Çanakkale Haber

Metin AKGÜN
Köşe Yazarı
Metin AKGÜN
 

Her Sınav, Yeni Bir Başlangıç Olmalı…

2019 LGS İllere Göre Sınava Katılan Öğrenci sayıları ve Alt Test Ham Puan Ortalamaları yayınlandı. Yayınlanan sonuçlar sonrasında, öncelikle başarılı olan öğrenciler, öğrenci başarısı üzerinden özellikle kurumlar, haberlere konu oluyor, nasıl başardın sorularına verilen cevaplarda, yarın için ne kazanırım arayışlarının yer aldığı bir süreç yaşanmaya başlandı. Ne yazık ki, bu süreçte “Eğitimin Temel Sorunları” yine gözden kaçıyor, konuşulmadan sadece günü yaşıyoruz… Başarıyı alkışlarken, başarısızlıklara mazeretler arıyor ve ya türetiyor, çocuklarımıza kızıyor, kendimizi avutuyoruz… Oysa her sınav, uygulayıcılar için de dönüt olarak kullanılmalı. Veriler, SWAT mantığında ele alınarak, ciddi bir öz değerlendirme yapılmak suretiyle, iyiyi muhafaza etme/sürdürülebilir kılma, açık alanları da iyileştirme yönünde hatanın nereden kaynaklandığından hareketle bir sonraki adım için tedbir alma amaçlı değerlendirilmelidir. Küresel ölçekte uygulanan sınavlardan olan PISA/TİMSS sınavlarına da bu amaçla katıldığımızı düşünüyorum… Sınav sonuçlarına dayalı alınan eğitsel ve yönetsel tedbirler ne kadar alındı, sonuca ne kadar yansıdı emin değiliz… Bu amaçla bazı verileri hatırlamakta fayda olduğunu düşünüyoruz… Türkiye, TIMSS uygulamasına 1999, 2007 yıllarında 8.sınıf, 2011 yılında ise 4.ve 8.sınıf düzeyinde katılmıştı. C:\Users\Metin AKGUN\Desktop\44.jpg C:\Users\Metin AKGUN\Desktop\55.jpg 2011 TIMSS 8.sınıf sonuçlarına yeterlik düzeyinde baktığımızda daha önceki uygulamalardaki gibi matematik testinde düşük düzeyde, fen testinde ise orta düzeyde olduğumuz görülürken, Fen alanında yeterlik düzeyimiz düşükten ortaya yükseliyordu… 4. Sınıf düzeyinde her iki test içinde yeterlik düzeyimiz düşük çıkmıştı. Türkiye’nin her iki sınıf ve ders düzeyinde karşılaştırmasına bakıldığında; dünya ortalaması ile paralel, ilgili düzeyde ilk sıradaki ülke ile ters düzeyde bir seyir izleniyordu… 2011 verilerinin irdelendiğini, sonuçlara dayalı, bazı eğitsel ve yönetsel tedbirlerin alındığını düşünürken; 2011 PISA sınavında 4. Sınıflarımızın 2015 yılında 8. Sınıf olarak sınava girecekleri öngörüsü ile alınmış olduğu düşünülebilen eğitsel ve yönetsel tedbirler, verimlilik ekseninde değerlendirildi mi sorusu cevap arıyor zihinlerde… Sn. Cemaloğlu’nun , 05 Mayıs 2019 tarihinde “Kamudan Haber” sitesinde yayınlanan, Gelecek Yüzyıla Hazır mıyız? Başlıklı yazısında irdelediği rakamları hatırlarsak; “2015 yılı verilerinde; fen alanında 52. sırada, matematik alanında 49. sırada ve okuma alanında 50 sırada olduğumuzu hatırlıyor muyuz? Aynı şekilde 2015 yılı TIMSS sonuçları incelendiğinde; 4. sınıfta matematikte 36. sırada, 8. sınıflarda 24. sırada; fen başarı durumu 4. sınıflarda 35. sırada 8. sınıflarda ise 21.sıradadır. Bu ortalamalar beklentilere uygun değildir. Sonuç olarak hem ulusal hem de uluslararası sınav sonuçları var olan durumla ilgili iç açıcı sonuçlar vermemektedir.” Satırlarına bakarsak; pek olumlu değerlendirilmediği de söylenebilir… İstikbalimizin teminatı olan çocuklarımızın aldığı 4+4, toplam sekiz yıllık eğitim sonunda girdikleri sınavın sınav sonuçları, çoklu amaç ekseninde irdelenmeli, eksikliklerin nerede ve neden kaynaklandığı yönünde özgün çalışmalar yapılmak, sorunun tespitinin de yetmeyeceği öngörüsü dahilinde, yarını kurtarmak, küresel savaşların devam ettiği günümüzde, yarına hazır bir nesli inşa etme mesuliyetimiz dahilinde eğitim sistemimizi, eğitsel sürecin doğru işletilmesi, çocuklarımızı hayata ve yarına hazırlamak yönünde çok boyutlu ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bu süreçte sınav sonuçlarına ayalı verilerin irdelenmesi ile çözüm yönünde başlangıç olabilir diye bilinecek ilk akla gelen; ü Sosyo-ekonomik durumu geri olan yerleşim yerlerindeki okul ve öğrencilerin kaynak ve olanaklar açısından desteklenmesi, ü Başarılı olan okulların yönetim süreçleri ve yöneticilerinin yeterlikleri, veri sağlayabilir, ü Denetim yeniden yapılandırılması sağlanarak, Bakanlık bünyesinde bölge yapılanması suretiyle süreç denetimine işlev kazandırılabilir, ü Yönetim ve denetim süreci; eğitim sürecinde verimlilik ekseninde, rehberlik odaklı, verimli kılınması suretiyle, okulların yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve ailelerin bilinçlendirilmesi süreci yönetilebilir, ü Fen ve matematik derslerinin sevdirilmesine yönelik çabalar olumlu sonuçlar doğuracaktır. ü Dersler ve öğretim programlarının hedef ve kazanımlarında PISA/TİMSS sınavlarındaki hedeflerle mukayeseli ele alınarak, milli ve manevi değelerden taviz verilmeden, küresel hedeflere uygunluğu sağlanarak, programlarda yer alan öğrenme alanları ve alt öğrenme alanları analiz edilerek öğrenme içeriklerimiz geliştirilebilir, ü PISA/TİMSS uygulamasında çok farklı soru düzeyleri ve tiplerinin de olduğu göz önünde bulundurularak, öğretim programlarımız ve uygulayıcı konumdaki öğretmen/yönetici ve deneticilerin/müfettişlerin yeterlikleri geliştirilerek, öğrencilerimizde de farkındalık düzeyini arttırabilir diye düşünürken, 2019 yılın LGS sınavı yanı sıra, bir süre sonra açıklanacak olan YKS Üniversite, TYT ve AYT Sınav sonuçlarının da ele alınarak, yarını daha iyi kılma yönünde fırsat olduğuna dikkat çekeriz. Metin AKGÜN Maarif Müfettişi Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Ekleme Tarihi: 28 Haziran 2019 - Cuma
Metin AKGÜN

Her Sınav, Yeni Bir Başlangıç Olmalı…

2019 LGS İllere Göre Sınava Katılan Öğrenci sayıları ve Alt Test Ham Puan Ortalamaları yayınlandı. Yayınlanan sonuçlar sonrasında, öncelikle başarılı olan öğrenciler, öğrenci başarısı üzerinden özellikle kurumlar, haberlere konu oluyor, nasıl başardın sorularına verilen cevaplarda, yarın için ne kazanırım arayışlarının yer aldığı bir süreç yaşanmaya başlandı.

Ne yazık ki, bu süreçte “Eğitimin Temel Sorunları” yine gözden kaçıyor, konuşulmadan sadece günü yaşıyoruz…

Başarıyı alkışlarken, başarısızlıklara mazeretler arıyor ve ya türetiyor, çocuklarımıza kızıyor, kendimizi avutuyoruz…

Oysa her sınav, uygulayıcılar için de dönüt olarak kullanılmalı. Veriler, SWAT mantığında ele alınarak, ciddi bir öz değerlendirme yapılmak suretiyle, iyiyi muhafaza etme/sürdürülebilir kılma, açık alanları da iyileştirme yönünde hatanın nereden kaynaklandığından hareketle bir sonraki adım için tedbir alma amaçlı değerlendirilmelidir.

Küresel ölçekte uygulanan sınavlardan olan PISA/TİMSS sınavlarına da bu amaçla katıldığımızı düşünüyorum…

Sınav sonuçlarına dayalı alınan eğitsel ve yönetsel tedbirler ne kadar alındı, sonuca ne kadar yansıdı emin değiliz…

Bu amaçla bazı verileri hatırlamakta fayda olduğunu düşünüyoruz…

Türkiye, TIMSS uygulamasına 1999, 2007 yıllarında 8.sınıf, 2011 yılında ise 4.ve 8.sınıf düzeyinde katılmıştı.

C:\Users\Metin AKGUN\Desktop\44.jpg

C:\Users\Metin AKGUN\Desktop\55.jpg

2011 TIMSS 8.sınıf sonuçlarına yeterlik düzeyinde baktığımızda daha önceki uygulamalardaki gibi matematik testinde düşük düzeyde, fen testinde ise orta düzeyde olduğumuz görülürken, Fen alanında yeterlik düzeyimiz düşükten ortaya yükseliyordu…

4. Sınıf düzeyinde her iki test içinde yeterlik düzeyimiz düşük çıkmıştı.

Türkiye’nin her iki sınıf ve ders düzeyinde karşılaştırmasına bakıldığında; dünya ortalaması ile paralel, ilgili düzeyde ilk sıradaki ülke ile ters düzeyde bir seyir izleniyordu…

2011 verilerinin irdelendiğini, sonuçlara dayalı, bazı eğitsel ve yönetsel tedbirlerin alındığını düşünürken;

2011 PISA sınavında 4. Sınıflarımızın 2015 yılında 8. Sınıf olarak sınava girecekleri öngörüsü ile alınmış olduğu düşünülebilen eğitsel ve yönetsel tedbirler, verimlilik ekseninde değerlendirildi mi sorusu cevap arıyor zihinlerde…

Sn. Cemaloğlu’nun , 05 Mayıs 2019 tarihinde “Kamudan Haber” sitesinde yayınlanan, Gelecek Yüzyıla Hazır mıyız? Başlıklı yazısında irdelediği rakamları hatırlarsak;

“2015 yılı verilerinde; fen alanında 52. sırada, matematik alanında 49. sırada ve okuma alanında 50 sırada olduğumuzu hatırlıyor muyuz?

Aynı şekilde 2015 yılı TIMSS sonuçları incelendiğinde; 4. sınıfta matematikte 36. sırada, 8. sınıflarda 24. sırada; fen başarı durumu 4. sınıflarda 35. sırada 8. sınıflarda ise 21.sıradadır. Bu ortalamalar beklentilere uygun değildir.

Sonuç olarak hem ulusal hem de uluslararası sınav sonuçları var olan durumla ilgili iç açıcı sonuçlar vermemektedir.” Satırlarına bakarsak; pek olumlu değerlendirilmediği de söylenebilir…

İstikbalimizin teminatı olan çocuklarımızın aldığı 4+4, toplam sekiz yıllık eğitim sonunda girdikleri sınavın sınav sonuçları, çoklu amaç ekseninde irdelenmeli, eksikliklerin nerede ve neden kaynaklandığı yönünde özgün çalışmalar yapılmak, sorunun tespitinin de yetmeyeceği öngörüsü dahilinde, yarını kurtarmak, küresel savaşların devam ettiği günümüzde, yarına hazır bir nesli inşa etme mesuliyetimiz dahilinde eğitim sistemimizi, eğitsel sürecin doğru işletilmesi, çocuklarımızı hayata ve yarına hazırlamak yönünde çok boyutlu ele alınması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu süreçte sınav sonuçlarına ayalı verilerin irdelenmesi ile çözüm yönünde başlangıç olabilir diye bilinecek ilk akla gelen;

ü Sosyo-ekonomik durumu geri olan yerleşim yerlerindeki okul ve öğrencilerin kaynak ve olanaklar açısından desteklenmesi,

ü Başarılı olan okulların yönetim süreçleri ve yöneticilerinin yeterlikleri, veri sağlayabilir,

ü Denetim yeniden yapılandırılması sağlanarak, Bakanlık bünyesinde bölge yapılanması suretiyle süreç denetimine işlev kazandırılabilir,

ü Yönetim ve denetim süreci; eğitim sürecinde verimlilik ekseninde, rehberlik odaklı, verimli kılınması suretiyle, okulların yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve ailelerin bilinçlendirilmesi süreci yönetilebilir,

ü Fen ve matematik derslerinin sevdirilmesine yönelik çabalar olumlu sonuçlar doğuracaktır.

ü Dersler ve öğretim programlarının hedef ve kazanımlarında PISA/TİMSS sınavlarındaki hedeflerle mukayeseli ele alınarak, milli ve manevi değelerden taviz verilmeden, küresel hedeflere uygunluğu sağlanarak, programlarda yer alan öğrenme alanları ve alt öğrenme alanları analiz edilerek öğrenme içeriklerimiz geliştirilebilir,

ü PISA/TİMSS uygulamasında çok farklı soru düzeyleri ve tiplerinin de olduğu göz önünde bulundurularak, öğretim programlarımız ve uygulayıcı konumdaki öğretmen/yönetici ve deneticilerin/müfettişlerin yeterlikleri geliştirilerek, öğrencilerimizde de farkındalık düzeyini arttırabilir diye düşünürken,

2019 yılın LGS sınavı yanı sıra, bir süre sonra açıklanacak olan YKS Üniversite, TYT ve AYT Sınav sonuçlarının da ele alınarak, yarını daha iyi kılma yönünde fırsat olduğuna dikkat çekeriz.

Metin AKGÜN Maarif Müfettişi Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazıları

14
Şubat
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.