Çocuklarda İçe Basma Ne Zaman Masum, Ne Zaman Risklidir?

Yaşam 01.01.2026 - 15:14, Güncelleme: 01.01.2026 - 18:10 2813 kez okundu.
 

Çocuklarda İçe Basma Ne Zaman Masum, Ne Zaman Risklidir?

Uzmanlar, 1–4 yaşta sık görülen içe basmanın çoğu zaman büyümenin doğal bir parçası olduğunu, ancak bazı durumlarda detaylı değerlendirme gerektiğini söylüyor.

Halk arasında “güvercin ayaklılık” olarak bilinen içe dönük ayak basma, özellikle 1–4 yaş arasındaki çocuklarda sık karşılaşılan bir durum olarak dikkat çekiyor. Yürürken ya da koşarken ayakların düz bir hat üzerinde değil, içe doğru dönük olmasıyla fark edilen bu durum, çoğu ailede endişeye yol açsa da her zaman ciddi bir sağlık sorununa işaret etmiyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı İbrahim Akmaz, sağlıklı çocuklarda içe basmanın büyük oranda kemik, eklem ve kas yapısının henüz tam olgunlaşmamasından kaynaklandığını belirtiyor. Akmaz’a göre bu durum, büyüme sürecinin doğal bir parçası olarak kabul ediliyor ve çoğu çocukta zamanla kendiliğinden düzelme gösteriyor. İçe basmanın en sık nedenlerinden biri, bacak kemiğinin ya da kaval kemiğinin içe dönük yapısı. Bazı çocuklarda dizler karşıya baksa bile ayakların içe dönük olması bu kemik yapısıyla ilişkili olabiliyor. Bebeklik döneminde ise anne karnındaki duruş nedeniyle ayakların doğuştan hafif içe kıvrık olması sık görülen bir durum olarak öne çıkıyor. Bunun yanı sıra kasların yeterince güçlü olmaması ya da aşırı gerginliği de yürüyüş şeklini etkileyebiliyor. İçe basmanın ilk olarak ayak tabanını etkilediğini ifade eden uzmanlar, bu durumun ayak tabanındaki kaslar ve yumuşak dokular üzerinde baskı oluşturarak ağrı, yanma ya da uyuşma gibi şikâyetlere yol açabileceğine dikkat çekiyor. Ancak bu belirtiler her çocukta görülmeyebiliyor. Tedavi sürecine değinen Akmaz, çoğu vakada özel ayakkabı, tabanlık ya da atel kullanımına gerek olmadığını vurguluyor. Basit egzersizlerin ve doğru aktivitelerin süreci olumlu yönde etkileyebileceğini belirten Akmaz, bale, binicilik, dövüş sanatları ve kurbağa stili yüzme gibi ayakların dışa doğru kullanıldığı sporların kas gelişimini desteklediğini söylüyor. Öte yandan, içe basmanın her zaman masum olmayabileceğine de dikkat çekiliyor. Akmaz, bazı çocuklarda bu durumun kas ya da sinir sistemiyle ilgili kalıtsal hastalıkların bir belirtisi olabileceğini belirterek, detaylı ortopedik muayenenin önemine vurgu yapıyor. Muayenenin amacının, çocuğun sinir ve kas sisteminin normal çalışıp çalışmadığını değerlendirmek ve içe basmanın iyi huylu bir durum olup olmadığını ayırt etmek olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, ailelerin gereksiz kaygıya kapılmadan ancak şüpheli durumlarda mutlaka bir uzmana başvurarak süreci hekim kontrolünde takip etmeleri gerektiğini belirtiyor.  
Uzmanlar, 1–4 yaşta sık görülen içe basmanın çoğu zaman büyümenin doğal bir parçası olduğunu, ancak bazı durumlarda detaylı değerlendirme gerektiğini söylüyor.

Halk arasında “güvercin ayaklılık” olarak bilinen içe dönük ayak basma, özellikle 1–4 yaş arasındaki çocuklarda sık karşılaşılan bir durum olarak dikkat çekiyor. Yürürken ya da koşarken ayakların düz bir hat üzerinde değil, içe doğru dönük olmasıyla fark edilen bu durum, çoğu ailede endişeye yol açsa da her zaman ciddi bir sağlık sorununa işaret etmiyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı İbrahim Akmaz, sağlıklı çocuklarda içe basmanın büyük oranda kemik, eklem ve kas yapısının henüz tam olgunlaşmamasından kaynaklandığını belirtiyor. Akmaz’a göre bu durum, büyüme sürecinin doğal bir parçası olarak kabul ediliyor ve çoğu çocukta zamanla kendiliğinden düzelme gösteriyor.

İçe basmanın en sık nedenlerinden biri, bacak kemiğinin ya da kaval kemiğinin içe dönük yapısı. Bazı çocuklarda dizler karşıya baksa bile ayakların içe dönük olması bu kemik yapısıyla ilişkili olabiliyor. Bebeklik döneminde ise anne karnındaki duruş nedeniyle ayakların doğuştan hafif içe kıvrık olması sık görülen bir durum olarak öne çıkıyor. Bunun yanı sıra kasların yeterince güçlü olmaması ya da aşırı gerginliği de yürüyüş şeklini etkileyebiliyor.

İçe basmanın ilk olarak ayak tabanını etkilediğini ifade eden uzmanlar, bu durumun ayak tabanındaki kaslar ve yumuşak dokular üzerinde baskı oluşturarak ağrı, yanma ya da uyuşma gibi şikâyetlere yol açabileceğine dikkat çekiyor. Ancak bu belirtiler her çocukta görülmeyebiliyor.

Tedavi sürecine değinen Akmaz, çoğu vakada özel ayakkabı, tabanlık ya da atel kullanımına gerek olmadığını vurguluyor. Basit egzersizlerin ve doğru aktivitelerin süreci olumlu yönde etkileyebileceğini belirten Akmaz, bale, binicilik, dövüş sanatları ve kurbağa stili yüzme gibi ayakların dışa doğru kullanıldığı sporların kas gelişimini desteklediğini söylüyor.

Öte yandan, içe basmanın her zaman masum olmayabileceğine de dikkat çekiliyor. Akmaz, bazı çocuklarda bu durumun kas ya da sinir sistemiyle ilgili kalıtsal hastalıkların bir belirtisi olabileceğini belirterek, detaylı ortopedik muayenenin önemine vurgu yapıyor. Muayenenin amacının, çocuğun sinir ve kas sisteminin normal çalışıp çalışmadığını değerlendirmek ve içe basmanın iyi huylu bir durum olup olmadığını ayırt etmek olduğu ifade ediliyor.

Uzmanlar, ailelerin gereksiz kaygıya kapılmadan ancak şüpheli durumlarda mutlaka bir uzmana başvurarak süreci hekim kontrolünde takip etmeleri gerektiğini belirtiyor.


 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.