bağcılar escort bağdat caddesi escort başakşehir escort bayrampaşa escort beykoz escort
casino siteleri slot siteleri
an orgasmic massage avery jane porn big black cock porn videos robin padilla and jeric raval
bahis siteleri canlı bahis siteleri
beylikdüzü escort

Çanakkale Haber

escort Antalya Sex hikayeleri Seks hikayeleri Porno izle

SAĞLIK (İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 06.05.2019 - 08:43, Güncelleme: 06.05.2019 - 08:43

ŞEKER HASTALARINA SAĞLIKLI BİR RAMAZAN İÇİN 8 ÖNERİ

 

ŞEKER HASTALARINA SAĞLIKLI BİR RAMAZAN İÇİN 8 ÖNERİ

Diyabet yani şeker hastalarının sağlıklı bir yaşam için gün içinde az ve sık yemek yiyerek, kan şekeri düzeylerini belirli bir seviyede tutabilmeleri büyük önem taşıyor. Kan şekeri ayarının bozulması, oruç tutan şeker hastaları için pek çok rahatsızlığa yol açabiliyor. Bu nedenle diyabet hastalarının Ramazan ayında beslenme düzeni ve fiziksel aktiviteler konusunda bazı önemli noktalara dikkat etmesi gerekiyor. Memorial Antalya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, diyabet hastalarına Ramazan ayı ile ilgili önemli önerilerde bulundu. Oruç tutmak için doktor kontrolü şart Sağlıklı olan kişilerde kan şekeri düşüklüğü vücut tarafından hafif belirtilerle kendini gösterebilirken, diyabet hastalarında bu durum bilinç kaybolması gibi hayatı tehdit edebilen ciddi sonuçlara kadar gidebilmektedir. Diyabet hastaları, oruç tutmaya başlamadan önce mutlaka doktorlarına danışmalı, kontrollerini yaptırmaları ve kendileri için çıkarılacak plana göre hareket etmelidir. Özellikle yüksek kan şekerini kontrol altına alan bazı ilaçlar ve insülin kullanan hastaların oruç tutması sakıncalıdır. Baş dönmesi ve baygınlık hissi görülebilir Oruç nedeniyle uzun süre aç kalmak, kan şekeri seviyesinin tehlikeli sınırlara düşmesine neden olarak “Hipoglisemi” ataklarına yol açabilmektedir. Ayrıca oruç süresince susuz kalınmasından kaynaklanan dehidrasyon yani sıvı kaybı da diyabet hastalarında sorunlara neden olabilmektedir. “Hipoglisemi”, bulanık görme, baş ağrısı, baş dönmesi, terleme ve baygınlık hissi gibi belirtilerle kendini gösteren önemli bir sağlık sorunudur. Hipoglisemi, uygun müdahale yapılmadığı durumlarda bilinç kaybına neden olabilir. Şeker hastalarında sıklıkla karşılaşılan hipoglisemiyi; uzun süreli açlık, insülin ve bazı şeker ilaçlarının dozunun gereğinden fazla olması ve aşırı egzersiz yapılması tetiklemektedir. Bu şikayetlere dikkat! - Aşırı şeker düşmesi (hipoglisemi, kan şekerinin 60 mg/dl'nin altına inmesi) - Aşırı su kaybı - Kan şekerinin aşırı yükselmesi - Aşırı kilo kaybı veya kilo alma - Diyabet hastalığına bağlı organ hasarlarının ağırlaşması durumunda vakit kaybetmeden uzman yardımı alınmalıdır. Sağlık sorunu yaşamamak için bunlara dikkat edin; 1. İftarda çok hızlı yemek yemek kan şekerini birden yükselteceği için, besinler yavaş yavaş tüketilmelidir. 2. İftara çorba ile başlanmalı, çorbadan sonra yemeğe 10-15 dakikalık ara verilip daha sonra devam edilmelidir. 3. Sulu sebze yemekleri tercih edilmeli ve aşırı ekmek tüketilmemelidir. 4. Sahurda ağır, vücudu zorlayacak yiyecekler tüketilmemeli, kahvaltılıklar tercih edilmelidir. 5. Oruç nedeniyle oluşan sıvı kaybı, şeker hastalarında sıklıkla görülen yüksek tansiyon için kullanılan ilaçlar ile birlikte vücutta sıvı ve bazı önemli minerallerin eksikliğine yol açabilmektedir. İftardan sahura kadar geçen süre içinde sıvı tüketimi iyi ayarlanmalıdır. 6. Gün içindeki tuz kaybı mutlaka telafi edilmelidir. 7. Sıvı kaybının diyabet hastalarında böbrek sorunlarını ortaya çıkarabildiği unutulmamalıdır. 8. Diyabetli kişiler gün içinde birkaç defa, iftara kadar, ölçüm cihazlarıyla kan şekeri düzeylerini kontrol etmelidir.
Diyabet yani şeker hastalarının sağlıklı bir yaşam için gün içinde az ve sık yemek yiyerek, kan şekeri düzeylerini belirli bir seviyede tutabilmeleri büyük önem taşıyor. Kan şekeri ayarının bozulması, oruç tutan şeker hastaları için pek çok rahatsızlığa yol açabiliyor. Bu nedenle diyabet hastalarının Ramazan ayında beslenme düzeni ve fiziksel aktiviteler konusunda bazı önemli noktalara dikkat etmesi gerekiyor. Memorial Antalya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, diyabet hastalarına Ramazan ayı ile ilgili önemli önerilerde bulundu. Oruç tutmak için doktor kontrolü şart Sağlıklı olan kişilerde kan şekeri düşüklüğü vücut tarafından hafif belirtilerle kendini gösterebilirken, diyabet hastalarında bu durum bilinç kaybolması gibi hayatı tehdit edebilen ciddi sonuçlara kadar gidebilmektedir. Diyabet hastaları, oruç tutmaya başlamadan önce mutlaka doktorlarına danışmalı, kontrollerini yaptırmaları ve kendileri için çıkarılacak plana göre hareket etmelidir. Özellikle yüksek kan şekerini kontrol altına alan bazı ilaçlar ve insülin kullanan hastaların oruç tutması sakıncalıdır. Baş dönmesi ve baygınlık hissi görülebilir Oruç nedeniyle uzun süre aç kalmak, kan şekeri seviyesinin tehlikeli sınırlara düşmesine neden olarak “Hipoglisemi” ataklarına yol açabilmektedir. Ayrıca oruç süresince susuz kalınmasından kaynaklanan dehidrasyon yani sıvı kaybı da diyabet hastalarında sorunlara neden olabilmektedir. “Hipoglisemi”, bulanık görme, baş ağrısı, baş dönmesi, terleme ve baygınlık hissi gibi belirtilerle kendini gösteren önemli bir sağlık sorunudur. Hipoglisemi, uygun müdahale yapılmadığı durumlarda bilinç kaybına neden olabilir. Şeker hastalarında sıklıkla karşılaşılan hipoglisemiyi; uzun süreli açlık, insülin ve bazı şeker ilaçlarının dozunun gereğinden fazla olması ve aşırı egzersiz yapılması tetiklemektedir. Bu şikayetlere dikkat! - Aşırı şeker düşmesi (hipoglisemi, kan şekerinin 60 mg/dl'nin altına inmesi) - Aşırı su kaybı - Kan şekerinin aşırı yükselmesi - Aşırı kilo kaybı veya kilo alma - Diyabet hastalığına bağlı organ hasarlarının ağırlaşması durumunda vakit kaybetmeden uzman yardımı alınmalıdır. Sağlık sorunu yaşamamak için bunlara dikkat edin; 1. İftarda çok hızlı yemek yemek kan şekerini birden yükselteceği için, besinler yavaş yavaş tüketilmelidir. 2. İftara çorba ile başlanmalı, çorbadan sonra yemeğe 10-15 dakikalık ara verilip daha sonra devam edilmelidir. 3. Sulu sebze yemekleri tercih edilmeli ve aşırı ekmek tüketilmemelidir. 4. Sahurda ağır, vücudu zorlayacak yiyecekler tüketilmemeli, kahvaltılıklar tercih edilmelidir. 5. Oruç nedeniyle oluşan sıvı kaybı, şeker hastalarında sıklıkla görülen yüksek tansiyon için kullanılan ilaçlar ile birlikte vücutta sıvı ve bazı önemli minerallerin eksikliğine yol açabilmektedir. İftardan sahura kadar geçen süre içinde sıvı tüketimi iyi ayarlanmalıdır. 6. Gün içindeki tuz kaybı mutlaka telafi edilmelidir. 7. Sıvı kaybının diyabet hastalarında böbrek sorunlarını ortaya çıkarabildiği unutulmamalıdır. 8. Diyabetli kişiler gün içinde birkaç defa, iftara kadar, ölçüm cihazlarıyla kan şekeri düzeylerini kontrol etmelidir.
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.