Başkan Akgün’den; ‘Malazgirt Zaferi ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’ Açıklaması

Dünya 26.08.2026 - 21:41, Güncelleme: 26.08.2026 - 21:41 317 kez okundu.
 

Başkan Akgün’den; ‘Malazgirt Zaferi ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’ Açıklaması

Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Başkanı Akgün, Malazgirt Zaferi'nin 955. Yıldönümü, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104 Yıldönümü münasebetiyle bir mesaj yayımladı.

Anadolu’nun Kapılarını Açan İrade ile Onu Ebedi Vatan Yapan Kararlılık Aynı Ruhtur! Diyen Başkan AKGÜN açıklamasının devamında; Ağustos ayı, milletimiz için sıradan bir takvim yaprağı değil; iradenin, imanın, cesaretin ve bağımsızlığın sembolü olan "Zaferler Ayı"dır. Tarihin akışını değiştiren, kaderimizi biçimlendiren ve Türk milletinin bağımsızlık tutkusunu tüm dünyaya ilan eden iki büyük zaferin yıl dönümünü aynı hafta içinde idrak etmenin gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. 26 Ağustos 1071’de Sultan Alparslan’ın liderliğinde Malazgirt’te kazanılan zaferle Anadolu’nun kapıları milletimize açılmış; 26 Ağustos 1922’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile taçlanarak bu toprakların ebediyen Türk yurdu kalacağını mühürlemiştir. 26 Ağustos 1071’de Malazgirt’te Anadolu’nun kapıları ilk defa açılmamıştır. Anadolu, daha öncesinde de ATA YURDUMUZ olan Anadolu’nun kapıları yeniden aralanmış, coğrafya VATAN kılınmıştır… 1071 Malazgirt Zaferimiz ile adalet, hoşgörü ve medeniyet anlayışımızın Anadolu topraklarıyla buluşmasının ilk adımıdır. Sultan Alparslan ve kefen niyetine giydiği beyaz elbisesiyle cenge tutuşan aziz ordusu, bu topraklara barışın ve kardeşliğin tohumlarını ekmiştir. Coğrafyanın vatan kılınması sürecinde; Şair Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun; “Aylardan Ağustos, günlerden Cuma, Gün doğmadan evvel İklim-i Rum’a, Bozkurtlar ordusu geçti hücuma Yeni bir şevk ile gürledi gökler Ya Allah… Bismillah… Allahuekber!.. Önde yalın kılıç Türkmen Başbuğu, Ardında Oğuz’un ellibin tuğu Andırır Altay’dan kopan bir çığı Budur, Peygamberin övdüğü Türkler… Ya Allah… Bismillah… Allahuekber!.. Dizelerinde açıkladığı gibi; aynı zamanda, gönlüleri de fethetmiştir. Bu fetihle vatan kılınan Anadolu, dünya medeniyet tarihinde “Vatandaşlık bağıyla, kültür temelinde millet olmayı uyguladığı süreç olmuştur. Kök-Türk Yazıtlarındaki Türk budun sözü de tüm genişlik ve derinliği ile yaşama geçmiştir. Türk budunu, Türk devleti içinde yaşayan herkestir, yani siyasi bir birliktir. (Mo-tun'un (Mete Han) M.Ö. 176'da Çin İmparatoruna yazdığı mektupta da aynı anlayış görülmektedir. Mo-tun, “eli yay tutabilen kavimlerin hepsi Hun oldu” demektedir. Yani, Mo-tun'un devleti içinde toplanan kavimlerin hepsinin Hun adı altında birleştiği görülmektedir. Mo-tun’da (Mete Han) bir tek devlet, bir tek halk ve bir tek hakan anlayışı ve inanışı görülmektedir. (Ögel, 1982, 110), cümlelerinde yer alan mana derinliğinde; millet olmayı yaşamış ve yaşatarak dünyaya model olmuşuzdur. 30 Ağustos Zafer Bayramımız, Malazgirt’le vatan kılınan topraklara göz diken emperyalist güçlere karşı verilmiş en sert ve nihai cevaptır. "Geldikleri gibi giderler" kararlılığıyla yola çıkan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, yokluklar içindeki bir milleti kenetleyerek, tarihi derinlikteki özüne döndürerek, dünya tarihinin tarihin en büyük varoluş mücadelesini vererek, zafere ulaştırmıştır. Malazgirt Zaferi olmasaydı Anadolu vatan olmazdı; 30 Ağustos Zaferi olmasaydı bu vatan hür ve bağımsız kalamazdı. Her iki zafer de aynı milli şuurun, aynı sarsılmaz inancın tarihteki tezahürüdür. Birlik ve Beraberlik Çağrısı Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk; Sultan Alparslan’ın vizyonu ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhuriyet mirasına aynı kararlılıkla sahip çıkmaktır. Anadolu’yu bizlere yurt kılan ve onu canı pahasına koruyan ecdadımızın emaneti olan bu cennet vatanı; bilimde, eğitimde, ekonomide ve kültürde en ileri seviyeye taşımak temel hedefimizdir. Milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alan her türlü dahili ve harici tehdit, dün olduğu gibi bugün de 1071 ve 1922’deki o sarsılmaz ruh karşısında erimeye mahkûmdur. Minnet ve Rahmetle Anıyoruz Bu anlamlı gün vesilesiyle; şahsım ve Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu ve üyelerimiz adına; • Anadolu’nun kapılarını bizlere açan Sultan Alparslan’ı ve muzaffer ordusunu, • Milli Mücadele’mizin Başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını, • Bu toprakları vatan kılmak ve vatan tutmak uğruna canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Milletimizin 26 Ağustos Malazgirt Zaferi’ni ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten duygularımızla kutluyoruz. Metin AKGÜN Eğitim Bilim Uzmanı Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Eğitim 2023 Derneği İl Temsilcisi
Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Başkanı Akgün, Malazgirt Zaferi'nin 955. Yıldönümü, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104 Yıldönümü münasebetiyle bir mesaj yayımladı.
Anadolu’nun Kapılarını Açan İrade ile Onu Ebedi Vatan Yapan Kararlılık Aynı Ruhtur! Diyen Başkan AKGÜN açıklamasının devamında; Ağustos ayı, milletimiz için sıradan bir takvim yaprağı değil; iradenin, imanın, cesaretin ve bağımsızlığın sembolü olan "Zaferler Ayı"dır. Tarihin akışını değiştiren, kaderimizi biçimlendiren ve Türk milletinin bağımsızlık tutkusunu tüm dünyaya ilan eden iki büyük zaferin yıl dönümünü aynı hafta içinde idrak etmenin gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. 26 Ağustos 1071’de Sultan Alparslan’ın liderliğinde Malazgirt’te kazanılan zaferle Anadolu’nun kapıları milletimize açılmış; 26 Ağustos 1922’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile taçlanarak bu toprakların ebediyen Türk yurdu kalacağını mühürlemiştir. 26 Ağustos 1071’de Malazgirt’te Anadolu’nun kapıları ilk defa açılmamıştır. Anadolu, daha öncesinde de ATA YURDUMUZ olan Anadolu’nun kapıları yeniden aralanmış, coğrafya VATAN kılınmıştır… 1071 Malazgirt Zaferimiz ile adalet, hoşgörü ve medeniyet anlayışımızın Anadolu topraklarıyla buluşmasının ilk adımıdır. Sultan Alparslan ve kefen niyetine giydiği beyaz elbisesiyle cenge tutuşan aziz ordusu, bu topraklara barışın ve kardeşliğin tohumlarını ekmiştir. Coğrafyanın vatan kılınması sürecinde; Şair Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun; “Aylardan Ağustos, günlerden Cuma, Gün doğmadan evvel İklim-i Rum’a, Bozkurtlar ordusu geçti hücuma Yeni bir şevk ile gürledi gökler Ya Allah… Bismillah… Allahuekber!.. Önde yalın kılıç Türkmen Başbuğu, Ardında Oğuz’un ellibin tuğu Andırır Altay’dan kopan bir çığı Budur, Peygamberin övdüğü Türkler… Ya Allah… Bismillah… Allahuekber!.. Dizelerinde açıkladığı gibi; aynı zamanda, gönlüleri de fethetmiştir. Bu fetihle vatan kılınan Anadolu, dünya medeniyet tarihinde “Vatandaşlık bağıyla, kültür temelinde millet olmayı uyguladığı süreç olmuştur. Kök-Türk Yazıtlarındaki Türk budun sözü de tüm genişlik ve derinliği ile yaşama geçmiştir. Türk budunu, Türk devleti içinde yaşayan herkestir, yani siyasi bir birliktir. (Mo-tun'un (Mete Han) M.Ö. 176'da Çin İmparatoruna yazdığı mektupta da aynı anlayış görülmektedir. Mo-tun, “eli yay tutabilen kavimlerin hepsi Hun oldu” demektedir. Yani, Mo-tun'un devleti içinde toplanan kavimlerin hepsinin Hun adı altında birleştiği görülmektedir. Mo-tun’da (Mete Han) bir tek devlet, bir tek halk ve bir tek hakan anlayışı ve inanışı görülmektedir. (Ögel, 1982, 110), cümlelerinde yer alan mana derinliğinde; millet olmayı yaşamış ve yaşatarak dünyaya model olmuşuzdur. 30 Ağustos Zafer Bayramımız, Malazgirt’le vatan kılınan topraklara göz diken emperyalist güçlere karşı verilmiş en sert ve nihai cevaptır. "Geldikleri gibi giderler" kararlılığıyla yola çıkan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, yokluklar içindeki bir milleti kenetleyerek, tarihi derinlikteki özüne döndürerek, dünya tarihinin tarihin en büyük varoluş mücadelesini vererek, zafere ulaştırmıştır. Malazgirt Zaferi olmasaydı Anadolu vatan olmazdı; 30 Ağustos Zaferi olmasaydı bu vatan hür ve bağımsız kalamazdı. Her iki zafer de aynı milli şuurun, aynı sarsılmaz inancın tarihteki tezahürüdür. Birlik ve Beraberlik Çağrısı Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk; Sultan Alparslan’ın vizyonu ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhuriyet mirasına aynı kararlılıkla sahip çıkmaktır. Anadolu’yu bizlere yurt kılan ve onu canı pahasına koruyan ecdadımızın emaneti olan bu cennet vatanı; bilimde, eğitimde, ekonomide ve kültürde en ileri seviyeye taşımak temel hedefimizdir. Milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alan her türlü dahili ve harici tehdit, dün olduğu gibi bugün de 1071 ve 1922’deki o sarsılmaz ruh karşısında erimeye mahkûmdur. Minnet ve Rahmetle Anıyoruz Bu anlamlı gün vesilesiyle; şahsım ve Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu ve üyelerimiz adına; • Anadolu’nun kapılarını bizlere açan Sultan Alparslan’ı ve muzaffer ordusunu, • Milli Mücadele’mizin Başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını, • Bu toprakları vatan kılmak ve vatan tutmak uğruna canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Milletimizin 26 Ağustos Malazgirt Zaferi’ni ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten duygularımızla kutluyoruz. Metin AKGÜN Eğitim Bilim Uzmanı Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Eğitim 2023 Derneği İl Temsilcisi
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.