Çanakkale Haber

Rıfat SERDAROĞLU
Köşe Yazarı
Rıfat SERDAROĞLU
 

MAKAMLARI PİÇ ETTİLER!

Kişi vardır, temsil ettiği makama saygınlık ve onur katar! Kişi vardır, tüm saygınlığını tesadüfen oturtulduğu makamdan alır! Birincisi, görevini tamamlayıp makamını terk ettiği zaman, onuru ve saygınlığı da kendisiyle beraber gelir. Bu kişiler, tüm ömürleri boyunca milletinden sevgi ve saygı görürler. İkincisinin görevi tamamlanıp makamını terk ettiği zaman ise, onur ve saygınlık makamda kalır. O kişi geldiği zamanki gibi onursuzca defolur gider. Kimse bunlara hürmet etmez, beraber olmak istemez. Kısa zaman sonra unutulurlar… Sizlere Türkiye Cumhuriyeti Devletinin çok önemli 3 makamında bulunan 3 kişinin kamuoyunun gözü önünde yaptıkları davranışları aktarmak ve Türk Tarihine not düşmek isterim… Cumhurbaşkanlığı Makamı; Türkiye’de bir faninin gelebileceği en üst makamdır. Bu makama gelmiş birinin hırslarından ve maddi-manevi beklentilerinden arınmış olması gerekir. Vatandaşlarının tümünü sevgiyle kucaklamak, ayrım yapmamak, devletin işleyişindeki aksaklıkları düzeltmek, milletinin ihtiyaçlarını olanaklar ölçüsünde sıralamak ve planlamak görevleri arasında öncelikli olmalıdır. Cumhurbaşkanlığı makamına erişmiş biri, kendi insanlarına hakaret edemez. Milletini inancına, etnik kökenine, ekonomik durumuna göre ayrıştıramaz. Siyasi rakiplerine “ŞER İTTİFAKI” diyemez. Kimseyi küçümseyemez. İlkokul çocuklarının dahi bildiği saygı kurallarını yok sayamaz. Kimse ile adını söyleyip alay edemez. (Kemal-Muharrem gibi) (Kemal Bey- Muharrem Bey veya Sayın Kılıçdaroğlu-Sayın İnce şeklinde hitap etmelidir.) Bunları yaparsa, sadece kendisinin değil, o yüce makamın da değerini kaybetmesine sebep olur. Kimse ama hiç kimse “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamına” bu şekilde hakaret edemez. Orası, bir organize suç örgütünün mekanı değildir, olamaz. Cumhurbaşkanlığı Makamı, Türk Milleti için kutsal bir makamdır. Bu ilkeye göre hareket edilmelidir. Bu yazılanları, bir Cumhurbaşkanının bilmemesi mümkün müdür? Bilerek yapıyor olabilir mi? Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı Makamı; Bu makam, dünya üzerindeki tüm devletlerin aynı statüdeki makamlarından çok daha üstte bir makamdır. Türk Devlet ve Türk Ordu geleneğinin binlerce yıllık birikimlerinden oluşan bu makam da kutsal bir makamdır. Bu makamdaki kişi, mazimize yakışır şekilde davranmalıdır. Bu kişi, Türk Devletinin kurucusu Büyük Atatürk’ün makamında oturmakta ve onun üniformasını giymektedir. Giydiği üniformasının hakkını vermelidir. Vakur olmalıdır, adil olmalıdır, siyaset dışı kalmayı becerebilmelidir. Anayasa ve Yasaların emrettiği görevlerin dışında yalakalığa kaçan davranışlardan uzak durmalıdır. Türk Milletinin kendisine teslim ettiği çocuklarımızı sağ-salim ve olgunlaşmış bir halde ailelerine teslim etmeyi becerebilmelidir. Astları tarafından yerlerde süründürülmemelidir. Günahsız, suçsuz erlerin 7’şer defa ömür boyu ağırlaştırılmış hapse mahkûm edilmeleri halinde “NEDEN” diyebilmelidir. O zavallı erler zindanlarda çürürken o makamda pişkince oturamamalıdır, milletinden utanmalıdır. Atatürk’e ve Lâik Cumhuriyete küfür eden yobazların evine gitmemelidir. Gitmekte ısrar ediyorsa, ebediyen orada kalmalıdır. Giydiği üniformanın Belediye Zabıtası üniforması olmadığının idrakinde olmalıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri Ordu Komutanı; Türk Ordusunda “Ordu Komutanlığı” makamına gelmiş biri, bir emriyle çocuklarımızı ölüme gönderme yetkisine sahip biri, temsil ettiği makamın bilincinde olmalıdır. Belediyelerden avanta bekleyen taşeronlar gibi, iktidar masalarının şakşakçısı, yalakası olmamalıdır. Taşıdığı üniformanın, bindiği lüks aracın, oturduğu lojmanın, aldığı maaşın gerçek sahibinin Türk Milleti olduğunu, gelip geçen iktidarlar olmadığını hiç unutmamalıdır… Bu makamlara gelen kişiler, gereği gibi görev yapmazlarsa ne mi olur? Önce ve mutlaka ibret olsun diye bu kişilerden hesap sorulur. Sonra tarihin çöplüğüne atılır. En son olarak da, 24 Haziran’dan sonra resimleri her yerden indirilir! Bunları yapmayacak kişiler, bu görevlere talip olmamalıdır, vesselam… Not; Yarın “Şer İttifakı” nasıl olur, bakalım mı? Sağlık ve başarı dileklerimle 04 Haziran 2018 Rifat Serdaroğlu
Ekleme Tarihi: 02 Haziran 2018 - Cumartesi
Rıfat SERDAROĞLU

MAKAMLARI PİÇ ETTİLER!

Kişi vardır, temsil ettiği makama saygınlık ve onur katar! Kişi vardır, tüm saygınlığını tesadüfen oturtulduğu makamdan alır!

Birincisi, görevini tamamlayıp makamını terk ettiği zaman, onuru ve saygınlığı da kendisiyle beraber gelir. Bu kişiler, tüm ömürleri boyunca milletinden sevgi ve saygı görürler. İkincisinin görevi tamamlanıp makamını terk ettiği zaman ise, onur ve saygınlık makamda kalır. O kişi geldiği zamanki gibi onursuzca defolur gider. Kimse bunlara hürmet etmez, beraber olmak istemez. Kısa zaman sonra unutulurlar…

Sizlere Türkiye Cumhuriyeti Devletinin çok önemli 3 makamında bulunan 3 kişinin kamuoyunun gözü önünde yaptıkları davranışları aktarmak ve Türk Tarihine not düşmek isterim…

Cumhurbaşkanlığı Makamı; Türkiye’de bir faninin gelebileceği en üst makamdır. Bu makama gelmiş birinin hırslarından ve maddi-manevi beklentilerinden arınmış olması gerekir. Vatandaşlarının tümünü sevgiyle kucaklamak, ayrım yapmamak, devletin işleyişindeki aksaklıkları düzeltmek, milletinin ihtiyaçlarını olanaklar ölçüsünde sıralamak ve planlamak görevleri arasında öncelikli olmalıdır.

Cumhurbaşkanlığı makamına erişmiş biri, kendi insanlarına hakaret edemez. Milletini inancına, etnik kökenine, ekonomik durumuna göre ayrıştıramaz. Siyasi rakiplerine “ŞER İTTİFAKI” diyemez. Kimseyi küçümseyemez. İlkokul çocuklarının dahi bildiği saygı kurallarını yok sayamaz. Kimse ile adını söyleyip alay edemez. (Kemal-Muharrem gibi) (Kemal Bey- Muharrem Bey veya Sayın Kılıçdaroğlu-Sayın İnce şeklinde hitap etmelidir.)

Bunları yaparsa, sadece kendisinin değil, o yüce makamın da değerini kaybetmesine sebep olur. Kimse ama hiç kimse “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamına” bu şekilde hakaret edemez. Orası, bir organize suç örgütünün mekanı değildir, olamaz. Cumhurbaşkanlığı Makamı, Türk Milleti için kutsal bir makamdır. Bu ilkeye göre hareket edilmelidir. Bu yazılanları, bir Cumhurbaşkanının bilmemesi mümkün müdür? Bilerek yapıyor olabilir mi?

Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı Makamı; Bu makam, dünya üzerindeki tüm devletlerin aynı statüdeki makamlarından çok

daha üstte bir makamdır. Türk Devlet ve Türk Ordu geleneğinin binlerce yıllık birikimlerinden oluşan bu makam da kutsal bir makamdır. Bu makamdaki kişi, mazimize yakışır şekilde davranmalıdır.

Bu kişi, Türk Devletinin kurucusu Büyük Atatürk’ün makamında oturmakta ve onun üniformasını giymektedir. Giydiği üniformasının hakkını vermelidir. Vakur olmalıdır, adil olmalıdır, siyaset dışı kalmayı becerebilmelidir. Anayasa ve Yasaların emrettiği görevlerin dışında yalakalığa kaçan davranışlardan uzak durmalıdır.

Türk Milletinin kendisine teslim ettiği çocuklarımızı sağ-salim ve olgunlaşmış bir halde ailelerine teslim etmeyi becerebilmelidir. Astları tarafından yerlerde süründürülmemelidir. Günahsız, suçsuz erlerin 7’şer defa ömür boyu ağırlaştırılmış hapse mahkûm edilmeleri halinde “NEDEN” diyebilmelidir. O zavallı erler zindanlarda çürürken o makamda pişkince oturamamalıdır, milletinden utanmalıdır. Atatürk’e ve Lâik Cumhuriyete küfür eden yobazların evine gitmemelidir. Gitmekte ısrar ediyorsa, ebediyen orada kalmalıdır. Giydiği üniformanın Belediye Zabıtası üniforması olmadığının idrakinde olmalıdır.

Türk Silahlı Kuvvetleri Ordu Komutanı; Türk Ordusunda “Ordu Komutanlığı” makamına gelmiş biri, bir emriyle çocuklarımızı ölüme gönderme yetkisine sahip biri, temsil ettiği makamın bilincinde olmalıdır. Belediyelerden avanta bekleyen taşeronlar gibi, iktidar masalarının şakşakçısı, yalakası olmamalıdır. Taşıdığı üniformanın, bindiği lüks aracın, oturduğu lojmanın, aldığı maaşın gerçek sahibinin Türk Milleti olduğunu, gelip geçen iktidarlar olmadığını hiç unutmamalıdır…

Bu makamlara gelen kişiler, gereği gibi görev yapmazlarsa ne mi olur? Önce ve mutlaka ibret olsun diye bu kişilerden hesap sorulur. Sonra tarihin çöplüğüne atılır. En son olarak da, 24 Haziran’dan sonra resimleri her yerden indirilir! Bunları yapmayacak kişiler, bu görevlere talip olmamalıdır, vesselam…

Not; Yarın “Şer İttifakı” nasıl olur, bakalım mı?

Sağlık ve başarı dileklerimle 04 Haziran 2018 Rifat Serdaroğlu

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.