Gece Omuz Ağrısı Ciddiye Alınmalı: Donuk Omuz Sessiz İlerliyor

Yaşam 09.01.2026 - 11:29, Güncelleme: 09.01.2026 - 19:17 4256 kez okundu.
 

Gece Omuz Ağrısı Ciddiye Alınmalı: Donuk Omuz Sessiz İlerliyor

Geceleri artan omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığı donuk omuzun habercisi olabilir. Uzmanlar erken tanının hayati olduğuna dikkat çekiyor.

Geceleri omuzda başlayan hafif bir ağrının zamanla kolu kaldırmayı zorlaştırması, halk arasında “donuk omuz” olarak bilinen ciddi bir sorunun ilk işareti olabilir. Tıbbi adıyla adeziv kapsülit olarak tanımlanan donuk omuz sendromu; omuz ekleminde ağrı, sertlik ve ilerleyici hareket kısıtlılığıyla seyreden, yaşam kalitesini ciddi biçimde düşüren bir tablo olarak öne çıkıyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Gökşen Gökşenoğlu, donuk omuzda erken teşhisin kritik olduğunu vurgulayarak, tedavide geç kalınması durumunda iyileşme sürecinin uzadığını ve kalıcı hareket kısıtlılığı gelişebildiğini belirtiyor. Gökşenoğlu, “2–3 haftadan uzun süren omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığı varsa mutlaka bir hekime başvurulmalı” uyarısında bulunuyor. Toplum genelinde görülme sıklığı yüzde 2–5 arasında değişen donuk omuz sendromu, son yıllarda giderek daha genç yaşlarda ortaya çıkıyor. Hareketsiz yaşam tarzı, diyabet ve tiroit hastalıklarının artışı, omuz yaralanmaları veya ameliyatlar sonrası uzun süreli hareketsizlik bu artışta önemli rol oynuyor. Daha önce 40 yaş altında nadir görülen tablo, günümüzde 30’lu yaşlarda da daha sık saptanıyor. Özellikle 40 yaş üzerindeki kadınlarda riskin erkeklere göre 2–4 kat daha fazla olduğu ifade ediliyor. Donuk omuz genellikle geceleri artan ağrıyla başlıyor. Hastalık ilerledikçe omuz eklem kapsülünde kalınlaşma ve sertleşme meydana geliyor. Bunun sonucunda kolu yukarı kaldırmak, giyinmek, saç taramak veya araba kullanmak gibi günlük aktiviteler giderek zorlaşıyor. Ağrıya bağlı uyku bozuklukları ise kronik yorgunluk ve ruhsal dalgalanmalara yol açabiliyor. Tedavide amaç, ağrıyı azaltmak ve omuz hareket açıklığını geri kazandırmak. İlk basamakta fizik tedavi uygulamaları ve ilaç tedavisi tercih ediliyor. Germe ve güçlendirme egzersizleriyle omuz hareketliliği artırılırken, gerekli durumlarda eklem içine yapılan enjeksiyonlarla ağrı kontrol altına alınabiliyor. İleri vakalarda ise hidrodilatasyon yöntemi devreye giriyor. Son yıllarda öne çıkan hidrodilatasyon, omuz eklemi içine sıvı verilerek kapsülün kontrollü şekilde genişletilmesini amaçlayan minimal invaziv bir yöntem olarak dikkat çekiyor. Doç. Dr. Gökşenoğlu, bu yöntemin fizyoterapiyle birlikte uygulandığında ağrıyı hızla azalttığını ve cerrahi ihtiyacını önemli ölçüde düşürdüğünü belirtiyor. Erken tanı ve doğru tedaviyle hastaların büyük bölümünün omuz fonksiyonlarını geri kazanabildiğini vurgulayan uzmanlar, omuz ağrısının ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.    
Geceleri artan omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığı donuk omuzun habercisi olabilir. Uzmanlar erken tanının hayati olduğuna dikkat çekiyor.

Geceleri omuzda başlayan hafif bir ağrının zamanla kolu kaldırmayı zorlaştırması, halk arasında “ donuk omuz” olarak bilinen ciddi bir sorunun ilk işareti olabilir. Tıbbi adıyla adeziv kapsülit olarak tanımlanan donuk omuz sendromu; omuz ekleminde ağrı, sertlik ve ilerleyici hareket kısıtlılığıyla seyreden, yaşam kalitesini ciddi biçimde düşüren bir tablo olarak öne çıkıyor.

Acıbadem Kartal Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Gökşen Gökşenoğlu, donuk omuzda erken teşhisin kritik olduğunu vurgulayarak, tedavide geç kalınması durumunda iyileşme sürecinin uzadığını ve kalıcı hareket kısıtlılığı gelişebildiğini belirtiyor. Gökşenoğlu, “2–3 haftadan uzun süren omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığı varsa mutlaka bir hekime başvurulmalı” uyarısında bulunuyor.

Toplum genelinde görülme sıklığı yüzde 2–5 arasında değişen donuk omuz sendromu, son yıllarda giderek daha genç yaşlarda ortaya çıkıyor. Hareketsiz yaşam tarzı, diyabet ve tiroit hastalıklarının artışı, omuz yaralanmaları veya ameliyatlar sonrası uzun süreli hareketsizlik bu artışta önemli rol oynuyor. Daha önce 40 yaş altında nadir görülen tablo, günümüzde 30’lu yaşlarda da daha sık saptanıyor. Özellikle 40 yaş üzerindeki kadınlarda riskin erkeklere göre 2–4 kat daha fazla olduğu ifade ediliyor.

Donuk omuz genellikle geceleri artan ağrıyla başlıyor. Hastalık ilerledikçe omuz eklem kapsülünde kalınlaşma ve sertleşme meydana geliyor. Bunun sonucunda kolu yukarı kaldırmak, giyinmek, saç taramak veya araba kullanmak gibi günlük aktiviteler giderek zorlaşıyor. Ağrıya bağlı uyku bozuklukları ise kronik yorgunluk ve ruhsal dalgalanmalara yol açabiliyor.

Tedavide amaç, ağrıyı azaltmak ve omuz hareket açıklığını geri kazandırmak. İlk basamakta fizik tedavi uygulamaları ve ilaç tedavisi tercih ediliyor. Germe ve güçlendirme egzersizleriyle omuz hareketliliği artırılırken, gerekli durumlarda eklem içine yapılan enjeksiyonlarla ağrı kontrol altına alınabiliyor. İleri vakalarda ise hidrodilatasyon yöntemi devreye giriyor.

Son yıllarda öne çıkan hidrodilatasyon, omuz eklemi içine sıvı verilerek kapsülün kontrollü şekilde genişletilmesini amaçlayan minimal invaziv bir yöntem olarak dikkat çekiyor. Doç. Dr. Gökşenoğlu, bu yöntemin fizyoterapiyle birlikte uygulandığında ağrıyı hızla azalttığını ve cerrahi ihtiyacını önemli ölçüde düşürdüğünü belirtiyor.

Erken tanı ve doğru tedaviyle hastaların büyük bölümünün omuz fonksiyonlarını geri kazanabildiğini vurgulayan uzmanlar, omuz ağrısının ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.