Enerjide Alarm Zilleri: Dışa Bağımlılık ve Fosil Yakıt Ağırlığı Sürüyor
Enerjide Alarm Zilleri: Dışa Bağımlılık ve Fosil Yakıt Ağırlığı Sürüyor
Arş. Gör. Begüm Çetin, Türkiye’nin en acil enerji sorununun dışa bağımlılık olduğunu vurgulayarak yenilenebilir enerji ve tasarrufun artık zorunluluk hâline geldiğini söyledi.
Arş. Gör. Begüm Çetin, Türkiye’nin en acil enerji sorununun dışa bağımlılık olduğunu vurgulayarak yenilenebilir enerji ve tasarrufun artık zorunluluk hâline geldiğini söyledi.
Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği (İngilizce) Bölümü Araştırma Görevlisi Begüm Çetin, 5–11 Ocak Enerji Tasarrufu Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin enerji görünümüne ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Çetin, ülkenin en temel enerji sorununun dışa bağımlılık ve fosil yakıt ağırlıklı üretim yapısı olduğunu belirtti.
Türkiye’de karbon emisyonu yüksek, çevresel maliyeti fazla ve iklim krizini derinleştiren fosil yakıtların hâlen yaygın biçimde kullanıldığını ifade eden Çetin, yeşil geleceğin ancak sürdürülebilir ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla mümkün olabileceğini vurguladı. Artan nüfusla birlikte enerji arz-talep dengesinin daha da kritik hâle geldiğini belirten Çetin, dışa bağımlılığı azaltacak ve enerji güvenliğini sağlayacak dönüşümün kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının Türkiye açısından büyük bir potansiyel sunduğuna dikkat çeken Çetin, ülkenin coğrafi ve jeolojik yapısının bu alanda önemli avantajlar sağladığını ifade etti. Son verilere göre kurulu güçte yenilenebilir kaynakların önemli bir paya sahip olduğunu belirten Çetin, hidrolik enerjinin ilk sırada yer aldığını, bunu güneş, rüzgâr ve jeotermal enerjinin izlediğini aktardı.
Nükleer enerjinin de sürdürülebilirlik çerçevesinde değerlendirilmesi gereken bir kaynak olduğunu dile getiren Çetin, özellikle atık yönetimi ve santral güvenliği konularının kritik önem taşıdığını vurguladı. Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali olan Akkuyu Nükleer Santrali’nin önümüzdeki yıl devreye alınmasının planlandığını hatırlattı.
Enerji dönüşümünün yalnızca üretimle sınırlı olmadığını belirten Çetin, dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerinin bu sürecin önemli bir parçası hâline geldiğini söyledi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun 2026 yılı itibarıyla akıllı sayaç uygulamalarını devreye almayı planladığını ifade eden Çetin, bu teknolojilerin akıllı şebekeler ve akıllı şehirler için temel altyapıyı oluşturacağını dile getirdi.
Enerji tasarrufu ile enerji verimliliğinin sıklıkla karıştırıldığını da belirten Çetin, tasarrufun tüketimi azaltmaya, verimliliğin ise aynı hizmetin daha az enerjiyle sağlanmasına odaklandığını söyledi. Isı yalıtımı, verimli aydınlatma, düzenli cihaz bakımı ve akıllı ölçüm sistemlerinin her iki alanda da önemli katkı sunduğunu vurguladı.
Konutlarda enerji kayıplarının büyük bölümünün yetersiz yalıtım, verimsiz cihaz kullanımı ve yanlış aydınlatmadan kaynaklandığını ifade eden Çetin, kış aylarında alınabilecek basit önlemlerle ciddi tasarruf sağlanabileceğini dile getirdi. Kullanılmayan cihazların prizden çekilmesi, enerji tasarruflu ampullerin tercih edilmesi ve akıllı sayaçların yaygınlaştırılması öneriler arasında yer aldı.
Enerji tasarrufunun yalnızca bireysel bir sorumluluk olmadığını vurgulayan Çetin, yerel ve merkezi yönetimlerin de bu süreçte aktif rol alması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda enerji dönüşümünün hızlandırıldığını hatırlatan Çetin, tasarrufun artık tercih değil zorunluluk hâline geldiğini ifade etti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
