Çanakkale Haber

Rıfat SERDAROĞLU
Köşe Yazarı
Rıfat SERDAROĞLU
 

SEVSİN SİZİ KEDİCİKLER

Erdoğan, salonun yarısının muhtar diğer yarısının saray çalışanı olan adamlarına baktı, yüzünü buruşturdu acıklı bir sesle “Biliyor musunuz, beni sevmeyen çoktur” dedi ve kendisini sevmeyenleri saydı; “Beni PKK-FETÖ-DEAŞ-Bazı Batılı Devlet Adamları sevmezler…” Erdoğan’ın bunu söylediği saatlerde, Adnan Hoca özel sarayında açıklama yapıyordu! Karşısında en önde süper mini etekleri açık göğüs dekolteleri ile kedicikleri, onların arkalarında ise her biri Yeşilçam aktörleri gibi yakışıklı oğlanları oturuyordu! Adnan Hoca kediciklerine ve oğlancıklarına referandum kararını açıkladı; “Canlarım, akşam istiareye yattım, yüce rabbim bana göründü ve “Evet” için çalışmamızı emretti! Ben referandumda evet vereceğim, sizler verecek misiniz” dedi! Kedicikler aniden göbek atmaya ve bağırmaya başladılar; “Biz de vereceğiz. Vereceğiz ve evet diyeceğiz. Her şeyimiz feda olsun…” Adnan Hoca ve kediciklerinden bir hafta önce de “Jet Ski’ci” Cübbeli Hoca kararını açıklamıştı! Bağdaş kurduğu kürsüsünde, göbeğine kadar inen sakalını sıvazlayan Cübbeli, bir soprano kadar narin ve incecik sesiyle müritlerine şöyle seslenmişti; “Hepimiz vermeliyiz evet’i! Böylesi şeriata daha uygundur. Yalnız kadınlar evden dışarı çıkmadan versinler. Ne o öyle saç-baş açık sokakta dolaşmak? Kadın denen mahlûk evinden dışarı çıkamaz. Sadece oy verme günü, bürünsünler kara çarşafa öyle gitsinler ve nereye verdiklerini kimse görmesin. Hemen evlerine dönsünler…” Bu kampanyaya bir destek te Diyarbakır’dan geldi! Hüda Par partisinin Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu “Azadiya Millete Me Hüda Par” marşının Kürtçe seslendirmesiyle “Yetmez Ama Evet” vereceklerini açıkladı! Destek çığ gibi büyüyordu; Bir güçlü destek de Kerkük Türklerini imha eden, Erdoğan’ın onur konuğu, PKK hamisi Barzani’den geldi. “İstersem Türkiye’yi karıştırırım” diye bize posta atan ve kırıtarak yürüyen Barzani (Tarzani) “benim desteğim sıra gecesi arkadaşım ve ticaret dehası dostum içindir. Ben de (erê) yani evet diyeceğim! Nasıl demem ki, dostum artık Türk Milleti bile demiyor, Tek Millet diyor, biji keko…” Saray’ın yeni adamı Bahçeli, yarısı ya istifa etmiş ya da partiden atılmış olduğundan diğer yarısı kalmış yönetimini topladı. Öncelikle uyuklayan Genel Sekreterini uyandırdı ve “Aziz Türkücüler yani Ülkücüler! 3-5 kişi de kalsanız, beni terk etmediğiniz için sizlere özel garajımdan birer adet kla sik oto vereceğim! Ama bir şartım var. Yeni patronumuz yani ortağımız sevilmediğini sanıyor. Beraberce bir “evet konvoyu” oluşturalım ki, onu çok sevdiğimizi gösterelim ve benim Başkan Yardımcılığı işim yatmasın! Şimdi beni can kulağıyla dinleyin; Semih, sen kediciklerin en önünde yürü! Şefkat, sen de başta Cübbeli olmak üzere tüm tarikat ve eski FETÖ mensuplarının başına geç! Celal, sen de IŞİD, Barzani taraftarları ve Hizbullahçıların başına geç. Yalnız bunları ortaya alın ki, kadınlara saldırmasınlar! Her bir grubun arasına ülkücü gençlerden koyun ki, birbirini yemesinler! Görsün Türkiye, görsün Avrupa, görsün dünya, nasıl sevilirmiş patron reisimiz. Ohh be… Kalanlar da konvoyun çevre emniyetini sağlayıp halkımızı korusunlar! Kimse kalmadı mı? Semih ne diyorsun kardeşim kimse kalmadı mı yanımızda? Olsun ülküdaşlarım, bildiğiniz gibi “Bir Türkücü Bin Kediciğe Bedeldir!” Kedicikler sevsin sizi… Bugünlük bu kadar yeter. Hadi HAYIR’lı işler… Sağlık ve başarı dileklerimle 07 Nisan 2017 Rifat Serdaroğlu
Ekleme Tarihi: 07 Nisan 2017 - Cuma
Rıfat SERDAROĞLU

SEVSİN SİZİ KEDİCİKLER

Erdoğan, salonun yarısının muhtar diğer yarısının saray çalışanı olan adamlarına baktı, yüzünü buruşturdu acıklı bir sesle “Biliyor musunuz, beni sevmeyen çoktur” dedi ve kendisini sevmeyenleri saydı; “Beni PKK-FETÖ-DEAŞ-Bazı Batılı Devlet Adamları sevmezler…”

Erdoğan’ın bunu söylediği saatlerde, Adnan Hoca özel sarayında açıklama yapıyordu! Karşısında en önde süper mini etekleri açık göğüs dekolteleri ile kedicikleri, onların arkalarında ise her biri Yeşilçam aktörleri gibi yakışıklı oğlanları oturuyordu! Adnan Hoca kediciklerine ve oğlancıklarına referandum kararını açıkladı; “Canlarım, akşam istiareye yattım, yüce rabbim bana göründü ve “Evet” için çalışmamızı emretti! Ben referandumda evet vereceğim, sizler verecek misiniz” dedi! Kedicikler aniden göbek atmaya ve bağırmaya başladılar; “Biz de vereceğiz. Vereceğiz ve evet diyeceğiz. Her şeyimiz feda olsun…”

Adnan Hoca ve kediciklerinden bir hafta önce de “Jet Ski’ci” Cübbeli Hoca kararını açıklamıştı! Bağdaş kurduğu kürsüsünde, göbeğine kadar inen sakalını sıvazlayan Cübbeli, bir soprano kadar narin ve incecik sesiyle müritlerine şöyle seslenmişti; “Hepimiz vermeliyiz evet’i! Böylesi şeriata daha uygundur. Yalnız kadınlar evden dışarı çıkmadan versinler. Ne o öyle saç-baş açık sokakta dolaşmak? Kadın denen mahlûk evinden dışarı çıkamaz. Sadece oy verme günü, bürünsünler kara çarşafa öyle gitsinler ve nereye verdiklerini kimse görmesin. Hemen evlerine dönsünler…”

Bu kampanyaya bir destek te Diyarbakır’dan geldi! Hüda Par partisinin Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu

“Azadiya Millete Me Hüda Par” marşının Kürtçe seslendirmesiyle “Yetmez Ama Evet” vereceklerini açıkladı!

Destek çığ gibi büyüyordu; Bir güçlü destek de Kerkük Türklerini imha eden, Erdoğan’ın onur konuğu, PKK hamisi Barzani’den geldi. “İstersem Türkiye’yi karıştırırım” diye bize posta atan ve kırıtarak yürüyen Barzani (Tarzani) “benim desteğim sıra gecesi arkadaşım ve ticaret dehası dostum içindir. Ben de (erê) yani evet diyeceğim! Nasıl demem ki, dostum artık Türk Milleti bile demiyor, Tek Millet diyor, biji keko…”

Saray’ın yeni adamı Bahçeli, yarısı ya istifa etmiş ya da partiden atılmış olduğundan diğer yarısı kalmış yönetimini topladı. Öncelikle uyuklayan Genel Sekreterini uyandırdı ve “Aziz Türkücüler yani Ülkücüler! 3-5 kişi de kalsanız, beni terk etmediğiniz için sizlere özel garajımdan birer adet kla sik oto vereceğim! Ama bir şartım var. Yeni patronumuz yani ortağımız sevilmediğini sanıyor. Beraberce bir “evet konvoyu” oluşturalım ki, onu çok sevdiğimizi gösterelim ve benim Başkan Yardımcılığı işim yatmasın! Şimdi beni can kulağıyla dinleyin; Semih, sen kediciklerin en önünde yürü! Şefkat, sen de başta Cübbeli olmak üzere tüm tarikat ve eski FETÖ mensuplarının başına geç! Celal, sen de IŞİD, Barzani taraftarları ve Hizbullahçıların başına geç. Yalnız bunları ortaya alın ki, kadınlara saldırmasınlar! Her bir grubun arasına ülkücü gençlerden koyun ki, birbirini yemesinler! Görsün Türkiye, görsün Avrupa, görsün dünya, nasıl sevilirmiş patron reisimiz. Ohh be… Kalanlar da konvoyun çevre emniyetini sağlayıp halkımızı korusunlar! Kimse kalmadı mı? Semih ne diyorsun kardeşim kimse kalmadı mı yanımızda? Olsun ülküdaşlarım, bildiğiniz gibi “Bir Türkücü Bin

Kediciğe Bedeldir!” Kedicikler sevsin sizi…

Bugünlük bu kadar yeter. Hadi HAYIR’lı işler…

Sağlık ve başarı dileklerimle 07 Nisan 2017 Rifat Serdaroğlu

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.