Çanakkale Haber

Prof. Dr. Hilmi ÖZDEN
Köşe Yazarı
Prof. Dr. Hilmi ÖZDEN
 

TARİHÎ İSTANBUL DEPREMİ VE AFET YÖNETİMİ

TARİHÎ İSTANBUL DEPREMİ VE AFET YÖNETİMİ Hilmi ÖZDEN   İstanbul Depremleri İstanbul'un kuruluşundan Osmanlı dönemine gelinceye kadar geçen süre zarfında oluşan depremler hakkındaki bilgilerimiz çoğunlukla Bizans kaynaklarına dayanmaktadır. İstanbul mevkiinin uygunluğu ve yapılan imar ve inşaat faaliyetlerinin neticesinde kazanmış olduğu muhteşem güzelliğine karşılık, depremselliği yüksek bir coğrafyada yer almaktadır. Bu sebeple milattan önce (D. Ö) 500 ile milattan sonra (D. S) 1890 yılları arasında 2390 yıllık zaman zarfında 584 deprem faaliyeti ile karşılaşmıştır. 1509 depremi kaynakların kaydettiğine göre İstanbul'un tarihinde yaşadığı en büyük doğal felaketlerin başta gelenlerindendir.(1). Bu tarih Osmanlı dönemi depremlerinin afet yönetimi açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Böylece Türkiye'de afet yönetiminin uzun bir geçmişi olmakla beraber bu alanda yapılan ilk düzenlemeler 14 Eylül 1509 tarihinde meydana gelen 13 binden fazla insanın hayatını kaybettiği ve çok sayıda binanın yıkıldığı İstanbul depremi sonrasında, dönemin padişahı II. Beyazıt tarafından çıkarılan bir fermandır. Bu Ferman ile yıkılan evlerin yeniden yapılması amacıyla hane başına 20 altın verilmiştir. Ancak 1509 tarihli deprem hakkında arşiv kayıtları çok değildir. 1509 depremi, kaynaklardan anlaşıldığına göre, İstanbul’un tarihî süreçte geçirdiği en büyük tabiî afetlerdendir. Bu sebeple Osmanlı tarihçileri olayı, kıyamet-i suğra (küçük kıyamet) olarak ifadelendirmişlerdir. Bu depremin etkileri hakkındaki bilgiler, Osmanlı ve Batılı birçok kaynakta yer almaktadır(2) (3) (4). 1509 tarihli depremde 109 cami ile 1047 yapının yıkıldığı belirtilmiştir. Başkentin yeniden imarı için 50 bin usta görevlendirilmiş ve 14-60 yaşları arasındaki erkeklerin İnşaat işlerinde çalışmaları emredilmiştir. Bu fermanla deniz kenarındaki dolgu zeminler üzerinde ev yapmak yasaklanmış ve ahşap karkas ev yapımı teşvik edilmiştir. Fakat karkas evlerin büyük yangınlarda harap olduğu görüldükten sonra şehirleşme ve yapılaşmaların bazı kurallara bağlanma ihtiyacı ilk kez 1848 yılında duyulmuş ve çıkarılan ebniye nizamnamesi (-Yapılar Tüzüğü) - [1848]: Osmanlı döneminde imar konusunda yapılan ilk hukuksal düzenlemedir. Yalnızca İstanbul'un bir bölüm mahallelerinde imar uygulaması amacıyla çıkarılmıştır.)ile İstanbul içerisinde yapılaşmalar bazı esaslara bağlanmıştır. Daha sonra 1877 yılında çıkarılan bir nizamname ile uygulama imparatorluk sınırları içerisinde tüm belediyelere yaygınlaştırılmış- tır. 1882 yılında çıkarılan ebniye kanunu ile de belediye teşkilatı olan yerlerde alt yapılar ve yolların düzenlenmesi konusu da yapılarla birlikte esaslara bağlanmıştır (5). Osmanlı döneminde İstanbul’u ziyadesiyle etkileyen dört büyük depremin 1509, 1719, 1766 ve 1894 yıllarında meydana geldiğini, bunların diğerlerine göre çok daha yıkıcı olduğunu ve şehri büyük oranda tahrip ettiğini, dönemin kaynaklarından öğrenmekteyiz. Fakat bu büyük depremlerin tamamı hakkında yeterli arşiv dokümanı olmadığını da belirtmek lazımdır (3). Yangınlar da topluma tehdit oluşturmuş ve bu dönemde Osmanlı yerleşimleri için önemli sorunlara neden olmuştur. Tulumbacı Ocağı, ateşle başa çıkmak için 1720 yılında kurulmuştur. 1766 yılındaki deprem ve denizin karaya taşması İstanbul’a büyük zararlar vermiştir. İstanbul ve komşu bölgelerin kıyı alanları ve limanlarındaki binalar büyük ölçüde hasar görmüştür. 1817’de gelişmiş yangın söndürme teşkilatı kurulmuş ve ilgililer görevine başlamıştır (6). Ürekli, F., Gündoğdu, R., Önal, E F. (2018).Osmanlı Arşiv Belgelerinde İstanbul'da Afetler, T.C. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, İstanbul.(7) Afet Yönetim Dönemleri Türkiye’de afet yönetiminin tarihsel gelişim süreci Türkiye’de afet konusunda çıkarılmış yasalar ve 1999 Marmara depremi gibi Türkiye’nin afet yönetimini etkileyen olaylar üzerinden ele alınabilir. 1999 yılından sonraki dönem ve 2009 yılında AFAD’ın kurulması bu gelişim sürecinde önemlidir. Böylece afet yönetiminin tarihsel gelişim sürecini kronolojik olarak dört temel safhada incelemek ve özetlemek (Tablo 1) mümkün olabilecektir: -1944 öncesi Dönem -1944 – 1958 Dönemi -1958 – 1999 Dönemi -1999 – (2009) 2011 ve sonrası dönem(4) (6) Tablo.1. Türkiye’de Afet Yönetimi ve Afetlerle Mücadele Yaklaşım ve Politikalarının Gelişimi (1509 – 2011 Dönemi). Kaynak: Özden, A. T. (2013: 33), Architecture and Disaster: A Holistic and Risk-Based Building Inspection Professional Training Model for Practicing Architects in Turkey, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi.(6) Sonuç Yıkıcı 1999 Doğu Marmara Depremleri ile başlayan süreç (1999 – (2009) 2011 ve sonrası), 2023 Güney Doğu Anadolu depremi ile yeni bir süreci başlatmıştır. Bu süreç Aziz Türk Milletine çok büyük acılar yaşatmış ve yaralar ne kadar sarılırsa sarılsın acılar devam etmektedir. O halde Türk toplumunda afet öncesi yapılması gereken tedbirlerin her depremde yeni baştan gözden geçirilmesi teklif edilse de belirli bir süre sonra bunlar ya unutulmakta yahut ihmal edilmektedir. Gelecek nesillere yaşanır bir Türkiye bırakmak istiyorsak mutlaka her konuda olduğu gibi ilmin rehberliğinde bilimler arası eşgüdümlü çalışmalarla bir an evvel toparlanmaya başlanılmalıdır. Doğal ve diğer afetler tedbir alındığı takdirde büyük oranda atlatılabilecek ve başa çıkılabilecek olaylardır. Mutlaka bilimin, aklın ve düşüncenin geniş ufuklarında olaylar değerlendirilmelidir. Yeryüzünde Türkiye coğrafyasına benzer Japonya başta olmak üzere birçok gelişmiş ülkenin deneyimlerinden faydalanmak da zaruridir. Kaynaklar 1-Sakin, O. (2002). Tarihsel Kaynaklarıyla İstanbul Depremleri, Kitabevi Yayınları, İstanbul. 2-Yaman, M ve Düger, Y. (2017). Afet Yönetiminde Kavramsal Çerçeve ve Türkiye’de Afet Yönetiminin Genel Tarihsel Gelişimi, (Editörler: Önder Ö veYaman M), Afet Yönetimi, Ekin Basım Yayın Dağıtım, Bursa. 3-Ürekli F,( 2010) Osmanlı Döneminde İstanbul’da Meydana Gelen Âfetlere İlişkin Literatür, Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi, Cilt 8, Sayı 16, 101-130. 4- Özden, G. (2021) Afet Yönetiminde Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik Ve Nükleer Tehditler: Kütahya Umke Örneği, Danışman: Doç. Dr. Murat Yaman (Yüksek Lisans Tezi), Kütahya- T.C. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı. 5- Akdağ, S. M. (2002). Mali Yap ve Denetim Boyutlarıyla Afet Yönetimi, T.C. Sayıştay Başkanlığı, İnceleme Araştırma, Ankara. 6- Özden, A. T. (2013), Architecture and Disaster: A Holistic and Risk-Based Building Inspection Professional Training Model for Practicing Architects in Turkey, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi. 7- Ürekli, F., Gündoğdu, R., Önal, E F.(2018). Osmanlı Arşiv Belgelerinde İstanbul'da Afetler, T.C. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, İstanbul.
Ekleme Tarihi: 18 Mart 2023 - Cumartesi
Prof. Dr. Hilmi ÖZDEN

TARİHÎ İSTANBUL DEPREMİ VE AFET YÖNETİMİ

TARİHÎ İSTANBUL DEPREMİ VE AFET YÖNETİMİ

Hilmi ÖZDEN

 

İstanbul Depremleri

İstanbul'un kuruluşundan Osmanlı dönemine gelinceye kadar geçen süre zarfında oluşan depremler hakkındaki bilgilerimiz çoğunlukla Bizans kaynaklarına dayanmaktadır. İstanbul mevkiinin uygunluğu ve yapılan imar ve inşaat faaliyetlerinin neticesinde kazanmış olduğu muhteşem güzelliğine karşılık, depremselliği yüksek bir coğrafyada yer almaktadır. Bu sebeple milattan önce (D. Ö) 500 ile milattan sonra (D. S) 1890 yılları arasında 2390 yıllık zaman zarfında 584 deprem faaliyeti ile karşılaşmıştır. 1509 depremi kaynakların kaydettiğine göre İstanbul'un tarihinde yaşadığı en büyük doğal felaketlerin başta gelenlerindendir.(1). Bu tarih Osmanlı dönemi depremlerinin afet yönetimi açısından önemli bir dönüm noktasıdır.

Böylece Türkiye'de afet yönetiminin uzun bir geçmişi olmakla beraber bu alanda yapılan ilk düzenlemeler 14 Eylül 1509 tarihinde meydana gelen 13 binden fazla insanın hayatını kaybettiği ve çok sayıda binanın yıkıldığı İstanbul depremi sonrasında, dönemin padişahı II. Beyazıt tarafından çıkarılan bir fermandır. Bu Ferman ile yıkılan evlerin yeniden yapılması amacıyla hane başına 20 altın verilmiştir. Ancak 1509 tarihli deprem hakkında arşiv kayıtları çok değildir. 1509 depremi, kaynaklardan anlaşıldığına göre, İstanbul’un tarihî süreçte geçirdiği en büyük tabiî afetlerdendir. Bu sebeple Osmanlı tarihçileri olayı, kıyamet-i suğra (küçük kıyamet) olarak ifadelendirmişlerdir. Bu depremin etkileri hakkındaki bilgiler, Osmanlı ve Batılı birçok kaynakta yer almaktadır(2) (3) (4). 1509 tarihli depremde 109 cami ile 1047 yapının yıkıldığı belirtilmiştir. Başkentin yeniden imarı için 50 bin usta görevlendirilmiş ve 14-60 yaşları arasındaki erkeklerin İnşaat işlerinde çalışmaları emredilmiştir. Bu fermanla deniz kenarındaki dolgu zeminler üzerinde ev yapmak yasaklanmış ve ahşap karkas ev yapımı teşvik edilmiştir. Fakat karkas evlerin büyük yangınlarda harap olduğu görüldükten sonra şehirleşme ve yapılaşmaların bazı kurallara bağlanma ihtiyacı ilk kez 1848 yılında duyulmuş ve çıkarılan ebniye nizamnamesi (-Yapılar Tüzüğü) - [1848]: Osmanlı döneminde imar konusunda yapılan ilk hukuksal düzenlemedir. Yalnızca İstanbul'un bir bölüm mahallelerinde imar uygulaması amacıyla çıkarılmıştır.)ile İstanbul içerisinde yapılaşmalar bazı esaslara bağlanmıştır. Daha sonra 1877 yılında çıkarılan bir nizamname ile uygulama imparatorluk sınırları içerisinde tüm belediyelere yaygınlaştırılmış- tır. 1882 yılında çıkarılan ebniye kanunu ile de belediye teşkilatı olan yerlerde alt yapılar ve yolların düzenlenmesi konusu da yapılarla birlikte esaslara bağlanmıştır (5). Osmanlı döneminde İstanbul’u ziyadesiyle etkileyen dört büyük depremin 1509, 1719, 1766 ve 1894 yıllarında meydana geldiğini, bunların diğerlerine göre çok daha yıkıcı olduğunu ve şehri büyük oranda tahrip ettiğini, dönemin kaynaklarından öğrenmekteyiz. Fakat bu büyük depremlerin tamamı hakkında yeterli arşiv dokümanı olmadığını da belirtmek lazımdır (3). Yangınlar da topluma tehdit oluşturmuş ve bu dönemde Osmanlı yerleşimleri için önemli sorunlara neden olmuştur. Tulumbacı Ocağı, ateşle başa çıkmak için 1720 yılında kurulmuştur. 1766 yılındaki deprem ve denizin karaya taşması İstanbul’a büyük zararlar vermiştir. İstanbul ve komşu bölgelerin kıyı alanları ve limanlarındaki binalar büyük ölçüde hasar görmüştür. 1817’de gelişmiş yangın söndürme teşkilatı kurulmuş ve ilgililer görevine başlamıştır (6).

Ürekli, F., Gündoğdu, R., Önal, E F. (2018).Osmanlı Arşiv Belgelerinde İstanbul'da Afetler, T.C. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, İstanbul.(7)

Afet Yönetim Dönemleri

Türkiye’de afet yönetiminin tarihsel gelişim süreci Türkiye’de afet konusunda çıkarılmış yasalar ve 1999 Marmara depremi gibi Türkiye’nin afet yönetimini etkileyen olaylar üzerinden ele alınabilir. 1999 yılından sonraki dönem ve 2009 yılında AFAD’ın kurulması bu gelişim sürecinde önemlidir.

Böylece afet yönetiminin tarihsel gelişim sürecini kronolojik olarak dört temel safhada incelemek ve özetlemek (Tablo 1) mümkün olabilecektir:

-1944 öncesi Dönem

-1944 – 1958 Dönemi

-1958 – 1999 Dönemi

-1999 – (2009) 2011 ve sonrası dönem(4) (6)

Tablo.1. Türkiye’de Afet Yönetimi ve Afetlerle Mücadele Yaklaşım ve

Politikalarının Gelişimi (1509 – 2011 Dönemi). Kaynak: Özden, A. T. (2013: 33), Architecture and Disaster: A Holistic and Risk-Based

Building Inspection Professional Training Model for Practicing Architects in Turkey,

Yayımlanmamış Doktora Tezi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi.(6)

Sonuç

Yıkıcı 1999 Doğu Marmara Depremleri ile başlayan süreç (1999 – (2009) 2011 ve sonrası), 2023 Güney Doğu Anadolu depremi ile yeni bir süreci başlatmıştır. Bu süreç Aziz Türk Milletine çok büyük acılar yaşatmış ve yaralar ne kadar sarılırsa sarılsın acılar devam etmektedir. O halde Türk toplumunda afet öncesi yapılması gereken tedbirlerin her depremde yeni baştan gözden geçirilmesi teklif edilse de belirli bir süre sonra bunlar ya unutulmakta yahut ihmal edilmektedir. Gelecek nesillere yaşanır bir Türkiye bırakmak istiyorsak mutlaka her konuda olduğu gibi ilmin rehberliğinde bilimler arası eşgüdümlü çalışmalarla bir an evvel toparlanmaya başlanılmalıdır. Doğal ve diğer afetler tedbir alındığı takdirde büyük oranda atlatılabilecek ve başa çıkılabilecek olaylardır. Mutlaka bilimin, aklın ve düşüncenin geniş ufuklarında olaylar değerlendirilmelidir. Yeryüzünde Türkiye coğrafyasına benzer Japonya başta olmak üzere birçok gelişmiş ülkenin deneyimlerinden faydalanmak da zaruridir.

Kaynaklar

1-Sakin, O. (2002). Tarihsel Kaynaklarıyla İstanbul Depremleri, Kitabevi Yayınları, İstanbul.

2-Yaman, M ve Düger, Y. (2017). Afet Yönetiminde Kavramsal Çerçeve ve Türkiye’de Afet Yönetiminin Genel Tarihsel Gelişimi, (Editörler: Önder Ö veYaman M), Afet Yönetimi, Ekin Basım Yayın Dağıtım, Bursa.

3-Ürekli F,( 2010) Osmanlı Döneminde İstanbul’da Meydana Gelen Âfetlere İlişkin Literatür, Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi, Cilt 8, Sayı 16, 101-130.

4- Özden, G. (2021) Afet Yönetiminde Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik Ve Nükleer Tehditler: Kütahya Umke Örneği, Danışman: Doç. Dr. Murat Yaman (Yüksek Lisans Tezi), Kütahya- T.C. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı.

5- Akdağ, S. M. (2002). Mali Yap ve Denetim Boyutlarıyla Afet Yönetimi, T.C. Sayıştay Başkanlığı, İnceleme Araştırma, Ankara.

6- Özden, A. T. (2013), Architecture and Disaster: A Holistic and Risk-Based Building Inspection Professional Training Model for Practicing Architects in Turkey, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi.

7- Ürekli, F., Gündoğdu, R., Önal, E F.(2018). Osmanlı Arşiv Belgelerinde İstanbul'da Afetler, T.C. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, İstanbul.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.