Dijital Tehlike Büyüyor: Doxxing Gençleri Hedef Alıyor
Dijital Tehlike Büyüyor: Doxxing Gençleri Hedef Alıyor
Siber güvenlik şirketi ESET, gençler arasında giderek yaygınlaşan doxxing tehdidine dikkat çekerek, çevrimiçi ifşaların ciddi psikolojik ve fiziksel riskler barındırdığı uyarısında bulundu.
Siber güvenlik şirketi ESET, gençler arasında giderek yaygınlaşan doxxing tehdidine dikkat çekerek, çevrimiçi ifşaların ciddi psikolojik ve fiziksel riskler barındırdığı uyarısında bulundu.
Dijital dünya; öğrenme, iletişim ve kendini ifade etme açısından büyük fırsatlar sunarken, aynı zamanda ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. Özellikle gençler arasında giderek yaygınlaşan ve “doxxing” olarak adlandırılan çevrimiçi ifşalar, siber zorbalığın en tehlikeli biçimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Siber güvenlik alanında faaliyet gösteren ESET, gençler arasında doxxing vakalarının artışına dikkat çekerek bu eylemin yol açabileceği tehlikeleri mercek altına aldı.
Doxxing; kötü niyetli kişilerin, bir başkasına ait özel bilgileri kasıtlı olarak internet ortamında paylaşması anlamına geliyor. Bu bilgiler arasında ad-soyad, e-posta adresi, ev adresi, okul ve iş bilgileri, hatta finansal ve sağlık verileri dahi yer alabiliyor. Çoğu zaman intikam alma, susturma veya sindirme amacıyla yapılan bu eylemler, kurbanlar üzerinde ağır psikolojik baskı oluşturabiliyor. Doxxing’i gerçekleştiren kişi eski bir arkadaş olabildiği gibi, dijital ortamda yaşanan bir tartışma sonrasında kendince “haklı” olduğunu düşünen biri de olabiliyor.
Sosyal medya en büyük risk alanı
Doxxing saldırıları genellikle sosyal medya hesapları üzerinden başlıyor. Açık profiller, konum paylaşımları ve yeterince korunmayan hesaplar, saldırganların işini kolaylaştırıyor. Daha ileri seviyedeki saldırganlar ise kullanıcı adları üzerinden farklı platformlarda arama yaparak kamuya açık kayıtlardan dahi bilgi toplayabiliyor. Bu durum, dijital ayak izinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Gençler daha savunmasız
Uzmanlara göre doxxing’in en yıkıcı etkileri çocuklar ve gençler üzerinde görülüyor. Ergenlik dönemindeki bireylerin duygusal dayanıklılıklarının daha düşük olması, utanç ve dışlanma duygularını daha yoğun yaşamalarına neden oluyor. Akran onayının büyük önem taşıdığı bu yaş grubunda, çevrimiçi ifşa; özgüven kaybı, kaygı bozukluğu, sosyal izolasyon ve depresyona kadar uzanabiliyor. Bazı vakalarda ise doxxing, fiziksel tehditlere ve gerçek hayatta güvenlik risklerine dönüşebiliyor.
Risk nasıl azaltılabilir?
Uzmanlar, doxxing riskini azaltmanın en etkili yolunun çevrimiçi paylaşılan kişisel bilgileri minimumda tutmak olduğunu vurguluyor. Sosyal medya gizlilik ayarlarının düzenli olarak gözden geçirilmesi, konum servislerinin kapatılması ve tanınmayan takipçilerin silinmesi büyük önem taşıyor. Ayrıca güçlü ve benzersiz parolalar, çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ve bilinçli sosyal medya kullanımı çocukları önemli ölçüde koruyabiliyor.
Doxxing mağduru olunduğunda ne yapılmalı?
Uzmanlar, böyle bir durumla karşılaşıldığında sakin kalınmasını ve saldırganla kesinlikle iletişime geçilmemesini öneriyor. Tüm tehdit ve paylaşımların ekran görüntüsüyle belgelenmesi, ilgili platformlara şikâyette bulunulması ve gerekirse kolluk kuvvetlerine başvurulması gerekiyor. En önemlisi ise çocukların yalnız olmadıklarını hissetmeleri; ailelerin destekleyici ve anlayışlı bir yaklaşım sergilemeleri büyük önem taşıyor.
ESET yetkilileri, dijital dünyada güvenliğin yalnızca teknik önlemlerle değil, bilinçli kullanım ve güçlü iletişimle sağlanabileceğini vurgulayarak, aileleri ve gençleri bu konuda daha dikkatli olmaya çağırıyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
