Genetik Testler ve Yapay Zekâ Tıpta Yeni Bir Dönemi Başlatıyor
Genetik Testler ve Yapay Zekâ Tıpta Yeni Bir Dönemi Başlatıyor
Uzmanlara göre genetik testler ve yapay zekâ, erken tanıdan kişiye özel tedaviye kadar sağlık hizmetlerinde
Uzmanlara göre genetik testler ve yapay zekâ, erken tanıdan kişiye özel tedaviye kadar sağlık hizmetlerinde
Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik (İngilizce) Bölümü öğretim üyesi Sevim Işık, genetik testler, yapay zekâ ve kişiye özel tıp uygulamalarının sağlık alanında yarattığı dönüşüme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Işık, genetik biliminin artık yalnızca hastalık teşhisiyle sınırlı kalmadığını, önleyici sağlık ve kişiselleştirilmiş tedavi süreçlerinin merkezine yerleştiğini vurguladı.
Genetik profil ya da gen haritasının, bireyin DNA’sındaki genetik çeşitliliklerin ve mutasyonların kapsamlı bir analizi olduğunu belirten Işık, bu alanda en sık kullanılan yöntemlerin WES (Tüm Ekzom Dizileme) ve WGS (Tüm Genom Dizileme) olduğunu söyledi. WES’in protein kodlayan bölgeleri incelediğini, WGS’in ise tüm genetik yapıyı ayrıntılı biçimde taradığını ifade eden Işık, bu analizlerin kan, tükürük ya da yanak içi sürüntü örneklerinden elde edilen DNA üzerinden gerçekleştirildiğini aktardı.
Genetik testlerin, bireyin hastalıklara yatkınlığını, metabolizma özelliklerini ve ilaçlara vereceği yanıtı ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Işık, bu verilerin erken tanı ve kişiye özel tedavi planlarının oluşturulmasında kritik rol oynadığını söyledi. Özellikle diyabet, Alzheimer, Parkinson, meme ve kolon kanseri gibi hastalıklar için genetik risklerin yıllar öncesinden hesaplanabildiğini dile getirdi.
Yapay zekânın, büyük genetik veri setlerinin analizinde insan kapasitesinin çok ötesinde bir hız ve doğruluk sunduğunu belirten Işık, gelişmiş algoritmalar sayesinde hastalık risk puanlarının hesaplanabildiğini, ilaç direnci ve yan etkilerin önceden öngörülebildiğini ifade etti. Gelecekte yapay zekânın, bireyin genetik haritasına dayalı bir “kişisel sağlık asistanı” gibi çalışabileceğini söyledi.
Genetik verilerin yalnızca tedavi değil, önleyici sağlık açısından da yol gösterici olduğunu vurgulayan Işık, beslenme, egzersiz, uyku ve stres yönetiminin kişiye özel olarak planlanabildiğini kaydetti. Özellikle nöropsikiyatrik hastalıklarda farmako genetik testlerin ilaç seçiminde önemli avantaj sağladığını belirten Işık, yan etkilerin azaldığını ve tedavi sürecinin hızlandığını söyledi.
Türkiye’de genetik testlere erişimin giderek arttığını ancak yaygınlaşması için devlet desteği ve üniversite-özel sektör iş birliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Işık, önümüzdeki 10 yıl içinde genetik testlerin aile hekimliği sistemine entegre edilebileceğini öngördü.
Son olarak genom bilgisinin kimlik kartı kadar önemli bir kişisel veri haline geldiğini vurgulayan Işık, maliyetlerin hızla düştüğünü ve yakın gelecekte herkesin genetik profilini bilmesinin sıradan hale gelebileceğini belirtti. Ancak etik, gizlilik ve veri güvenliği konularının da titizlikle ele alınması gerektiğinin altını çizdi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
