Çanakkale Haber

Yaşam (İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 29.01.2019 - 08:33, Güncelleme: 29.01.2019 - 08:33

Gebelik şekeri anne kadar, bebeği de etkiliyor

 

Gebelik şekeri anne kadar, bebeği de etkiliyor

Gebelik ve şeker hastalığı, aynı dönemde görülmesi durumunda birbirini olumsuz yönde etkiliyor. Tüm dünyada artan diyabetik gebelik vakalarının anne ile birlikte bebeği de etkisi altına aldığına dikkat çeken uzmanlar; gebelik şekerinin; annede ani düşük, hipertansiyon, vb. problemlere yol açmasının yanı sıra, anne karnındaki bebekte de kalp, sinir sistemi, sindirim sistemi, idrar yolu gelişme problemleri gibi birçok soruna neden olduğunu belirtti.   Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, gebelik şekeri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Obezite artışı ile diyabetik gebelik de artıyor   Gebelik ve diyabet, bir kadında aynı anda birlikte bulunduğu zaman, birbirini olumsuz yönde etkileyen durumlardır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de diyabetik gebelik vakaları artmaktadır” diyen Uzm. Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, bu artışın en önemli nedenlerini şöyle sıraladı: 1.”Tip 1 diyabetli kadınların yaşam beklentisi ve yaşam kalitesindeki artış, 2.Obezite nedeniyle tip 2 diyabet sıklığının artması ve giderek daha genç yaşlara inmiş olması, 3.Obezite artışı ile birlikte gebelik diyabeti sıklığının artmasıdır.” Gebelik şekerinin belirtileri, normal diyabetten farklı   Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, “İlk kez gebelikte genellikle 2. veya 3. trimesterde (3’er aylık dönem) ortaya çıkan ve gebelik süresince devam eden kan şekeri yüksekliği, ’gebelik diyabeti’ veya ‘gestasyonel diabetes mellitus (GDM)’ olarak adlandırılırken; tip 1 veya tip 2 diyabetli bir kadında gebelik hali, ’gebelikte diyabet’, ’gebelikte aşikar diyabet’, ‘pregestasyonel diyabet’ veya ‘pregestasyonel diabetes mellitus (PGDM)’ olarak tanımlanır. Gebelik sırasında görülen diyabet vakalarının büyük çoğunluğunu GDM vakaları oluşturur” dedi. “Gebelik şekerinde, diyabet hastalarında görülen çok su içme, sık idrara çıkma, ayaklarda uyuşmalar ve hızlı kilo kaybı gibi verebileceğimiz belirgin bir şikâyet tarif edemeyiz” diyen Yıldırım, “Çünkü gebeliğin doğal sürecine bağlı olarak kadınlarda bu şikâyetler gelişebilmekte ve şeker hastalığı belirtisi mi yoksa gebelik şikâyetleri mi ayırt etmek mümkün olmayabilir. O nedenle gebeliğin anne ve bebek için oluşturduğu riskler, dünya gebelikte şeker sıklığı göz önüne alınarak gebeliğin 24-28. haftaları arasında tarama testleri uygulanmakta, ek risk faktörleri tespit edilen gebelerde ise daha erken kan şekeri takiplerine başlanabilmektedir” şeklinde konuştu. Gebelik şekeri, ani düşüklere yol açıyor   Dahiliye Uzmanı Güzin Oğuz Yıldırım, gebelik şekerinin oluşturduğu riskleri şöyle ifade etti: “Anne açısından riskler: Ani düşük, hipertansiyon, diyabete bağlı göz ve böbrekte gelişen hastalıklarda ilerleme, sık idrar yolu enfeksiyonları, ani kan şekeri düşüklükleri, ilerleyen yıllarda obezite ve şeker hastalığı gelişmesi. Gebelikte ‘fetüs’ olarak adlandırılan bebek açısından riskler: Kalp, sinir sistemi, sindirim sistemi, idrar yolu gelişme problemleri, kromozomal gelişim hataları, anne karnında ölüm, yarık damak dudak vb. Gebelikte beslenme düzeni, büyük önem taşıyor   “Gebelik süresince esas olan beslenme düzeninin sağlanmasıdır” diyen Yıldırım, Gebelik diyabeti olan kişilerin beslenmesi hakkında şu önerilerde bulundu: “Gebe diyabetlinin günlük kalori ihtiyacı olması gereken ideal ağırlığa göre; obez diyabetlilerde 24 kkal/kg, obez olmayanlarda ilk 3 aylık dönemde (trimester) 30 kkal/kg ve ikinci 3 aylık dönemden itibaren 35 kkal/kg olacak şekilde hesaplanır. İkinci trimesterde 340 kkal/gün, emziklilikte 450 kkal/ gün ek enerji alımı önerilir. Yeterli enerji alımı sağlanmalı   Gebelikte uygun ağırlık artışını sağlayacak yeterli enerji alımı sağlanmalıdır. Gebelerde zayıflama diyetleri önerilmez; ancak fazla kilolu veya obez gebelik şekeri olan kadınlar için hafif-ortaderecede enerji ve karbonhidrat kısıtlaması uygun olabilir. Günlük total kalorinin (enerjinin) besin bileşenleri hesaplanır. Total enerjinin %45-50’si karbonhidrattan (minimum 175 g/gün), %18-20’si proteinlerden (miktar: 1-1.5 g/kg/gün, minimum 71 g/gün), %30-35’i yağlardan (40-60 g/gün) sağlanmalı, ayrıca beslenme programında yeteri kadar posa (28 g/gün) yer almalıdır. Öğün sayısı 3 ana, 4 ara öğün olarak planlanmalı   Öğün sayısı 3 ana, 4 ara öğün olmak üzere toplam 7 öğün olarak planlanmalı ve kahvaltıda günlük kalori ihtiyacının 3/18’i, öğle yemeğinde 4/18’i, akşam yemeğinde 4/18’i verilmelidir. Gün boyunca üç kez, her birinde günlük kalori ihtiyacının 2/18’i verilerek ve yatmadan önce de bir kez, günlük kalori ihtiyacının 2/18’ini kapsayan ara öğün yapılmalıdır. Gebelikte sabah glukoza tolerans azalmış olduğundan kahvaltıda karbonhidrat alımı
Gebelik ve şeker hastalığı, aynı dönemde görülmesi durumunda birbirini olumsuz yönde etkiliyor. Tüm dünyada artan diyabetik gebelik vakalarının anne ile birlikte bebeği de etkisi altına aldığına dikkat çeken uzmanlar; gebelik şekerinin; annede ani düşük, hipertansiyon, vb. problemlere yol açmasının yanı sıra, anne karnındaki bebekte de kalp, sinir sistemi, sindirim sistemi, idrar yolu gelişme problemleri gibi birçok soruna neden olduğunu belirtti.   Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, gebelik şekeri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Obezite artışı ile diyabetik gebelik de artıyor   Gebelik ve diyabet, bir kadında aynı anda birlikte bulunduğu zaman, birbirini olumsuz yönde etkileyen durumlardır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de diyabetik gebelik vakaları artmaktadır” diyen Uzm. Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, bu artışın en önemli nedenlerini şöyle sıraladı: 1.”Tip 1 diyabetli kadınların yaşam beklentisi ve yaşam kalitesindeki artış, 2.Obezite nedeniyle tip 2 diyabet sıklığının artması ve giderek daha genç yaşlara inmiş olması, 3.Obezite artışı ile birlikte gebelik diyabeti sıklığının artmasıdır.” Gebelik şekerinin belirtileri, normal diyabetten farklı   Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, “İlk kez gebelikte genellikle 2. veya 3. trimesterde (3’er aylık dönem) ortaya çıkan ve gebelik süresince devam eden kan şekeri yüksekliği, ’gebelik diyabeti’ veya ‘gestasyonel diabetes mellitus (GDM)’ olarak adlandırılırken; tip 1 veya tip 2 diyabetli bir kadında gebelik hali, ’gebelikte diyabet’, ’gebelikte aşikar diyabet’, ‘pregestasyonel diyabet’ veya ‘pregestasyonel diabetes mellitus (PGDM)’ olarak tanımlanır. Gebelik sırasında görülen diyabet vakalarının büyük çoğunluğunu GDM vakaları oluşturur” dedi. “Gebelik şekerinde, diyabet hastalarında görülen çok su içme, sık idrara çıkma, ayaklarda uyuşmalar ve hızlı kilo kaybı gibi verebileceğimiz belirgin bir şikâyet tarif edemeyiz” diyen Yıldırım, “Çünkü gebeliğin doğal sürecine bağlı olarak kadınlarda bu şikâyetler gelişebilmekte ve şeker hastalığı belirtisi mi yoksa gebelik şikâyetleri mi ayırt etmek mümkün olmayabilir. O nedenle gebeliğin anne ve bebek için oluşturduğu riskler, dünya gebelikte şeker sıklığı göz önüne alınarak gebeliğin 24-28. haftaları arasında tarama testleri uygulanmakta, ek risk faktörleri tespit edilen gebelerde ise daha erken kan şekeri takiplerine başlanabilmektedir” şeklinde konuştu. Gebelik şekeri, ani düşüklere yol açıyor   Dahiliye Uzmanı Güzin Oğuz Yıldırım, gebelik şekerinin oluşturduğu riskleri şöyle ifade etti: “Anne açısından riskler: Ani düşük, hipertansiyon, diyabete bağlı göz ve böbrekte gelişen hastalıklarda ilerleme, sık idrar yolu enfeksiyonları, ani kan şekeri düşüklükleri, ilerleyen yıllarda obezite ve şeker hastalığı gelişmesi. Gebelikte ‘fetüs’ olarak adlandırılan bebek açısından riskler: Kalp, sinir sistemi, sindirim sistemi, idrar yolu gelişme problemleri, kromozomal gelişim hataları, anne karnında ölüm, yarık damak dudak vb. Gebelikte beslenme düzeni, büyük önem taşıyor   “Gebelik süresince esas olan beslenme düzeninin sağlanmasıdır” diyen Yıldırım, Gebelik diyabeti olan kişilerin beslenmesi hakkında şu önerilerde bulundu: “Gebe diyabetlinin günlük kalori ihtiyacı olması gereken ideal ağırlığa göre; obez diyabetlilerde 24 kkal/kg, obez olmayanlarda ilk 3 aylık dönemde (trimester) 30 kkal/kg ve ikinci 3 aylık dönemden itibaren 35 kkal/kg olacak şekilde hesaplanır. İkinci trimesterde 340 kkal/gün, emziklilikte 450 kkal/ gün ek enerji alımı önerilir. Yeterli enerji alımı sağlanmalı   Gebelikte uygun ağırlık artışını sağlayacak yeterli enerji alımı sağlanmalıdır. Gebelerde zayıflama diyetleri önerilmez; ancak fazla kilolu veya obez gebelik şekeri olan kadınlar için hafif-ortaderecede enerji ve karbonhidrat kısıtlaması uygun olabilir. Günlük total kalorinin (enerjinin) besin bileşenleri hesaplanır. Total enerjinin %45-50’si karbonhidrattan (minimum 175 g/gün), %18-20’si proteinlerden (miktar: 1-1.5 g/kg/gün, minimum 71 g/gün), %30-35’i yağlardan (40-60 g/gün) sağlanmalı, ayrıca beslenme programında yeteri kadar posa (28 g/gün) yer almalıdır. Öğün sayısı 3 ana, 4 ara öğün olarak planlanmalı   Öğün sayısı 3 ana, 4 ara öğün olmak üzere toplam 7 öğün olarak planlanmalı ve kahvaltıda günlük kalori ihtiyacının 3/18’i, öğle yemeğinde 4/18’i, akşam yemeğinde 4/18’i verilmelidir. Gün boyunca üç kez, her birinde günlük kalori ihtiyacının 2/18’i verilerek ve yatmadan önce de bir kez, günlük kalori ihtiyacının 2/18’ini kapsayan ara öğün yapılmalıdır. Gebelikte sabah glukoza tolerans azalmış olduğundan kahvaltıda karbonhidrat alımı
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.