Kendini Dinlemek ve Ruminasyon Arasındaki Çizgi: Zihniniz Netleşiyor mu?

Dünya 17.07.2026 - 11:22, Güncelleme: 17.07.2026 - 18:48 350 kez okundu.
 

Kendini Dinlemek ve Ruminasyon Arasındaki Çizgi: Zihniniz Netleşiyor mu?

Klinik Psikolog Buse Arslan, kendini dinlemenin öz farkındalık sağlayan sağlıklı bir süreç olduğunu, çözüm üretmeyen tekrarlayıcı düşünme biçimi olan ruminasyonun ise ruh sağlığına zarar verdiğini belirtti.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Buse Arslan, kişinin kendi iç dünyasına yönelmesinin ruh sağlığı üzerindeki etkileri ve bu sürecin sıkça karıştırılan "ruminasyon" kavramından farkları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Kendi kendini dinlemeyi; bireyin yalnızca zihnindeki düşünceleri takip etmesi değil, aynı zamanda duygularını, bedensel duyumlarını ve anlık ihtiyaçlarını yargılamadan fark edebilmesi olarak tanımlayan Arslan, bu durumun öz farkındalığın en temel bileşenlerinden biri olduğunu vurguladı. Sağlıklı bir ruhsal işleyiş için bireyin dış dünyanın yoğun taleplerine ara verip kendi içine dönebilmesinin kritik önem taşıdığını ifade etti. Gözlem ve analiz süreçlerinin aşırıya kaçmasının bireyi zihinsel bir karmaşaya sürükleyebileceğine dikkat çeken Arslan, sağlıklı bir içe yöneliş ile aşırı zihinsel meşguliyetin birbirinden ayırt edilmesi gerektiğini söyledi. Psikoterapinin temel amaçlarından birinin de kişinin iç deneyimini doğru okumasını sağlamak olduğunu belirterek, insanların genellikle yaşadıkları saf duygulardan ziyade o duygulara yükledikleri abartılı anlamlar yüzünden zorlandıklarını aktardı. Kendi kendini doğru dinleyebilen kişilerin, hislerini bastırmak yerine onları tanıyıp kendileriyle daha barışık ve sağlıklı ilişkiler kurabildiklerini ifade etti. Kendi kendini dinlemek ile ruminasyon (tekrarlayıcı düşünme) arasındaki farklara da değinen Buse Arslan, ilk bakışta benzer görünen bu iki kavramın psikolojik sonuçları açısından taban tabana zıt olduğunu kaydetti. Kendini dinlemenin yapıcı ve anlamlandırmaya yönelik bir farkındalık süreci olduğunu söyleyen Arslan, ruminasyonun ise hiçbir çözüm üretmeden aynı olumsuz düşüncelerin zihinde sürekli dönüp durduğu, kişiyi bir döngüde sıkışmış bırakan yıpratıcı bir bilişsel süreç olduğunu belirtti. Ruminasyonun, problemi çözmekten ziyade depresyon ve kaygı bozukluğu gibi psikolojik sıkıntıların süreklilik kazanmasına ve derinleşmesine neden olduğunu ekledi. İç sesin tonunun çocukluk dönemindeki bakım verenlerin yaklaşımları ve yaşam deneyimleriyle şekillendiğini anlatan Klinik Psikolog Buse Arslan, sert eleştirilerle büyüyen bireylerin yetişkinlikte kendilerine karşı acımasız bir iç ses geliştirdiklerini dile getirdi. Birçok insanın en büyük eleştiriyi kendisine yönelttiğini, bu noktada öz şefkat kavramının devreye girmesi gerektiğini savundu. Kendine şefkat göstermenin hataları görmezden gelmek anlamına gelmediğini, aksine kişinin zor anlarda bir dosta gösterdiği anlayışı kendisine de göstermesi olduğunu belirten Arslan, kendisiyle şefkatli bir dille konuşabilen bireylerin kaygı düzeylerinin çok daha düşük ve psikolojik dayanıklılıklarının yüksek olduğunu vurguladı.  
Klinik Psikolog Buse Arslan, kendini dinlemenin öz farkındalık sağlayan sağlıklı bir süreç olduğunu, çözüm üretmeyen tekrarlayıcı düşünme biçimi olan ruminasyonun ise ruh sağlığına zarar verdiğini belirtti.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Buse Arslan, kişinin kendi iç dünyasına yönelmesinin ruh sağlığı üzerindeki etkileri ve bu sürecin sıkça karıştırılan "ruminasyon" kavramından farkları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Kendi kendini dinlemeyi; bireyin yalnızca zihnindeki düşünceleri takip etmesi değil, aynı zamanda duygularını, bedensel duyumlarını ve anlık ihtiyaçlarını yargılamadan fark edebilmesi olarak tanımlayan Arslan, bu durumun öz farkındalığın en temel bileşenlerinden biri olduğunu vurguladı. Sağlıklı bir ruhsal işleyiş için bireyin dış dünyanın yoğun taleplerine ara verip kendi içine dönebilmesinin kritik önem taşıdığını ifade etti.

Gözlem ve analiz süreçlerinin aşırıya kaçmasının bireyi zihinsel bir karmaşaya sürükleyebileceğine dikkat çeken Arslan, sağlıklı bir içe yöneliş ile aşırı zihinsel meşguliyetin birbirinden ayırt edilmesi gerektiğini söyledi. Psikoterapinin temel amaçlarından birinin de kişinin iç deneyimini doğru okumasını sağlamak olduğunu belirterek, insanların genellikle yaşadıkları saf duygulardan ziyade o duygulara yükledikleri abartılı anlamlar yüzünden zorlandıklarını aktardı. Kendi kendini doğru dinleyebilen kişilerin, hislerini bastırmak yerine onları tanıyıp kendileriyle daha barışık ve sağlıklı ilişkiler kurabildiklerini ifade etti.

Kendi kendini dinlemek ile ruminasyon (tekrarlayıcı düşünme) arasındaki farklara da değinen Buse Arslan, ilk bakışta benzer görünen bu iki kavramın psikolojik sonuçları açısından taban tabana zıt olduğunu kaydetti. Kendini dinlemenin yapıcı ve anlamlandırmaya yönelik bir farkındalık süreci olduğunu söyleyen Arslan, ruminasyonun ise hiçbir çözüm üretmeden aynı olumsuz düşüncelerin zihinde sürekli dönüp durduğu, kişiyi bir döngüde sıkışmış bırakan yıpratıcı bir bilişsel süreç olduğunu belirtti. Ruminasyonun, problemi çözmekten ziyade depresyon ve kaygı bozukluğu gibi psikolojik sıkıntıların süreklilik kazanmasına ve derinleşmesine neden olduğunu ekledi.

İç sesin tonunun çocukluk dönemindeki bakım verenlerin yaklaşımları ve yaşam deneyimleriyle şekillendiğini anlatan Klinik Psikolog Buse Arslan, sert eleştirilerle büyüyen bireylerin yetişkinlikte kendilerine karşı acımasız bir iç ses geliştirdiklerini dile getirdi. Birçok insanın en büyük eleştiriyi kendisine yönelttiğini, bu noktada öz şefkat kavramının devreye girmesi gerektiğini savundu. Kendine şefkat göstermenin hataları görmezden gelmek anlamına gelmediğini, aksine kişinin zor anlarda bir dosta gösterdiği anlayışı kendisine de göstermesi olduğunu belirten Arslan, kendisiyle şefkatli bir dille konuşabilen bireylerin kaygı düzeylerinin çok daha düşük ve psikolojik dayanıklılıklarının yüksek olduğunu vurguladı.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.