bağcılar escort bağdat caddesi escort başakşehir escort bayrampaşa escort beykoz escort

Çanakkale Haber

escort Antalya Sex hikayeleri Seks hikayeleri Porno izle

Mardin evden eve nakliyat Muş evden eve nakliyat Nevşehir evden eve nakliyat Ordu evden eve nakliyat Osmaniye evden eve nakliyat Rize evden eve nakliyat Sakarya evden eve nakliyat Siirt evden eve nakliyat Sinop evden eve nakliyat Şanlıurfa evden eve nakliyat

Sibel EROL
Köşe Yazarı
Sibel EROL
 

ÜZGÜN, BEDBİN, BEDBAHT, MUTSUZ, UMUTSUZ,KEYİFSİZ…!!??!!!!

Bu yukarıda yazan ifadelerin hiçbiri dünden bu güne değişen bir şeyin sonucu değildir. Aslına bakarsanız 15 Nisan ile 17 Nisan arasında bir fark da yok. Konuyu başından ele alalım: Bizim Cumhurbaşkanımız, 16 Nisan’dan çok önce Anayasa Mahkemesinin aldığı kararlar için “Kabul etmiyorum, saygı duymuyorum” dememiş miydi ?   Demişti..   Peki Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu, pardon Hakim ve Savcılar Kurulu seçimleri kağıt üstünde ne olursa olsun, gerçekte yine malum çevrelerin elinde değil miydi ?   Evet ellerindeydi. Hatta 2010 yılında da yine Anayasa değişikliği için bir referandum yapılmıştı.. Hatırlayın lütfen yüksek mahkemelerin yapısı o zaman değiştirilmemiş miydi ?   1982 Anayasasında Cumhurbaşkanı tarafsız ve partisiz olur diyordu ya..! 28 Ağustos 2014 tarihinde seçilmiş Cumhurbaşkanı olan Erdoğan, o günden bu yana zaten partisinin başında değil miydi ?   Sadece kayıtlı üye değildi, bu kez o değişti. Peki sonuç değişti mi ? Hayır …! Dün olduğu gibi yine istediği kararları alabilir. Dün olduğu gibi yine istediği bakanı değiştirebilir.   Mecliste sözlü soru sorma ve meclisin gensoru hakkı elinden alınıyor ya.. Daha önce sorulan sorulara yanıt geliyor muydu ? Hayır..! Yazılı ve sözlü sorulara bir yanıt gelmiyordu tabii ki..   Başımızı gömdüğümüz kumlardan çıkartalım artık. Şu balık hafızasından da kurtulalım.   Bu anayasa değişikliği ünlü bir Türk Büyüğü(!)nün aniden yukarıda yazılan ve Anayasaya aykırı görünen bu durumdan şiddetle rahatsız olması ve bunu dile getirmesi ile düğmesine basılarak gerçekleştirildi. Haa o ünlü Türk Büyüğü(!)nün düğmesine kimler bastı onu bilmiyorum…   Yani o zaman da söyledim, şimdi de söylüyorum.. Fiili durum, yasal hale geldi.. Tek fark bu.. !! Uyanın artık..! Bir yolun ilk parke taşını döşediler.. o kadar…! Yolun sonuna falan gelinmedi. Herkes aklını başına alsın.!! Öyle bitkin, bezgin, bedbaht, mutsuz, umutsuz olmaya kimsenin hakkı yok..! Daha önce asla ne düşündüğünü bilemediğimiz toplumun bir kesimi açık açık uyandı ve hayır diyebilme cesareti gösterdi. Siz bezgin ve bitkin olursanız, uyku mahmuru olanlar yeniden derin rüyalara dalacaklar..!!   Atın üstünüzdeki ölü toprağını..!
Ekleme Tarihi: 17 Nisan 2017 - Pazartesi

ÜZGÜN, BEDBİN, BEDBAHT, MUTSUZ, UMUTSUZ,KEYİFSİZ…!!??!!!!

Bu yukarıda yazan ifadelerin hiçbiri dünden bu güne değişen bir şeyin sonucu değildir. Aslına bakarsanız 15 Nisan ile 17 Nisan arasında bir fark da yok.

Konuyu başından ele alalım:

Bizim Cumhurbaşkanımız, 16 Nisan’dan çok önce Anayasa Mahkemesinin aldığı kararlar için “Kabul etmiyorum, saygı duymuyorum” dememiş miydi ?

 

Demişti..

 

Peki Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu, pardon Hakim ve Savcılar Kurulu seçimleri kağıt üstünde ne olursa olsun, gerçekte yine malum çevrelerin elinde değil miydi ?

 

Evet ellerindeydi. Hatta 2010 yılında da yine Anayasa değişikliği için bir referandum yapılmıştı.. Hatırlayın lütfen yüksek mahkemelerin yapısı o zaman değiştirilmemiş miydi ?

 

1982 Anayasasında Cumhurbaşkanı tarafsız ve partisiz olur diyordu ya..!
28 Ağustos 2014 tarihinde seçilmiş Cumhurbaşkanı olan Erdoğan, o günden bu yana zaten partisinin başında değil miydi ?

 

Sadece kayıtlı üye değildi, bu kez o değişti. Peki sonuç değişti mi ?

Hayır …! Dün olduğu gibi yine istediği kararları alabilir. Dün olduğu gibi yine istediği bakanı değiştirebilir.

 

Mecliste sözlü soru sorma ve meclisin gensoru hakkı elinden alınıyor ya..

Daha önce sorulan sorulara yanıt geliyor muydu ?

Hayır..!

Yazılı ve sözlü sorulara bir yanıt gelmiyordu tabii ki..

 

Başımızı gömdüğümüz kumlardan çıkartalım artık.

Şu balık hafızasından da kurtulalım.

 

Bu anayasa değişikliği ünlü bir Türk Büyüğü(!)nün aniden yukarıda yazılan ve Anayasaya aykırı görünen bu durumdan şiddetle rahatsız olması ve bunu dile getirmesi ile düğmesine basılarak gerçekleştirildi.

Haa o ünlü Türk Büyüğü(!)nün düğmesine kimler bastı onu bilmiyorum…

 

Yani o zaman da söyledim, şimdi de söylüyorum..

Fiili durum, yasal hale geldi..

Tek fark bu.. !!

Uyanın artık..!

Bir yolun ilk parke taşını döşediler.. o kadar…!

Yolun sonuna falan gelinmedi.

Herkes aklını başına alsın.!!

Öyle bitkin, bezgin, bedbaht, mutsuz, umutsuz olmaya kimsenin hakkı yok..!

Daha önce asla ne düşündüğünü bilemediğimiz toplumun bir kesimi açık açık uyandı ve hayır diyebilme cesareti gösterdi.

Siz bezgin ve bitkin olursanız, uyku mahmuru olanlar yeniden derin rüyalara dalacaklar..!!
 

Atın üstünüzdeki ölü toprağını..!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.