Çanakkale Haber

Rıfat SERDAROĞLU
Köşe Yazarı
Rıfat SERDAROĞLU
 

ANITKABİR’İ DE SATALIM MI?

Tayyip Bey, Atatürk’ü sever mi? Kimse kimseyi sevmek zorunda değil ama, kendisine özgür bir vatan armağan eden adama en azından saygı duyması, ona hakaret eden meczupları Türk Devletinin masasında ağırlamaması gerekmez mi? İnsanlık, adamlık, delikanlılık bunu gerektirmez mi? Elbette gerektirir. Fakat Bademlerin tamamında şu hastalık vardır; Ne inandıklarını, ne hedeflerini, ne dostluklarını ne de düşmanlıklarını açıkça, mertçe söyleyemezler! Gerçekte nihai hedefleri, İran tipi bir din devleti kurmaktır. Attıkları adımlara, bilerek ve planlayarak işledikleri Anayasa ihlallerine bakarsanız bunu görmemek için kör değil, bakarkör olmak lazımdır. (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının görevlerini bir kez daha hatırlatalım. Tamam mı Enişte?) Ama bir türlü, bunu dile getiremezler. Yalanı yalan üstüne söyleyip, garibanları kandırırlar. Herkesi aldattıklarını sanarlar, hatta Allah’ı bile kandırmaya çalışırlar, ama kendi ayıplarını görmezler! Türk Milletinin İş dünyası, bilim dünyası, aydınları, gazetecileri Tayyip Bey’den korktukları (!) için onlardan örnek vermeyelim. Yine kendimizi ortaya atalım! Örneğin ben Tayyip Bey’i sevmem. Ne yaşam tarzını, ne servetini, ne ülke ile ilgili fikirlerini hiç benimsemem. İkimizi bir kazana koysanız ve kırk yıl kaynatsanız, yine de birbirimize kaynayamayız. Bu söylediklerim hakaret kastıyla söylenmiş değildir. Bunlar benim düşüncelerimdir ve ben bunları, bana yakışan bir üslupla, Tayyip Bey’in yüzüne karşı da söylerim. Yazan adam, konuşamaz mı? Farklı insanlarız. İyi ki de böyle olmuşuz! Ben siyaset yapıp, mal varlığının çoğunu harcayan, bir siyasetçi tipiyim. O, siyaset sayesinde dünyanın en zengin sekizinci siyasetçisi olan biridir. (Avrupa Basını defalarca yazdı) Ben darbenin her çeşidine karşı çıkan, bu uğurda işkence görmüş, yakınlarını toprağa vermiş biriyim. O, düğünde gördüğü Kenen Evren’in yanına gidip, elini öpen bir siyasetçidir. ABD Temsilciler Meclisi, benim için (Serdaroğlu’nun Türkiye dışında malı-parası var) diye karar alsa; Ben, anında reddeder ve bu kararını kaldırıncaya kadar o meclisin önünde eylem yaparım. O, susar konuşamaz. Böylesine önemli bir “Onur” konusunda bile susmayı tercih eder! Ben, T.C Devletini kuran, Cumhuriyeti-Bağımsızlığı-dünyada saygın bir ülke vatandaşlığını bana armağan eden Büyük Atatürk’ün, el yazısıyla yazdığı vasiyetine saygı duyarım. Kimseye de elletmem. Şu an gücüm yoksa, düşüncelerimi haykırırım. Gücüm olduğunda, Atatürk’ün vasiyetine kim dokunmuşsa onun elini kırarım. O, beceriksizlik ve kötü yönetim sayesinde, Cumhuriyet’in tüm eserlerini sülalece harcayıp bitirdiği için, Atatürk’ün vasiyetine bile el atmaktan çekinmez. Bakın Tayyip Bey; Ben, sizin has elemanınız TOBB Başkanına otel-kumarhane yaptırdığınız Yassıada da, ömür boyu hapse mahkum olmuş Demokrat Parti İzmir Milletvekili Eczacı Kemal Serdaroğlu’nun oğluyum. Kendine, Atatürk’ün silah ve siyaset arkadaşı Kurtuluş Savaşının “Galip Hocası” Celal Bayar’ı örnek almış bir Türk’üm. Hiç CHP’li olmadım. Ama Atatürk’ün vasiyeti konusunda onlardan çok daha fazla hassasım. Lütfen yapmayın! Anladık! Yediniz içtiniz ülkeyi duvara dayadınız, gözünüzü Atatürk’ün CHP’ye bıraktığı İş Bankası hisselerine diktiniz. Fakat sakın yapmayın. Türk Milletinin gönlünde tamir edilemez yaralar açarsınız. Çünkü biz biliyoruz ki; Eğer gücünüz yeterse, siz Anıtkabir’i de satar, yerine İskilipli Atıf Hocanın veya Fesli Deli Kadir’in heykelini dikmeyi dahi düşünebilirsiniz! Son bir farklılığımızı da belirtip, yazıyı öyle bağlayalım; Benim size yazdığım bu yazının benzerini biri benim için yazsa, ben o kişiyle mutlaka televizyon canlı yayınına çıkar ve onunla kozumu fikir düzeyinde ve Türk Milletinin önünde paylaşırdım. Ya siz? Siz de benim gibi yapabilecek misiniz? Böyle bir cesaretiniz var mı? Yoksa her zamanki gibi size Saraylar, bize mahkeme yolları mı düşecek? Takdir, gönlüne Atatürk sevgisini yerleştirmiş yüce Türk Milletinindir… Sağlık ve başarı dileklerimle 16 Mayıs 2020 Rifat Serdaroğlu
Ekleme Tarihi: 13 Mayıs 2020 - Çarşamba
Rıfat SERDAROĞLU

ANITKABİR’İ DE SATALIM MI?

Tayyip Bey, Atatürk’ü sever mi? Kimse kimseyi sevmek zorunda değil ama, kendisine özgür bir vatan armağan eden adama en azından saygı duyması, ona hakaret eden meczupları Türk Devletinin masasında ağırlamaması gerekmez mi? İnsanlık, adamlık, delikanlılık bunu gerektirmez mi? Elbette gerektirir.

Fakat Bademlerin tamamında şu hastalık vardır; Ne inandıklarını, ne hedeflerini, ne dostluklarını ne de düşmanlıklarını açıkça, mertçe söyleyemezler! Gerçekte nihai hedefleri, İran tipi bir din devleti kurmaktır. Attıkları adımlara, bilerek ve planlayarak işledikleri Anayasa ihlallerine bakarsanız bunu görmemek için kör değil, bakarkör olmak lazımdır. (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının görevlerini bir kez daha hatırlatalım. Tamam mı Enişte?) Ama bir türlü, bunu dile getiremezler. Yalanı yalan üstüne söyleyip, garibanları kandırırlar. Herkesi aldattıklarını sanarlar, hatta Allah’ı bile kandırmaya çalışırlar, ama kendi ayıplarını görmezler!

Türk Milletinin İş dünyası, bilim dünyası, aydınları, gazetecileri Tayyip Bey’den korktukları (!) için onlardan örnek vermeyelim. Yine kendimizi ortaya atalım!

Örneğin ben Tayyip Bey’i sevmem. Ne yaşam tarzını, ne servetini, ne ülke ile ilgili fikirlerini hiç benimsemem. İkimizi bir kazana koysanız ve kırk yıl kaynatsanız, yine de birbirimize kaynayamayız. Bu söylediklerim hakaret kastıyla söylenmiş değildir. Bunlar benim düşüncelerimdir ve ben bunları, bana yakışan bir üslupla, Tayyip Bey’in yüzüne karşı da söylerim. Yazan adam, konuşamaz mı?

Farklı insanlarız. İyi ki de böyle olmuşuz! Ben siyaset yapıp, mal varlığının çoğunu harcayan, bir siyasetçi tipiyim. O, siyaset sayesinde dünyanın en zengin sekizinci siyasetçisi olan biridir. (Avrupa Basını defalarca yazdı)

Ben darbenin her çeşidine karşı çıkan, bu uğurda işkence görmüş, yakınlarını toprağa vermiş biriyim. O, düğünde gördüğü Kenen Evren’in yanına gidip, elini öpen bir siyasetçidir.

ABD Temsilciler Meclisi, benim için (Serdaroğlu’nun Türkiye dışında malı-parası var) diye karar alsa; Ben, anında reddeder ve bu kararını kaldırıncaya kadar o meclisin önünde eylem yaparım.

O, susar konuşamaz. Böylesine önemli bir “Onur” konusunda bile susmayı tercih eder!

Ben, T.C Devletini kuran, Cumhuriyeti-Bağımsızlığı-dünyada saygın bir ülke vatandaşlığını bana armağan eden Büyük Atatürk’ün, el yazısıyla yazdığı vasiyetine saygı duyarım. Kimseye de elletmem. Şu an gücüm yoksa, düşüncelerimi haykırırım. Gücüm olduğunda, Atatürk’ün vasiyetine kim dokunmuşsa onun elini kırarım. O, beceriksizlik ve kötü yönetim sayesinde, Cumhuriyet’in tüm eserlerini sülalece harcayıp bitirdiği için, Atatürk’ün vasiyetine bile el atmaktan çekinmez.

Bakın Tayyip Bey; Ben, sizin has elemanınız TOBB Başkanına otel-kumarhane yaptırdığınız Yassıada da, ömür boyu hapse mahkum olmuş Demokrat Parti İzmir Milletvekili Eczacı Kemal Serdaroğlu’nun oğluyum. Kendine, Atatürk’ün silah ve siyaset arkadaşı Kurtuluş Savaşının “Galip Hocası” Celal Bayar’ı örnek almış bir Türk’üm. Hiç CHP’li olmadım. Ama Atatürk’ün vasiyeti konusunda onlardan çok daha fazla hassasım. Lütfen yapmayın!

Anladık! Yediniz içtiniz ülkeyi duvara dayadınız, gözünüzü Atatürk’ün CHP’ye bıraktığı İş Bankası hisselerine diktiniz. Fakat sakın yapmayın. Türk Milletinin gönlünde tamir edilemez yaralar açarsınız. Çünkü biz biliyoruz ki; Eğer gücünüz yeterse, siz Anıtkabir’i de satar, yerine İskilipli Atıf Hocanın veya Fesli Deli Kadir’in heykelini dikmeyi dahi düşünebilirsiniz!

Son bir farklılığımızı da belirtip, yazıyı öyle bağlayalım; Benim size yazdığım bu yazının benzerini biri benim için yazsa, ben o kişiyle mutlaka televizyon canlı yayınına çıkar ve onunla kozumu fikir düzeyinde ve Türk Milletinin önünde paylaşırdım. Ya siz? Siz de benim gibi yapabilecek misiniz? Böyle bir cesaretiniz var mı? Yoksa her zamanki gibi size Saraylar, bize mahkeme yolları mı düşecek?

Takdir, gönlüne Atatürk sevgisini yerleştirmiş yüce Türk Milletinindir…

Sağlık ve başarı dileklerimle 16 Mayıs 2020 Rifat Serdaroğlu

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.