Diyanet'in Yurt Dışına Gönderdiği 20 Kişi de Dönmemiş...

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 2018'de resmi hizmet pasaportuyla yurt dışına Alevi dedesi gönderme projesi kapsamında seçilen 529 kişinin 20'sinin yurda dönmedikleri ortaya çıktı. Üstelik bunlardan 7'si hakkında hırsızlık ve terör örgütü suç dosyalarının olduğu anlaşılırken, savcılık kamu görevlileri hakkında takipsizlik kararı verdi.

Malatya’da AKP’li Yeşilyurt Belediyesi’nin “hizmet damgalı” pasaportla eğitim için Almanya’ya gönderdiği 45 kişiden 43’ünün dönmemesi skandalının bir benzerinin Tunceli’de yaşandığı ortaya çıktı. 

ankaragazetecisi.com'dan Alican Uludağ'ın haberine göre Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yurt dışına “Alevi dedesi” gönderme projesi kapsamında seçilen 529 kişiden 20’sinin yurda dönmediği ve gittikleri ülkeye iltica ettiği anlaşıldı.

Tunceli Cemevi Başkanı bazı isimlere karşı çıktı

Diyanet İşleri Başkanlığı, Muharrem ve Hızır aylarında Alevilikle ilgili yurt dışında bilgi vermesi için Tunceli’de 2018’de Alevi dedelerini Almanya başta olmak üzere Fransa ve Hollanda gibi ülkelere gönderme kararı aldı. 

Gönderilecekler Tunceli Valiliği’nde 15 Şubat 2018’de mülakata alındı.

15 yaşında dede!

Mülakatı geçenler arasında o tarihte 15 yaşında olan 2003 doğumlu Direnç Gül de yer aldı. Mülakat komisyonunda Alevi Dedesi Ali Ekber Yurt, İl Müftüsü ile iki Vali Yardımcısı görev aldı.

Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt, komisyondan geçen bazı isimlerin dede vasfını taşımadıklarını belirterek, buna karşı çıktı. Ancak valilik kararıyla bu kişilerin gri pasaportla Almanya’ya gönderilmesine onay çıktı.

Bunun üzerine Ali Ekber Yurt, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Yurt dilekçesinde, yaptığı araştırmada yurt dışına dede olarak gönderilen kişilerin bazılarının dede vasfını taşımadığını, yurt dışına gittikten sonra dönmediklerini ve iltica ettiklerini, bazı şahısların terör suçlarından yargılandıklarını ifade etti.

Savcılık suç bulamadı

Olaya ilişkin “Suçluyu kayırma ve görevi kötüye kullanma” iddiasıyla 3 yıldır soruşturma yürüten Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, 13 Ocak 2021’de takipsizlik kararı vererek, dosyayı kapattı.

20 kişi dönmedi

Takipsizlik kararında, yurt dışına gidip dönmeyen kişi sayısının 20 olduğu doğrulanarak, “İddialar üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Tunceli ilinde hizmet pasaportu alarak yurt dışına gönderilen şahıslara ilişkin Pasaport Şube Müdürlüğü’nden temin edilen 472 kişilik ve 57 kişilik listede yer alan şahıslardan hizmet süresi bitmesine rağmen yurda dönüş yapmayanlara ilişkin yapılan araştırmada toplam 20 kişinin yurda dönüş yapmadığı tespit edilmiştir” denildi.

7’si hakkında adi suç kaydı var

Hizmet pasaportu ile yurt dışına çıktıktan sonra dönüş yapmadığı tespit edilen 20 kişi hakkındaki soruşturma ve kovuşturma dosyalarının incelendiği anlatılan kararda, bu 20 kişiden 13 tanesi hakkında herhangi bir suç kaydı bulunmadığı aktarıldı.

4 tanesi hakkında hırsızlık, uyuşturucu kullanma, tehdit, ihaleye fesat karıştırma gibi adi suçlar kapsamında soruşturma yapılarak, bazıları hakkında takipsizlik kararı verildiği, haklarında yakalama kararı bulunmadığı savunulan kararda, şu bilgiler verildi:

“3 kişi hakkında da terör örgütü üyeliği, terör örgütü propagandası yapıldığı, bunlardan da 2’si hakkında yakalama kararı bulunmadığı, sadece Şahin isimli şahıs hakkında yakalama kararı bulunduğu ancak bu kararın yurt dışına çıktıktan sonra çıkarıldığı tespit edilmiştir."

Kamu görevlilerinin suç yokmuş

Kararda, yurt dışına dede olarak gönderilen bazı kişilerin gittikleri ülkede sığınma talebinde bulunduğu ve dönmedikleri anlatıldı.

 Yurt dışına gönderilen 529 kişiden sadece 20’sinin yurda dönüş yapmadığı belirtilen kararda, şu sonuca varıldı:

“Bunlardan 13’ü hakkında herhangi bir suç kaydı bulunmadığı, geriye kalan 7 kişinin ise 4’ü hakkında adi suçlardan suç  kaydı bulunduğu, bunların çoğunun sonuçlanmış olduğu, hakkında yakalama kararı bulunan sadece 1 kişi olduğu, onun da yurt dışına çıktıktan sonra hakkında yakalama kararı çıkarıldığı hususları göz önüne alındığında suçluyu kayırma suçunun unsurlarının oluşmadığı, görevlendirmeyi yapan kamu görevlilerinin de böyle bir kastının tespit edilemediği, görevli olarak giden şahısların taşıması gereken şartların ilgili kurum tarafından değerlendirilmiş olduğu, bunun soruşturma ile tespitinin mümkün olmayacağı hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde kovuşturulması gereken suç ve suç unsuru bulunmadığı anlaşılmıştır.”