ECO Kültür Enstitüsü İlk Uluslararası Medya Okuryazarlığı Konferansı’na Ev Sahipliği Yaptı
ECO Kültür Enstitüsü İlk Uluslararası Medya Okuryazarlığı Konferansı’na Ev Sahipliği Yaptı
İlk Uluslararası Medya Okuryazarlığı Konferansı Tahran’da düzenlendi. Yapay zekâ, dezenformasyon ve deepfake tehditleri masaya yatırıldı.
İlk Uluslararası Medya Okuryazarlığı Konferansı Tahran’da düzenlendi. Yapay zekâ, dezenformasyon ve deepfake tehditleri masaya yatırıldı.
İletişim teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte dijital dünyada giderek büyüyen bilgi kirliliği, dezenformasyon ve manipülasyon tehlikesi, İran’ın başkenti Tahran’da düzenlenen Uluslararası Medya Okuryazarlığı Konferansında ele alındı.
ECO Kültür Enstitüsü (ECI) ev sahipliğinde 18 Ağustos’ta gerçekleştirilen konferans; medya profesyonellerini, akademisyenleri, saha araştırmacılarını ve diplomatları bir araya getirdi. Konferansa ECO Kültür Enstitüsü Başkanı Büyükelçi Muhammad Hassan, RTÜK Strateji Geliştirme Dairesi Başkanı Feyza Gizligider ve Türkiye’nin Tahran Büyükelçisi Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda isim katıldı.
Dezenformasyona Karşı Medya Okuryazarlığı Vurgusu
Konferansa mesaj gönderen RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, medya okuryazarlığının günümüzde yalnızca medya araçlarını kullanabilme becerisi olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Daniş, bilgi kirliliği ve dezenformasyon karşısında bireylerin farkındalığının artırılmasının, toplumların bu tehditlere karşı daha dirençli hale gelmesinde önemli rol oynadığını vurguladı.
Konferansın ana konuşmacılarından RTÜK Strateji Geliştirme Dairesi Başkanı Feyza Gizligider ise medya okuryazarlığının; medya mesajlarını algılama, yorumlama, sorgulama ve değerlendirme süreçlerinin tamamını kapsayan çok boyutlu bir kavram olduğuna dikkat çekti.
Özellikle çocukların ve gençlerin dijital ortamda karşılaştıkları içerikleri eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirebilmesinin önemine işaret eden Gizligider, bu konuda ailelere, eğitim kurumlarına, medya kuruluşlarına ve kamu kurumlarına önemli sorumluluklar düştüğünü ifade etti.
“Doğru ile Manipülasyonu Ayırmak Zorlaşıyor”
Gizligider, medya içeriklerinin bireylerin düşünce ve davranışları üzerinde etkili olabilmek için çeşitli psikolojik yöntemlerden ve iletişim tekniklerinden yararlanabildiğine dikkat çekti.
Görsel ve işitsel unsurların yanı sıra kullanılan dil, haber başlıkları, içeriğin sunuluş biçimi ve sürekli tekrarların izleyici algısı üzerinde kalıcı etkiler yaratabileceğini belirten Gizligider, dijital çağda insanların çok kısa süre içerisinde büyük miktarda içeriğe maruz kaldığını kaydetti.
Bu durumun doğru ile yanlış, gerçek ile manipülasyon arasındaki sınırın ayırt edilmesini güçleştirdiğini belirten Gizligider, dezenformasyona karşı en güçlü savunma mekanizmalarından birinin analitik düşünme ve sorgulama becerisi olduğunu ifade etti.
RTÜK’ün Üç Boyutlu Denetim Yaklaşımı
RTÜK Strateji Geliştirme Dairesi Başkan Yardımcısı Ahmet Yücel de konferansta kurumun medya alanındaki düzenleme ve denetim faaliyetlerini anlattı.
Yücel, RTÜK’ün yaklaşımını kamusal denetim, toplumdan gelen geri bildirimlerin değerlendirilmesi ve medya kuruluşlarının öz denetimi olmak üzere üç temel başlık altında değerlendirdi.
Kırlangıç: Doğru Bilgiyi Ayırt Etmek Giderek Önem Kazanıyor
Türkiye’nin Tahran Büyükelçisi Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç ise günümüz medya ortamının geleneksel iletişim biçimlerinin çok ötesine geçtiğini söyledi.
Bilginin dolaşım hızındaki artış ve medya içeriklerinin çeşitlenmesinin beraberinde yeni sorunlar getirdiğine işaret eden Kırlangıç, özellikle çocuklar ve gençler açısından doğru ile yanlış bilgiyi ayırt edebilme becerisinin giderek daha önemli hale geldiğini ifade etti.
Kırlangıç, medya okuryazarlığı konusunda yaşanan sorunların yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bir mesele olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek ortak ve bilinçli yaklaşımların önemini vurguladı.
Yapay Zekâ ve Deepfake Tehdidi Masaya Yatırıldı
ECO Kültür Enstitüsü Başkanı Büyükelçi Muhammad Hassan da medya okuryazarlığının dijital araçları kullanabilmekten çok daha geniş bir anlam taşıdığını belirtti.
Bilgiyi sorgulama, farklı kaynakları karşılaştırma ve doğru bilgiyi teyit etme becerilerinin önemine değinen Hassan, özellikle yapay zekâ teknolojileri ve sahte haberlerin yaygınlaştığı bir dönemde gençlerin pasif bilgi tüketicileri olmaktan çıkarılarak bağımsız ve eleştirel düşünebilen bireyler olarak yetiştirilmesi gerektiğini söyledi.
Konferansta yapay zekâ, dezenformasyon, deepfake teknolojileri ve dijital medyanın çocuklar, gençler ve toplum üzerindeki etkileri de kapsamlı şekilde değerlendirildi.
ECO Ülkeleri İçin Ortak Model Hedefi
ECO Kültür Enstitüsü Direktör Yardımcısı Dr. Ahmet Akalın koordinasyonunda gerçekleştirilen konferans, farklı ülkelerin medya okuryazarlığı alanındaki deneyimlerinin paylaşılmasına da zemin hazırladı.
Toplantıda, ECO üyesi ülkeler arasında medya okuryazarlığı konusunda bölgesel kapasitenin geliştirilmesi, ortak çalışmalar yürütülmesi ve sürdürülebilir iş birliklerinin oluşturulması üzerinde duruldu.
Konferansın ilerleyen dönemlerde diğer ECO ülkelerinin başkentlerinde de gerçekleştirilmesi ve medya okuryazarlığı konusunda ortak bir bölgesel model geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürülmesi hedefleniyor.
Tahran’daki ilk konferans, dijital çağın sınır tanımayan dezenformasyon ve manipülasyon tehdidine karşı ülkeler arasında bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması açısından önemli bir başlangıç olarak değerlendirildi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

