Sürekli Tatlı İsteği Diyabetin Sessiz Habercisi Olabilir

Yaşam 08.01.2026 - 12:40, Güncelleme: 08.01.2026 - 19:13 2425 kez okundu.
 

Sürekli Tatlı İsteği Diyabetin Sessiz Habercisi Olabilir

Beslenme Uzmanı Derya Eren, kontrolsüz tatlı isteğinin kan şekeri dengesine dair önemli bir uyarı olabileceğini ve diyabet riskine işaret edebileceğini söyledi.

Tatlı isteği çoğu zaman masum bir alışkanlık ya da küçük bir kaçamak olarak görülse de, bu durum bazı sağlık sorunlarının erken sinyali olabilir. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, özellikle sık ve kontrolsüz tatlı isteğinin, vücudun kan şekeri dengesine ilişkin önemli mesajlar verdiğini belirtti. Diyabette, kandaki şeker seviyesi yüksek olsa bile hücrelerin bu şekeri yeterince kullanamadığını ifade eden Eren, hücrelerin enerji açlığı yaşamasının tatlı isteğini artırabileceğini vurguladı. “Hücreler enerjiye ulaşamadığında beyin bu durumu açlık olarak algılar ve kişiyi daha fazla şekerli gıdaya yönlendirir. Bu nedenle sürekli tatlı isteği, göz ardı edilmemesi gereken bir uyarı olabilir” dedi. Birçok kişinin yoğun tatlı krizleri nedeniyle doktora başvurduğunu ve bu süreçte diyabet tanısı aldığını hatırlatan Eren, diyabetin giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti. Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun 2025 Diyabet Atlası verilerine göre Türkiye’nin Avrupa’da diyabet oranı en yüksek ülke konumunda olduğunu belirten Eren, “Avrupa’da her 10 yetişkinden biri diyabetliyken, Türkiye’de bu oran neredeyse her 6 yetişkinden bire çıkmış durumda. Son yıllarda yaşanan yüzde 170’lik artış, sorunun ciddiyetini açıkça ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı. Beynin temel enerji kaynağının glikoz olduğunu vurgulayan Eren, insülin direnci veya prediyabet gibi durumlarda glikozun hücre içine giremediğini söyledi. Bu durumda kan şekeri yüksek görünse bile beynin bunu enerji eksikliği olarak algıladığını belirten Eren, bunun ödül mekanizmasını tetikleyerek karbonhidrat ve tatlı tüketme isteğini artırdığını kaydetti. Paketli gıdalarda etiket okumanın hayati öneme sahip olduğuna da değinen Eren, “Ürünlerin ön yüzünde yer alan ‘şeker ilavesiz’ veya ‘diyabetik’ ifadeleri yanıltıcı olabilir. İçerik listesi ve besin değerleri incelenmediğinde gizli şekerler ve yüksek karbonhidrat oranları fark edilmez. Doğru ürün seçimi, kan şekeri kontrolünde belirleyici rol oynar” dedi. Diyabet hastaları için üretilen tatlandırıcıların da sınırsız tüketilemeyeceğini vurgulayan Eren, poliol grubu tatlandırıcıların bazı kişilerde sindirim sorunlarına yol açabildiğini, yapay tatlandırıcıların ise bağırsak mikrobiyotasını etkileyebileceğine dair bilimsel çalışmalar bulunduğunu aktardı. Dünya Sağlık Örgütü ve FDA’nın bu ürünler için günlük alım sınırlarına dikkat çektiğini belirten Eren, en güvenli yaklaşımın doğal ve dengeli bir beslenme düzeni içinde sınırlı tatlı tüketimi olduğunu ifade etti. Uzmanlar, özellikle sık tatlı isteği yaşayan bireylerin bu durumu basit bir alışkanlık olarak görmemesi, gerekli kontrolleri yaptırarak kan şekeri dengesini takip etmesi gerektiği konusunda uyarıyor.  
Beslenme Uzmanı Derya Eren, kontrolsüz tatlı isteğinin kan şekeri dengesine dair önemli bir uyarı olabileceğini ve diyabet riskine işaret edebileceğini söyledi.

Tatlı isteği çoğu zaman masum bir alışkanlık ya da küçük bir kaçamak olarak görülse de, bu durum bazı sağlık sorunlarının erken sinyali olabilir. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, özellikle sık ve kontrolsüz tatlı isteğinin, vücudun kan şekeri dengesine ilişkin önemli mesajlar verdiğini belirtti.

Diyabette, kandaki şeker seviyesi yüksek olsa bile hücrelerin bu şekeri yeterince kullanamadığını ifade eden Eren, hücrelerin enerji açlığı yaşamasının tatlı isteğini artırabileceğini vurguladı. “Hücreler enerjiye ulaşamadığında beyin bu durumu açlık olarak algılar ve kişiyi daha fazla şekerli gıdaya yönlendirir. Bu nedenle sürekli tatlı isteği, göz ardı edilmemesi gereken bir uyarı olabilir” dedi.

Birçok kişinin yoğun tatlı krizleri nedeniyle doktora başvurduğunu ve bu süreçte diyabet tanısı aldığını hatırlatan Eren, diyabetin giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti. Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun 2025 Diyabet Atlası verilerine göre Türkiye’nin Avrupa’da diyabet oranı en yüksek ülke konumunda olduğunu belirten Eren, “Avrupa’da her 10 yetişkinden biri diyabetliyken, Türkiye’de bu oran neredeyse her 6 yetişkinden bire çıkmış durumda. Son yıllarda yaşanan yüzde 170’lik artış, sorunun ciddiyetini açıkça ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

Beynin temel enerji kaynağının glikoz olduğunu vurgulayan Eren, insülin direnci veya pre diyabet gibi durumlarda glikozun hücre içine giremediğini söyledi. Bu durumda kan şekeri yüksek görünse bile beynin bunu enerji eksikliği olarak algıladığını belirten Eren, bunun ödül mekanizmasını tetikleyerek karbonhidrat ve tatlı tüketme isteğini artırdığını kaydetti.

Paketli gıdalarda etiket okumanın hayati öneme sahip olduğuna da değinen Eren, “Ürünlerin ön yüzünde yer alan ‘ şeker ilavesiz’ veya ‘diyabetik’ ifadeleri yanıltıcı olabilir. İçerik listesi ve besin değerleri incelenmediğinde gizli şekerler ve yüksek karbonhidrat oranları fark edilmez. Doğru ürün seçimi, kan şekeri kontrolünde belirleyici rol oynar” dedi.

Diyabet hastaları için üretilen tatlandırıcıların da sınırsız tüketilemeyeceğini vurgulayan Eren, poliol grubu tatlandırıcıların bazı kişilerde sindirim sorunlarına yol açabildiğini, yapay tatlandırıcıların ise bağırsak mikrobiyotasını etkileyebileceğine dair bilimsel çalışmalar bulunduğunu aktardı. Dünya Sağlık Örgütü ve FDA’nın bu ürünler için günlük alım sınırlarına dikkat çektiğini belirten Eren, en güvenli yaklaşımın doğal ve dengeli bir beslenme düzeni içinde sınırlı tatlı tüketimi olduğunu ifade etti.

Uzmanlar, özellikle sık tatlı isteği yaşayan bireylerin bu durumu basit bir alışkanlık olarak görmemesi, gerekli kontrolleri yaptırarak kan şekeri dengesini takip etmesi gerektiği konusunda uyarıyor.


 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.