Sosyal Medyada Yaş Sınırı Gündemde: Çocuklar İçin Yeni Dönem

Yaşam 07.01.2026 - 11:01, Güncelleme: 07.01.2026 - 16:56 570 kez okundu.
 

Sosyal Medyada Yaş Sınırı Gündemde: Çocuklar İçin Yeni Dönem

15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımını sınırlayan yasal düzenleme Meclis’e geliyor. Uzmanlar, yasağın tek başına yeterli olmayacağı uyarısında bulunuyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını sınırlandırmayı öngören yasal düzenlemenin ay sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulacağını açıkladı. Dünyada Avustralya örneğiyle tartışılmaya başlanan “sosyal medyada yaş sınırı” uygulaması, böylece Türkiye’nin de gündemine resmi olarak girmiş oldu. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğretim üyesi Duygu Temel, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkilerinin artık görmezden gelinemeyecek düzeyde olduğunu söyledi. Temel’e göre, yaklaşık 20 yıldır hayatımızda olan sosyal medya platformları, özellikle algoritmalar aracılığıyla kullanıcıları giderek daha uç ve riskli içeriklere yönlendirebiliyor. Algoritmaların yetişkinler için bile sorunlu olabildiğini belirten Temel, çocuklar ve gençler açısından bu riskin çok daha yüksek olduğuna dikkat çekti. Özellikle genç kızlarda beden algısına odaklanan içeriklerin, görünüş kaygısını artırabildiğini ve bunun yeme bozukluklarına kadar uzanan ciddi sonuçlar doğurabildiğini ifade etti. Bu çerçevede 15 yaş altına yönelik bir sosyal medya sınırlamasının, çocukları dijital dünyanın en problemli yönlerinden korumaya yönelik önleyici bir adım olarak değerlendirilebileceğini vurguladı. Ancak Temel, düzenlemenin yalnızca “yasak” ekseninde ele alınmasının yeterli olmayacağını da dile getirdi. Sosyal medyanın çocuklar için aynı zamanda sosyalleşme, aidiyet kurma ve kendini ifade etme alanı olduğunu hatırlatan Temel, “Bu nedenle katı ve cezalandırıcı bir yaklaşım yerine, çocukları korurken dijital medya okuryazarlığını güçlendiren bütüncül politikalara ihtiyaç var” dedi. Düzenlemenin hayata geçmesi durumunda çocukların dijital alışkanlıklarında bir dönüşüm yaşanabileceğini belirten Temel, bunun ekrandan tamamen kopuş anlamına gelmeyeceğini söyledi. Sosyal medya kullanımının ertelenmesiyle birlikte çocukların mesajlaşma uygulamaları, oyun platformları ve video içeriklerine yönelebileceğini ifade eden Temel, bu süreci “dijital göç” olarak tanımladı. Avustralya örneğine de değinen Temel, bu ülkede 16 yaş altı çocukların sosyal medya hesabı açmasının yasaklandığını ve Meta’nın bu kapsamda Facebook, Instagram ve Threads hesaplarını kapatmaya başladığını hatırlattı. Söz konusu düzenlemenin yalnızca Meta’yı değil, toplam 10 büyük platformu kapsadığını belirten Temel, sorumluluğun artık ebeveynlerden çok platformlara kaydığını vurguladı. Temel’e göre bu tür yasalar, çocukları dijital dünyadan tamamen koparmayı değil, daha güvenli ve kontrollü bir çevrimiçi deneyim sunmayı amaçlıyor. Türkiye’de gündeme gelen düzenlemenin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.     r Kelimeler:
15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımını sınırlayan yasal düzenleme Meclis’e geliyor. Uzmanlar, yasağın tek başına yeterli olmayacağı uyarısında bulunuyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını sınırlandırmayı öngören yasal düzenlemenin ay sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulacağını açıkladı. Dünyada Avustralya örneğiyle tartışılmaya başlanan “sosyal medyada yaş sınırı” uygulaması, böylece Türkiye’nin de gündemine resmi olarak girmiş oldu.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğretim üyesi Duygu Temel, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkilerinin artık görmezden gelinemeyecek düzeyde olduğunu söyledi. Temel’e göre, yaklaşık 20 yıldır hayatımızda olan sosyal medya platformları, özellikle algoritmalar aracılığıyla kullanıcıları giderek daha uç ve riskli içeriklere yönlendirebiliyor.

Algoritmaların yetişkinler için bile sorunlu olabildiğini belirten Temel, çocuklar ve gençler açısından bu riskin çok daha yüksek olduğuna dikkat çekti. Özellikle genç kızlarda beden algısına odaklanan içeriklerin, görünüş kaygısını artırabildiğini ve bunun yeme bozukluklarına kadar uzanan ciddi sonuçlar doğurabildiğini ifade etti. Bu çerçevede 15 yaş altına yönelik bir sosyal medya sınırlamasının, çocukları dijital dünyanın en problemli yönlerinden korumaya yönelik önleyici bir adım olarak değerlendirilebileceğini vurguladı.

Ancak Temel, düzenlemenin yalnızca “yasak” ekseninde ele alınmasının yeterli olmayacağını da dile getirdi. Sosyal medyanın çocuklar için aynı zamanda sosyalleşme, aidiyet kurma ve kendini ifade etme alanı olduğunu hatırlatan Temel, “Bu nedenle katı ve cezalandırıcı bir yaklaşım yerine, çocukları korurken dijital medya okuryazarlığını güçlendiren bütüncül politikalara ihtiyaç var” dedi.

Düzenlemenin hayata geçmesi durumunda çocukların dijital alışkanlıklarında bir dönüşüm yaşanabileceğini belirten Temel, bunun ekrandan tamamen kopuş anlamına gelmeyeceğini söyledi. Sosyal medya kullanımının ertelenmesiyle birlikte çocukların mesajlaşma uygulamaları, oyun platformları ve video içeriklerine yönelebileceğini ifade eden Temel, bu süreci “dijital göç” olarak tanımladı.

Avustralya örneğine de değinen Temel, bu ülkede 16 yaş altı çocukların sosyal medya hesabı açmasının yasaklandığını ve Meta’nın bu kapsamda Facebook, Instagram ve Threads hesaplarını kapatmaya başladığını hatırlattı. Söz konusu düzenlemenin yalnızca Meta’yı değil, toplam 10 büyük platformu kapsadığını belirten Temel, sorumluluğun artık ebeveynlerden çok platformlara kaydığını vurguladı.

Temel’e göre bu tür yasalar, çocukları dijital dünyadan tamamen koparmayı değil, daha güvenli ve kontrollü bir çevrimiçi deneyim sunmayı amaçlıyor. Türkiye’de gündeme gelen düzenlemenin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

 

 

r Kelimeler:

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.