Çanakkale Haber

ACI-YORUM: Omurga Ya Da Omurgasızlık

SİYASET 09.06.2024 - 17:35, Güncelleme: 09.06.2024 - 22:45 46937+ kez okundu.
 

ACI-YORUM: Omurga Ya Da Omurgasızlık

Sosyal manada omurgasızlık onursuzluktur.

Türkiye’de makam ve çıkar endeksli hareket edenler, siyaset yapan kimi siyasal omurgasızlar, ne yazık ki ülkemizi, halkımızı ve yaşadığımız her yeri büyük bir bilmeze sürüklediğinin farkında bile değiller. Dedik ya. Omurgasızlar için en önemli şey; şahsi çıkarları. Onlar için en önemli şey; kendileri.  Kendilerinin ve koruyup kolladıklarının çıkarları ve kısa yoldan zengin olmalarıdır. Onlar için en önemli şey; bulundukları yerin saltanatını sürdürmeleridir. Arkalarından sürükledikleri insanların ve ülkenin zerre kadar değeri yoktur. İşte, Türkiye ne çekiyorsa bu tiplerden ve bu tip siyasetçilerden çekmektedir. Ne yazık ki bu güruh günden güne çoğalmaya ve Türkiye’yi örümcek ağı gibi sarmaya, her yerde görülmeye başlamıştır. Bu tipler ve bu türün siyasetçileri özellikle birileri tarafından cımbızla seçilmiş gibi halkın önüne konmaktadır. Üzülerek ifade edeyim ki, usul erkan bilmez bu paragözler ve çıkarcılar ne yazık ki milli şuurlu insanların önünü keserek Türkiye’yi ve Türk siyasetini bataklığa çevirmişlerdir. Bu çürümüşlük, ya da özel olarak çürümeye tabi tutulan bu kesim; Atatürk ve değerlerine sahip çıkmaktan aciz, Türküm demekten korkan veya çekinen, yahut da Atatürkçü gibi, Türk gibi görünerek Atatürkçülüğü ve Türklüğü yerin dibine sokan, ona buna peşkeş çeken omurgasızlardır. En büyük omurgasızlık, ne yazık ki daha çok Türklüğe ve Atatürk’e sahip çıkması gereken kesimlerde çıkmaktadır. Şunu da ifade etmeliyim ki Atatürk Türkiye’sinde siyasal İslamcılar, etnik ayrılıkçısı, yıkıcı bölücüler ve neoliberaller ve neo  solcular ve neoliberal yeni sosyalistler daha bilinçli ve daha istikrarlı duruş sergilemektedirler. Bu kesimler açıktan açığa “Türkiye Milleti”, “Türkiyeli”, “Ayrılıkçı  Etnik Kürtçülük”, “anti laiklik” gibi alanlarda ortak nokta da buluşurken, Türklük ve Atatürk karşıtlığında tam bir uyum ve istikrar içindedirler. Gel gelelim ki Türk milleti içinde Türk Milliyetçisi, Türk ulusalcısı ve Atatürkçüsü görünmelerine rağmen sağı solu oynayan belli bir kesim vardır ki bu kesim Türklüğe  ve Atatürkçülüğe en büyük zararı verenlerdir. Mesela adam sosyal demokrat geçinir. Adam Atatürkçüyüm der. Ama ne Atatürk’ü anlamışlığı vardır, ne de Türk ulusunu sahiplenme milli şuuru vardır.   Bu, kafalarının içi bom boş tın tın kafalılar Türklü şuurundan, Atatürkçülükten taviz üstüne taviz verirler. Atatürk’ün partisini  kişisel ve kitlesel çıkarları için kullanan, anti-Kemalist ve anti Türk Ulusalcısı ,etnik ayrılıkçı söylem ve eylemden çekinmeyen bir diaspora, omurgasızları adeta ellerinde maymun gibi oynatırlar. Yıllardır bu omurgasız, tın tın kafalıların şuursuz ve tavizkar siyasal anlayışları Türkiye’de Kemalizm’e ve Türk ulusuna büyük zararlar vermektedir. Bu durum ne yazık ki 1945 yılından başlamış, 1980 sonrasında hızlanmış, 2000’li yıllardan sonra da Türkiye’de egmen güç olmuşlardır. Ülkemizdeki Milliyetçi sağ, muhafazakar sağ partilerin hemen hemen tamamının milliyetçilikleri zihinlerde sorgulanmaktadır. Sağ partilerin ikinci nesil siyasetçileri, sağ partilerin kurucu liderlerinin değerlerinden uzaklaşarak daha fazla çıkarcı ve daha az Türklük şuuru ile hareket etmeye başlamışlardır.   Gelelim Türkiye'deki siyasal gündeme. Türk sağının ve solunun partilerin oy kaygısı ve devletin etkili kullanılmaması  nedeniyle yıllardır ülkemizde kan ve gözyaşlarına sebep olan ABD beslemesi PKK’nın uzantısı siyasi partiler günden güne güçlenmeye ve TBMM kürsüsünden  dahi Türkiye Cumhuriyetine meydan okumakta, etnik ayrılıkçı Kürtçülük söylemlerini gür sesle dile getirebilmektedir. Eylemlere girişip devletin kolluk kuvvetlerine el kaldırabilmektedirler. İşte 2023 seçimleri ve sonuçları ortadadır. Sinan Oğan gerçeği en acı şekilde önümüzdedir. Sırf AKP ve Erdoğan karşıtlığı üzerinden cumhurbaşkanı adayı ilan edilen, imza verilen ve seçimlere katılan Sinan Oğan bir anda saf değiştirerek karşı olduğu, karşına çıktığını söylediği siyasal yolla kol kola girmiş, kendisine destek verenlerin zekasıyla alenen alay etmiştir. Sinan Oğan öyle de ya Merak Akşener’e ne demeli? Benim nazarımda Meral Akşener Sinan Oğan’dan da beter ve çok daha maliyetli bir yol izlemektedir. Bugün ki pencereden düne baktığımızda Meral Akşener, 2023 cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçiminden önce akla hayale gelmedik öneriler, tutarsız kararlar ve türlü türlü söylem ve eylemlerle meğerse Erdoğan’ın yeniden Cumhurbaşkanı seçilmesi için büyük efor sarf etmiş. 2023 seçimlerinde Erdoğan’ı cumhurbaşkanı seçtiren Meral Akşener, yerel seçimlerde de Cumhur İttifakına başarı sağlayabilmek için yine en anlaşılmaz şekilde her yerde kendi adaylarıyla yerel seçimlere gireceğini ifade ederek Türk halkını yine bir oldubittiye  getirmek istediyse de bu kez Türk halkı, özellikle bilinçli sağ seçmen bu kez tongaya basmamış ve  AKP’nin karşında öyle veya böyle en istikrarlı duruş sergileyen CHP’nin önünü açmış ve yerel seçilerde gerekli desteği vermiştir. Sonuç olarak; Sadece siyasette değil yaşamın her alanında omurgalı ve onurlu bir duruş sergilemek şarttır. Meral Akşener’in AKP ve Erdoğan’la siyasal flörtü, yıllarca Meral Akşener’in kişiliğine güvenerek iyi niyetli İYİ Partiye katılan ve destek olanlara yapılmış en büyük yanlışlık değil de nedir? Meral Akşener bu son atraksiyonu kısa vadede belki kendisine, ailesine ve yakın çevresindeki birkaç kişiye aşırı derecede fayda sağlıyor olabilir. Basında yazılıp çizilenler şayet doğru çıkarsa Meral Akşener Türk siyasi  tarihine hiç de iyi not edilmeyecektir. Her Türk insanı kendisini yönetenlerden ve yönetmek isteyenlerden kişisel çıkar ve menfaat gütmeden onurlu olmalarını, onurlarıyla yaşamlarını ve omurgalı olmalarını beklemektedir. Meral Akşener, şayet Erdoğan’ın vereceği bir misyonu veya görevi üslenirse İYİ Partili güzel insanları gadre uğratmış, zamanlarını çalmış, maddi güçlerini heba etmişler demektir. Akşener tüm bu iddialara karşı susması anlamlıdır. Susuyorsa suskunluk  ve sükut istikrardan gelir derler.    
Sosyal manada omurgasızlık onursuzluktur.

Türkiye’de makam ve çıkar endeksli hareket edenler, siyaset yapan kimi siyasal omurgasızlar, ne yazık ki ülkemizi, halkımızı ve yaşadığımız her yeri büyük bir bilmeze sürüklediğinin farkında bile değiller.

Dedik ya.

Omurgasızlar için en önemli şey; şahsi çıkarları.

Onlar için en önemli şey; kendileri.  Kendilerinin ve koruyup kolladıklarının çıkarları ve kısa yoldan zengin olmalarıdır. Onlar için en önemli şey; bulundukları yerin saltanatını sürdürmeleridir.

Arkalarından sürükledikleri insanların ve ülkenin zerre kadar değeri yoktur.

İşte, Türkiye ne çekiyorsa bu tiplerden ve bu tip siyasetçilerden çekmektedir.

Ne yazık ki bu güruh günden güne çoğalmaya ve Türkiye’yi örümcek ağı gibi sarmaya, her yerde görülmeye başlamıştır.

Bu tipler ve bu türün siyasetçileri özellikle birileri tarafından cımbızla seçilmiş gibi halkın önüne konmaktadır.

Üzülerek ifade edeyim ki, usul erkan bilmez bu paragözler ve çıkarcılar ne yazık ki milli şuurlu insanların önünü keserek Türkiye’yi ve Türk siyasetini bataklığa çevirmişlerdir.

Bu çürümüşlük, ya da özel olarak çürümeye tabi tutulan bu kesim; Atatürk ve değerlerine sahip çıkmaktan aciz, Türküm demekten korkan veya çekinen, yahut da Atatürkçü gibi, Türk gibi görünerek Atatürkçülüğü ve Türklüğü yerin dibine sokan, ona buna peşkeş çeken omurgasızlardır.

En büyük omurgasızlık, ne yazık ki daha çok Türklüğe ve Atatürk’e sahip çıkması gereken kesimlerde çıkmaktadır.

Şunu da ifade etmeliyim ki Atatürk Türkiye’sinde siyasal İslamcılar, etnik ayrılıkçısı, yıkıcı bölücüler ve neoliberaller ve neo  solcular ve neoliberal yeni sosyalistler daha bilinçli ve daha istikrarlı duruş sergilemektedirler. Bu kesimler açıktan açığa “Türkiye Milleti”, “Türkiyeli”, “Ayrılıkçı  Etnik Kürtçülük”, “anti laiklik” gibi alanlarda ortak nokta da buluşurken, Türklük ve Atatürk karşıtlığında tam bir uyum ve istikrar içindedirler.

Gel gelelim ki Türk milleti içinde Türk Milliyetçisi, Türk ulusalcısı ve Atatürkçüsü görünmelerine rağmen sağı solu oynayan belli bir kesim vardır ki bu kesim Türklüğe  ve Atatürkçülüğe en büyük zararı verenlerdir.

Mesela adam sosyal demokrat geçinir. Adam Atatürkçüyüm der. Ama ne Atatürk’ü anlamışlığı vardır, ne de Türk ulusunu sahiplenme milli şuuru vardır.  

Bu, kafalarının içi bom boş tın tın kafalılar Türklü şuurundan, Atatürkçülükten taviz üstüne taviz verirler.

Atatürk’ün partisini  kişisel ve kitlesel çıkarları için kullanan, anti-Kemalist ve anti Türk Ulusalcısı ,etnik ayrılıkçı söylem ve eylemden çekinmeyen bir diaspora, omurgasızları adeta ellerinde maymun gibi oynatırlar.

Yıllardır bu omurgasız, tın tın kafalıların şuursuz ve tavizkar siyasal anlayışları Türkiye’de Kemalizm’e ve Türk ulusuna büyük zararlar vermektedir.

Bu durum ne yazık ki 1945 yılından başlamış, 1980 sonrasında hızlanmış, 2000’li yıllardan sonra da Türkiye’de egmen güç olmuşlardır.

Ülkemizdeki Milliyetçi sağ, muhafazakar sağ partilerin hemen hemen tamamının milliyetçilikleri zihinlerde sorgulanmaktadır.

Sağ partilerin ikinci nesil siyasetçileri, sağ partilerin kurucu liderlerinin değerlerinden uzaklaşarak daha fazla çıkarcı ve daha az Türklük şuuru ile hareket etmeye başlamışlardır.

 

Gelelim Türkiye'deki siyasal gündeme.

Türk sağının ve solunun partilerin oy kaygısı ve devletin etkili kullanılmaması  nedeniyle yıllardır ülkemizde kan ve gözyaşlarına sebep olan ABD beslemesi PKK’nın uzantısı siyasi partiler günden güne güçlenmeye ve TBMM kürsüsünden  dahi Türkiye Cumhuriyetine meydan okumakta, etnik ayrılıkçı Kürtçülük söylemlerini gür sesle dile getirebilmektedir. Eylemlere girişip devletin kolluk kuvvetlerine el kaldırabilmektedirler.

İşte 2023 seçimleri ve sonuçları ortadadır.

Sinan Oğan gerçeği en acı şekilde önümüzdedir.

Sırf AKP ve Erdoğan karşıtlığı üzerinden cumhurbaşkanı adayı ilan edilen, imza verilen ve seçimlere katılan Sinan Oğan bir anda saf değiştirerek karşı olduğu, karşına çıktığını söylediği siyasal yolla kol kola girmiş, kendisine destek verenlerin zekasıyla alenen alay etmiştir.

Sinan Oğan öyle de ya Merak Akşener’e ne demeli?

Benim nazarımda Meral Akşener Sinan Oğan’dan da beter ve çok daha maliyetli bir yol izlemektedir.

Bugün ki pencereden düne baktığımızda Meral Akşener, 2023 cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçiminden önce akla hayale gelmedik öneriler, tutarsız kararlar ve türlü türlü söylem ve eylemlerle meğerse Erdoğan’ın yeniden Cumhurbaşkanı seçilmesi için büyük efor sarf etmiş.

2023 seçimlerinde Erdoğan’ı cumhurbaşkanı seçtiren Meral Akşener, yerel seçimlerde de Cumhur İttifakına başarı sağlayabilmek için yine en anlaşılmaz şekilde her yerde kendi adaylarıyla yerel seçimlere gireceğini ifade ederek Türk halkını yine bir oldubittiye  getirmek istediyse de bu kez Türk halkı, özellikle bilinçli sağ seçmen bu kez tongaya basmamış ve  AKP’nin karşında öyle veya böyle en istikrarlı duruş sergileyen CHP’nin önünü açmış ve yerel seçilerde gerekli desteği vermiştir.

Sonuç olarak;

Sadece siyasette değil yaşamın her alanında omurgalı ve onurlu bir duruş sergilemek şarttır.

Meral Akşener’in AKP ve Erdoğan’la siyasal flörtü, yıllarca Meral Akşener’in kişiliğine güvenerek iyi niyetli İYİ Partiye katılan ve destek olanlara yapılmış en büyük yanlışlık değil de nedir?

Meral Akşener bu son atraksiyonu kısa vadede belki kendisine, ailesine ve yakın çevresindeki birkaç kişiye aşırı derecede fayda sağlıyor olabilir. Basında yazılıp çizilenler şayet doğru çıkarsa Meral Akşener Türk siyasi  tarihine hiç de iyi not edilmeyecektir.

Her Türk insanı kendisini yönetenlerden ve yönetmek isteyenlerden kişisel çıkar ve menfaat gütmeden onurlu olmalarını, onurlarıyla yaşamlarını ve omurgalı olmalarını beklemektedir.

Meral Akşener, şayet Erdoğan’ın vereceği bir misyonu veya görevi üslenirse İYİ Partili güzel insanları gadre uğratmış, zamanlarını çalmış, maddi güçlerini heba etmişler demektir.

Akşener tüm bu iddialara karşı susması anlamlıdır.

Susuyorsa suskunluk  ve sükut istikrardan gelir derler.

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.