Çanakkale Haber

Rıfat SERDAROĞLU
Köşe Yazarı
Rıfat SERDAROĞLU
 

YENİDEN DEMOKRATİK MİLLİ MÜCADELE

Baştan şu iki kuralı herkesin kabullenmesi gerekir. -Siyasette ve devlet yönetiminde mucizeye yer yoktur, çalışan kazanır. -Siyasette ve devlete hizmette fedakârlık yapamayacak olan bu işlere girmesin… TBMM’de muhalefet olarak CHP-MHP-HDP var. TBMM dışında ise (yakında MV katılımları olabilir) kamuoyunda şimdilik %5-8 arasında karşılığı olduğu tahmin edilen Meral Akşener’in kurmak istediği bir hareket var. Bu partiler eğer erken seçimler yapılmazsa (!) 2019 Mart ve 2019 Kasım aylarında AKP’ye karşı mücadele edecekler. Şimdilik görünen bu! Sorularımızı soralım; -Bahçeli yönetimindeki MHP, Erdoğan’a muhalefet edebilir mi? -HDP, tek başına AKP’yi sandıkta yenebilir mi? -CHP, tek başına AKP’yi sandıkta yenebilir mi? -Bu saatten sonra “Merkez Sağ” oylarını toparlayacak bir parti kurulabilir mi? Siyaseti, Türkiye’yi bilen akıl sahipleri için bu soruların yanıtı “Hayır” olur! O zaman taraflar, ister istemez seçim iş birlikteliğine gideceklerdir. Bir soru daha; -Akşener, diyelim ki partisini kurdu, kamuoyundan ve milletvekillerinden ilgi gördü. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Akşener, Erdoğan’ı mı yoksa CHP’nin göstereceği adayı mı destekleyecektir? Kendisinin aday olabilmesi şu an için ham hayaldir. Bu sorunun yanıtı Akşener hareketinin geleceğini belirleyecektir. Akşener bu konudaki tavrını Türk Milletine şimdiden net olarak açıklamalıdır. Ancak bizler müneccim olmadığımıza göre, Akşener’in ne yapacağını önceden tahmin edip, insanların kandırılmasına imkân vermemeliyiz. Siyasetçileri beyanları ve davranışlarıyla değerlendirmekten başka bir doğru yöntemimiz var mı? Yok tabii ki! Hadi bir soru daha soralım; -Akşener çiftinin tek çocukları var. 2012 yılındaki düğününde oğlan tarafının şahidi Erdoğan idi. Tek çocuk ve nikah şahidi Erdoğan! İlginç! Benim çocuklarımın nikahında “şahit” olamayacakların başında Erdoğan gelir. Akşener 1994 yılından beri siyasetin içinde. DYP’de Tansu Çiller ekibinin en has kişisi idi. 2002’den bu yana Akşener’in Erdoğan-AKP-Cemaat ve Tarikatlar aleyhine tek beyanatını ben görmedim. Gören, duyan var mı? Akşener’in kafasında nasıl bir Türkiye var? Net olarak bilmemiz gerek! Bunu niye soruyorum; Bizler DYP’de görev yaparken “Ben Atatürk’ün ürünüyüm” diye Türk Milletinden oy toplayan, sonra da mal varlığının aklanması karşılığında bu oyları “Müslüman Kardeşler” örgütünün Genel Sekreteri Erbakan’a devreden Çiller ekibinin başında Akşener vardı! Akşener, adı üzerindeki bu ciddi şaibeyi silmek istiyorsa şimdiden Erdoğan ile birlikte olmayacağını açıklamak zorundadır. Eğer gerçekler inkâr edilmeyecekse bu durumda Türk Milletinin elinde siyasi kurum olarak sadece CHP kalmaktadır! Fakat CHP’nin bu yönetim anlayışıyla, bu uyuşuklukla başarılı olması da mümkün değildir. İşi Allah’a havale edip mucize beklemenin saflık olacağını bildiğimiz için karşımıza “Ne yapmalıyız” sorusu çıkmaktadır. İşte zurnanın zart dediği yer burasıdır. Yapılması gereken geniş ve ayrıntılı bir Kuvayı Milliye beraberliğinin kurulmasıdır. Erdoğan’ın Türkiye düşmanı Kürtçü ve Bölücülerden oluşan “Akil İnsanlar” heyeti oluyor da “Türkiye Sevdalılarının Akil İnsanları” niye olmasın? Kendileri hiçbir yere aday olmayacak deneyim sahibi o kadar çok devlet adamımız var ki! CHP Genel Başkanı, bu grubu oluşturup “Yeniden Demokratik Millî Mücadele” esaslarını belirlemelidir. Herkesin kabul edebileceği 3 yıllık bir program ile Türk Milletinin huzuruna çıkılmalı, Türk Bayrağı altında gidilecek seçimlerde, yeni anayasa-siyasi partiler kanunu- seçim kanunu taslakları anlatılmalı, yeniden düzenlenmiş parlamenter sisteme geçileceği konusunda halkımıza söz verilmelidir. Tabii ki tüm yolsuzlukların hesabının yargı kanalıyla sorulacağı da… Şimdiye kadar, 2019 Yerel ve Genel Seçimleri ile Cumhurbaşkanlığı seçimi için hazırlanmış, çalışılmış bir proje görmedim. Ben bu konuda aylardır çalışıyorum, insan envanterimi yeniliyorum, taslak yasa tasarıları ve neler yapılabileceği konusunda araştırma yapıyorum. Benim ki sadece yapılabilecek bir öneri! Başka fikri olan varsa lütfen açıklasın, doğru ve geçerli olan hangisi ise onun peşine takılalım. CHP’nin içinden bu harekete karşı çıkacak milletvekilleri ve teşkilat mensupları şunu iyi bilsinler; 2019 da Erdoğan bir daha kazanırsa ne partiniz kalır ne de Genel Başkanınız! Madem ki Atatürk’ün kurduğu partiyiz diye övünüyorsunuz, Büyük Atatürk’ün dünyanın tüm emperyal devletlerine karşı kurduğu birliği şimdi siz kurun. Nam da şeref de sizin olsun… Akşener ve ekibi bu çalışmanın içinde olmalıdır. Gerçekten “Mevzubahis Vatansa gerisi teferruattır” ilkesine inanıyorsak, kişisel hırslarımızı ülke sevdamızın arkasına koyabiliyorsak, buyrun gerçekleştirelim. Bu çalışmanın ilk sonucunu 2019 Yerel seçimlerinde test edelim. Örneğin Akşener, Kuvayı Milliye birlikteliğinin Ankara Büyükşehir Adayı olmalıdır. Aynen Koray Aydın’ın Trabzon Büyükşehir adayı olabileceği gibi! Yerel seçimlerden sonra yerlerini arkadaşlarına devredip, ülke yönetimindeki yerlerini alabilirler. Terlemek lazım, terlemek! Bunlar yapılmazsa ne mi olur? Akşener ve arkadaşları, kişisel hırsları için MHP’den kopmuş kişiler olarak kalırlar. Bizler de Türk Milleti olarak vatanlarından ölmemek için kaçan “Arakan Müslümanlarına” benzeriz. Lütfen sadece eleştiri değil, öneri-proje-fikir gönderin. Allah hepimize akıl fikir mücadele gücü versin. Sağlık ve başarı dileklerimle 13 Eylül 2017 Rifat Serdaroğlu Baştan şu iki kuralı herkesin kabullenmesi gerekir. -Siyasette ve devlet yönetiminde mucizeye yer yoktur, çalışan kazanır. -Siyasette ve devlete hizmette fedakârlık yapamayacak olan bu işlere girmesin… TBMM’de muhalefet olarak CHP-MHP-HDP var. TBMM dışında ise (yakında MV katılımları olabilir) kamuoyunda şimdilik %5-8 arasında karşılığı olduğu tahmin edilen Meral Akşener’in kurmak istediği bir hareket var. Bu partiler eğer erken seçimler yapılmazsa (!) 2019 Mart ve 2019 Kasım aylarında AKP’ye karşı mücadele edecekler. Şimdilik görünen bu! Sorularımızı soralım; -Bahçeli yönetimindeki MHP, Erdoğan’a muhalefet edebilir mi? -HDP, tek başına AKP’yi sandıkta yenebilir mi? -CHP, tek başına AKP’yi sandıkta yenebilir mi? -Bu saatten sonra “Merkez Sağ” oylarını toparlayacak bir parti kurulabilir mi? Siyaseti, Türkiye’yi bilen akıl sahipleri için bu soruların yanıtı “Hayır” olur! O zaman taraflar, ister istemez seçim iş birlikteliğine gideceklerdir. Bir soru daha; -Akşener, diyelim ki partisini kurdu, kamuoyundan ve milletvekillerinden ilgi gördü. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Akşener, Erdoğan’ı mı yoksa CHP’nin göstereceği adayı mı destekleyecektir? Kendisinin aday olabilmesi şu an için ham hayaldir. Bu sorunun yanıtı Akşener hareketinin geleceğini belirleyecektir. Akşener bu konudaki tavrını Türk Milletine şimdiden net olarak açıklamalıdır. Ancak bizler müneccim olmadığımıza göre, Akşener’in ne yapacağını önceden tahmin edip, insanların kandırılmasına imkân vermemeliyiz. Siyasetçileri beyanları ve davranışlarıyla değerlendirmekten başka bir doğru yöntemimiz var mı? Yok tabii ki! Hadi bir soru daha soralım; -Akşener çiftinin tek çocukları var. 2012 yılındaki düğününde oğlan tarafının şahidi Erdoğan idi. Tek çocuk ve nikah şahidi Erdoğan! İlginç! Benim çocuklarımın nikahında “şahit” olamayacakların başında Erdoğan gelir. Akşener 1994 yılından beri siyasetin içinde. DYP’de Tansu Çiller ekibinin en has kişisi idi. 2002’den bu yana Akşener’in Erdoğan-AKP-Cemaat ve Tarikatlar aleyhine tek beyanatını ben görmedim. Gören, duyan var mı? Akşener’in kafasında nasıl bir Türkiye var? Net olarak bilmemiz gerek! Bunu niye soruyorum; Bizler DYP’de görev yaparken “Ben Atatürk’ün ürünüyüm” diye Türk Milletinden oy toplayan, sonra da mal varlığının aklanması karşılığında bu oyları “Müslüman Kardeşler” örgütünün Genel Sekreteri Erbakan’a devreden Çiller ekibinin başında Akşener vardı! Akşener, adı üzerindeki bu ciddi şaibeyi silmek istiyorsa şimdiden Erdoğan ile birlikte olmayacağını açıklamak zorundadır. Eğer gerçekler inkâr edilmeyecekse bu durumda Türk Milletinin elinde siyasi kurum olarak sadece CHP kalmaktadır! Fakat CHP’nin bu yönetim anlayışıyla, bu uyuşuklukla başarılı olması da mümkün değildir. İşi Allah’a havale edip mucize beklemenin saflık olacağını bildiğimiz için karşımıza “Ne yapmalıyız” sorusu çıkmaktadır. İşte zurnanın zart dediği yer burasıdır. Yapılması gereken geniş ve ayrıntılı bir Kuvayı Milliye beraberliğinin kurulmasıdır. Erdoğan’ın Türkiye düşmanı Kürtçü ve Bölücülerden oluşan “Akil İnsanlar” heyeti oluyor da “Türkiye Sevdalılarının Akil İnsanları” niye olmasın? Kendileri hiçbir yere aday olmayacak deneyim sahibi o kadar çok devlet adamımız var ki! CHP Genel Başkanı, bu grubu oluşturup “Yeniden Demokratik Millî Mücadele” esaslarını belirlemelidir. Herkesin kabul edebileceği 3 yıllık bir program ile Türk Milletinin huzuruna çıkılmalı, Türk Bayrağı altında gidilecek seçimlerde, yeni anayasa-siyasi partiler kanunu- seçim kanunu taslakları anlatılmalı, yeniden düzenlenmiş parlamenter sisteme geçileceği konusunda halkımıza söz verilmelidir. Tabii ki tüm yolsuzlukların hesabının yargı kanalıyla sorulacağı da… Şimdiye kadar, 2019 Yerel ve Genel Seçimleri ile Cumhurbaşkanlığı seçimi için hazırlanmış, çalışılmış bir proje görmedim. Ben bu konuda aylardır çalışıyorum, insan envanterimi yeniliyorum, taslak yasa tasarıları ve neler yapılabileceği konusunda araştırma yapıyorum. Benim ki sadece yapılabilecek bir öneri! Başka fikri olan varsa lütfen açıklasın, doğru ve geçerli olan hangisi ise onun peşine takılalım. CHP’nin içinden bu harekete karşı çıkacak milletvekilleri ve teşkilat mensupları şunu iyi bilsinler; 2019 da Erdoğan bir daha kazanırsa ne partiniz kalır ne de Genel Başkanınız! Madem ki Atatürk’ün kurduğu partiyiz diye övünüyorsunuz, Büyük Atatürk’ün dünyanın tüm emperyal devletlerine karşı kurduğu birliği şimdi siz kurun. Nam da şeref de sizin olsun… Akşener ve ekibi bu çalışmanın içinde olmalıdır. Gerçekten “Mevzubahis Vatansa gerisi teferruattır” ilkesine inanıyorsak, kişisel hırslarımızı ülke sevdamızın arkasına koyabiliyorsak, buyrun gerçekleştirelim. Bu çalışmanın ilk sonucunu 2019 Yerel seçimlerinde test edelim. Örneğin Akşener, Kuvayı Milliye birlikteliğinin Ankara Büyükşehir Adayı olmalıdır. Aynen Koray Aydın’ın Trabzon Büyükşehir adayı olabileceği gibi! Yerel seçimlerden sonra yerlerini arkadaşlarına devredip, ülke yönetimindeki yerlerini alabilirler. Terlemek lazım, terlemek! Bunlar yapılmazsa ne mi olur? Akşener ve arkadaşları, kişisel hırsları için MHP’den kopmuş kişiler olarak kalırlar. Bizler de Türk Milleti olarak vatanlarından ölmemek için kaçan “Arakan Müslümanlarına” benzeriz. Lütfen sadece eleştiri değil, öneri-proje-fikir gönderin. Allah hepimize akıl fikir mücadele gücü versin. Sağlık ve başarı dileklerimle 13 Eylül 2017 Rifat Serdaroğlu      
Ekleme Tarihi: 13 Eylül 2017 - Çarşamba
Rıfat SERDAROĞLU

YENİDEN DEMOKRATİK MİLLİ MÜCADELE

Baştan şu iki kuralı herkesin kabullenmesi gerekir.
-Siyasette ve devlet yönetiminde mucizeye yer yoktur, çalışan kazanır.
-Siyasette ve devlete hizmette fedakârlık yapamayacak olan bu işlere girmesin…

TBMM’de muhalefet olarak CHP-MHP-HDP var. TBMM dışında ise (yakında MV katılımları olabilir) kamuoyunda şimdilik %5-8 arasında karşılığı olduğu tahmin edilen Meral Akşener’in kurmak istediği bir hareket var.

Bu partiler eğer erken seçimler yapılmazsa (!) 2019 Mart ve 2019 Kasım aylarında AKP’ye karşı mücadele edecekler. Şimdilik görünen bu!

Sorularımızı soralım;
-Bahçeli yönetimindeki MHP, Erdoğan’a muhalefet edebilir mi?
-HDP, tek başına AKP’yi sandıkta yenebilir mi?
-CHP, tek başına AKP’yi sandıkta yenebilir mi?
-Bu saatten sonra “Merkez Sağ” oylarını toparlayacak bir parti kurulabilir mi?
Siyaseti, Türkiye’yi bilen akıl sahipleri için bu soruların yanıtı “Hayır” olur!

O zaman taraflar, ister istemez seçim iş birlikteliğine gideceklerdir.
Bir soru daha;
-Akşener, diyelim ki partisini kurdu, kamuoyundan ve milletvekillerinden ilgi gördü. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Akşener, Erdoğan’ı mı yoksa CHP’nin göstereceği adayı mı destekleyecektir? Kendisinin aday olabilmesi şu an için ham hayaldir. Bu sorunun yanıtı Akşener hareketinin geleceğini belirleyecektir.

Akşener bu konudaki tavrını Türk Milletine şimdiden net olarak açıklamalıdır.
Ancak bizler müneccim olmadığımıza göre, Akşener’in ne yapacağını önceden tahmin edip, insanların kandırılmasına imkân vermemeliyiz.
Siyasetçileri beyanları ve davranışlarıyla değerlendirmekten başka bir doğru yöntemimiz var mı? Yok tabii ki!

Hadi bir soru daha soralım;
-Akşener çiftinin tek çocukları var. 2012 yılındaki düğününde oğlan tarafının şahidi Erdoğan idi. Tek çocuk ve nikah şahidi Erdoğan! İlginç!
Benim çocuklarımın nikahında “şahit” olamayacakların başında Erdoğan gelir.
Akşener 1994 yılından beri siyasetin içinde. DYP’de Tansu Çiller ekibinin en has kişisi idi. 2002’den bu yana Akşener’in Erdoğan-AKP-Cemaat ve Tarikatlar aleyhine tek beyanatını ben görmedim. Gören, duyan var mı?
Akşener’in kafasında nasıl bir Türkiye var? Net olarak bilmemiz gerek!
Bunu niye soruyorum; Bizler DYP’de görev yaparken “
Ben Atatürk’ün ürünüyüm” diye Türk Milletinden oy toplayan, sonra da mal varlığının aklanması karşılığında bu oyları “Müslüman Kardeşler” örgütünün Genel Sekreteri Erbakan’a devreden Çiller ekibinin başında Akşener vardı!
Akşener, adı üzerindeki bu ciddi şaibeyi silmek istiyorsa şimdiden Erdoğan ile birlikte olmayacağını açıklamak zorundadır.

Eğer gerçekler inkâr edilmeyecekse bu durumda Türk Milletinin elinde siyasi kurum olarak sadece CHP kalmaktadır!
Fakat CHP’nin bu yönetim anlayışıyla, bu uyuşuklukla başarılı olması da mümkün değildir. İşi Allah’a havale edip mucize beklemenin saflık olacağını bildiğimiz için karşımıza “Ne yapmalıyız” sorusu çıkmaktadır.
İşte zurnanın zart dediği yer burasıdır.

Yapılması gereken geniş ve ayrıntılı bir Kuvayı Milliye beraberliğinin kurulmasıdır. Erdoğan’ın Türkiye düşmanı Kürtçü ve Bölücülerden oluşan “Akil İnsanlar” heyeti oluyor da “Türkiye Sevdalılarının Akil İnsanları” niye olmasın?
Kendileri hiçbir yere aday olmayacak deneyim sahibi o kadar çok devlet adamımız var ki!

CHP Genel Başkanı, bu grubu oluşturup “Yeniden Demokratik Millî Mücadele” esaslarını belirlemelidir. Herkesin kabul edebileceği 3 yıllık bir program ile Türk Milletinin huzuruna çıkılmalı, Türk Bayrağı altında gidilecek seçimlerde, yeni anayasa-siyasi partiler kanunu- seçim kanunu taslakları anlatılmalı, yeniden düzenlenmiş parlamenter sisteme geçileceği konusunda halkımıza söz verilmelidir. Tabii ki tüm yolsuzlukların hesabının yargı kanalıyla sorulacağı da…

Şimdiye kadar, 2019 Yerel ve Genel Seçimleri ile Cumhurbaşkanlığı seçimi için hazırlanmış, çalışılmış bir proje görmedim.
Ben bu konuda aylardır çalışıyorum, insan envanterimi yeniliyorum, taslak yasa tasarıları ve neler yapılabileceği konusunda araştırma yapıyorum.
Benim ki sadece yapılabilecek bir öneri! Başka fikri olan varsa lütfen açıklasın, doğru ve geçerli olan hangisi ise onun peşine takılalım.

CHP’nin içinden bu harekete karşı çıkacak milletvekilleri ve teşkilat mensupları şunu iyi bilsinler;
2019 da Erdoğan bir daha kazanırsa ne partiniz kalır ne de Genel Başkanınız!
Madem ki Atatürk’ün kurduğu partiyiz diye övünüyorsunuz, Büyük Atatürk’ün dünyanın tüm emperyal devletlerine karşı kurduğu birliği şimdi siz kurun.
Nam da şeref de sizin olsun…

Akşener ve ekibi bu çalışmanın içinde olmalıdır. Gerçekten “Mevzubahis Vatansa gerisi teferruattır” ilkesine inanıyorsak, kişisel hırslarımızı ülke sevdamızın arkasına koyabiliyorsak, buyrun gerçekleştirelim.
Bu çalışmanın ilk sonucunu 2019 Yerel seçimlerinde test edelim.
Örneğin Akşener, Kuvayı Milliye birlikteliğinin Ankara Büyükşehir Adayı olmalıdır. Aynen Koray Aydın’ın Trabzon Büyükşehir adayı olabileceği gibi!
Yerel seçimlerden sonra yerlerini arkadaşlarına devredip, ülke yönetimindeki yerlerini alabilirler. Terlemek lazım, terlemek!

Bunlar yapılmazsa ne mi olur?
Akşener ve arkadaşları, kişisel hırsları için MHP’den kopmuş kişiler olarak kalırlar. Bizler de Türk Milleti olarak vatanlarından ölmemek için kaçan “Arakan Müslümanlarına” benzeriz. Lütfen sadece eleştiri değil, öneri-proje-fikir gönderin. Allah hepimize akıl fikir mücadele gücü versin.

Sağlık ve başarı dileklerimle 13 Eylül 2017
Rifat Serdaroğlu

Baştan şu iki kuralı herkesin kabullenmesi gerekir.
-Siyasette ve devlet yönetiminde mucizeye yer yoktur, çalışan kazanır.
-Siyasette ve devlete hizmette fedakârlık yapamayacak olan bu işlere girmesin…

TBMM’de muhalefet olarak CHP-MHP-HDP var. TBMM dışında ise (yakında MV katılımları olabilir) kamuoyunda şimdilik %5-8 arasında karşılığı olduğu tahmin edilen Meral Akşener’in kurmak istediği bir hareket var.

Bu partiler eğer erken seçimler yapılmazsa (!) 2019 Mart ve 2019 Kasım aylarında AKP’ye karşı mücadele edecekler. Şimdilik görünen bu!

Sorularımızı soralım;
-Bahçeli yönetimindeki MHP, Erdoğan’a muhalefet edebilir mi?
-HDP, tek başına AKP’yi sandıkta yenebilir mi?
-CHP, tek başına AKP’yi sandıkta yenebilir mi?
-Bu saatten sonra “Merkez Sağ” oylarını toparlayacak bir parti kurulabilir mi?
Siyaseti, Türkiye’yi bilen akıl sahipleri için bu soruların yanıtı “Hayır” olur!

O zaman taraflar, ister istemez seçim iş birlikteliğine gideceklerdir.
Bir soru daha;
-Akşener, diyelim ki partisini kurdu, kamuoyundan ve milletvekillerinden ilgi gördü. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Akşener, Erdoğan’ı mı yoksa CHP’nin göstereceği adayı mı destekleyecektir? Kendisinin aday olabilmesi şu an için ham hayaldir. Bu sorunun yanıtı Akşener hareketinin geleceğini belirleyecektir.
Akşener bu konudaki tavrını Türk Milletine şimdiden net olarak açıklamalıdır.
Ancak bizler müneccim olmadığımıza göre, Akşener’in ne yapacağını önceden tahmin edip, insanların kandırılmasına imkân vermemeliyiz.
Siyasetçileri beyanları ve davranışlarıyla değerlendirmekten başka bir doğru yöntemimiz var mı? Yok tabii ki!

Hadi bir soru daha soralım;
-Akşener çiftinin tek çocukları var. 2012 yılındaki düğününde oğlan tarafının şahidi Erdoğan idi. Tek çocuk ve nikah şahidi Erdoğan! İlginç!
Benim çocuklarımın nikahında “şahit” olamayacakların başında Erdoğan gelir.
Akşener 1994 yılından beri siyasetin içinde. DYP’de Tansu Çiller ekibinin en has kişisi idi. 2002’den bu yana Akşener’in Erdoğan-AKP-Cemaat ve Tarikatlar aleyhine tek beyanatını ben görmedim. Gören, duyan var mı?
Akşener’in kafasında nasıl bir Türkiye var? Net olarak bilmemiz gerek!
Bunu niye soruyorum; Bizler DYP’de görev yaparken “Ben Atatürk’ün ürünüyüm” diye Türk Milletinden oy toplayan, sonra da mal varlığının aklanması karşılığında bu oyları “Müslüman Kardeşler” örgütünün Genel Sekreteri Erbakan’a devreden Çiller ekibinin başında Akşener vardı!
Akşener, adı üzerindeki bu ciddi şaibeyi silmek istiyorsa şimdiden Erdoğan ile birlikte olmayacağını açıklamak zorundadır.

Eğer gerçekler inkâr edilmeyecekse bu durumda Türk Milletinin elinde siyasi kurum olarak sadece CHP kalmaktadır!
Fakat CHP’nin bu yönetim anlayışıyla, bu uyuşuklukla başarılı olması da mümkün değildir. İşi Allah’a havale edip mucize beklemenin saflık olacağını bildiğimiz için karşımıza “Ne yapmalıyız” sorusu çıkmaktadır.
İşte zurnanın zart dediği yer burasıdır.

Yapılması gereken geniş ve ayrıntılı bir Kuvayı Milliye beraberliğinin kurulmasıdır. Erdoğan’ın Türkiye düşmanı Kürtçü ve Bölücülerden oluşan “Akil İnsanlar” heyeti oluyor da “Türkiye Sevdalılarının Akil İnsanları” niye olmasın?
Kendileri hiçbir yere aday olmayacak deneyim sahibi o kadar çok devlet adamımız var ki!

CHP Genel Başkanı, bu grubu oluşturup “Yeniden Demokratik Millî Mücadele” esaslarını belirlemelidir. Herkesin kabul edebileceği 3 yıllık bir program ile Türk Milletinin huzuruna çıkılmalı, Türk Bayrağı altında gidilecek seçimlerde, yeni anayasa-siyasi partiler kanunu- seçim kanunu taslakları anlatılmalı, yeniden düzenlenmiş parlamenter sisteme geçileceği konusunda halkımıza söz verilmelidir. Tabii ki tüm yolsuzlukların hesabının yargı kanalıyla sorulacağı da…

Şimdiye kadar, 2019 Yerel ve Genel Seçimleri ile Cumhurbaşkanlığı seçimi için hazırlanmış, çalışılmış bir proje görmedim.
Ben bu konuda aylardır çalışıyorum, insan envanterimi yeniliyorum, taslak yasa tasarıları ve neler yapılabileceği konusunda araştırma yapıyorum.
Benim ki sadece yapılabilecek bir öneri! Başka fikri olan varsa lütfen açıklasın, doğru ve geçerli olan hangisi ise onun peşine takılalım.

CHP’nin içinden bu harekete karşı çıkacak milletvekilleri ve teşkilat mensupları şunu iyi bilsinler;
2019 da Erdoğan bir daha kazanırsa ne partiniz kalır ne de Genel Başkanınız!
Madem ki Atatürk’ün kurduğu partiyiz diye övünüyorsunuz, Büyük Atatürk’ün dünyanın tüm emperyal devletlerine karşı kurduğu birliği şimdi siz kurun.
Nam da şeref de sizin olsun…

Akşener ve ekibi bu çalışmanın içinde olmalıdır. Gerçekten “Mevzubahis Vatansa gerisi teferruattır” ilkesine inanıyorsak, kişisel hırslarımızı ülke sevdamızın arkasına koyabiliyorsak, buyrun gerçekleştirelim.
Bu çalışmanın ilk sonucunu 2019 Yerel seçimlerinde test edelim.
Örneğin Akşener, Kuvayı Milliye birlikteliğinin Ankara Büyükşehir Adayı olmalıdır. Aynen Koray Aydın’ın Trabzon Büyükşehir adayı olabileceği gibi!
Yerel seçimlerden sonra yerlerini arkadaşlarına devredip, ülke yönetimindeki yerlerini alabilirler. Terlemek lazım, terlemek!

Bunlar yapılmazsa ne mi olur?
Akşener ve arkadaşları, kişisel hırsları için MHP’den kopmuş kişiler olarak kalırlar. Bizler de Türk Milleti olarak vatanlarından ölmemek için kaçan “Arakan Müslümanlarına” benzeriz. Lütfen sadece eleştiri değil, öneri-proje-fikir gönderin. Allah hepimize akıl fikir mücadele gücü versin.

Sağlık ve başarı dileklerimle 13 Eylül 2017
Rifat Serdaroğlu
 

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.