Rıdvan UZ ; Devletler Kanunlarla Büyür, Adaletsizlikle Çöker

Ekonomi 15.01.2026 - 00:16, Güncelleme: 15.01.2026 - 00:29 600 kez okundu.
 

Rıdvan UZ ; Devletler Kanunlarla Büyür, Adaletsizlikle Çöker

İYİ Parti adına TBMM kürsüsünde konuşan Rıdvan Uzun, adalet, liyakat ve devlet aklına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti adına TBMM Genel Kurulu’nda söz alan Rıdvan Uzun, devlet yönetimi, adalet, liyakat ve “neme lazımcılık” kavramı üzerinden dikkat çeken ve sert uyarılar içeren bir konuşma yaptı. Uzun, adaletsizliğin devletleri içten çökerttiğini vurgularken, tarihsel örnekler üzerinden iktidara açık mesajlar verdi. İşte Rıdvan Uzun’un Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmanın tam metni:  Sayın Divan, Kıymetli Milletvekilleri, İYİ Parti grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle Büyük Türk Milleti’ni ve gazi meclisimizi saygıyla selamlıyorum. Yasa çıkarma elbette çok önemli. Ama aynı zamanda adil ve eşit uygulama, yasa çıkartmaktan çok daha önemlidir. Bu kürsüden Cumhurbaşkanımızda olması gereken 4 hasleti geçen günlerde yaptığım bir konuşmada arz etmiştim: Adaletli olması, güzel ahlaklı olması, cesur olması ve aklını iyi kullanması yönündeydi. Bugün içerik yönünden de bir devlet nasıl yönetilirse batarı sizlerle paylaşmak istiyorum. Kıymetli milletvekilleri, halkı yönetmek için insaf sahibi, adaletli bir devlet başkanına şiddetli ihtiyaç vardır. Halkın adaletli ve insaflı bir devlet başkanına olan ihtiyacı, kuraklık çeken ahalinin yağmura olan ihtiyacından çok daha fazladır. Çünkü yağmura ihtiyacın vakti ve zamanı vardır ama devlet başkanının idaresine muhtaç olmanın vakti ve zamanı yoktur. Millet her durum ve her zaman sürekli olarak devlet başkanının adaletine ihtiyaç duyar. Kıymetli milletvekilleri, halkın ahlak ve özellikleri birbirine zıtlık yönünden aynı yerde yetişmiş olan bitkilere benzer. Bazısı acı, bazısı tatlı, bazısı da zehirli olabilir. Acı ve zehirli olanları ayıklamazsanız, iyi olanın, tatlı olanın yetişmesine mani olur. Kuvvetlenmesine engel olur. Tatlı ve faydalı olan bitkilerin yaşamasına, gelişip büyümesine de engel teşkil eder. Bu apaçık bir gerçektir. Acı ve zararlı olanı yok ettikçe de tatlı ve faydalı olan türler artacağından, kuvvetleneceğinden güzellikler ve iyilikler de artmış olur. O zaman acı ve zararlı olanların temizlenmesi için iyi bir bahçıvana ihtiyaç olduğu kesin ve açıksa, aynı zamanda devleti yönetmek için de iyi bir devlet adamına ihtiyaç vardır. Halkın içerisinde bozguncu, bebek katili, asker, polis, kadın katili ve bayrak vatan düşmanları elbette vardır. Bunları temizlemek ve ayıklamak da devleti yönetenlerin asli görevidir. Yani tabiri caizse o bahçedeki ayrık otlarını temizlemek yerine gübre ve su verirseniz; yani açılım yapıp, komisyon kurup, kurucu önder deyip bunu yönetmeye kalkarsanız; toplumda mutluluk ve huzur yerine umutsuzluk ve yeis yüklersiniz, devlete güveni ortadan kaldırırsınız. Kıymetli milletvekilleri, devleti yöneten devlet başkanı ve erkânı şu 4 hususa çok dikkat etmelidir. Çünkü bunlar uygulanmazsa devleti ayakta tutmak mümkün olmaz: 1- Geçici zevk için eğlence peşine düşerek mühim işlerle uğraşmaktan uzak kalmak, kendini milletin önünde tutmaktır. 2- Liyakat ve ehliyet sahibi olmayan küçük insanları büyük hizmetler için işlerin başına getirmek; yani kurumlara liyakat sahibi olan insanları atamamaktır. Galiba bugünkü biraz bunun örneği gibi. 3- Güvenliği elden bırakmak. Yani akıl almaz bir şekilde askeri profesyonelleştirmek, asker sayısını azaltmak, süresini kısıtlamak; devletin yıkımına götüren üçüncü sebeptir. Ama dördüncüsü ve bence en önemlisi, neme lazımcılıktır. Nedir bu neme lazımcılık? Bir gün Kanuni Sultan Süleyman, devletin en güçlü olduğu, hazinenin çok parasının olduğu dönemde sadrazamına sordurur: “Yahya Efendi’ye sorun, bir devlet ne zaman batar?” Yahya Efendi tek bir cümle söyler: “Neme lazım dediğiniz zaman.” “Nedir bu neme lazımcılık, bunu biraz açsın” der. Bunun üzerine Yahya Efendi’den şöyle bir cevap gelir: Bir devlette zulüm yayılırsa, haksızlık, hukuksuzluk ve yolsuzluk sıradan bir hale gelirse, işitenler de neme lazım deyip uzaklaşırsa, sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yerse, bilenler de bunu söylemeyip susar ve gizlerse, fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin feryadı göklere çıkar da bunu taşlardan başkası işitmezse, işte o zaman devletin sonu görünür. Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır, halkın güven ve itimadı sarsılır, halkın umutları yok olur. Böylece devletin yıkılması mukadder ve kaçınılmaz hale gelir. Bakın, bu satırlar dün yazılmadı. Bu bir muhalefet bildirisi de değil. Bu Rıdvan Uzun bildirisi de değil. Bu bin yıllık, önceden beri günümüze gelen bir devlet aklı uyarısıdır. Devletler kanunlarla büyür ama adaletsizlikle çöker. Devlet aklı neymiş? Halk için, halktan yana, halka göre tavır almak; terörist affetmek değilmiş. Ve tarih, hatırlamayanlar için birçok ibretle doludur. Gazi meclisimizi saygıyla selamlıyorum.  
İYİ Parti adına TBMM kürsüsünde konuşan Rıdvan Uzun, adalet, liyakat ve devlet aklına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti adına TBMM Genel Kurulu’nda söz alan Rıdvan Uzun, devlet yönetimi, adalet, liyakat ve “neme lazımcılık” kavramı üzerinden dikkat çeken ve sert uyarılar içeren bir konuşma yaptı. Uzun, adaletsizliğin devletleri içten çökerttiğini vurgularken, tarihsel örnekler üzerinden iktidara açık mesajlar verdi. İşte Rıdvan Uzun’un Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmanın tam metni: 

Sayın Divan,
Kıymetli Milletvekilleri,

İYİ Parti grubu adına söz almış bulunmaktayım.

Bu vesileyle Büyük Türk Milleti’ni ve gazi meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

Yasa çıkarma elbette çok önemli. Ama aynı zamanda adil ve eşit uygulama, yasa çıkartmaktan çok daha önemlidir. Bu kürsüden Cumhurbaşkanımızda olması gereken 4 hasleti geçen günlerde yaptığım bir konuşmada arz etmiştim:
Adaletli olması, güzel ahlaklı olması, cesur olması ve aklını iyi kullanması yönündeydi.

Bugün içerik yönünden de bir devlet nasıl yönetilirse batarı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Kıymetli milletvekilleri, halkı yönetmek için insaf sahibi, adaletli bir devlet başkanına şiddetli ihtiyaç vardır. Halkın adaletli ve insaflı bir devlet başkanına olan ihtiyacı, kuraklık çeken ahalinin yağmura olan ihtiyacından çok daha fazladır. Çünkü yağmura ihtiyacın vakti ve zamanı vardır ama devlet başkanının idaresine muhtaç olmanın vakti ve zamanı yoktur. Millet her durum ve her zaman sürekli olarak devlet başkanının adaletine ihtiyaç duyar.

Kıymetli milletvekilleri, halkın ahlak ve özellikleri birbirine zıtlık yönünden aynı yerde yetişmiş olan bitkilere benzer. Bazısı acı, bazısı tatlı, bazısı da zehirli olabilir. Acı ve zehirli olanları ayıklamazsanız, iyi olanın, tatlı olanın yetişmesine mani olur. Kuvvetlenmesine engel olur. Tatlı ve faydalı olan bitkilerin yaşamasına, gelişip büyümesine de engel teşkil eder. Bu apaçık bir gerçektir.

Acı ve zararlı olanı yok ettikçe de tatlı ve faydalı olan türler artacağından, kuvvetleneceğinden güzellikler ve iyilikler de artmış olur. O zaman acı ve zararlı olanların temizlenmesi için iyi bir bahçıvana ihtiyaç olduğu kesin ve açıksa, aynı zamanda devleti yönetmek için de iyi bir devlet adamına ihtiyaç vardır.

Halkın içerisinde bozguncu, bebek katili, asker, polis, kadın katili ve bayrak vatan düşmanları elbette vardır. Bunları temizlemek ve ayıklamak da devleti yönetenlerin asli görevidir.

Yani tabiri caizse o bahçedeki ayrık otlarını temizlemek yerine gübre ve su verirseniz; yani açılım yapıp, komisyon kurup, kurucu önder deyip bunu yönetmeye kalkarsanız; toplumda mutluluk ve huzur yerine umutsuzluk ve yeis yüklersiniz, devlete güveni ortadan kaldırırsınız.

Kıymetli milletvekilleri, devleti yöneten devlet başkanı ve erkânı şu 4 hususa çok dikkat etmelidir. Çünkü bunlar uygulanmazsa devleti ayakta tutmak mümkün olmaz:

1- Geçici zevk için eğlence peşine düşerek mühim işlerle uğraşmaktan uzak kalmak, kendini milletin önünde tutmaktır.

2- Liyakat ve ehliyet sahibi olmayan küçük insanları büyük hizmetler için işlerin başına getirmek; yani kurumlara liyakat sahibi olan insanları atamamaktır. Galiba bugünkü biraz bunun örneği gibi.

3- Güvenliği elden bırakmak. Yani akıl almaz bir şekilde askeri profesyonelleştirmek, asker sayısını azaltmak, süresini kısıtlamak; devletin yıkımına götüren üçüncü sebeptir.

Ama dördüncüsü ve bence en önemlisi, neme lazımcılıktır.

Nedir bu neme lazımcılık?

Bir gün Kanuni Sultan Süleyman, devletin en güçlü olduğu, hazinenin çok parasının olduğu dönemde sadrazamına sordurur:
“Yahya Efendi’ye sorun, bir devlet ne zaman batar?”

Yahya Efendi tek bir cümle söyler:
“Neme lazım dediğiniz zaman.”

“Nedir bu neme lazımcılık, bunu biraz açsın” der. Bunun üzerine Yahya Efendi’den şöyle bir cevap gelir:

Bir devlette zulüm yayılırsa,
haksızlık, hukuksuzluk ve yolsuzluk sıradan bir hale gelirse,
işitenler de neme lazım deyip uzaklaşırsa,
sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yerse,
bilenler de bunu söylemeyip susar ve gizlerse,
fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin feryadı göklere çıkar da bunu taşlardan başkası işitmezse,
işte o zaman devletin sonu görünür.

Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır, halkın güven ve itimadı sarsılır, halkın umutları yok olur. Böylece devletin yıkılması mukadder ve kaçınılmaz hale gelir.

Bakın, bu satırlar dün yazılmadı. Bu bir muhalefet bildirisi de değil. Bu Rıdvan Uzun bildirisi de değil. Bu bin yıllık, önceden beri günümüze gelen bir devlet aklı uyarısıdır.

Devletler kanunlarla büyür ama adaletsizlikle çöker.

Devlet aklı neymiş?
Halk için, halktan yana, halka göre tavır almak; terörist affetmek değilmiş.

Ve tarih, hatırlamayanlar için birçok ibretle doludur.

Gazi meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.