Uzmandan Çay Uyarısı: Toz Masum Olabilir, Boya Asla

Dünya 16.01.2026 - 13:09, Güncelleme: 16.01.2026 - 23:58 8177 kez okundu.
 

Uzmandan Çay Uyarısı: Toz Masum Olabilir, Boya Asla

Gıda Teknolojisi Uzmanı Dr. Selen Akbulut, çayda toz, katkı maddeleri ve hileli ürünlere karşı tüketicilerin dikkat etmesi gerekenleri anlattı.

Türkiye’de en çok tüketilen içeceklerin başında gelen çay, zaman zaman “toz”, “katkı maddesi” ve “hile” iddialarıyla gündeme geliyor. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Program Başkanı Öğr. Gör. Dr. Selen Akbulut, çayla ilgili en sık karşılaşılan yanlış algıları ve tüketicilerin nelere dikkat etmesi gerektiğini değerlendirdi. Çayda görülen toz yapısının her zaman yabancı madde anlamına gelmediğini vurgulayan Dr. Akbulut, bu durumun çay yapraklarının kurutma, kıyma, eleme ve taşıma gibi işlemler sırasında oluşan çok küçük parçacıklardan kaynaklanabileceğini belirtti. Ancak çayın içinde aşırı miktarda toz bulunmasının düşük kaliteye ya da üretim sürecinde uygulanan yoğun mekanik işlemlere işaret edebileceğini ifade etti. Katkı maddeleri konusunda mevzuatın son derece net olduğunu dile getiren Akbulut, Türk Gıda Kodeksi Çay Tebliği’ne göre siyah çay, yeşil çay, aromalı ve kafeinsiz çaylar dâhil olmak üzere çay ürünlerine hiçbir katkı maddesinin eklenemeyeceğini söyledi. Aroma kullanılan ürünlerde ise ilgili yönetmeliklere ve sınır değerlere eksiksiz uyulması gerektiğini vurguladı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayımladığı taklit ve tağşiş listelerine bakıldığında çayda en sık rastlanan sorunun “gıda boyası tespiti” olduğuna dikkat çeken Akbulut, Sudan boyaları ve metanil sarısı gibi yasaklı renklendiricilerin çaya renk vermek amacıyla kullanıldığını belirtti. Çayın içeriğinin yalnızca Camellia sinensis bitkisinin yapraklarından oluşması gerektiğinin altını çizdi. Bu tür boyar maddelerin ciddi sağlık riskleri taşıdığına dikkat çeken Akbulut, kanserojen etki, karaciğer ve böbrek hasarı ile uzun vadede toksik birikim riski oluşturabileceğini söyledi. Sosyal medyada paylaşılan “evde çay testi” iddialarına da değinen Akbulut, ev ortamında yapılan basit uygulamaların güvenilir olmadığını, çaydaki hile ve tağşişin ancak akredite laboratuvarlarda yapılacak bilimsel analizlerle tespit edilebileceğini belirtti. Şüpheli durumlarda Alo 174 Gıda Güvenliği Hattı’na başvurulabileceğini hatırlattı. Türkiye’nin dünyada çay tüketiminin en yüksek olduğu ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Akbulut, tüketicilerin özellikle dökme ve izlenebilirliği olmayan çaylardan uzak durması gerektiğini belirtti. Etiket bilgileri, üretici, menşe ve parti numarasının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini ifade ederek, bilinen ve denetlenen markaların tercih edilmesinin önemine dikkat çekti.    
Gıda Teknolojisi Uzmanı Dr. Selen Akbulut, çayda toz, katkı maddeleri ve hileli ürünlere karşı tüketicilerin dikkat etmesi gerekenleri anlattı.

Türkiye’de en çok tüketilen içeceklerin başında gelen çay, zaman zaman “toz”, “katkı maddesi” ve “hile” iddialarıyla gündeme geliyor. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Program Başkanı Öğr. Gör. Dr. Selen Akbulut, çayla ilgili en sık karşılaşılan yanlış algıları ve tüketicilerin nelere dikkat etmesi gerektiğini değerlendirdi.

Çayda görülen toz yapısının her zaman yabancı madde anlamına gelmediğini vurgulayan Dr. Akbulut, bu durumun çay yapraklarının kurutma, kıyma, eleme ve taşıma gibi işlemler sırasında oluşan çok küçük parçacıklardan kaynaklanabileceğini belirtti. Ancak çayın içinde aşırı miktarda toz bulunmasının düşük kaliteye ya da üretim sürecinde uygulanan yoğun mekanik işlemlere işaret edebileceğini ifade etti.

Katkı maddeleri konusunda mevzuatın son derece net olduğunu dile getiren Akbulut, Türk Gıda Kodeksi Çay Tebliği’ne göre siyah çay, yeşil çay, aromalı ve kafeinsiz çaylar dâhil olmak üzere çay ürünlerine hiçbir katkı maddesinin eklenemeyeceğini söyledi. Aroma kullanılan ürünlerde ise ilgili yönetmeliklere ve sınır değerlere eksiksiz uyulması gerektiğini vurguladı.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayımladığı taklit ve tağşiş listelerine bakıldığında çayda en sık rastlanan sorunun “ gıda boyası tespiti” olduğuna dikkat çeken Akbulut, Sudan boyaları ve metanil sarısı gibi yasaklı renklendiricilerin çaya renk vermek amacıyla kullanıldığını belirtti. Çayın içeriğinin yalnızca Camellia sinensis bitkisinin yapraklarından oluşması gerektiğinin altını çizdi.

Bu tür boyar maddelerin ciddi sağlık riskleri taşıdığına dikkat çeken Akbulut, kanserojen etki, karaciğer ve böbrek hasarı ile uzun vadede toksik birikim riski oluşturabileceğini söyledi.

Sosyal medyada paylaşılan “evde çay testi” iddialarına da değinen Akbulut, ev ortamında yapılan basit uygulamaların güvenilir olmadığını, çaydaki hile ve tağşişin ancak akredite laboratuvarlarda yapılacak bilimsel analizlerle tespit edilebileceğini belirtti. Şüpheli durumlarda Alo 174 Gıda Güvenliği Hattı’na başvurulabileceğini hatırlattı.

Türkiye’nin dünyada çay tüketiminin en yüksek olduğu ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Akbulut, tüketicilerin özellikle dökme ve izlenebilirliği olmayan çaylardan uzak durması gerektiğini belirtti. Etiket bilgileri, üretici, menşe ve parti numarasının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini ifade ederek, bilinen ve denetlenen markaların tercih edilmesinin önemine dikkat çekti.

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.