Geçmeyen İshal ve Karın Ağrısı Alarm Veriyor: İBH Göz Ardı Edilmemeli

Yaşam 08.01.2026 - 10:27, Güncelleme: 08.01.2026 - 19:15 2029 kez okundu.
 

Geçmeyen İshal ve Karın Ağrısı Alarm Veriyor: İBH Göz Ardı Edilmemeli

Uzmanlar, dışkıda kan, gece uyandıran ishal ve tekrarlayan karın ağrısının inflamatuar bağırsak hastalığının erken belirtisi olabileceği uyarısında bulundu.

Karın ağrısı, uzun süren ishal ve dışkıda kan gibi şikâyetler çoğu zaman geçici bir sindirim sorunu olarak değerlendirilse de, bu belirtiler bazı durumlarda ciddi bir hastalığın habercisi olabiliyor. Özellikle genç yaşlarda ortaya çıkan ve yaşam boyu sürebilen İnflamatuar Bağırsak Hastalığı (İBH), erken tanı ve tedavi edilmediğinde bağırsaklarda kalıcı hasarlara yol açabiliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Ekrem Aslan, son yıllarda görülme sıklığı giderek artan İBH hakkında önemli uyarılarda bulundu. Aslan, hastalığın çoğu zaman sessiz ilerlediğini, belirtilerin hafife alınmasının tanıyı geciktirdiğini ve bunun da bağırsak sağlığını ciddi biçimde tehdit ettiğini belirtti. Toplumda “iltihabi bağırsak hastalığı” olarak bilinen İBH’nin, bağışıklık sisteminin bağırsak dokusuna zarar vermesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu ifade eden Aslan, hastalığın Crohn Hastalığı ve Ülseratif Kolit olmak üzere iki ana grupta incelendiğini söyledi. Türkiye’de özellikle son yıllarda vaka sayılarında belirgin bir artış yaşandığını vurgulayan Aslan, erken farkındalığın hayati önem taşıdığına dikkat çekti. İBH’nin alevlenmeler ve sakin dönemlerle seyreden uzun süreli bir hastalık olduğunu belirten Aslan, “Her gün yaşanan ishal, tekrarlayan karın ağrıları ve dışkıda kan gibi belirtiler basit bir sindirim problemi olarak görülmemeli” dedi. Özellikle gece uykudan uyandıran ishalin, kramp tarzı karın ağrılarının ve mukuslu ya da kanlı dışkılamanın önemli uyarı işaretleri olduğunu dile getirdi. Uzmanlara göre İBH’de sık görülen belirtiler arasında; kronik ishal, karın ağrısı, dışkıda kan, açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık, sürekli halsizlik, eklem ağrıları, gözde kızarıklık ve cilt döküntüleri yer alıyor. Bu belirtilerden bir ya da birkaçının uzun süre devam etmesi halinde mutlaka gastroenteroloji uzmanına başvurulması gerektiği vurgulanıyor. Hastalığın gelişiminde genetik yatkınlık, bağışıklık sisteminin düzensiz tepkisi, sigara kullanımı, antibiyotikler, Batı tipi beslenme, stres ve bağırsak mikrobiyotasındaki bozulmaların etkili olabildiğini belirten Aslan, özellikle genç erişkinlerde daha sık görülmesinin sosyal yaşam ve iş gücü açısından önemli sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Tanıda kolonoskopi ve biyopsinin temel yöntemler olduğunu aktaran Aslan, dışkıda kalprotektin testi, kan tahlilleri ve görüntüleme yöntemlerinin de süreci desteklediğini söyledi. İBH’nin tamamen ortadan kaldırılamasa da modern tedavilerle kontrol altına alınabildiğini vurgulayan Aslan, uygun tedaviyle alevlenmelerin azaltılabildiğini ve hastaların uzun süre normal yaşamlarını sürdürebildiğini dile getirdi. Uzmanlar, İBH hastalarının sigaradan uzak durması, beslenmeye dikkat etmesi, stres yönetimini öğrenmesi ve düzenli doktor kontrollerini aksatmaması gerektiğini belirtiyor. Erken başvurunun ise hastalığın seyrini belirleyen en kritik adım olduğu vurgulanıyor.  
Uzmanlar, dışkıda kan, gece uyandıran ishal ve tekrarlayan karın ağrısının inflamatuar bağırsak hastalığının erken belirtisi olabileceği uyarısında bulundu.

Karın ağrısı, uzun süren ishal ve dışkıda kan gibi şikâyetler çoğu zaman geçici bir sindirim sorunu olarak değerlendirilse de, bu belirtiler bazı durumlarda ciddi bir hastalığın habercisi olabiliyor. Özellikle genç yaşlarda ortaya çı kan ve yaşam boyu sürebilen İnflamatuar Bağırsak Hastalığı (İBH), erken tanı ve tedavi edilmediğinde bağırsaklarda kalıcı hasarlara yol açabiliyor.

Memorial Ataşehir Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Ekrem Aslan, son yıllarda görülme sıklığı giderek artan İBH hakkında önemli uyarılarda bulundu. Aslan, hastalığın çoğu zaman sessiz ilerlediğini, belirtilerin hafife alınmasının tanıyı geciktirdiğini ve bunun da bağırsak sağlığını ciddi biçimde tehdit ettiğini belirtti.

Toplumda “iltihabi bağırsak hastalığı” olarak bilinen İBH’nin, bağışıklık sisteminin bağırsak dokusuna zarar vermesiyle ortaya çı kan kronik bir hastalık olduğunu ifade eden Aslan, hastalığın Crohn Hastalığı ve Ülseratif Kolit olmak üzere iki ana grupta incelendiğini söyledi. Türkiye’de özellikle son yıllarda vaka sayılarında belirgin bir artış yaşandığını vurgulayan Aslan, erken farkındalığın hayati önem taşıdığına dikkat çekti.

İBH’nin alevlenmeler ve sakin dönemlerle seyreden uzun süreli bir hastalık olduğunu belirten Aslan, “Her gün yaşanan ishal, tekrarlayan karın ağrıları ve dışkıda kan gibi belirtiler basit bir sindirim problemi olarak görülmemeli” dedi. Özellikle gece uykudan uyandıran ishalin, kramp tarzı karın ağrılarının ve mukuslu ya da kanlı dışkılamanın önemli uyarı işaretleri olduğunu dile getirdi.

Uzmanlara göre İBH’de sık görülen belirtiler arasında; kronik ishal, karın ağrısı, dışkıda kan, açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık, sürekli halsizlik, eklem ağrıları, gözde kızarıklık ve cilt döküntüleri yer alıyor. Bu belirtilerden bir ya da birkaçının uzun süre devam etmesi halinde mutlaka gastroenteroloji uzmanına başvurulması gerektiği vurgulanıyor.

Hastalığın gelişiminde genetik yatkınlık, bağışıklık sisteminin düzensiz tepkisi, sigara kullanımı, antibiyotikler, Batı tipi beslenme, stres ve bağırsak mikrobiyotasındaki bozulmaların etkili olabildiğini belirten Aslan, özellikle genç erişkinlerde daha sık görülmesinin sosyal yaşam ve iş gücü açısından önemli sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Tanıda kolonoskopi ve biyopsinin temel yöntemler olduğunu aktaran Aslan, dışkıda kalprotektin testi, kan tahlilleri ve görüntüleme yöntemlerinin de süreci desteklediğini söyledi. İBH’nin tamamen ortadan kaldırılamasa da modern tedavilerle kontrol altına alınabildiğini vurgulayan Aslan, uygun tedaviyle alevlenmelerin azaltılabildiğini ve hastaların uzun süre normal yaşamlarını sürdürebildiğini dile getirdi.

Uzmanlar, İBH hastalarının sigaradan uzak durması, beslenmeye dikkat etmesi, stres yönetimini öğrenmesi ve düzenli doktor kontrollerini aksatmaması gerektiğini belirtiyor. Erken başvurunun ise hastalığın seyrini belirleyen en kritik adım olduğu vurgulanıyor.


 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.