Çanakkale Haber

Rıfat SERDAROĞLU
Köşe Yazarı
Rıfat SERDAROĞLU
 

DOĞRU VE GERÇEK SÖZLÜK (1)

Hitler’in propaganda Bakanı Joseph Goebbels(Göbels) eğer AKP iktidarı zamanında yaşasaydı, Beştepe Sarayına kapıcı bile olamazdı! Bademler yalan söylemeyi, gerçekleri çarpıtmayı o kadar rahat bir şekilde yapıyorlar ki, Göbels “Pes abicim, ben yalan söyleyeni gördüm ama, bunlar gibisini görmedim. Yalan propaganda sanatında birincilik ödülü kesinlikle Bademlere verilmelidir” derdi… 2002 de 3 yaşında olan bir çocuk artık seçmen. 4 yaşındaki 19 yaşında oldu. 2002 de 5 yaşında olan çocuk 20 yaşına geldi. 2002 de 7 yaşında olan bebe, şimdi askerliğini bitirip geldi, haftaya düğünü var! Yani milyonlarca çocuk “Badem Şekeri” ile değil “Badem Yalanlarıyla” büyüdü! İşin feci yanı burası! 2002 yılında doğan bir kız çocuğu, tesettürün şart olduğunu (Ana Okulundan türbana sokuldu) 9 yaşından itibaren evlenmeye hazır olması gerektiğini, kadının evinde oturmasının dinimiz emri olduğunu zannediyor! 2002 yıllarında doğan bir erkek çocuk ise, Reisin tüm dünyaya kafa tutacak kadar cesur olduğunu, etrafımızın Türkiye’nin büyümesini çekemeyen düşmanlarla çevrildiğini, Cihadın şart olduğunu, kestirmeden para kazanmak için mutlaka AKP İlçe teşkilatlarından birine yamanmanın ve “çalıyor ama çalışıyor”, “Çalıyorsa, cihad için kullanacaktır”, “Çalıyor ama benden çalmıyor ki” felsefesine inanması gerektiğini zannediyor! Yani tam da Reis’in istediği “Dindar ve Kindar” fakat okumayan, tartışmayan ot gibi bir nesil yetişiyor… Ya diğer uçta durum ne? Elinde akıllı telefon (!) sürekli telefona bakan, kendi kendisinin resmini çekip sosyal medyada paylaşan, saçma sapan bir dil kullanıp güzel Türkçemizin içine eden, sorumsuz, bilgisiz, okumayan, tartışmayan, ana baba parasıyla yaşayan asalak bir nesil geliyor… Bir de çoğunluk olan ama sesi çıkmayan hem çalışıp hem eğitimini sürdürmeye çalışan, vergisini veren, çağırıldığında seve-seve vatan görevine koşan, kendini yetiştirip dünyadaki gelişmelerin ardında kalmamak için çırpınan, “Türk Milletinin onurlu bir bireyi” olmayı gönüllü kabullenen vatansever çağdaş genç nesiller geliyor… Bu üç kesimin tek ortak noktası hepsinin “AKP Yalanları” ile büyümeleri, Bademlerin söylediklerinin gerçek ve doğru olduklarını düşünmeleridir! Eğer bu çocuklara birileri doğruları öğretmezse, onları araştırmaya-sorgulamaya alıştırmazsa bunların hepsi kayıp nesiller olacaktır. Kaybolan sadece bu çocuklarımız olmayacak, son Türk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti de içimizdeki cahillerin, hırsızların, hainleri, dönmelerin yalanlarıyla, cehaletleriyle batacaktır. Bu sebepten belli ve güncel konularda, hangi inançtan hangi düşünceden olurlarsa olsunlar tüm gençlerimize doğruları gerçekleri anlatmak gibi önemli bir uğraşımız olacak! Bu konuları “Kadrolu Dertlerimiz” adıyla kitaplaştırma çalışmamız devam ediyor. Zamanımız ve ömrümüz yeterse inşallah bitireceğiz. Yarın “Doğru ve Gerçek Sözlüğümüzün” bölümlerini yazmaya başlayacağız. Gayret bizden, yardım Allah’tan… Sağlık ve başarı dileklerimle 24 Temmuz 2017 Rifat Serdaroğlu
Ekleme Tarihi: 24 Temmuz 2017 - Pazartesi
Rıfat SERDAROĞLU

DOĞRU VE GERÇEK SÖZLÜK (1)

Hitler’in propaganda Bakanı Joseph Goebbels(Göbels) eğer AKP iktidarı zamanında yaşasaydı, Beştepe Sarayına kapıcı bile olamazdı! Bademler yalan söylemeyi, gerçekleri çarpıtmayı o kadar rahat bir şekilde yapıyorlar ki, Göbels “Pes abicim, ben yalan söyleyeni gördüm ama, bunlar gibisini görmedim. Yalan propaganda sanatında birincilik ödülü kesinlikle Bademlere verilmelidir” derdi…

2002 de 3 yaşında olan bir çocuk artık seçmen. 4 yaşındaki 19 yaşında oldu. 2002 de 5 yaşında olan çocuk 20 yaşına geldi. 2002 de 7 yaşında olan bebe, şimdi askerliğini bitirip geldi, haftaya düğünü var! Yani milyonlarca çocuk “Badem Şekeri” ile değil “Badem Yalanlarıyla” büyüdü!

İşin feci yanı burası! 2002 yılında doğan bir kız çocuğu, tesettürün şart olduğunu (Ana Okulundan türbana sokuldu) 9 yaşından itibaren evlenmeye hazır olması gerektiğini, kadının evinde oturmasının dinimiz emri olduğunu zannediyor!

2002 yıllarında doğan bir erkek çocuk ise, Reisin tüm dünyaya kafa tutacak kadar cesur olduğunu, etrafımızın Türkiye’nin büyümesini çekemeyen düşmanlarla çevrildiğini, Cihadın şart olduğunu, kestirmeden para kazanmak için mutlaka AKP İlçe teşkilatlarından birine yamanmanın ve “çalıyor ama çalışıyor”, “Çalıyorsa, cihad için kullanacaktır”, “Çalıyor ama benden çalmıyor ki” felsefesine inanması gerektiğini zannediyor! Yani tam da Reis’in istediği “Dindar ve Kindar” fakat okumayan, tartışmayan ot gibi bir nesil yetişiyor…

Ya diğer uçta durum ne? Elinde akıllı telefon (!) sürekli telefona bakan, kendi kendisinin resmini çekip sosyal medyada paylaşan, saçma sapan bir dil kullanıp güzel Türkçemizin içine eden, sorumsuz, bilgisiz, okumayan, tartışmayan, ana baba parasıyla yaşayan asalak bir nesil geliyor…

Bir de çoğunluk olan ama sesi çıkmayan hem çalışıp hem eğitimini sürdürmeye çalışan, vergisini veren, çağırıldığında seve-seve vatan görevine koşan, kendini yetiştirip dünyadaki gelişmelerin ardında kalmamak için çırpınan, “Türk Milletinin onurlu bir bireyi” olmayı gönüllü kabullenen vatansever çağdaş genç nesiller geliyor…

Bu üç kesimin tek ortak noktası hepsinin “AKP Yalanları” ile büyümeleri, Bademlerin söylediklerinin gerçek ve doğru olduklarını düşünmeleridir! Eğer bu çocuklara birileri doğruları öğretmezse, onları araştırmaya-sorgulamaya alıştırmazsa bunların hepsi kayıp nesiller olacaktır. Kaybolan sadece bu çocuklarımız olmayacak, son Türk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti de içimizdeki cahillerin, hırsızların, hainleri, dönmelerin yalanlarıyla, cehaletleriyle batacaktır.

Bu sebepten belli ve güncel konularda, hangi inançtan hangi düşünceden olurlarsa olsunlar tüm gençlerimize doğruları gerçekleri anlatmak gibi önemli bir uğraşımız olacak! Bu konuları “Kadrolu Dertlerimiz” adıyla kitaplaştırma çalışmamız devam ediyor. Zamanımız ve ömrümüz yeterse inşallah bitireceğiz.

Yarın “Doğru ve Gerçek Sözlüğümüzün” bölümlerini yazmaya başlayacağız. Gayret bizden, yardım Allah’tan…

Sağlık ve başarı dileklerimle 24 Temmuz 2017 Rifat Serdaroğlu

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.