Çanakkale Haber

Rıfat SERDAROĞLU
Köşe Yazarı
Rıfat SERDAROĞLU
 

GERÇEK MÜSVEDDELER!

AKP iktidarında at izinin it izine karıştığını, devlette görev üstlenme şartının ehliyet değil sadece biat olduğunu, yönetme erkinin akrabalara devri suretiyle “Hukuk Devletinden, Sülale Devletine” geçildiğini yaşadık ve gördük. Kavramlar, kurumlar birbirine karıştı. Örneğin, Cumhuriyetin en önemli kurumlarından biri olan “Cumhuriyet Savcılığı” maalesef çok yerde “Saray Savcılığı” haline getirildi. Saraydan tak diye emir geliyor Savcı şak diye soruşturma açıyor. Atatürk’ün Ordusu diyerek övündüğümüz Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkanları, Atatürk’e çok ağır hakaretlerde bulunan yobazları, evlerinde utanmadan ziyaret ediyor. Türk Milletinin can ve mal emniyetini sağlamakla görevli Emniyet Genel Müdürlüğü, ağır suç olduğunu bildiği halde 15 Temmuz’da halka, yüz altı bin adet uzun namlulu ağır silah dağıttı! Silahların kayıp olduğu TBMM de belgelendi. Kavramlar da karıştı! Yazının başlığını okuyunca, “Serdaroğlu, müsveddenin de gerçeği olur mu” dediğinizi tahmin ediyorum. Olur hem de bal gibi olur. Anayasamızın 5’inci maddesi TC Devletine; Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaktır, görevini vermiştir. Halk diliyle anlatmak gerekirse, Türk Milleti adına Anayasa diyor ki; “Ey devlet! Siyasi irade sapıtır kafayı kırarsa, sen devreye girip hem Cumhuriyeti hem Demokrasiyi hem de Türk Milletini koruyacaksın. Buna mecbursun…” Tamam da kim bu devlet? Bizi kimler ve nasıl koruyacak? Cumhuriyetin dinamik ve sorumlu kurumları yani Yasama-Yargı-Güvenlik güçleri- Üniversiteler-STK’lar- Aydınlar-Kadınlar-Gençler, Cumhuriyeti Demokrasiyi ve Türk Milletini uyaracak ve koruyacak! Anayasamızın yani Türk Milletinin kendilerine verdiği görevi yapmayan sorumlu kurumlar, kendilerinin beklenenin tam tersini yaparak suç işlemektedirler. Örnekleyelim; Saraydan gelen emir üzerine İstanbul Anadolu Terör Suçları görevli Savcısı, canlı olarak yayınlanan bir TV programında söylediklerinden dolayı Metin Akpınar (78 yaş) ve Müjdat Gezen (74 yaş) için soruşturma başlattı. Cumhuriyetin Savcısı, o şahin gözleriyle Metin ve Müjdat’taki suç potansiyelini anında gördü. Aynı Savcı, Erdoğan’ı korumak üzere silahlı örgüt kurduklarını “Osmanlı Ocakları-HÖH (Halk Özel Harekât)-MSHP (Milli Seferberlik Harekâtı Platformu-SADAT” açıklayan ve Türk Milletini açıkça tehdit eden zavallıları görmedi, göremedi! Gözüne saray perdesi mi indi, bilmiyorum. Ama görmedi… İşte yazının başında dediğim “Gerçek Müsveddeler” bu ve benzeri kuruluşlardır. Sayın Savcı; Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’i, polisle evlerinden aldıracaksın ama “Nüfusun en az %52’si evde, sokağa çıkmak için dişlerini sıkarak emir bekliyor” diyen sapıkları görmeyeceksin! Çağıracaksın dişini sıkıp evde oturan mafya bozuntularını ve soracaksın; -Niye dişini sıkıyorsun çocuk? -Sokağa çıkınca ne yapacaksın? -Senin gibi düşünmeyenleri öldürecek misin? -Sen hangi hakla Türk Milletini tehdit edersin, diyeceksin… Siz görevinizi yapmaktan korkarsanız, ülke birbirine girer ve hesabı en başta sizlerden sorulur. Biz bu cennet vatanı sokakta bulmadık. Arap ülkeleri gibi cetvelle çizilerek de bize bağışlanmadı. Dünyanın tüm emperyalist devletlerini Atatürk’ün önderliğinde kan akıtarak, can vererek, savaşarak yendik ve binbir zorlukla kurduk Türk Vatanını! Herkes ya Anayasa’da yazılı görevlerini doğru ve herkese eşit olarak yapacak ya da Türk Milletinin çok yakında belirlenecek hükmüne boyun eğecektir… Ne Mutlu Türküm Diyene! Not; Tam yazıyı bitiriyordum ki, “Cumhurbaşkanı, vurun-kırın ama bu seçimi mutlaka alın” haberi düştü! Sakın ha! Uymayın siz bu lafı söyleyene! Vurmayın, kırmayın! Sonra siz yanarsınız. Sizi ilk terk eden de, bu sözü söyleyen olur… Sağlık ve başarı dileklerimle 26 Aralık 2018 Rifat Serdaroğlu
Ekleme Tarihi: 25 Aralık 2018 - Salı
Rıfat SERDAROĞLU

GERÇEK MÜSVEDDELER!

AKP iktidarında at izinin it izine karıştığını, devlette görev üstlenme şartının ehliyet değil sadece biat olduğunu, yönetme erkinin akrabalara devri suretiyle “Hukuk Devletinden, Sülale Devletine” geçildiğini yaşadık ve gördük.

Kavramlar, kurumlar birbirine karıştı. Örneğin, Cumhuriyetin en önemli kurumlarından biri olan “Cumhuriyet Savcılığı” maalesef çok yerde “Saray Savcılığı” haline getirildi. Saraydan tak diye emir geliyor Savcı şak diye soruşturma açıyor.

Atatürk’ün Ordusu diyerek övündüğümüz Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkanları, Atatürk’e çok ağır hakaretlerde bulunan yobazları, evlerinde utanmadan ziyaret ediyor.

Türk Milletinin can ve mal emniyetini sağlamakla görevli Emniyet Genel Müdürlüğü, ağır suç olduğunu bildiği halde 15 Temmuz’da halka, yüz altı bin adet uzun namlulu ağır silah dağıttı! Silahların kayıp olduğu TBMM de belgelendi.

Kavramlar da karıştı! Yazının başlığını okuyunca, “Serdaroğlu, müsveddenin de gerçeği olur mu” dediğinizi tahmin ediyorum. Olur hem de bal gibi olur.

Anayasamızın 5’inci maddesi TC Devletine; Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaktır, görevini vermiştir.

Halk diliyle anlatmak gerekirse, Türk Milleti adına Anayasa diyor ki; “Ey devlet! Siyasi irade sapıtır kafayı kırarsa, sen devreye girip hem Cumhuriyeti hem Demokrasiyi hem de Türk Milletini koruyacaksın. Buna mecbursun…”

Tamam da kim bu devlet? Bizi kimler ve nasıl koruyacak? Cumhuriyetin dinamik ve sorumlu kurumları yani Yasama-Yargı-Güvenlik güçleri- Üniversiteler-STK’lar- Aydınlar-Kadınlar-Gençler, Cumhuriyeti Demokrasiyi ve Türk Milletini uyaracak ve koruyacak!

Anayasamızın yani Türk Milletinin kendilerine verdiği görevi yapmayan sorumlu kurumlar, kendilerinin beklenenin tam tersini yaparak suç işlemektedirler.

Örnekleyelim; Saraydan gelen emir üzerine İstanbul Anadolu Terör Suçları görevli Savcısı, canlı olarak yayınlanan bir TV programında söylediklerinden dolayı Metin Akpınar (78 yaş) ve Müjdat Gezen (74 yaş) için soruşturma başlattı.

Cumhuriyetin Savcısı, o şahin gözleriyle Metin ve Müjdat’taki suç potansiyelini anında gördü. Aynı Savcı, Erdoğan’ı korumak üzere silahlı örgüt kurduklarını “Osmanlı Ocakları-HÖH (Halk Özel Harekât)-MSHP (Milli Seferberlik Harekâtı Platformu-SADAT” açıklayan ve Türk Milletini açıkça tehdit eden zavallıları görmedi, göremedi! Gözüne saray perdesi mi indi, bilmiyorum. Ama görmedi…

İşte yazının başında dediğim “Gerçek Müsveddeler” bu ve benzeri kuruluşlardır. Sayın Savcı; Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’i, polisle evlerinden aldıracaksın ama “Nüfusun en az %52’si evde, sokağa çıkmak için dişlerini sıkarak emir bekliyor” diyen sapıkları görmeyeceksin! Çağıracaksın dişini sıkıp evde oturan mafya bozuntularını ve soracaksın; -Niye dişini sıkıyorsun çocuk? -Sokağa çıkınca ne yapacaksın? -Senin gibi düşünmeyenleri öldürecek misin? -Sen hangi hakla Türk Milletini tehdit edersin, diyeceksin…

Siz görevinizi yapmaktan korkarsanız, ülke birbirine girer ve hesabı en başta sizlerden sorulur. Biz bu cennet vatanı sokakta bulmadık. Arap ülkeleri gibi cetvelle çizilerek de bize bağışlanmadı. Dünyanın tüm emperyalist devletlerini Atatürk’ün önderliğinde kan akıtarak, can vererek, savaşarak yendik ve binbir zorlukla kurduk Türk Vatanını!

Herkes ya Anayasa’da yazılı görevlerini doğru ve herkese eşit olarak yapacak ya da Türk Milletinin çok yakında belirlenecek hükmüne boyun eğecektir…

Ne Mutlu Türküm Diyene!

Not; Tam yazıyı bitiriyordum ki, “Cumhurbaşkanı, vurun-kırın ama bu seçimi mutlaka alın” haberi düştü! Sakın ha! Uymayın siz bu lafı söyleyene! Vurmayın, kırmayın! Sonra siz yanarsınız. Sizi ilk terk eden de, bu sözü söyleyen olur…

Sağlık ve başarı dileklerimle 26 Aralık 2018 Rifat Serdaroğlu

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.