yönelik "ticari baskılarla saf değiştirdi" suçlamalarını "asılsız ve kabul edilemez" olarak nitelendiren Özer, siyasi ahlak dersi niteliğinde bir bilgi paylaştı. CHP’ye katılma kararı almadan önce, sahibi olduğu şirketi ortağına devrettiğini açıklayan Özer, "Eğer iddia edildiği gibi bir ticari baskı söz konusu olsaydı, siyasi tercihim çok daha farklı olurdu. Benim temel motivasyonum Çanakkale’nin liyakat sahibi kadrolar tarafından yönetilmesidir" dedi.

" Çanakkale Yanlış İnsanlara Kalmayacak Kadar Kıymetli"

Açıklamasının sonunda Çanakkale halkına seslenen Kerem Özer, siyasetin kişisel menfaatler ve taktiksel manevralar için kullanılmaması gerektiğini belirtti. Özer, "Çanakkale, yanlış insanlar tarafından yönetilmeyecek kadar kıymetli bir şehirdir. Siyasetin ve Çanakkale’nin Burak Kunt gibi siyasetçilere kalmaması adına elimden geleni yapmaya devam edeceğim" diyerek, mücadelesini yeni partisi olan CHP çatısı altında kararlılıkla sürdüreceği mesajını verdi.

Kerem Özer’in Basın Açıklamasının Tam Metni

KAMUOYUNA DUYURU

Son günlerde şahsım hakkında yapılan açıklamalar üzerine, kamuoyunu doğru bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur.

Öncelikle ifade etmek isterim ki; İYİ Parti’den istifa ederek Cumhuriyet Halk Partisi saflarında siyaset yapma kararım, iddia edildiği gibi ticari bir gerekçeye değil; tamamen siyasi ve vicdani bir tercihe dayanmaktadır.

Ben siyaseti; kişisel çıkarlar için değil, halkın menfaati, adalet, liyakat ve dürüstlük ilkeleri doğrultusunda yapılması gereken bir görev olarak görüyorum. Büyük bir bağlılık duyduğum Çanakkale’nin de bu anlayışla yönetilmesi gerektiğine inanıyorum.

Ne yazık ki, yerel seçim sürecinde birlikte yol yürüdüğümüz Burak Kunt ile geçen süre içerisinde; temsil ettiğim değerler ve hayat anlayışım ile kendisinin siyaset anlayışı ve hayat anlayışlarımız arasında ciddi bir fark olduğunu açıkça gördüm.

Özellikle, doğruların kişisel hedefler ve siyasi menfaatler için değiştirildiğine defalarca şahit oldum.

Çanakkale belediye meclisinin seçilmiş bir üyesi olarak Çanakkale için alınan kararlara vereceğim evet veya hayır tercihlerime defalarca müdahale yaşadım hatta niye evet dedim diye tepkiler aldım.

Yine siyasi olarak hangi etkinliğe katılıp hangi etkinliğe katılamayacağım ile ilgili Burak Kunt’tan telkinler aldım.

Belediye meclisinin gerçekleştiği esnada neye nasıl tepki verilmesine yönelik WhatsApp mesajları ile Burak Kunt tarafından uyarıldım.

Bu durum, benim ne siyaset ne de hayat anlayışım ile bağdaşmadığı için bu yoldan ayrılma kararı aldım.

Öte yandan, bugün şahsıma yönelik ithamlarda bulunan kişi; kendi partisinin belediye başkan adayı olamama ihtimalini göz önünde bulundurarak farklı bir partiye geçilebileceğini de birçok toplantıda dile getirmiştir.

Bunun dışında kendisinin yalnızca 2 oy aldığı partisinin delege seçimleri sonrası benimle görüşme talebi doğrultusunda, İYİ Parti belediye meclis grup başkanı Emirhan Bey’in de katılımıyla Güzelyalı’da bir restoranda gerçekleştirilen görüşmede, “partiden istifa edebiliriz hatta birkaç parti ile de dirsek temasım var” şeklinde ifadeler kullandığı da tarafımca bizzat yaşanmış bir gerçektir.

Buna rağmen, benim Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçişim üzerinden asılsız ithamlarda bulunulması kabul edilemez.

Şahsıma yönelik “ticari baskılarla parti değiştirdiği” yönündeki iddialar da tamamen gerçek dışıdır. Belediye meclisinde Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında görev almadan önce, sahibi olduğum şirketi ortağıma devretmiş bulunmaktayım. Eğer iddia edildiği gibi bir ticari baskı söz konusu olsaydı, siyasi tercihim çok daha farklı olurdu.

Bu kararımdaki temel motivasyon; Çanakkale’nin liyakat sahibi, dürüst ve siyaseti halk için yapan kadrolar tarafından yönetilmesi gerektiğine olan inancımdır. Çünkü Çanakkale, yanlış insanlar tarafından yönetilmeyecek kadar kıymetli bir şehirdir.

Bu doğrultuda, şehrim için doğru olanı savunmaya, siyasetin ve Çanakkale’nin Burak Kunt gibi siyasetçilere kalmaması adına da elimden geleni yapmaya devam edeceğim.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kerem Özer

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.