Uykusuzluk Kanser ve Alzheimer Riskini Artırıyor: 'Derin Uyku Beynin Gece Vardiyasıdır"

Yaşam 21.07.2026 - 11:00, Güncelleme: 21.07.2026 - 18:19 1079 kez okundu.
 

Uykusuzluk Kanser ve Alzheimer Riskini Artırıyor: 'Derin Uyku Beynin Gece Vardiyasıdır"

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, kalitesiz ve yetersiz uykunun kanser ve nörodejeneratif hastalık riskini artırdığını belirterek derin uykunun önemine dikkat çekti.

Son yıllarda dünya genelinde 50 yaş altı bireylerde kolorektal, meme ve rahim kanseri vakalarında gözlemlenen ciddi artışlar tıp dünyasının gündeminde yer almaya devam ediyor. Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) tarafından yürütülen çalışmalar, mavi ışığa maruz kalma, gece mesaileri ve stres gibi modern hayatın getirdiği uyku düzensizliklerinin bu artışta majör bir tetikleyici olabileceğini gösteriyor. Konuyu değerlendiren İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, uykunun yalnızca dinlenmek anlamına gelmediğini, hücresel düzeyde çalışan doğal bir onarım mekanizması olduğunu vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, 2012 yılında tanımlanan "Glimfatik Sistem"in yalnızca derin uyku esnasında tam kapasiteyle devreye girdiğini ifade etti. Derin uyku sırasında beyin hücrelerinin küçülerek hücreler arası boşluğun genişlediğini ve beyin omurilik sıvısının bu alanlardan geçerek gün boyu biriken toksik atıkları temizlediğini belirten Heydari, bu süreci "beynin her gece kendini yıkaması" olarak tanımladı. Yeterli temizlik yapılmadığında Alzheimer, Parkinson ve demans gibi hastalıklara yol açabilen beta-amiloid gibi toksik proteinlerin biriktiğini aktaran Heydari, hücresel stresin yükselmesiyle bağışıklık sisteminin zayıfladığını ve kanserli hücreleri yok eden immün gözetim mekanizmasının zarar gördüğünü dile getirdi. Yetişkinler için ideal uyku süresinin 7-9 saat arasında değiştiğini ancak asıl belirleyici unsurun uykunun kesintisizliği ve kalitesi olduğunu vurgulayan Dr. Heydari, melatoninin en yüksek seviyede salgılandığı saat 23.00 ile 03.00 arasında uykuda olunmasının kritik önem taşıdığını hatırlattı. Uyku bozukluklarının detaylı hasta hikayesi (uyku günlüğü), uyku laboratuvarı (polisomnografi), bilişsel davranışçı terapi ve hekim kontrolünde medikal tedavilerle tamamen iyileştirilebileceğini belirten Heydari, hücresel yenilenme ve kansere karşı koruyucu mekanizmaların derin uyku evresinde aktifleştiğini kaydetti. Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, sağlıklı bir uyku düzeni ve hastalıklardan korunmak için şu 4 altın kuralı sıraladı: Ritim Oluşturun: Hafta sonu dahil her gün aynı saatte yatıp aynı saatte uyanmaya özen gösterin. Dijital Detoks Yapın: Uykudan en az 1 saat önce telefon, televizyon ve bilgisayar gibi ekranlarla ilişkinizi kesin. Karanlık ve Serin Ortam Tercih Edin: Melatonin hormonunun sadece zifiri karanlıkta salgılandığını unutmayın. Yatak odasında hiç ışık bulundurmayın ve oda sıcaklığını 18-20°C arasında tutun. Kafeine Sınır Koyun: Öğleden sonra (saat 14.00-15.00'ten itibaren) kafein tüketimini sonlandırın.  
İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, kalitesiz ve yetersiz uykunun kanser ve nörodejeneratif hastalık riskini artırdığını belirterek derin uykunun önemine dikkat çekti.

Son yıllarda dünya genelinde 50 yaş altı bireylerde kolorektal, meme ve rahim kanseri vakalarında gözlemlenen ciddi artışlar tıp dünyasının gündeminde yer almaya devam ediyor. Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) tarafından yürütülen çalışmalar, mavi ışığa maruz kalma, gece mesaileri ve stres gibi modern hayatın getirdiği uyku düzensizliklerinin bu artışta majör bir tetikleyici olabileceğini gösteriyor. Konuyu değerlendiren İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, uykunun yalnızca dinlenmek anlamına gelmediğini, hücresel düzeyde çalışan doğal bir onarım mekanizması olduğunu vurguladı.

Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, 2012 yılında tanımlanan "Glimfatik Sistem"in yalnızca derin uyku esnasında tam kapasiteyle devreye girdiğini ifade etti. Derin uyku sırasında beyin hücrelerinin küçülerek hücreler arası boşluğun genişlediğini ve beyin omurilik sıvısının bu alanlardan geçerek gün boyu biriken toksik atıkları temizlediğini belirten Heydari, bu süreci "beynin her gece kendini yıkaması" olarak tanımladı. Yeterli temizlik yapılmadığında Alzheimer, Parkinson ve demans gibi hastalıklara yol açabilen beta-amiloid gibi toksik proteinlerin biriktiğini aktaran Heydari, hücresel stresin yükselmesiyle bağışıklık sisteminin zayıfladığını ve kanserli hücreleri yok eden immün gözetim mekanizmasının zarar gördüğünü dile getirdi.

Yetişkinler için ideal uyku süresinin 7-9 saat arasında değiştiğini ancak asıl belirleyici unsurun uykunun kesintisizliği ve kalitesi olduğunu vurgulayan Dr. Heydari, melatoninin en yüksek seviyede salgılandığı saat 23.00 ile 03.00 arasında uykuda olunmasının kritik önem taşıdığını hatırlattı. Uyku bozukluklarının detaylı hasta hikayesi ( uyku günlüğü), uyku laboratuvarı (polisomnografi), bilişsel davranışçı terapi ve hekim kontrolünde medikal tedavilerle tamamen iyileştirilebileceğini belirten Heydari, hücresel yenilenme ve kansere karşı koruyucu mekanizmaların derin uyku evresinde aktifleştiğini kaydetti.

Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, sağlıklı bir uyku düzeni ve hastalıklardan korunmak için şu 4 altın kuralı sıraladı:

Ritim Oluşturun: Hafta sonu dahil her gün aynı saatte yatıp aynı saatte uyanmaya özen gösterin.

Dijital Detoks Yapın: Uykudan en az 1 saat önce telefon, televizyon ve bilgisayar gibi ekranlarla ilişkinizi kesin.

Karanlık ve Serin Ortam Tercih Edin: Melatonin hormonunun sadece zifiri karanlıkta salgılandığını unutmayın. Yatak odasında hiç ışık bulundurmayın ve oda sıcaklığını 18-20°C arasında tutun.

Kafeine Sınır Koyun: Öğleden sonra (saat 14.00-15.00'ten itibaren) kafein tüketimini sonlandırın.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.