Çocukları Cezalandırmak Şiddeti Bitirmiyor: Önleme Şart

Dünya 28.01.2026 - 11:25, Güncelleme: 28.01.2026 - 11:25 3606 kez okundu.
 

Çocukları Cezalandırmak Şiddeti Bitirmiyor: Önleme Şart

Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, çocuk suçluluğuna karşı cezalandırma yerine önleyici ve hak temelli sistemlerin güçlendirililmesini önerdi.

Türkiye’de son dönemde yaşanan ve kamuoyunda derin yankı uyandıran çocuk ölümleri ile akran zorbalığı vakaları, çocuklara yönelik şiddetin bireysel değil, sistemsel bir sorun olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı. Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, çocukların suça sürüklenmesini önlemenin mümkün olduğunu vurgulayarak, cezalandırmaya dayalı yaklaşımlar yerine önleyici, bütüncül ve çocuk hakları temelli politikaların hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Ahmet Minguzzi ve Atlas Çağatay vakaları gibi toplumda büyük üzüntü ve tepki yaratan olayların, çocukların hem şiddetin mağduru hem de faili konumuna sürüklenebildiğini ortaya koyduğu ifade edildi. Vakfa göre bu durum, çocukların güvenli, destekleyici ve koruyucu bir çevrede büyüme hakkının yeterince sağlanamadığını gösteriyor. Kamuoyundaki tartışmalarda bir kesimin ağır cezalandırma çağrıları yaparken, diğer kesimin çocukların suça sürüklenmesine yol açan sosyal, ekonomik ve psikolojik nedenlerin ele alınmasını savunduğu belirtiliyor. Vakıf, bu tartışmaların merkezinde cezalandırma refleksi yerine çocuk suçluluğunu doğuran yapısal nedenlerin analiz edilmesi gerektiğini vurguluyor. Yayımlanan izleme ve değerlendirme raporlarına göre, çocukların adalet sistemiyle temas etmeden erken dönemde desteklenmesi, suç davranışlarını azaltmada önemli bir rol oynuyor. 2024–2025 dönemine ait Gençlik Merkezi Programı kapsamında desteklenen çocukların, program süresince çocuk adalet sistemine dahil olmadığı, risk alma davranışlarında azalma ve psikolojik dayanıklılıklarında artış gözlemlendiği aktarıldı. Buna karşılık, özgürlüğünden yoksun bırakılan çocuklarda eğitim hakkına erişimin kısıtlandığı, sosyal hayata uyumun zorlaştığı ve yeniden suça sürüklenme riskinin arttığına dikkat çekildi. Vakfa göre çocukların cezalandırılması yerine desteklenmesi, hem bireysel iyilik halini güçlendiriyor hem de toplumsal şiddetin azalmasına katkı sağlıyor. Açıklamada çocukların suçla ilişkilenmesinde yoksulluk, aile içi şiddet, ihmal, eğitimden kopuş, ayrımcılık ve sosyal destek eksikliği gibi birçok faktörün etkili olduğu vurgulandı. Bu nedenle yalnızca cezaya odaklanan yaklaşımların sorunu çözmek yerine yeniden üretebileceği ifade edildi. Vakıf, çözümün erken müdahale, ailelerle birlikte yürütülen destek programları, okul temelli psikososyal hizmetler ve çok paydaşlı sosyal modellerden geçtiğini belirtti. Çocukların güvenli alanlara erişiminin artırılması ve güçlendirici sosyal politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulunuldu. Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, karar alıcılara ve kamuoyuna çocuklara yönelik şiddet karşısında cezalandırıcı değil, hak temelli, önleyici ve onarıcı bir bakış açısı benimsenmesi çağrısını yineledi.    
Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, çocuk suçluluğuna karşı cezalandırma yerine önleyici ve hak temelli sistemlerin güçlendirililmesini önerdi.

Türkiye’de son dönemde yaşanan ve kamuoyunda derin yankı uyandıran çocuk ölümleri ile akran zorbalığı vakaları, çocuklara yönelik şiddetin bireysel değil, sistemsel bir sorun olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı. Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, çocukların suça sürüklenmesini önlemenin mümkün olduğunu vurgulayarak, cezalandırmaya dayalı yaklaşımlar yerine önleyici, bütüncül ve çocuk hakları temelli politikaların hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Ahmet Minguzzi ve Atlas Çağatay vakaları gibi toplumda büyük üzüntü ve tepki yaratan olayların, çocukların hem şiddetin mağduru hem de faili konumuna sürüklenebildiğini ortaya koyduğu ifade edildi. Vakfa göre bu durum, çocukların güvenli, destekleyici ve koruyucu bir çevrede büyüme hakkının yeterince sağlanamadığını gösteriyor.

Kamuoyundaki tartışmalarda bir kesimin ağır cezalandırma çağrıları yaparken, diğer kesimin çocukların suça sürüklenmesine yol açan sosyal, ekonomik ve psikolojik nedenlerin ele alınmasını savunduğu belirtiliyor. Vakıf, bu tartışmaların merkezinde cezalandırma refleksi yerine çocuk suçluluğunu doğuran yapısal nedenlerin analiz edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Yayımlanan izleme ve değerlendirme raporlarına göre, çocukların adalet sistemiyle temas etmeden erken dönemde desteklenmesi, suç davranışlarını azaltmada önemli bir rol oynuyor. 2024–2025 dönemine ait Gençlik Merkezi Programı kapsamında desteklenen çocukların, program süresince çocuk adalet sistemine dahil olmadığı, risk alma davranışlarında azalma ve psikolojik dayanıklılıklarında artış gözlemlendiği aktarıldı.

Buna karşılık, özgürlüğünden yoksun bırakılan çocuklarda eğitim hakkına erişimin kısıtlandığı, sosyal hayata uyumun zorlaştığı ve yeniden suça sürüklenme riskinin arttığına dikkat çekildi. Vakfa göre çocukların cezalandırılması yerine desteklenmesi, hem bireysel iyilik halini güçlendiriyor hem de toplumsal şiddetin azalmasına katkı sağlıyor.

Açıklamada çocukların suçla ilişkilenmesinde yoksulluk, aile içi şiddet, ihmal, eğitimden kopuş, ayrımcılık ve sosyal destek eksikliği gibi birçok faktörün etkili olduğu vurgulandı. Bu nedenle yalnızca cezaya odaklanan yaklaşımların sorunu çözmek yerine yeniden üretebileceği ifade edildi.

Vakıf, çözümün erken müdahale, ailelerle birlikte yürütülen destek programları, okul temelli psikososyal hizmetler ve çok paydaşlı sosyal modellerden geçtiğini belirtti. Çocukların güvenli alanlara erişiminin artırılması ve güçlendirici sosyal politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulunuldu.

Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, karar alıcılara ve kamuoyuna çocuklara yönelik şiddet karşısında cezalandırıcı değil, hak temelli, önleyici ve onarıcı bir bakış açısı benimsenmesi çağrısını yineledi.

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.