Dinlenmeden Uyanıyorsanız Uyarı: Uyku Bozuklukları Hayati Risk Taşıyor

Yaşam 15.01.2026 - 13:12, Güncelleme: 15.01.2026 - 13:12 406 kez okundu.
 

Dinlenmeden Uyanıyorsanız Uyarı: Uyku Bozuklukları Hayati Risk Taşıyor

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, dinlenmeden uyanmanın bile ciddi bir uyku bozukluğunun işareti olabileceğini söyledi.

Sabahları yeterli süre uyumasına rağmen dinlenmeden uyanan, gün içinde halsizlik ve dikkat dağınıklığı yaşayan bireylerin bu durumu hafife almaması gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre uyku bozuklukları, yalnızca yaşam kalitesini düşürmekle kalmıyor; tedavi edilmediğinde kalp krizi, felç ve ciddi nörolojik sorunlara kadar uzanan riskler barındırıyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, uyku bozukluklarının tanı ve tedavi süreciyle ilgili önemli uyarılarda bulundu. Uyku bozukluklarının tanısında en güvenilir yöntemin polisomnografi (PSG) olduğunu belirten Prof. Dr. Metin, tanının yalnızca hastanın anlattıklarıyla değil, objektif testlerle desteklenmesi gerektiğini ifade etti. PSG testinde gece boyunca beyin dalgaları, solunum akımı, oksijen satürasyonu, kas aktiviteleri, göz hareketleri ve kalp ritminin eş zamanlı olarak kaydedildiğini aktaran Metin, bu yöntemle özellikle obstrüktif uyku apnesinin net şekilde teşhis edilebildiğini söyledi. Bu test sayesinde apne-hipopne indeksinin belirlenerek hastalığın hafif, orta ya da ağır düzeyde olup olmadığının ortaya konulduğunu vurguladı. Aşırı uyku haliyle seyreden narkolepsi gibi hastalıkların tanısında ise PSG’nin ardından uygulanan Çoklu Uyku Gecikme Testinin kullanıldığını belirten Metin, bu testle kişinin uykuya ne kadar sürede daldığının ve REM evresine anormal derecede erken girip girmediğinin ölçüldüğünü ifade etti. Narkolepside gündüz uykuya dalındığında doğrudan REM evresiyle uykuya geçilmesinin ayırt edici bir bulgu olduğunu söyledi. Ayrıca epilepsi şüphesi bulunan hastalarda, tüm gece video EEG tetkikiyle uykuda ortaya çıkan hareketlerin epilepsi kaynaklı olup olmadığının değerlendirilebildiğini kaydetti. Uyku laboratuvarlarında kullanılan ekipmanların tanıda büyük önem taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Metin, EEG ile beyin aktivitesinin, EMG ile kas hareketlerinin, solunum ve göğüs-karın sensörleriyle nefes alma düzeninin izlendiğini; EKG ile kalp ritminin, oksijen satürasyonu ölçümleriyle de kandaki oksijen düzeyinin takip edildiğini belirtti. Gerekli durumlarda CPAP ve BiPAP gibi solunum destek cihazlarının basınç ayarlarının da bu testler sayesinde belirlendiğini ifade etti. Uyku apnesinin sinsi bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Metin, tedavi edilmediğinde dikkat ve konsantrasyon bozukluklarının yanı sıra kalp krizi ve felç riskini ciddi şekilde artırdığını vurguladı. Gündüz aşırı uyuma halinin de mutlaka ciddiye alınması gerektiğini belirten Metin, “Sabah uyandığınızda kendinizi dinç hissetmiyorsanız, bu durum bile tek başına bir uyku bozukluğunun göstergesi olabilir. Uyku, sağlıklı bir yaşamın temelidir” dedi.  
Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, dinlenmeden uyanmanın bile ciddi bir uyku bozukluğunun işareti olabileceğini söyledi.

Sabahları yeterli süre uyumasına rağmen dinlenmeden uyanan, gün içinde halsizlik ve dikkat dağınıklığı yaşayan bireylerin bu durumu hafife almaması gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre uyku bozuklukları, yalnızca yaşam kalitesini düşürmekle kalmıyor; tedavi edilmediğinde kalp krizi, felç ve ciddi nörolojik sorunlara kadar uzanan riskler barındırıyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, uyku bozukluklarının tanı ve tedavi süreciyle ilgili önemli uyarılarda bulundu.

Uyku bozukluklarının tanısında en güvenilir yöntemin polisomnografi (PSG) olduğunu belirten Prof. Dr. Metin, tanının yalnızca hastanın anlattıklarıyla değil, objektif testlerle desteklenmesi gerektiğini ifade etti. PSG testinde gece boyunca beyin dalgaları, solunum akımı, oksijen satürasyonu, kas aktiviteleri, göz hareketleri ve kalp ritminin eş zamanlı olarak kaydedildiğini aktaran Metin, bu yöntemle özellikle obstrüktif uyku apnesinin net şekilde teşhis edilebildiğini söyledi. Bu test sayesinde apne-hipopne indeksinin belirlenerek hastalığın hafif, orta ya da ağır düzeyde olup olmadığının ortaya konulduğunu vurguladı.

Aşırı uyku haliyle seyreden narkolepsi gibi hastalıkların tanısında ise PSG’nin ardından uygulanan Çoklu Uyku Gecikme Testinin kullanıldığını belirten Metin, bu testle kişinin uykuya ne kadar sürede daldığının ve REM evresine anormal derecede erken girip girmediğinin ölçüldüğünü ifade etti. Narkolepside gündüz uykuya dalındığında doğrudan REM evresiyle uykuya geçilmesinin ayırt edici bir bulgu olduğunu söyledi. Ayrıca epilepsi şüphesi bulunan hastalarda, tüm gece video EEG tetkikiyle uykuda ortaya çıkan hareketlerin epilepsi kaynaklı olup olmadığının değerlendirilebildiğini kaydetti.

Uyku laboratuvarlarında kullanılan ekipmanların tanıda büyük önem taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Metin, EEG ile beyin aktivitesinin, EMG ile kas hareketlerinin, solunum ve göğüs-karın sensörleriyle nefes alma düzeninin izlendiğini; EKG ile kalp ritminin, oksijen satürasyonu ölçümleriyle de kandaki oksijen düzeyinin takip edildiğini belirtti. Gerekli durumlarda CPAP ve BiPAP gibi solunum destek cihazlarının basınç ayarlarının da bu testler sayesinde belirlendiğini ifade etti.

Uyku apnesinin sinsi bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Metin, tedavi edilmediğinde dikkat ve konsantrasyon bozukluklarının yanı sıra kalp krizi ve felç riskini ciddi şekilde artırdığını vurguladı. Gündüz aşırı uyuma halinin de mutlaka ciddiye alınması gerektiğini belirten Metin, “Sabah uyandığınızda kendinizi dinç hissetmiyorsanız, bu durum bile tek başına bir uyku bozukluğunun göstergesi olabilir. Uyku, sağlıklı bir yaşamın temelidir” dedi.


 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.