Sessiz İlerleyen 'Gizli Kalp Hastalığı' Sinyallerine Dikkat!

Yaşam 20.07.2026 - 11:19, Güncelleme: 20.07.2026 - 18:51 1895 kez okundu.
 

Sessiz İlerleyen 'Gizli Kalp Hastalığı' Sinyallerine Dikkat!

Prof. Dr. Burak Onan, belirgin bir şikayete yol açmadan ilerleyen gizli kalp hastalığı riskine dikkat çekerek efor kapasitesindeki küçük düşüşlerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Günlük yaşam koşuşturmacası içinde merdivenleri daha yavaş çıkmak, gün sonunda çabuk yorulmak veya hafif çarpıntılar yaşamak çoğunlukla yaşlılığa, uykusuzluğa ve strese bağlanarak göz ardı ediliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Burak Onan, kalp rahatsızlıklarının her zaman göğüste şiddetli ağrı veya ağır nefes darlığı ile ortaya çıkmadığı uyarısında bulundu. Tıpta tek bir hastalığı ifade etmeyen "gizli kalp hastalığı" tanımının, belirti vermeden veya fark edilmeyen küçük sinyallerle ilerleyen kapak rahatsızlıklarını, damar tıkanıklıklarını ve ritim bozukluklarını kapsadığını belirtti. Kalbin tıkandığını veya zorlandığını her zaman büyük krizlerle değil, günlük rutinlerdeki küçük değişimlerle hissettirdiğini aktaran Prof. Dr. Burak Onan; aynı mesafeyi yürümekte zorlanma, daha sık mola verme ihtiyacı, göğüste dönemsel baskı hissi ve baş dönmesi gibi durumların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Şikayetlerin kişiden kişiye değişkenlik gösterdiğini söyleyen Onan; damar daralmalarının çabuk yorulmayla, kapak hastalıklarının nefes darlığıyla, ana damar genişlemelerinin (anevrizma) ise genellikle başka tetkikler sırasında tesadüfen saptandığını aktardı. Özellikle risk grubunda yer alan bireylerin çok daha temkinli olması gerektiğinin altı çizildi. Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olanlar, yüksek tansiyon, şeker ve kolesterol hastaları, sigara kullananlar, fazla kilolu ve sedanter (hareketsiz) yaşam sürenler yüksek risk sınıfında yer alıyor. Daha önce stent takılan ya da kalp ameliyatı geçiren hastaların kendilerini tamamen sağlıklı hissetseler dahi rutin hekim kontrollerini aksatmaması gerektiği, çünkü tedavi zamanlamasının sadece şikayetlere değil kalbin yapısındaki sessiz değişimlere göre belirlendiği ifade edildi. Kalp sağlığı kontrollerinin herkese standart paketler halinde değil, tamamen kişiye özel planlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Burak Onan, gereksiz tetkiklerden kaçınarak doğru hastaya doğru zamanda EKG, ekokardiyografi, efor testi veya ritim holteri uygulanmasının önemine değindi. Aniden gelişen şiddetli göğüs ağrısı, bayılma ve soğuk terleme gibi durumlarda vakit kaybetmeden acil servise başvurulması gerektiğini belirten Onan, vücudun verdiği küçük ama kalıcı sinyallerin dinlenmesi çağrısında bulundu.  
Prof. Dr. Burak Onan, belirgin bir şikayete yol açmadan ilerleyen gizli kalp hastalığı riskine dikkat çekerek efor kapasitesindeki küçük düşüşlerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Günlük yaşam koşuşturmacası içinde merdivenleri daha yavaş çıkmak, gün sonunda çabuk yorulmak veya hafif çarpıntılar yaşamak çoğunlukla yaşlılığa, uykusuzluğa ve strese bağlanarak göz ardı ediliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Burak Onan, kalp rahatsızlıklarının her zaman göğüste şiddetli ağrı veya ağır nefes darlığı ile ortaya çıkmadığı uyarısında bulundu. Tıpta tek bir hastalığı ifade etmeyen "gizli kalp hastalığı" tanımının, belirti vermeden veya fark edilmeyen küçük sinyallerle ilerleyen kapak rahatsızlıklarını, damar tıkanıklıklarını ve ritim bozukluklarını kapsadığını belirtti.

Kalbin tıkandığını veya zorlandığını her zaman büyük krizlerle değil, günlük rutinlerdeki küçük değişimlerle hissettirdiğini aktaran Prof. Dr. Burak Onan; aynı mesafeyi yürümekte zorlanma, daha sık mola verme ihtiyacı, göğüste dönemsel baskı hissi ve baş dönmesi gibi durumların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Şikayetlerin kişiden kişiye değişkenlik gösterdiğini söyleyen Onan; damar daralmalarının çabuk yorulmayla, kapak hastalıklarının nefes darlığıyla, ana damar genişlemelerinin (anevrizma) ise genellikle başka tetkikler sırasında tesadüfen saptandığını aktardı.

Özellikle risk grubunda yer alan bireylerin çok daha temkinli olması gerektiğinin altı çizildi. Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olanlar, yüksek tansiyon, şeker ve kolesterol hastaları, sigara kullananlar, fazla kilolu ve sedanter (hareketsiz) yaşam sürenler yüksek risk sınıfında yer alıyor. Daha önce stent takılan ya da kalp ameliyatı geçiren hastaların kendilerini tamamen sağlıklı hissetseler dahi rutin hekim kontrollerini aksatmaması gerektiği, çünkü tedavi zamanlamasının sadece şikayetlere değil kalbin yapısındaki sessiz değişimlere göre belirlendiği ifade edildi.

Kalp sağlığı kontrollerinin herkese standart paketler halinde değil, tamamen kişiye özel planlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Burak Onan, gereksiz tetkiklerden kaçınarak doğru hastaya doğru zamanda EKG, ekokardiyografi, efor testi veya ritim holteri uygulanmasının önemine değindi. Aniden gelişen şiddetli göğüs ağrısı, bayılma ve soğuk terleme gibi durumlarda vakit kaybetmeden acil servise başvurulması gerektiğini belirten Onan, vücudun verdiği küçük ama kalıcı sinyallerin dinlenmesi çağrısında bulundu.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.