Lipödem Sessizce İlerliyor: Doğru Beslenme Yaşam Kalitesini Artırıyor

Dünya 22.12.2025 - 11:18, Güncelleme: 22.12.2025 - 19:27 2991+ kez okundu.
 

Lipödem Sessizce İlerliyor: Doğru Beslenme Yaşam Kalitesini Artırıyor

Uzmanlar, özellikle kadınlarda görülen lipödemin kilo sorunu olmadığını vurgulayarak, ödem ve iltihabı azaltan özel beslenme düzeninin hayati önem taşıdığını belirtiyor.

Görünürde basit bir kilo problemi gibi algılansa da özellikle kadınları etkileyen lipödem, kronik yapısı nedeniyle hem fiziksel hem de duygusal açıdan yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürebiliyor. Deri altı yağ dokusunun anormal dağılımı ile karakterize edilen bu hastalık; ağrı, morarma ve geçmeyen ödem gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Toplumda yeterince bilinmeyen lipödem, çoğu zaman obezite veya lenfödem ile karıştırıldığı için geç tanı alabiliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Büşra Şen, lipödemli bireyler için klasik diyetlerin çoğu zaman yeterli olmadığını vurguluyor. Şen, “Lipödem sadece kilo artışı değildir. Aynı zamanda kronik ödem, ağrı ve iltihap durumudur. Bu nedenle beslenme planı, ödemi ve inflamasyonu azaltacak şekilde özel olarak düzenlenmelidir” diyor. Morarma ve ağrı önemli bir işaret olabilir Lipödem, çoğunlukla bacak ve kalça bölgesinde simetrik yağlanma ile ortaya çıkarken, ciltte kolay morarma ve hassasiyet de sık görülen belirtiler arasında yer alıyor. Diyetisyen Büşra Şen, bu belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, “Geçmeyen ödem ve ağrı varsa, bu durum basit bir kilo problemi değil, lipödemin habercisi olabilir” uyarısında bulunuyor. Protein ve antiinflamatuvar besinler ön planda Lipödemde beslenmenin temel amacının yalnızca kilo kaybı olmadığını vurgulayan Şen, ödemi azaltan, lenf dolaşımını destekleyen ve iltihabı baskılayan bir diyet planının önemine dikkat çekiyor. Yeterli protein alımının kas kütlesini koruduğunu ve tokluk hissini artırdığını belirten Şen, yumurta, somon, hindi, yeşil mercimek ve maş fasulyesini öneriyor. Rafine karbonhidratların iltihabı artırabileceğini ifade eden Şen, beyaz ekmek ve makarna yerine karabuğday, kinoa, siyez ürünleri ve siyah pirinç gibi kompleks karbonhidratların tercih edilmesi gerektiğini söylüyor. Yaban mersini, ahududu, zeytinyağı, avokado, brokoli, enginar ve ceviz gibi antiinflamatuvar besinlerin ise lipödem yönetiminde destekleyici rol oynadığını ekliyor. Su tüketimi ve tuz kısıtlaması şart Lipödemle mücadelede yeterli sıvı alımının büyük önem taşıdığını belirten Şen, günlük su tüketiminin vücut ağırlığına göre planlanması gerektiğini ifade ediyor. Tuz tüketiminin azaltılmasının da vücuttaki sıvı tutulmasını ve şişkinliği azalttığını belirten Şen, işlenmiş ve tuz oranı yüksek gıdalardan uzak durulmasını öneriyor. Yaşam tarzı değişikliği ile desteklenmeli Uzmanlar, lipödem yönetiminde beslenmenin yanı sıra düzenli egzersiz, stres yönetimi ve bitkisel ağırlıklı beslenmenin de sürecin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekiyor. Antiinflamatuvar bir yaşam tarzı sayesinde lipödemli bireylerin hem şikayetlerinde azalma hem de yaşam kalitesinde belirgin bir artış sağlanabiliyor.  
Uzmanlar, özellikle kadınlarda görülen lipödemin kilo sorunu olmadığını vurgulayarak, ödem ve iltihabı azaltan özel beslenme düzeninin hayati önem taşıdığını belirtiyor.

Görünürde basit bir kilo problemi gibi algılansa da özellikle kadınları etkileyen lipödem, kronik yapısı nedeniyle hem fiziksel hem de duygusal açıdan yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürebiliyor. Deri altı yağ dokusunun anormal dağılımı ile karakterize edilen bu hastalık; ağrı, morarma ve geçmeyen ödem gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Toplumda yeterince bilinmeyen lipödem, çoğu zaman obezite veya lenf ödem ile karıştırıldığı için geç tanı alabiliyor.

Memorial Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Büşra Şen, lipödemli bireyler için klasik diyetlerin çoğu zaman yeterli olmadığını vurguluyor. Şen, “ ödem " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank">Lip ödem sadece kilo artışı değildir. Aynı zamanda kronik ödem, ağrı ve iltihap durumudur. Bu nedenle beslenme planı, ödemi ve inflamasyonu azaltacak şekilde özel olarak düzenlenmelidir” diyor.

Morarma ve ağrı önemli bir işaret olabilir

Lipödem, çoğunlukla bacak ve kalça bölgesinde simetrik yağlanma ile ortaya çıkarken, ciltte kolay morarma ve hassasiyet de sık görülen belirtiler arasında yer alıyor. Diyetisyen Büşra Şen, bu belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, “Geçmeyen ödem ve ağrı varsa, bu durum basit bir kilo problemi değil, lipödemin habercisi olabilir” uyarısında bulunuyor.

Protein ve antiinflamatuvar besinler ön planda

Lipödemde beslenmenin temel amacının yalnızca kilo kaybı olmadığını vurgulayan Şen, ödemi azaltan, lenf dolaşımını destekleyen ve iltihabı baskılayan bir diyet planının önemine dikkat çekiyor. Yeterli protein alımının kas kütlesini koruduğunu ve tokluk hissini artırdığını belirten Şen, yumurta, somon, hindi, yeşil mercimek ve maş fasulyesini öneriyor.

Rafine karbonhidratların iltihabı artırabileceğini ifade eden Şen, beyaz ekmek ve makarna yerine karabuğday, kinoa, siyez ürünleri ve siyah pirinç gibi kompleks karbonhidratların tercih edilmesi gerektiğini söylüyor. Yaban mersini, ahududu, zeytinyağı, avokado, brokoli, enginar ve ceviz gibi antiinflamatuvar besinlerin ise ödem " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank">lip ödem yönetiminde destekleyici rol oynadığını ekliyor.

Su tüketimi ve tuz kısıtlaması şart

Lipödemle mücadelede yeterli sıvı alımının büyük önem taşıdığını belirten Şen, günlük su tüketiminin vücut ağırlığına göre planlanması gerektiğini ifade ediyor. Tuz tüketiminin azaltılmasının da vücuttaki sıvı tutulmasını ve şişkinliği azalttığını belirten Şen, işlenmiş ve tuz oranı yüksek gıdalardan uzak durulmasını öneriyor.

Yaşam tarzı değişikliği ile desteklenmeli

Uzmanlar, ödem " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank">lip ödem yönetiminde beslenmenin yanı sıra düzenli egzersiz, stres yönetimi ve bitkisel ağırlıklı beslenmenin de sürecin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekiyor. Antiinflamatuvar bir yaşam tarzı sayesinde lipödemli bireylerin hem şikayetlerinde azalma hem de yaşam kalitesinde belirgin bir artış sağlanabiliyor.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.