Çanakkale Haber

Rıfat SERDAROĞLU
Köşe Yazarı
Rıfat SERDAROĞLU
 

DEMOKRASİ KAZANDI YAŞASIN!

Cumhur’un Başı, Katar Emirini kıramayıp, El-Cezerye’ye konuşunca, biz de hayırsever Yasin El Kadı’yı devreye sokup, El-Şambali olarak bu müthiş röportajı koparttık. Dünya basınında ilk kez! El-Şambali farkıyla, az sonra, az sonra… Anayasa, Yemin? -Yemişim senin anayasanı da babayasanı da! Demokrasi-Parlamenter Sistem-Kuvvetler Ayrılığı? -Geç kardeşim, geç! Millet beni seçti, sistem fiilen askıya alındı yahu! Yargı Bağımsızlığı, Lâiklik, Cumhuriyet İlkeleri, Özgür Basın? -Yargı benim olacak, kişi lâik olmaz-Devlet din devleti olur- Cumhuriyeti biz istediğimiz gibi, saksıdaki çiçek gibi yaşatacağız! Basın mı, bastık zaten! Hukuk Devleti, aksi Mahkemelerce karara bağlanmadıkça herkes suçsuzdur, ilkesi? -Doğrudur, biiiz önce tutuklar, zindana atar sonra da yargılarız. Herkes 3-5 yıl yatıp çürüdükten sonra “aldatıldık abi, kandırmışlar bizi, çok safmışız çok, deriz. Hukuk bizim için ekmek gibidir, devamlı yeriz! 17/25 Hırsızlık-Yolsuzluk-Rüşvet olayları, Hırsız Bakanlar, avanta ile yaşayan Bakan çocukları? -Paralel abim, paralel. Darbe yaptılar, darbe. Tüm gördükleriniz montaj, şantaj! Çalıyorsa bile elbet bir sebebi vardır. Milletten mi çalıyor, buna yolsuzluk denmez. Devletin kaybı var mı? Hem o paraları paralel koydu! Sonrasında, yazıktır paralar orta yerde kalıp Müslümanlar üzülmesinler diye biz emaneten alıp diğerlerinin yanına depoladık! İyi de Usta, sizin hepiniz çulsuzdunuz. Ne ara böyle dolar milyarderi oldunuz? -Veren el alan elden üstündür. Kazan kazan, yani vin- vin yahu. Bazıları bunu vın- vın anlayıp tüyüyorlar ama yanlış yapıyorlar. Cengiz de kazansın, sen de kazan, o da kazansın, eee bizim başımız kel mi? Tamam da Reis, bu FETÖ denen örgüt, yılan mı ki devletin-hükümetin içine kendiliğinden kaçmış? Siz Hocaefendi ile birbirinize sarılır salya-sümük ağlardınız. 14 yıldır da tek başınıza ülkeyi siz yönetiyorsunuz. Sizin zamanınızda Cemaat maddi ve kadro olarak çok büyüdü. Bu durumda siz hem suç ortağı hem de devletin ırzına tasallut edenlerden olmuyor musunuz? -Bak şimdi; Bizim iki gömleğimiz bir donumuz var! Don paçalı, taa ayak bileklerimize kadar. Yani orası sağlam. Ne diyordum yahu, rabbi-rabuş-rabia, hah rabia be! Tek tek basaraktan yürüyeceksin kardeşim. Tek Devlet-Tek Millet-Tek Bayrak-Tek Vatan-Tek Ben, Tek Ben, Tek Ben! Boş ver şimdi donu gömleği yahu! Sultan Hazretleri; Bir günde 50 binden fazla insanı işinden, gücünden, mesleğinden, onurundan ettiniz. Ya bunlar da Ergenekon-Balyoz davalarında olduğu gibi suçsuzlarsa ne olacak? Siz ve Komutanlar kendi yaverlerinizin ne b.k olduğunu anlamadınız da, 50 binden fazla insanın Cemaatçi olduğunu şakkadanak nasıl anladınız? -Şimdi bak kardeşim. İnsan kendi koyduğunu bulamaz mı yahu? Bu kişileri biz yerleştirdik. İşe sokarken “Biz Hocaefendiye değil, sana biat edeceğiz” diye yemin ettirdik. Yeminlerini tutmadı şerefsizler. İnsan yeminini yutar mı be! İçlerinden suçsuz olanlar olursa cevabımız hazır; “Yanıltıldık, kandırıldık, çok safmışız çok” der geçeriz! Sayın Dünya Lideri; Ordu Belediyesi, “Darbecileri bu topraklar istemiyor, biz gömülmeleri için yer vermeyeceğiz” dedi. İstanbul Başı Topbaş ise, “Bu hainlere ayrı bir yer yapılacak. Adı da hainler mezarlığı olacak. Herkes gidip beddua etsin” dedi. Bildiğimiz kadarıyla İslam’da, kişi ölünce “amel defteri” kapanır. Ölmüş birini yargılamak, hakkında karar vermek hiç kimsenin haddi değildir. Bu Belediye Başkanlarının öte dünya ile ilişkileri mi var? Hırsızı-tecavüzcüyü-katili-PKK’lıyı-IŞİD’lıyı kabul eden Belediye Başkanları, darbecileri niçin kabul etmez? Korktukları bir şey mi var? Sizin bu konudaki düşünceniz nedir? -Efendim, milletin istediğini duymak zorundayız. Gömen gömer, gömmeyeni biz gömeriz. Neleri gömdük biz be! Aç içimi gör beni! Önemli olan geriye ne bıraktıklarıdır! Ne demişti Hocaefendimiz; İnsan ölür kalır eseri, eşek ölür kalır semeri! Ne Hocaefendisi yahu? Yıllarca beraber olunca karıştırıyor insan! Efendim son soru; Bandırma eski Cumhuriyet Savcısı Ahmet Biçer, halı saha maçında kalp krizi geçirerek aylar önce vefat etmişti. Dün yayınlanan listede bu rahmetliyi de açığa aldınız! Cesedini kabrinden çıkarıp İstanbul Mezarcıbaşısı Topbaş’a teslim edecek misiniz? Birde, İzmir’de “Liman Operasyonu” diye bir yolsuzluk olayı olmuştu. Aslan yürekli Kabine Amiri Binali’nin kayınçosu, rüşvet alırken polise enselenmişti. İzmir eski Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Baş kendisini “Bu soruşturmayı durdur” diye tehdit eden Adalet Bakanı Bekirciğimiz hakkında fezleke düzenleyip TBMM’ye gönderince önce Samsun’a, sonra Gaziantep’e sürülmüştü. Şimdi de meslekten atılmış! Bu arkadaş fırınlardan ekmek alıp, karnını doyurabilir mi, buna izin var mı? -Bu ne biçim soru ulan, yolsa sen de paralelci misin? Korumalar alın bunu, alın, alın, alın… Demokrasi kazandı, yaşasın! Yaşasın Debokrasi… Not; İçimiz kapkara, yüzümüz gülmüyor. Cehalet ve korku birleşti, ihanet adlı çocuk doğunca güzel ülkemiz ne hale geldi. Kahroluyoruz! Bu durumda bile şu TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu var ya, o bizi çok güldürdü. TOBB Başkanı ekibini TOBBlayıp, TBMM’nin lâik Başkanına (!) götürdü. Konuşmalar yapıldı. HDP’li sinemacı Süreyya konuşurken “Sayın Öcalan” deyince, TOBB Başkanı, bir kükredi ki, herkes meclis yeniden bombalanıyor zannetti. Arkadan “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” diye slogan attı! Bunu duyunca, Akil İnsanlar Heyeti Başkanı TOBB’çunun arşivimdeki konuşmalarını çıkardım. TOBBçu o günlerde yüzlerce defa “Sayın Öcalan” demiş, iyi mi? Gördüm ama böyle top gibi döneni, ben bile görmemiştim. Dön TOOBçu, dön… Sağlık ve başarı dileklerimle 21 Temmuz 2016 Rifat Serdaroğlu     
Ekleme Tarihi: 21 Temmuz 2016 - Perşembe
Rıfat SERDAROĞLU

DEMOKRASİ KAZANDI YAŞASIN!

Cumhur’un Başı, Katar Emirini kıramayıp, El-Cezerye’ye konuşunca, biz de hayırsever Yasin El Kadı’yı devreye sokup, El-Şambali olarak bu müthiş röportajı
koparttık. Dünya basınında ilk kez! El-Şambali farkıyla, az sonra, az sonra…
Anayasa, Yemin?
-Yemişim senin anayasanı da babayasanı da!
Demokrasi-Parlamenter Sistem-Kuvvetler Ayrılığı?
-Geç kardeşim, geç! Millet beni seçti, sistem fiilen askıya alındı yahu!
Yargı Bağımsızlığı, Lâiklik, Cumhuriyet İlkeleri, Özgür Basın?
-Yargı benim olacak, kişi lâik olmaz-Devlet din devleti olur- Cumhuriyeti biz istediğimiz gibi, saksıdaki çiçek gibi yaşatacağız! Basın mı, bastık zaten!
Hukuk Devleti, aksi Mahkemelerce karara bağlanmadıkça herkes suçsuzdur, ilkesi?
-Doğrudur, biiiz önce tutuklar, zindana atar sonra da yargılarız. Herkes 3-5 yıl yatıp çürüdükten sonra “aldatıldık abi, kandırmışlar bizi, çok safmışız çok, deriz. Hukuk bizim için ekmek gibidir, devamlı yeriz!
17/25 Hırsızlık-Yolsuzluk-Rüşvet olayları, Hırsız Bakanlar, avanta ile yaşayan Bakan çocukları?
-Paralel abim, paralel. Darbe yaptılar, darbe. Tüm gördükleriniz montaj, şantaj! Çalıyorsa bile elbet bir sebebi vardır. Milletten mi çalıyor, buna yolsuzluk denmez. Devletin kaybı var mı? Hem o paraları paralel koydu!
Sonrasında, yazıktır paralar orta yerde kalıp Müslümanlar üzülmesinler diye biz emaneten alıp diğerlerinin yanına depoladık!
İyi de Usta, sizin hepiniz çulsuzdunuz. Ne ara böyle dolar milyarderi oldunuz?
-Veren el alan elden üstündür. Kazan kazan, yani vin- vin yahu. Bazıları bunu vın- vın anlayıp tüyüyorlar ama yanlış yapıyorlar. Cengiz de kazansın, sen de kazan, o da kazansın, eee bizim başımız kel mi?
Tamam da Reis, bu FETÖ denen örgüt, yılan mı ki devletin-hükümetin içine kendiliğinden kaçmış? Siz Hocaefendi ile birbirinize sarılır salya-sümük ağlardınız. 14 yıldır da tek başınıza ülkeyi siz yönetiyorsunuz. Sizin zamanınızda Cemaat maddi ve kadro olarak çok büyüdü. Bu durumda siz hem suç ortağı hem de devletin ırzına tasallut edenlerden olmuyor musunuz?
-Bak şimdi; Bizim iki gömleğimiz bir donumuz var! Don paçalı, taa ayak bileklerimize kadar. Yani orası sağlam. Ne diyordum yahu, rabbi-rabuş-rabia, hah rabia be! Tek tek basaraktan yürüyeceksin kardeşim. Tek Devlet-Tek Millet-Tek Bayrak-Tek Vatan-Tek Ben, Tek Ben, Tek Ben! Boş ver şimdi donu gömleği yahu!
Sultan Hazretleri; Bir günde 50 binden fazla insanı işinden, gücünden, mesleğinden, onurundan ettiniz. Ya bunlar da Ergenekon-Balyoz davalarında olduğu gibi suçsuzlarsa ne olacak? Siz ve Komutanlar kendi yaverlerinizin ne b.k olduğunu anlamadınız da, 50 binden fazla insanın Cemaatçi olduğunu şakkadanak nasıl anladınız?
-Şimdi bak kardeşim. İnsan kendi koyduğunu bulamaz mı yahu? Bu kişileri biz yerleştirdik. İşe sokarken “Biz Hocaefendiye değil, sana biat edeceğiz” diye yemin ettirdik. Yeminlerini tutmadı şerefsizler. İnsan yeminini yutar mı be! İçlerinden suçsuz olanlar olursa cevabımız hazır; “Yanıltıldık, kandırıldık, çok safmışız çok” der geçeriz!
Sayın Dünya Lideri; Ordu Belediyesi, “Darbecileri bu topraklar istemiyor, biz gömülmeleri için yer vermeyeceğiz” dedi. İstanbul Başı Topbaş ise,
“Bu hainlere ayrı bir yer yapılacak. Adı da hainler mezarlığı olacak. Herkes gidip beddua etsin” dedi. Bildiğimiz kadarıyla İslam’da, kişi ölünce “amel defteri” kapanır. Ölmüş birini yargılamak, hakkında karar vermek hiç kimsenin haddi değildir. Bu Belediye Başkanlarının öte dünya ile ilişkileri mi var?
Hırsızı-tecavüzcüyü-katili-PKK’lıyı-IŞİD’lıyı kabul eden Belediye Başkanları, darbecileri niçin kabul etmez? Korktukları bir şey mi var? Sizin bu konudaki düşünceniz nedir?
-Efendim, milletin istediğini duymak zorundayız. Gömen gömer, gömmeyeni biz gömeriz. Neleri gömdük biz be! Aç içimi gör beni! Önemli olan geriye ne bıraktıklarıdır! Ne demişti Hocaefendimiz; İnsan ölür kalır eseri, eşek ölür kalır semeri! Ne Hocaefendisi yahu? Yıllarca beraber olunca karıştırıyor insan!
Efendim son soru;
Bandırma eski Cumhuriyet Savcısı Ahmet Biçer, halı saha maçında kalp krizi geçirerek aylar önce vefat etmişti.
Dün yayınlanan listede bu rahmetliyi de açığa aldınız! Cesedini kabrinden çıkarıp İstanbul Mezarcıbaşısı Topbaş’a teslim edecek misiniz?
Birde, İzmir’de “Liman Operasyonu” diye bir yolsuzluk olayı olmuştu.
Aslan yürekli Kabine Amiri Binali’nin kayınçosu, rüşvet alırken polise enselenmişti. İzmir eski Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Baş kendisini
“Bu soruşturmayı durdur” diye tehdit eden Adalet Bakanı Bekirciğimiz hakkında fezleke düzenleyip TBMM’ye gönderince önce Samsun’a, sonra Gaziantep’e sürülmüştü. Şimdi de meslekten atılmış! Bu arkadaş fırınlardan ekmek alıp, karnını doyurabilir mi, buna izin var mı?
-Bu ne biçim soru ulan, yolsa sen de paralelci misin? Korumalar alın bunu, alın, alın, alın…
Demokrasi kazandı, yaşasın! Yaşasın Debokrasi…
Not; İçimiz kapkara, yüzümüz gülmüyor. Cehalet ve korku birleşti, ihanet adlı çocuk doğunca güzel ülkemiz ne hale geldi. Kahroluyoruz!
Bu durumda bile şu TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu var ya, o bizi çok güldürdü. TOBB Başkanı ekibini TOBBlayıp, TBMM’nin lâik Başkanına (!) götürdü. Konuşmalar yapıldı. HDP’li sinemacı Süreyya konuşurken “Sayın Öcalan” deyince, TOBB Başkanı, bir kükredi ki, herkes meclis yeniden bombalanıyor zannetti. Arkadan “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” diye slogan attı!
Bunu duyunca, Akil İnsanlar Heyeti Başkanı TOBB’çunun arşivimdeki konuşmalarını çıkardım. TOBBçu o günlerde yüzlerce defa “Sayın Öcalan” demiş, iyi mi? Gördüm ama böyle top gibi döneni, ben bile görmemiştim.
Dön TOOBçu, dön…
Sağlık ve başarı dileklerimle 21 Temmuz 2016
Rifat Serdaroğlu     

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.