GÜNCEL
Giriş Tarihi : 21-01-2019 23:51   Güncelleme : 22-01-2019 00:32

Başkan Gökhan'la 'Baş Başa' çocukluğu,gençliği.okul yılları ve evliliği (RÖPORTAJ) Bölüm 1.

Başkan Gökhan'la 'Baş Başa' çocukluğu,gençliği.okul yılları ve evliliği (RÖPORTAJ) Bölüm 1.

Başkan Gökhan'la 'Baş Başa' çocukluğu,gençliği.okul yılları ve evliliği (RÖPORTAJ) Bölüm 1.

..Sayın Başkanım bize kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz?

 ÜLGÜR GÖKHAN ..Ben Çanakkale'de doğdum, Çanakkale de ,18 mart ilkokulunda okudum. Daha sonra Galatasaray Lisesini gittim. Ankara  siyasi bilimler Fakültesini bitirdim. 1980 senesinde de tekrar Çanakkaleye döndüm. Çanakkaleye döndükten sonra, Niyazi Önen Bey le beraber kendisi benim sınıf arkadaşımdı birlikte Ticaret odası seçimlerine girdik kazandık ve Ticaret odası yönetim kurulunda başkan yardımcılığı yaptım. Daha sonra Çanakkale spor da  Niyazi Önenle yönetimine girip yöneticilik yaptım.Rotary klup kurucu üyeyim ve aynı zamanda başkanlığı yaptım. 1993 yılında Çanakkale  Cumhuriyet Halk Partisinin yeniden kurulma aşamasında kurucu il Başkanlığı yaptım.Meclis üyeliği sürecim var.1989 yılında ve sonrada 1999 yılında tekrar oldum. Aradaki bir dönemde il başkanlığım olduğu için yapmamıştım.Sonrada azınlık meclisinde MHP ve Doğruyol doyları ile  Belediye Meclisinde azınlık dık ve 2002 yılında Çanakkale Belediye Başkanı seçildim ve o zamandan bu güne kadar Çanakkale Halkının teveccühü ile  Belediye Başkanlığı görevini sürdürmekteyim.Eşimle de Ankarada Fakültede okurken taniştık 1978 senesinde de evlendik.2 tane çocuğumuz oldu.1979 doğumlu bir oğlum ve bir de kızım var .Evliler.
.....Siyasete girmeden önce biz yine çocukluğunuz ve gençliğinize dönelim.Çanakkale çocuğusunuz, Çanakkalenin sokaklarında oynadınız burada büyüdünüz, Gençliğiniz bu şehirde geçti.Deniz kenarında balık tutunuz belki.Bize biraz o anılarınızdan bahseder misiniz?

ÜLGÜR BAŞKAN..Benim çocukluğum bu şehirde geçti. Plastik topumuz yoktu ama biz çam kozalıkları ile top oynardı O  zamanlar top yoktu .Okula neşe içinde gider , neşe içinde gelirdik.Aaraba yoktu yürüyerek gider gelirdik. Hiç Bir şey olmazdı.Dediğiniz gibi sahilden denize atlardık sezon geldiğinde,kaçamak şeyler olurdu. Sokaklarda misket oynardık.Bisiklet çok revaçta idi, bisiklete binerdik.Kordon da ,Çarşı içinde falan bisiklete binerdik.Çok zevkli geçti. Ben ilkokuldan sonra yatılı galatasaray lisesine  yatılı okumaya gittim.Sömestre de ve yazları Çanakkale de geçerdi.O zaman arkadaşlarla buluşur hasret giderirdik,Denize girer,bisiklete binerdik. Kordonda gençler olarak dolaşırdık. O zamanlar çok fazla insan yoktu Çanakkale de bizler vardık. Birde yahudiler vardı. Çok yahudi nüfus vardı. Dolayısıyla çok güzel günlerimiz geçti Çanakkalemizde.Dediğim gibi biz Çanakkale yi yaşadık ve içselleştirdik.Zaten istanbuldan buraya geldim.doğrusu istanbulda yapamadım.Buranın cazibesi çoktu. Eşim ilk önce bir tereddüt etti, tepki gösterdi, benim kimsem yok nasıl yapacağım falan dedi.Gel dedim, Çanakkaleye çabuk alışırsın dedim alışamazsan döneriz dedim.Şimdi gidelim mi desem  hayır  yok yok diyor.çünkü Çanakkale de çocukları rahat büyüttük, arkadaşlar eşler bir anda kaynaştılar,sonuç itibarı ile çanakkalenin en güzel günlerini beraber yaşadık. Sosyal faalyetlerde de bulunduk tiyatro,Çanakkale spor faaliyetleri gibi.. Dediğim gibi en güzel anları yaşadık.Ve olmaya da devam ediyor.
....Belki de o zamanlardan geliyor başkanım kentin bu sosyal yaşamı,kültür ve sanatla birlikte geleceğe doğru  ilerlemesi, hani  kenti içselleştirdik diyorsunuz ya sokaklarda o çocukluğunuz gençliğiniz zamanlarından kalma hala kordonda yürüme kültürümüz var,dışarıdan gelenler  uyum sağlıyor.. Kentin bu yaşam tarzı çekiyor.

ÜLGÜR BAŞKAN...Dışarıdan gelenler uyum sağlıyor, çünkü güzel Bir şey var insanı çeken Bir şey var,kordonu var çekiyor, parkları var insanı çekiyor.Oldum olası Çanakkale böyledir.
.......Azınlığın da(Kentte yaşayan Yahudi vatandaşların ) bu kültüre katkısı olduğunu düşünüyormusunuz?

ÜLGÜR BAŞKAN...Yahudilerin bunda çok katkısı oldu Kordon muhabbeti onlardsan kalma bize miras. her cumartesi onlar çalışmazlar, ayinlerini yaparlar sonra süslü püslü giyinip kordona çıkarlar ve yürürler onlar gibi biz de yürürüz ticaret ahlakı çok değerlidir. Çanakkalenin ticaret hayatını onlar dizayen etti, ve iyi bir miras bıraktı. Bu çok önemlidir.
...Başkanım geçmişteki yaşanmışlıklarınızla birikimlerinizle geleceğe yön veriyorsunuz çokta doğru şeyler,isabetli kararlar verdiniz 'önce insan  odaklı 'projeleribinizle, belki de o dolu dolu geçen çocukluğunuz gençliğinizden gelen şeyler.Geçmişe özlem geleceğede yön verirmiş, O sıcak ilişkiler,insanların devamlı bir arada olabilmeleri...biraz o sosyal projelerden bahsedelim
...ÜLGÜR GÖKHAN...Hem kültürel hem sosyal Projeler yaptık, yapmayada devam ediyoruz.Çocuk Kreşimizi açtık  2. Kreşimizi devam ediyoruz.İlk  önce toplum merkezleri ile başladık,sonra yazar sanatçı evi yaptık. Toplum merkezlerinde özellikle kenar mahallerdeki kente gelmiş özellikle kentle tam bütünleşememiş insan grupları ile eğitimler yapıyoruz. insanlar kente yabancılaşmamalı , kentle bütünleşmeli,Yine müzeler yaptık seramik müzesi gibi,kent müzesi gibi hatta Kofmann kütüphanesi olmaSı için mevcut binayı aldık restore ettik bunlar hep kültür projelerimiz eski miras binalarımızı aldık restore ettik halka kente kazandırdık..Ece Ayhan Kültür evi gibi ski külürel miraslarımızı böylelikle  kente kazandırdık.Necip paşa camii karşısındaki bina....Altın Yıllar Yaşam Merkezini oluşturduk...
Bu ve benzeri gibi ayrıca parklarımızı geliştirdik. Özgürlük parkı çok önemli sosyalleşme alanı bu arad İnsanların birarada olacağı konserleri etkinlikleri takipedeceği şekilde sosuyalleşebilecekleri şekilde planladı. Konser oluyor insanlar geliyor birarad aynı duyguyu paylaşıyor aynı zevki alıyor,Bizde tüm  konserler ücretsizdir.Bizde pekçok yerli yabancı  sanatçıyı halkımız ücretsiz izliyor.Burada hedef şu; insanları biraraya geitrip aynı duyguyu paylaştırmak. Oraya giden insanlar aynı müziği dinliyorlar zevk alıyorlar ama aynı zamanda etraftabinlerce insanda tek vücüt oluyorlar.Bunların hepsi br oluyor.Bunun parayla pulla alakası yok bu duygu meselesi.Cumhuriyet meydanında konser veriliyor sıkış tepiş insanlar geliyor. olsun diyorum omuz omuza kol kola deyiyorlar.Konser bitiminde mutlu şahane bir duygu oluşuyor
....Konserlerde bu etkinlliklerde birşekilde huzuru bozacak bir taşkınlık olay olmuyor çok önemli bir başarı  bu ne dersiniz ?
ÜLGÜR GÖKHAN...Olmaz...Niye Burada bir çıkar yok, ortak bir zevk var..Zaten beğenmeyen gelmiyor.yani sanatcıyı beğenen geliyor beğenmeyen gelmiyor. Zevkle izliyor sonra dağılıyor ve o insanlar evlerine gitmiyor.Kordon sıkıştepiş O zevk devam ediyor, Bu yüzden Çanakkale özgürlüklerin barışın kenti derken bunu kastediyoruz.Hiç birşey de olmuyor.Müzik zevkini alıyor sonra kordonda birçok insanı görüyor dondurmasını yiyor, keyfini yaşıyor.

.....Bunda katkınız var....
ÜLGÜR GÖKHAN...Katkımız var ve inkar edemiyeceğim.Ziyaetimize idare mahkemesi başkanı geldi. 6 Aylık bebeği varmış Bebek emzirme kabinlerini görmüş.çok güzel onun kartını istedi anında verdik.Herkes mutlu olsun hizmet alsın.Engellilerle ilgii çalışmalarımız katkılarımız var. Engellilerin kentte herkesle beraber birlikte olabilmeleri için  herşeyi yapmaya çalışıyoruz.Engelliler okulumuz,  koromuz var, onlara kamplar yapıyoruz.Ben bu kentte mutlu insan istiyorum herkes mutlu olsun...Hemşehrilerimi seviyorum...
......Başkanım Eşiniz aynı zamanda bir sanatçı ,sanatçı ruhu var.sizin arkanızda biraz onun yol gösretmesi,payı varmı ?... 
,ÜLGÜR GÖKHAN...Çok doğru var tabiki...Kesinlikle var.Özellikle O iyi bir gözlemcidir.Sanatçı olduğu için O biraz daha duygu yoğun...Dikkat ederseniz benim her fotoğrafımda eşim yanındadır, her yerde her fotoğrafta birlikteyizdir ve gülerek çıkarız.Seçim afişlerinde, bayram afişlerinde magnetlerde heryerde birlikte oluruz.poz verir tarzda değil doğal çıkarız, enstantena yakalanır.Hep gülerek çıkmıştır doğal şekilde. Ve eşim hep güler, İnsanlara gülerek yaklaşırız.o enerjinin topluma yansıması ,gülerek olumlu yansıması, yaklaşması, önemli....Biz kentte herkesle birlikte mutlu yaşamak için mücadele ediyoruz. ...Hale hanımın çok güzel resimleri var, sergiler açtı Sizde hiç onunla birlikte resim yaptınız mı, hobileriniz varmı neler,bir yeteneğiniz varsa anlatırmısınız.. ÜLGÜR GÖKHAN...Hiç yapmadığım şey resimdir. İki çizgiyi yanyana zor çizerim.Hale hanımın başarılı buluyorum. hevesli buluyorum iyidir bu konuda Zaten Hale hanım Mimar sinan güzel sanatlar akademisini kazanmış iç mimarlık bölümü çok da istemiş ama o zamanlar dedesi o okulu kazandığını haber vermemiş. Neden vermemiş o okulda saçları uzun delikanlıları görmüüş kız bunların arasına mı gidecek demiş . Sınavı haber vermemiş ve oraya gidememiş çok üzülmüş.Daha sonra Ankara diş fakültesi bölümünü kazanıyor, oraya gidiyor ama kendisine göre değil,Daha sonrası Ankara siyasi bilimler fakültesine gidiyor. Şans işte nerden nereye eğer mimar sinan a gitse idi tanışma imkanımız muhtemelen olmayacaktı.Gerçi nasip işi belli olmaz ve herşey tesadüf 

.....Siyasetçi kimliğiniz dışında hobileriniz varmı, spor müzik gibi en son okusuğunuz kitap nedir başkanım...

ÜLGÜR GÖKHAN...Farklı olarak ben kitap okumayı tercih ederim. Bireysel spor yapma alışkanlığım yok sadece biraz yüzerim okadar, ama sporu desteklerim..Gençliğimizde spor falan yaptık ama şimdilerde çok fırsatım olmuyor.Enson okuduğum kitap Yılmaz Özdil in Mustafa Kemal ...Şu aralar Kur'anı Kerimin Türkçe tercümesini okumaya çalışıyorum.. Zaman alıyor, O bir roman değil okurken ne dediğini anlamaya çalışıyorum. Önemsİyorum. Hatta arkadaşlara söyledim. Kur'anı Kerim 'in Türkçe mealıni bastırıp herkese dağıtsak mı diye ,İnsanlar okusa, Herkes okusun..Bakınız okumuyoruz.Okumadan başkasının anlatımı ile hüküm veriyoruz. Adam doğru mu söylüyor yanlış mı söylüyor bilmiyoruz. Böyle bir sıkıntı var .Atatürk o zamanlarda Kuranı Kerim in Türkçe tercümesini yaptırdı .Şu sıralar imam hatiplerde Deizim artmış...Kafası çalışan çocuk öyle adamların söylemlerine inanmaz yanlış olduğunu hemen anlar tabiki sorgular ,düşünür. Oysa Din toplum nizamına, İnsanlar arası ilişkilere ,Ahlaki Kuralları barışçıl düzeni öngören bir tarafı vardır.Kul hakkı meselesi varya ,insanın hakkını yemezsen, haklı, adaletli davranırsan hukuka uygun davranırsan savaşlar olurmu.Gayet basit konu, ama Biz o yasak bu yasak işte kadın şöyle yapmasın falan olur mu ya...Allahla kul arasında herşey.Biz buna karışamayız ancak Allah bilir. Bazen ben imamlarla konuşuyorum, sohbet ederiz.İnsanlar ölünce cenazi namazı kılıyoruz sonra dönüp deniliyor ki bu meftaya hakkınızı helal edermisiniz denir..helal ediyoruz deriz. Dönüp sormuyor siz u adamın namaz kıldığına oruç tuttuğuna şahadet edermisiniz diye sormuyor..Hakkınızı helal edermisiniz diye soruyor..Bunlar Allahla kul arasında bunlara müdahale edemezsin..Sen Allah adına hüküm veremezsin, ehliyetin yok.

TANER ARÇUKOĞLU

NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
23 Nisan 2018 Solo Türk Gösterisi
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
İYİ Parti ÇTSO ve Esnaf Odaları Ziyareti
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA