Çanakkale Haber

Rıfat SERDAROĞLU
Köşe Yazarı
Rıfat SERDAROĞLU
 

TIPIŞ TIPIŞ GİDECEKLER!

Toplumun belli kesiminde “AKP seçimle gitmez, ülkeyi yakarlar ama gitmezler” şeklinde bir algı var. Bunun “Algı Operasyonları ustası” AKP trolleri tarafından yaratıldığı su götürmez bir gerçek. Bizlerin bir görevi de bu saçma algıyı kırıp, kafalardan alıp çöpe atmak. Size, Profesör Dr. Canan Çetin’in öğrencilerine anlattığı bir öyküyü nakletmek isterim; “Yozgatlı Hasan bir et tesisinde çalışmaktadır. Tüm gün et taşır, akşam dondurucuyu temizler, öyle çıkarmış. O akşam dondurucuda oyalanınca, vaktin nasıl geçtiğini anlamamış ve kilitli kalmış. Bağırmış, çırpınmış ama çıkamamış. Yerden aldığı kağıda yazmaya başlamış; Saat 09.00 içerisi çok soğuk, üşüyorum. Saat 23.30 sanırım donarak öleceğim, çok üşüyorum. Saat 03.20 ayaklarımı hissetmiyorum. Saat 05.10 Gözlerim kapanıyor, ölüyorum. Sabah 06.30 da işe gelen arkadaşları, dondurucuyu açarlar ve Hasan’ın cesedini bulurlar. Hasan ölmüştür! Fakat dondurucunun derecesine bakan arkadaşları, derecenin 16 derecede takıldığını görmüşler. Hasan, soğuktan değil fakat donarak öleceğine inandığı için ölmüştür…” İşte AKP’nin yapmaya çalıştığı tam da budur. Boğazlarına kadar yolsuzluğa battılar ya! Gidince sülaleleri bu hesabı veremeyecek ya! İşin sonunda kumbaraya (Silivri Kampüsü) girmek var ya! Bu sebepten, mezarlıktan geçerken korktuğu belli olmasın diye yüksek sesle şarkı söyleyen çakma delikanlılar gibi, “Biz buradayız, gitmeyiz” diyorlar! Fakat gerçekler böyle değil. AKP’nin gerçek yüzünü görmek için, AKP kurucularının- AKP eski Milletvekillerinin- AKP’nin üst düzey bürokratlarının sözlerine kulak vermek yeterlidir. AKP Genel Başkanının yol arkadaşları Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu gibi Cumhurbaşkanlığı-Başbakanlık-Dışişleri Bakanlığı yapan siyasetçilerin, AKP hakkında söylediklerini duyunca, aklımıza “yiyen değil dokunan kudurur” deyişi geliyor. Erdoğan bu yol arkadaşlarını “evlerinden çıkmamakla” tehdit ediyor! Hatta Türk Devletinin helikopterini “Çiçek Taksi” gibi kullanarak, içine Genelkurmay Başkanını ve MİT Başkanını doldurup, gözdağı vermekten çekinmiyor! Tek oyu ile AKP’nin kapatılmasını önleyen Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Haşim Kılıç, “Ne yazık ki önce AHLAK ve MANEVİYAT diye iktidara gelen bu arkadaşlarımız, ne pozitif hukuk kuralları bıraktılar ne de ahlak bıraktılar” diyerek, kavgada bile söylenmeyecek, hakaretleri sıraladı! “Şalvar nasipten çıkınca, uçkur düğüm tutmazmış” der, Filozof Bergamus! “Gitti gidiyor döner mi bilmem” der Sarayın Kraliçesi Muazzez Ersoy! “Yettin artık be civanım” der Kibariye! “Çatlak testi su tutmaz” der Yavuz Bingöl! “Söküğü çok olan pörsümüş kumaş, dikiş tutmaz” der Ajda Pekkan… Adam, can çekişiyor! Çocukları doktor çağırmış. Muayeneden sonra, hastanın eşi sormuş; “Doktor, beyim ne yesin ne yemesin?” Doktor; Teyze, bu baş bu yastıktan kalkmaz, ne yerse yesin, her şey serbest! Gitmeyiz diye ısrar eden Zerzevatçı ile bastonu işlevsiz doçent Püskevitçi var ya, Türk Milleti “Gidin” dediğinde tıpış-tıpış giderler! Tıpış-tıpış. E bebeğime eee, e bebeğime eee… Sağlık ve başarı dileklerimle 02 Mayıs 2019 Rifat Serdaroğlu
Ekleme Tarihi: 28 Nisan 2019 - Pazar
Rıfat SERDAROĞLU

TIPIŞ TIPIŞ GİDECEKLER!

Toplumun belli kesiminde “AKP seçimle gitmez, ülkeyi yakarlar ama gitmezler” şeklinde bir algı var. Bunun “Algı Operasyonları ustası” AKP trolleri tarafından yaratıldığı su götürmez bir gerçek. Bizlerin bir görevi de bu saçma algıyı kırıp, kafalardan alıp çöpe atmak.

Size, Profesör Dr. Canan Çetin’in öğrencilerine anlattığı bir öyküyü nakletmek isterim; “Yozgatlı Hasan bir et tesisinde çalışmaktadır. Tüm gün et taşır, akşam dondurucuyu temizler, öyle çıkarmış. O akşam dondurucuda oyalanınca, vaktin nasıl geçtiğini anlamamış ve kilitli kalmış. Bağırmış, çırpınmış ama çıkamamış. Yerden aldığı kağıda yazmaya başlamış; Saat 09.00 içerisi çok soğuk, üşüyorum. Saat 23.30 sanırım donarak öleceğim, çok üşüyorum. Saat 03.20 ayaklarımı hissetmiyorum. Saat 05.10 Gözlerim kapanıyor, ölüyorum. Sabah 06.30 da işe gelen arkadaşları, dondurucuyu açarlar ve Hasan’ın cesedini bulurlar. Hasan ölmüştür! Fakat dondurucunun derecesine bakan arkadaşları, derecenin 16 derecede takıldığını görmüşler. Hasan, soğuktan değil fakat donarak öleceğine inandığı için ölmüştür…”

İşte AKP’nin yapmaya çalıştığı tam da budur. Boğazlarına kadar yolsuzluğa battılar ya! Gidince sülaleleri bu hesabı veremeyecek ya! İşin sonunda kumbaraya (Silivri Kampüsü) girmek var ya! Bu sebepten, mezarlıktan geçerken korktuğu belli olmasın diye yüksek sesle şarkı söyleyen çakma delikanlılar gibi, “Biz buradayız, gitmeyiz” diyorlar!

Fakat gerçekler böyle değil. AKP’nin gerçek yüzünü görmek için, AKP kurucularının- AKP eski Milletvekillerinin- AKP’nin üst düzey bürokratlarının sözlerine kulak vermek yeterlidir.

AKP Genel Başkanının yol arkadaşları Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu gibi Cumhurbaşkanlığı-Başbakanlık-Dışişleri Bakanlığı yapan siyasetçilerin, AKP hakkında söylediklerini duyunca, aklımıza “yiyen değil dokunan kudurur” deyişi geliyor.

Erdoğan bu yol arkadaşlarını “evlerinden çıkmamakla” tehdit ediyor! Hatta Türk Devletinin helikopterini “Çiçek Taksi” gibi kullanarak, içine

Genelkurmay Başkanını ve MİT Başkanını doldurup, gözdağı vermekten çekinmiyor!

Tek oyu ile AKP’nin kapatılmasını önleyen Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Haşim Kılıç, “Ne yazık ki önce AHLAK ve MANEVİYAT diye iktidara gelen bu arkadaşlarımız, ne pozitif hukuk kuralları bıraktılar ne de ahlak bıraktılar” diyerek, kavgada bile söylenmeyecek, hakaretleri sıraladı!

“Şalvar nasipten çıkınca, uçkur düğüm tutmazmış” der, Filozof Bergamus! “Gitti gidiyor döner mi bilmem” der Sarayın Kraliçesi Muazzez Ersoy! “Yettin artık be civanım” der Kibariye! “Çatlak testi su tutmaz” der Yavuz Bingöl! “Söküğü çok olan pörsümüş kumaş, dikiş tutmaz” der Ajda Pekkan…

Adam, can çekişiyor! Çocukları doktor çağırmış. Muayeneden sonra, hastanın eşi sormuş; “Doktor, beyim ne yesin ne yemesin?” Doktor; Teyze, bu baş bu yastıktan kalkmaz, ne yerse yesin, her şey serbest!

Gitmeyiz diye ısrar eden Zerzevatçı ile bastonu işlevsiz doçent Püskevitçi var ya, Türk Milleti “Gidin” dediğinde tıpış-tıpış giderler! Tıpış-tıpış. E bebeğime eee, e bebeğime eee…

Sağlık ve başarı dileklerimle 02 Mayıs 2019 Rifat Serdaroğlu

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.