Uykusuzluk Alarm Veriyor: Uzmandan Hayati Uyku Uyarıları

Yaşam 27.01.2026 - 11:30, Güncelleme: 27.01.2026 - 12:07 7460 kez okundu.
 

Uykusuzluk Alarm Veriyor: Uzmandan Hayati Uyku Uyarıları

Uzmanlar, uykusuzluğun modern çağın en yaygın sağlık sorunlarından biri haline geldiğini belirterek yaşam kalitesine etkilerine dikkat çekiyor.

Modern yaşamın hızlanan temposu, artan stres düzeyi, yoğun ekran kullanımı ve düzensiz günlük alışkanlıklar, uyku kalitesini giderek daha fazla olumsuz etkiliyor. İnsan sağlığının temel yapı taşlarından biri olmasına rağmen uyku, günümüzde en çok ihmal edilen ihtiyaçlardan biri haline gelmiş durumda. Oysa uyku yalnızca dinlenme değil; bedensel, zihinsel ve duygusal yenilenmenin sürdürülebilmesi için hayati bir süreç olarak değerlendiriliyor. Memorial Göztepe Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Ulviye Baghirova Nas, uykusuzluğun artık bireysel bir şikâyetin ötesine geçtiğini ve toplum sağlığını yakından ilgilendiren yaygın bir sorun haline geldiğini vurguluyor. Uykusuzluk; uykuya dalamama, gece boyunca sık uyanma ya da sabah erken saatlerde uyanıp yeniden uyuyamama gibi belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Özellikle orta yaş ve üzeri bireylerde, vardiyalı çalışanlarda, kadınlarda ve ek tıbbi ya da psikiyatrik rahatsızlığı bulunan kişilerde daha sık görülüyor. Dünya genelinde yapılan araştırmalar, uykusuzluğun küresel ölçekte yaygın bir problem olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, uykunun yalnızca bireysel bir konfor meselesi değil; halk sağlığı açısından ele alınması gereken önemli bir başlık olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre, zaman zaman yaşanan uykusuz geceler olağan kabul edilebilir. Ancak uyku sorunları haftalar boyunca devam ediyor ve gündüz saatlerinde yorgunluk, dikkat dağınıklığı, sinirlilik, isteksizlik ya da performans düşüklüğüne neden oluyorsa, bu durumun klinik olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi’nin kılavuzları da uykusuzluğun yalnızca geceyi değil; iş verimliliğini, zihinsel performansı ve duygusal dengeyi doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor. Kaliteli uyku yalnızca hızlı uykuya dalmakla sınırlı değil. Uykunun bölünmeden, yeterli derinlikte ve süreklilik içinde devam etmesi büyük önem taşıyor. Sık bölünen uyku, sabahları dinlenmemiş uyanmaya ve gün boyu süren halsizliğe yol açabiliyor. Uzun vadede ise kronik uykusuzluk; depresyon, anksiyete, hafıza sorunları ve kalp-damar hastalıklarıyla ilişkilendiriliyor. Uzmanlar, daha kaliteli bir uyku için düzenli uyku saatleri oluşturulmasını, uyku öncesi ekran kullanımının sınırlandırılmasını, uyku ortamının sessiz ve karanlık hale getirilmesini, kafein ve alkol tüketiminin azaltılmasını ve yatağın yalnızca uyku amacıyla kullanılmasını öneriyor. Uykusuzluğun basit bir alışkanlık sorunu değil, gerektiğinde tedavi edilmesi gereken ciddi bir sağlık meselesi olduğu bir kez daha vurgulanıyor.  
Uzmanlar, uykusuzluğun modern çağın en yaygın sağlık sorunlarından biri haline geldiğini belirterek yaşam kalitesine etkilerine dikkat çekiyor.

Modern yaşamın hızlanan temposu, artan stres düzeyi, yoğun ekran kullanımı ve düzensiz günlük alışkanlıklar, uyku kalitesini giderek daha fazla olumsuz etkiliyor. İnsan sağlığının temel yapı taşlarından biri olmasına rağmen uyku, günümüzde en çok ihmal edilen ihtiyaçlardan biri haline gelmiş durumda. Oysa uyku yalnızca dinlenme değil; bedensel, zihinsel ve duygusal yenilenmenin sürdürülebilmesi için hayati bir süreç olarak değerlendiriliyor.

Memorial Göztepe Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Ulviye Baghirova Nas, uykusuzluğun artık bireysel bir şikâyetin ötesine geçtiğini ve toplum sağlığını yakından ilgilendiren yaygın bir sorun haline geldiğini vurguluyor. Uykusuzluk; uykuya dalamama, gece boyunca sık uyanma ya da sabah erken saatlerde uyanıp yeniden uyuyamama gibi belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Özellikle orta yaş ve üzeri bireylerde, vardiyalı çalışanlarda, kadınlarda ve ek tıbbi ya da psikiyatrik rahatsızlığı bulunan kişilerde daha sık görülüyor.

Dünya genelinde yapılan araştırmalar, uykusuzluğun küresel ölçekte yaygın bir problem olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, uykunun yalnızca bireysel bir konfor meselesi değil; halk sağlığı açısından ele alınması gereken önemli bir başlık olduğunu gösteriyor.

Uzmanlara göre, zaman zaman yaşanan uykusuz geceler olağan kabul edilebilir. Ancak uyku sorunları haftalar boyunca devam ediyor ve gündüz saatlerinde yorgunluk, dikkat dağınıklığı, sinirlilik, isteksizlik ya da performans düşüklüğüne neden oluyorsa, bu durumun klinik olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi’nin kılavuzları da uykusuzluğun yalnızca geceyi değil; iş verimliliğini, zihinsel performansı ve duygusal dengeyi doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor.

Kaliteli uyku yalnızca hızlı uykuya dalmakla sınırlı değil. Uykunun bölünmeden, yeterli derinlikte ve süreklilik içinde devam etmesi büyük önem taşıyor. Sık bölünen uyku, sabahları dinlenmemiş uyanmaya ve gün boyu süren halsizliğe yol açabiliyor. Uzun vadede ise kronik uykusuzluk; depresyon, anksiyete, hafıza sorunları ve kalp-damar hastalıklarıyla ilişkilendiriliyor.

Uzmanlar, daha kaliteli bir uyku için düzenli uyku saatleri oluşturulmasını, uyku öncesi ekran kullanımının sınırlandırılmasını, uyku ortamının sessiz ve karanlık hale getirilmesini, kafein ve alkol tüketiminin azaltılmasını ve yatağın yalnızca uyku amacıyla kullanılmasını öneriyor.

Uykusuzluğun basit bir alışkanlık sorunu değil, gerektiğinde tedavi edilmesi gereken ciddi bir sağlık meselesi olduğu bir kez daha vurgulanıyor.


 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.