Başkan Akgün: ‘3 Mayıs’ın Taşıdığı Anlam Derinliğini Anlamalıyız’
Dünya
02.05.2026 - 20:58, Güncelleme:
02.05.2026 - 20:58 1306 kez okundu.
Başkan Akgün: ‘3 Mayıs’ın Taşıdığı Anlam Derinliğini Anlamalıyız’
Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Başkanı Metin Akgün, 3 Mayıs Türkçülük Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.
3 Mayıs’ın taşıdığı anlam derinliğinin doğru kavranması gerektiğini ifade eden Başkan Akgün, mesajında şu değerlendirmelerde bulundu:
Günümüzde kural tanımaz küresel eşkıyalar, çıkarları doğrultusunda dünyanın her yönüne saldırmaktan çekinmemektedir. Böyle bir ortamda hedefte olduğumuzun bilinciyle hareket etmek zorundayız. Millî şuurun, dış etkilere ve yozlaşmaya karşı korunması hayati önem taşımaktadır. Bu anlayışla, necip milletimizin itibarlı bir uyanışı olan 3 Mayıs Türkçülük Günü’nü idrak ediyoruz.
3 Mayıs’ı anlamak için tarihsel arka planını hatırlamak gerekir. Nihal Atsız, dönemin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu’na yazdığı açık mektuplarda, özellikle Millî Eğitim camiası içerisinde yürütülen yıkıcı faaliyetlere dikkat çekmiştir. Daha önce Türkçü olduğunu ifade eden Başbakan’ı, gerekli tedbirleri almaya davet etmiştir.
Bu sürecin devamında, 19 Mayıs Bayramı kutlamalarında Millî Şef tarafından Nihal Atsız ve arkadaşları; Zeki Velidi Togan, Alparslan Türkeş, Fethi Tevetoğlu, Reha Oğuz Türkkan, Hüseyin Namık Orkun, Hasan Ferit Cansever, Nejdet Sançar ve Zeki Sofuoğlu, ırkçılık ve Turancılık yapmakla suçlanmıştır. Türkiye’nin komşularıyla, özellikle Sovyetler Birliği ile arasını açmaya çalıştıkları iddia edilmiştir. Bu isimler yargılanmış, ağır zulümlere maruz kalmış ve tabutluklarda işkence görmüşlerdir. Bu fedakârlıkla yürütülen mücadeleyi bugün saygıyla anıyoruz.
3 Mayıs, Nihal Atsız’ın ifadesiyle Türkçülerin ızdırabı ile yoğrulmuş bir dönüm noktasıdır: “3 Mayıs 1944, Türkçülerin ızdırabı ile yoğrulmuş bir dönüm günüdür.”
Türkçülük fikri, Osmanlı Devleti’nin çöküş döneminde yok olmanın eşiğine gelen bir milletin var olma mücadelesidir.
“Türküm, doğruyum, çalışkanım” sözleriyle başlayan ANDIMIZI yıllarca okuduk. Ancak Türk olmanın ne anlama geldiğini, bu kavramın kültürel ve tarihsel derinliğini çocuklarımıza yeterince anlatamadık.
Bugün yaşadığımız sorunlar, “Türk” kelimesinin töreyi, kültürü ve medeniyet birikimini kapsayan anlamını aktaramayışımızın bir sonucu değil midir?
Bu necip milletin dünya medeniyetine sunduğu katkıları, İslâm’a hizmette ulaştığı zirveyi ve Resûlullah’ın (sav) övgüsüne mazhar oluşunu anlatamamak, bugün yaşanan sosyal çözülmenin temel nedenlerinden biri değil midir?
Türk’üm demekten utanmanın normalleştirildiği dönemler tarihte yaşanmıştır. 1944 yılında, Sovyetler Birliği’ne şirin görünmek adına Türk’üm diyenler ağır bedeller ödemiştir. Bu süreç, “1944 Olayları” ya da “Türkçülük Davası” olarak tarihe geçmiştir. Türkçü gençler, bu davaya gereken cevabı o gün vermiştir.
3 Mayıs’ta bu aziz millet gafletten uyanmıştır. Maskelerin ardındaki gerçek yüzler görülmüş, dost ile düşman ayrılmıştır. Hayaller dağılmış, gerçeğin sert yüzüyle yüzleşilmiştir.
Bugün, küresel eşkıyaların sınırsız ve çok yönlü saldırıları karşısında bir istiklal ve istikbal mücadelesi verilmektedir. Böyle bir dönemde Türk Milleti ve Türk Devleti olarak ayrışmayı bir kenara bırakmak zorundayız. Birlik ve beraberlik içinde hareket etmek artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Küresel eşkıyalığa soyunanlara karşı, mütekabiliyet esasına dayalı ve kararlı bir duruş sergilenmelidir. Bununla birlikte, iç yapımızdaki birlik ve beraberliğin sürekliliği mutlaka sağlanmalıdır. Millî birlik ve beraberlik ülküsüne hizmet eden çalışmalara odaklanmak büyük önem taşımaktadır.
İstikbalimizin teminatı olan nesillerin inşası, en önemli sorumluluğumuzdur. Bu sorumluluğun taşıdığı anlamı doğru kavramamız gerekmektedir.
Bu düşüncelerle; şahsım, Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu ve üyelerimiz adına; 3 Mayıs Türkçülük Günü’nün ayrıştıran değil birleştiren, ötekileştiren değil bütünleştiren bir anlayışa vesile olmasını temenni ediyoruz.
Aziz milletimizin, 3 Mayıs 1945’ten bu yana kutlanan ve bu davaya gönül veren herkes için derin anlamlar taşıyan Türkçülük Günü’nü saygıyla kutluyoruz.
Metin AKGÜN
Eğitim Bilim Uzmanı
Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Başkanı Metin Akgün, 3 Mayıs Türkçülük Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.
3 Mayıs’ın taşıdığı anlam derinliğinin doğru kavranması gerektiğini ifade eden Başkan Akgün, mesajında şu değerlendirmelerde bulundu:
Günümüzde kural tanımaz küresel eşkıyalar, çıkarları doğrultusunda dünyanın her yönüne saldırmaktan çekinmemektedir. Böyle bir ortamda hedefte olduğumuzun bilinciyle hareket etmek zorundayız. Millî şuurun, dış etkilere ve yozlaşmaya karşı korunması hayati önem taşımaktadır. Bu anlayışla, necip milletimizin itibarlı bir uyanışı olan 3 Mayıs Türkçülük Günü’nü idrak ediyoruz.
3 Mayıs’ı anlamak için tarihsel arka planını hatırlamak gerekir. Nihal Atsız, dönemin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu’na yazdığı açık mektuplarda, özellikle Millî Eğitim camiası içerisinde yürütülen yıkıcı faaliyetlere dikkat çekmiştir. Daha önce Türkçü olduğunu ifade eden Başbakan’ı, gerekli tedbirleri almaya davet etmiştir.
Bu sürecin devamında, 19 Mayıs Bayramı kutlamalarında Millî Şef tarafından Nihal Atsız ve arkadaşları; Zeki Velidi Togan, Alparslan Türkeş, Fethi Tevetoğlu, Reha Oğuz Türkkan, Hüseyin Namık Orkun, Hasan Ferit Cansever, Nejdet Sançar ve Zeki Sofuoğlu, ırkçılık ve Turancılık yapmakla suçlanmıştır. Türkiye’nin komşularıyla, özellikle Sovyetler Birliği ile arasını açmaya çalıştıkları iddia edilmiştir. Bu isimler yargılanmış, ağır zulümlere maruz kalmış ve tabutluklarda işkence görmüşlerdir. Bu fedakârlıkla yürütülen mücadeleyi bugün saygıyla anıyoruz.
3 Mayıs, Nihal Atsız’ın ifadesiyle Türkçülerin ızdırabı ile yoğrulmuş bir dönüm noktasıdır: “3 Mayıs 1944, Türkçülerin ızdırabı ile yoğrulmuş bir dönüm günüdür.”
Türkçülük fikri, Osmanlı Devleti’nin çöküş döneminde yok olmanın eşiğine gelen bir milletin var olma mücadelesidir.
“Türküm, doğruyum, çalışkanım” sözleriyle başlayan ANDIMIZI yıllarca okuduk. Ancak Türk olmanın ne anlama geldiğini, bu kavramın kültürel ve tarihsel derinliğini çocuklarımıza yeterince anlatamadık.
Bugün yaşadığımız sorunlar, “Türk” kelimesinin töreyi, kültürü ve medeniyet birikimini kapsayan anlamını aktaramayışımızın bir sonucu değil midir?
Bu necip milletin dünya medeniyetine sunduğu katkıları, İslâm’a hizmette ulaştığı zirveyi ve Resûlullah’ın (sav) övgüsüne mazhar oluşunu anlatamamak, bugün yaşanan sosyal çözülmenin temel nedenlerinden biri değil midir?
Türk’üm demekten utanmanın normalleştirildiği dönemler tarihte yaşanmıştır. 1944 yılında, Sovyetler Birliği’ne şirin görünmek adına Türk’üm diyenler ağır bedeller ödemiştir. Bu süreç, “1944 Olayları” ya da “Türkçülük Davası” olarak tarihe geçmiştir. Türkçü gençler, bu davaya gereken cevabı o gün vermiştir.
3 Mayıs’ta bu aziz millet gafletten uyanmıştır. Maskelerin ardındaki gerçek yüzler görülmüş, dost ile düşman ayrılmıştır. Hayaller dağılmış, gerçeğin sert yüzüyle yüzleşilmiştir.
Bugün, küresel eşkıyaların sınırsız ve çok yönlü saldırıları karşısında bir istiklal ve istikbal mücadelesi verilmektedir. Böyle bir dönemde Türk Milleti ve Türk Devleti olarak ayrışmayı bir kenara bırakmak zorundayız. Birlik ve beraberlik içinde hareket etmek artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Küresel eşkıyalığa soyunanlara karşı, mütekabiliyet esasına dayalı ve kararlı bir duruş sergilenmelidir. Bununla birlikte, iç yapımızdaki birlik ve beraberliğin sürekliliği mutlaka sağlanmalıdır. Millî birlik ve beraberlik ülküsüne hizmet eden çalışmalara odaklanmak büyük önem taşımaktadır.
İstikbalimizin teminatı olan nesillerin inşası, en önemli sorumluluğumuzdur. Bu sorumluluğun taşıdığı anlamı doğru kavramamız gerekmektedir.
Bu düşüncelerle; şahsım, Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu ve üyelerimiz adına; 3 Mayıs Türkçülük Günü’nün ayrıştıran değil birleştiren, ötekileştiren değil bütünleştiren bir anlayışa vesile olmasını temenni ediyoruz.
Aziz milletimizin, 3 Mayıs 1945’ten bu yana kutlanan ve bu davaya gönül veren herkes için derin anlamlar taşıyan Türkçülük Günü’nü saygıyla kutluyoruz.
Metin AKGÜN
Eğitim Bilim Uzmanı
Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
