Çanakkale Haber

Rıfat SERDAROĞLU
Köşe Yazarı
Rıfat SERDAROĞLU
 

BENİ ARA BE DELİKANLI

Erdoğan’ın şansı iyiden iyiye döndü! Bir taraftan Muharrem Aga umulandan cabbar çıktı, Anadolu’nun altını üstüne getiriyor. Erdoğan bir söylüyor Muharrem Aga bin cevap veriyor! Meydanlar gönüllü gelen vatandaşlar tarafından zınga zıng dopdolu. AKP sözcüleri “Kız Bekir” ile “Sakal Mahir’in bile dünyaları şaştı! Akşener de yakında meydanlara çıkacak! Bu konuda çok ciddi hazırlık içindeler! Temel Bey de, sakin sakin öyle bir laf söylüyor ki, Fatih’in toplarının güllesi yanında leblebi gibi kalır! Yani sağdan Akşener vuruyor, soldan Muharrem Aga! Temel Bey de üstten kafasına vurunca, Anadolu’da dengeler değişti ve delikanlı tepe sersemi oldu! Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile Erdoğan yakın arkadaşlarmış! Bu zibidi bile telefonuna çıkmayınca bizim delikanlı iyice yıkıldı, çöktü çocuk! Erdoğan, BM Genel Sekreterini bağımsız zannediyor. Halbuki, bizdeki Merkez Bankası Başkanı ne kadar bağımsız ise o da ancak o kadar bağımsız! Aynen işlevsiz Doçent Bahçeli gibi yani! Hepsi el arabası gibi, arkalarından ittirmeyince milim kıpırdayamıyorlar. Bak delikanlı! Hiç sıkılıp kendini üzme! Zaten çift ameliyatlı birisin, aman sağlığına dikkat et. Her şeyi içine atma. Konuşacak kimsen kalmadıysa, bir zamanlar en yakınında olanlar ufak ufak tüymeye başladılarsa, telefonun az çalıyor, senin aradıkların ise telefonuna cevap vermiyorsa, sen beni ara delikanlı! Ben eşekten düşmenin ne olduğunu çok iyi bilirim. İhanetin “türlüsünü” kalleşliğin “karışık salatasını”, maddi-manevi destekle hayatını kurtardığın zavallıların “İmam bayıldısını”, defalarca da “zehirli aş” denilen darbenin gerçeğini, senin birine bile katlanamayacağın “kalleşlik otu” denen işkencenin “karışık salatasını”, vatanını satanını, yaşadım gördüm. Ben senin telefonuna her zaman çıkarım, seni dinlerim. Tüm sıkıntıların için çözüm önerilerim olabilir. Önerilerimde ısrar etmem. Bizde teklif var, ısrar yoktur. Dinlersen sen kazanırsın. İkimiz, 24 Haziran’dan sonra deniz kıyısında salaş bir balıkçıya gidelim. Ben rakı-balık yaparım, sen de bol bol üzüm-balık yaparsın. Keyfimiz yerine gelince, sana kazık atanların isimlerini tek tek masaya döker, denize doğru bağıra bağıra küfür eder rahatlarız. Baktın sıkıntı var, mala mülke, zuladaki paralara el koymaya kalkıyorlar bana bir işaret çak, hooop yarım saatte Sakız’dasın. Oradan ver elini Sudan! İnsan kasabı deli Beşir seni bekliyor nasılsa. Eh orada çiftlikler, adalar olduğuna göre rahatça keyif çatarsın… Bu hizmetlerimin karşılığında senden maddi olmayan tamamen duygusal bir talebim var! Damadın gazetesine bir haber yaptıracaksın. Haberde; Senin erdiğini, aynı anda hem Sudan’da, hem Mekke’de, hem Kudüs’te, hem de Vatikan’da göründüğünü, Papa’nın senin elini öptüğünü, Patrik’in “Sana kurban olsun tüm Heybeliada” dediğini, Müslümanların seni “Yeryüzündeki Allah’ın Vekili” kabul ettiklerini yazdıracaksın! Ben de; Katar’dan, Malezya’dan, Myanmar’dan “sakat taklidi” yapan sakallı-sarıklı çakma hocaları sana getireceğim. Yandaş ve besleme basın elemanları da yanımda olacak. Senin elini öpüp hayır duanı alınca, sakat (!) hocalar, derhal düzelip oynamaya başlayacaklar. “Asrın Mucizesi”, “Şifacı”, “Kutsal Nefes” gibi sloganlarla haberi duyurduk mu tamam! Gerisi bende! Sen tek cümle söyleyeceksin; “Beni ziyaret edecekleri yanıma getirme yetkisi sadece Serdaroğlu’na verilmiştir!” Gerisi çocuk oyuncağı! Müslümanları uçaklara doldurup, sana getireceğim. Turizm acentemizin adın “Vın vın” yöntemimiz ise “Vin Vin” yani kazan-kazan olacaktır. Fifti-fifti yani! Nasıl iş ama? Hem gündemde kalacaksın, hem de para akmaya devam edecek! Eh ben de, “Bir nişan yüzüğünden, dünyanın en zengin adamına” felsefesinin mucidi olan kişi sayesinde, hem para hem de şöhret sahibi olacağım… Son bir ricam; Deli Beşir’e emir ver, çevredeki birkaç ağaca çaput bağlasın, bir kuyuya “şifa kuyusu” adını versin, yavaş yavaş işimize ısınalım, yani! Boş duranı Allah sevmez! Hadi Allah yar ve yardımcımız olsun! O’nu da kandırabilirsek tabi… Sağlık ve başarı dileklerimle 22 Mayıs 2018 Rifat Serdaroğlu
Ekleme Tarihi: 21 Mayıs 2018 - Pazartesi
Rıfat SERDAROĞLU

BENİ ARA BE DELİKANLI

Erdoğan’ın şansı iyiden iyiye döndü! Bir taraftan Muharrem Aga umulandan cabbar çıktı, Anadolu’nun altını üstüne getiriyor. Erdoğan bir söylüyor Muharrem Aga bin cevap veriyor! Meydanlar gönüllü gelen vatandaşlar tarafından zınga zıng dopdolu. AKP sözcüleri “Kız Bekir” ile “Sakal Mahir’in bile dünyaları şaştı!

Akşener de yakında meydanlara çıkacak! Bu konuda çok ciddi hazırlık içindeler!

Temel Bey de, sakin sakin öyle bir laf söylüyor ki, Fatih’in toplarının güllesi yanında leblebi gibi kalır!

Yani sağdan Akşener vuruyor, soldan Muharrem Aga! Temel Bey de üstten kafasına vurunca, Anadolu’da dengeler değişti ve delikanlı tepe sersemi oldu! Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile Erdoğan yakın arkadaşlarmış! Bu zibidi bile telefonuna çıkmayınca bizim delikanlı iyice yıkıldı, çöktü çocuk! Erdoğan, BM Genel Sekreterini bağımsız zannediyor. Halbuki, bizdeki Merkez Bankası Başkanı ne kadar bağımsız ise o da ancak o kadar bağımsız! Aynen işlevsiz Doçent Bahçeli gibi yani! Hepsi el arabası gibi, arkalarından ittirmeyince milim kıpırdayamıyorlar.

Bak delikanlı! Hiç sıkılıp kendini üzme! Zaten çift ameliyatlı birisin, aman sağlığına dikkat et. Her şeyi içine atma. Konuşacak kimsen kalmadıysa, bir zamanlar en yakınında olanlar ufak ufak tüymeye başladılarsa, telefonun az çalıyor, senin aradıkların ise telefonuna cevap vermiyorsa, sen beni ara delikanlı!

Ben eşekten düşmenin ne olduğunu çok iyi bilirim. İhanetin “türlüsünü” kalleşliğin “karışık salatasını”, maddi-manevi destekle hayatını kurtardığın zavallıların “İmam bayıldısını”, defalarca da “zehirli aş” denilen darbenin gerçeğini, senin birine bile katlanamayacağın “kalleşlik otu” denen işkencenin “karışık salatasını”, vatanını satanını, yaşadım gördüm. Ben senin telefonuna her zaman çıkarım, seni dinlerim. Tüm sıkıntıların için çözüm önerilerim olabilir. Önerilerimde ısrar etmem. Bizde teklif var, ısrar yoktur. Dinlersen sen kazanırsın.

İkimiz, 24 Haziran’dan sonra deniz kıyısında salaş bir balıkçıya gidelim. Ben rakı-balık yaparım, sen de bol bol üzüm-balık yaparsın. Keyfimiz yerine gelince, sana kazık atanların isimlerini tek tek masaya döker, denize doğru bağıra bağıra küfür eder rahatlarız.

Baktın sıkıntı var, mala mülke, zuladaki paralara el koymaya kalkıyorlar bana bir işaret çak, hooop yarım saatte Sakız’dasın. Oradan ver elini Sudan! İnsan kasabı deli Beşir seni bekliyor nasılsa. Eh orada çiftlikler, adalar olduğuna göre rahatça keyif çatarsın…

Bu hizmetlerimin karşılığında senden maddi olmayan tamamen duygusal bir talebim var! Damadın gazetesine bir haber yaptıracaksın. Haberde; Senin erdiğini, aynı anda hem Sudan’da, hem Mekke’de, hem Kudüs’te, hem de Vatikan’da göründüğünü, Papa’nın senin elini öptüğünü, Patrik’in “Sana kurban olsun tüm Heybeliada” dediğini, Müslümanların seni “Yeryüzündeki Allah’ın Vekili” kabul ettiklerini yazdıracaksın!

Ben de; Katar’dan, Malezya’dan, Myanmar’dan “sakat taklidi” yapan sakallı-sarıklı çakma hocaları sana getireceğim. Yandaş ve besleme basın elemanları da yanımda olacak. Senin elini öpüp hayır duanı alınca, sakat (!) hocalar, derhal düzelip oynamaya başlayacaklar. “Asrın Mucizesi”, “Şifacı”, “Kutsal Nefes” gibi sloganlarla haberi duyurduk mu tamam! Gerisi bende! Sen tek cümle söyleyeceksin; “Beni ziyaret edecekleri yanıma getirme yetkisi sadece Serdaroğlu’na verilmiştir!” Gerisi çocuk oyuncağı!

Müslümanları uçaklara doldurup, sana getireceğim. Turizm acentemizin adın “Vın vın” yöntemimiz ise “Vin Vin” yani kazan-kazan olacaktır. Fifti-fifti yani!

Nasıl iş ama? Hem gündemde kalacaksın, hem de para akmaya devam edecek! Eh ben de, “Bir nişan yüzüğünden, dünyanın en zengin adamına” felsefesinin mucidi olan kişi sayesinde, hem para hem de şöhret sahibi olacağım…

Son bir ricam; Deli Beşir’e emir ver, çevredeki birkaç ağaca çaput bağlasın, bir kuyuya “şifa kuyusu” adını versin, yavaş yavaş işimize ısınalım, yani! Boş duranı Allah sevmez! Hadi Allah yar ve yardımcımız olsun! O’nu da kandırabilirsek tabi…

Sağlık ve başarı dileklerimle 22 Mayıs 2018 Rifat Serdaroğlu

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.