Çanakkale Haber

Rıfat SERDAROĞLU
Köşe Yazarı
Rıfat SERDAROĞLU
 

DİK DURUYORUZ AMA DİKLEŞEMİYORUZ

AKP Genel Başkanı Erdoğan, partisinin manifestosunu 11 maddede açıkladı. (Manifesto; Toplumsal bir hareketin siyasi inanç ve amaçlarının açık ifadesi) Manifestonun ne anlama gelmediğini bilmeyen AKP İlçe-İl yöneticileri salonda avantadan verilen dürüm-ayranı götürürlerken aralarında konuşuyorlardı; “Lan oğlum, Reyiz ’in dediği bu mani ile festo ne ola ki? Mani para demek olduğuna göre festo da çuval mı demek? Çuvalla para mı demek istedi acaba?” 11 maddelik AKP Manifestosunda gördüğümüz eksiklikler şöyledir; -25 senedir İstanbul’u içine eden “Erdoğan Ekolü” yine ve yeniden on bir maddelik tatlı palavralarla, İstanbulluları salak yerine koymuş! -“Kupon Arazi” denilen ve imar değişikliği ile çuvalla para götürülen işlerle ilgili bir madde göremedik! Demek ki bir tane daha manifesto var! Yani gizli manifesto… -İkincisi, AKP’nin artık dikleşememek sorunu olduğu ortaya çıktı. Reyiz, “Dik duruyoruz ama dikleşemiyoruz, artık yatay-yatay çalışacağız” dedi. İstanbul’daki tüm dikine-dikine binaları diken AKP’li müteahhitler neden dikleşemezler, niçin dikleşemezler, nasıl olur da dikleşemezler anlayamadık. Milletin orasına burasına koyduklarından dolayı bitap düşmüş olabilirler mi? Fıkra bu ya; “Vücuttaki tüm organlar Tanrı’ya, taleplerini iletmesi için Hamurkârın (Allah’ın emriyle insanların yaradılış hamurunu hazırlayan melek) makamında toplantı istemişler. Toplantıyı yöneten Başmelek; Hamurkârın huzurundasınız, saygılı olun, söz alın, ayağa kalkıp öyle konuşun diye tembihlemiş. Önce göz, söz almış; Efendim, ben yıllarca hizmet ettim. Sahibim çok okuyan biri. Yoruldum, emekli olmak istiyorum! Beyin; Ben de emekli olmak istiyorum. Sahibim o kadar cahildi ki, yerel seçimleri bile beka diye yutturmaya çalıştı ve beni hiç kullanmadı, paslandım! Mide; Benim ki öyle obur idi ki, beni çöp kovasına döndürdü. Deveyi bile hamutuyla götürdü. Emekli olmak istiyorum! Popo; Efendim, benim ki çok tembel idi, hiç kıpırdamazdı. Ne bulursa götürdü, helal kazançla yemek yemezdi. Sürekli kabızdı, perişan oldum, beni de emekli edin! O sıra en arkadan titrek sesle biri bağırmış; Ben de emekli olmak istiyorum. Beni de emekli edin! Başmelek sinirle; Terbiyesiz, ayağa kalkıp konuşsana! Titrek ses; Ayağa kalkacak ve dikleşecek gücüm olsa, hiç emekli olmak ister miydim? Baksanıza bana, aynen AKP’li müteahhitler gibi oldum. Dik durmaya çalışıyorum ama bir türlü dikleşemiyorum… Değerli Okurlar; AKP’nin müteahhitlerinin bir tek burunları hassastır. Çok iyi koku alırlar. Reyiz ve Binali ile beraberce yaptıkları köprülerdeki, tünellerdeki hisselerini yabancılara satıp, yavaş- yavaş yurtdışına tüymek istiyorlar! Bazıları devir işlemini başlattılar bile! Neden böyle yapıyorlar? Artık arkalarında dikleşecek birileri kalmadığı için! Bakınız kıymetli AKP Müteahhitleri; Nereye kaçarsanız, kaçın sizi bulup Silivri Kampüsünde konuk edeceğiz. Hem yalnız olmayacaksınız. Hani o AKP’lilerin “Çalıyor ama çalışıyor”, “Bizimkiler hiç olmazsa besmele ile çalıyorlar”, “Ne istediniz de vermedik”, “Öcalan saygın bir önderdir” diyenler var ya, hah işte hepiniz orada bir araya geleceksiniz. Büyük Atatürk’e küfredenleri ziyaret edenler var ya, izninizle onları ben misafir edeceğim ve sakızlı muhallebi ile besleyeceğim. Kimseye bırakamam onları… Not; Bugün sizleri güldürmeye gayret ettik. Yarın üzüleceğiniz bir “hırsızlığı” anlatmaya çalışacağım. Not; 23 Şubat Cumartesi günü saat 12.30 da Fuar-Basmane Kapısı girişindeki 1/B Holünde yapılacak toplantıyı unutmuyoruz, tamam mı? Dünyaya, Demokrat İzmir’de nasıl toplantı yapılır, beraberce göstermeliyiz! Hadi bakalım…
Ekleme Tarihi: 31 Ocak 2019 - Perşembe
Rıfat SERDAROĞLU

DİK DURUYORUZ AMA DİKLEŞEMİYORUZ

AKP Genel Başkanı Erdoğan, partisinin manifestosunu 11 maddede açıkladı. (Manifesto; Toplumsal bir hareketin siyasi inanç ve amaçlarının açık ifadesi)

Manifestonun ne anlama gelmediğini bilmeyen AKP İlçe-İl yöneticileri salonda avantadan verilen dürüm-ayranı götürürlerken aralarında konuşuyorlardı; “Lan oğlum, Reyiz ’in dediği bu mani ile festo ne ola ki? Mani para demek olduğuna göre festo da çuval mı demek? Çuvalla para mı demek istedi acaba?”

11 maddelik AKP Manifestosunda gördüğümüz eksiklikler şöyledir; -25 senedir İstanbul’u içine eden “Erdoğan Ekolü” yine ve yeniden on bir maddelik tatlı palavralarla, İstanbulluları salak yerine koymuş! -“Kupon Arazi” denilen ve imar değişikliği ile çuvalla para götürülen işlerle ilgili bir madde göremedik! Demek ki bir tane daha manifesto var! Yani gizli manifesto…

-İkincisi, AKP’nin artık dikleşememek sorunu olduğu ortaya çıktı. Reyiz, “Dik duruyoruz ama dikleşemiyoruz, artık yatay-yatay çalışacağız” dedi. İstanbul’daki tüm dikine-dikine binaları diken AKP’li müteahhitler neden dikleşemezler, niçin dikleşemezler, nasıl olur da dikleşemezler anlayamadık. Milletin orasına burasına koyduklarından dolayı bitap düşmüş olabilirler mi?

Fıkra bu ya; “Vücuttaki tüm organlar Tanrı’ya, taleplerini iletmesi için Hamurkârın (Allah’ın emriyle insanların yaradılış hamurunu hazırlayan melek) makamında toplantı istemişler. Toplantıyı yöneten Başmelek; Hamurkârın huzurundasınız, saygılı olun, söz alın, ayağa kalkıp öyle konuşun diye tembihlemiş. Önce göz, söz almış; Efendim, ben yıllarca hizmet ettim. Sahibim çok okuyan biri. Yoruldum, emekli olmak istiyorum!

Beyin; Ben de emekli olmak istiyorum. Sahibim o kadar cahildi ki, yerel seçimleri bile beka diye yutturmaya çalıştı ve beni hiç kullanmadı, paslandım!

Mide; Benim ki öyle obur idi ki, beni çöp kovasına döndürdü. Deveyi bile hamutuyla götürdü. Emekli olmak istiyorum!

Popo; Efendim, benim ki çok tembel idi, hiç kıpırdamazdı. Ne bulursa götürdü, helal kazançla yemek yemezdi. Sürekli kabızdı, perişan oldum, beni de emekli edin!

O sıra en arkadan titrek sesle biri bağırmış; Ben de emekli olmak istiyorum. Beni de emekli edin! Başmelek sinirle; Terbiyesiz, ayağa kalkıp konuşsana! Titrek ses; Ayağa kalkacak ve dikleşecek gücüm olsa, hiç emekli olmak ister miydim? Baksanıza bana, aynen AKP’li müteahhitler gibi oldum. Dik durmaya çalışıyorum ama bir türlü dikleşemiyorum…

Değerli Okurlar; AKP’nin müteahhitlerinin bir tek burunları hassastır. Çok iyi koku alırlar. Reyiz ve Binali ile beraberce yaptıkları köprülerdeki, tünellerdeki hisselerini yabancılara satıp, yavaş- yavaş yurtdışına tüymek istiyorlar! Bazıları devir işlemini başlattılar bile! Neden böyle yapıyorlar? Artık arkalarında dikleşecek birileri kalmadığı için!

Bakınız kıymetli AKP Müteahhitleri; Nereye kaçarsanız, kaçın sizi bulup Silivri Kampüsünde konuk edeceğiz. Hem yalnız olmayacaksınız. Hani o AKP’lilerin “Çalıyor ama çalışıyor”, “Bizimkiler hiç olmazsa besmele ile çalıyorlar”, “Ne istediniz de vermedik”, “Öcalan saygın bir önderdir” diyenler var ya, hah işte hepiniz orada bir araya geleceksiniz. Büyük Atatürk’e küfredenleri ziyaret edenler var ya, izninizle onları ben misafir edeceğim ve sakızlı muhallebi ile besleyeceğim. Kimseye bırakamam onları…

Not; Bugün sizleri güldürmeye gayret ettik. Yarın üzüleceğiniz bir “hırsızlığı” anlatmaya çalışacağım. Not; 23 Şubat Cumartesi günü saat 12.30 da Fuar-Basmane Kapısı girişindeki 1/B Holünde yapılacak toplantıyı unutmuyoruz, tamam mı? Dünyaya, Demokrat İzmir’de nasıl toplantı yapılır, beraberce göstermeliyiz! Hadi bakalım…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.