Zombi Hücreler” Yaşlanmayı mı Hızlandırıyor, Koruyor mu?

Yaşlanma araştırmalarında son yıllarda öne çıkan başlıklardan biri, vücutta biriken ve halk arasında “zombi hücreler” olarak adlandırılan senesans hücreleri oldu. Çoğalma yeteneğini kaybetmelerine rağmen dokularda varlığını sürdüren bu hücrelerin, yaşlanma sürecinde nasıl bir rol oynadığı ise hâlâ bilim dünyasında tartışma konusu. Acıbadem Life Danışmanı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız, senesans hücrelerine ilişkin değerlendirmesinde, bu hücrelerin ne tamamen zararlı ne de bütünüyle faydalı olarak tanımlanabileceğini vurguladı.

Dr. Sarıyıldız’a göre sağlıklı bir biyolojik sistemde hücreler, DNA hasarı ya da çevresel stres gibi etkenlerle işlevini yitirdiğinde ya onarılıyor ya da kontrollü biçimde devre dışı bırakılıyor. Ancak senesans hücreleri bu döngünün dışında kalarak ölmeden dokularda tutunmaya devam ediyor. Başlangıçta bu mekanizmanın, tümör oluşumunu engelleyen ve doku bütünlüğünü koruyan bir savunma refleksi olduğu düşünülse de, zamanla bu hücrelerin birikmesi yaşlanmayı hızlandıran bir tabloya dönüşebiliyor.

Bilimsel çalışmalarda SASP (Senescence-Associated Secretory Phenotype) olarak adlandırılan süreçte, senesans hücrelerinin bulundukları dokuda iltihaplanmayı artıran maddeler ve doku yıkımına yol açabilen enzimler salgıladığı ortaya konuyor. Dr. Sarıyıldız, bu durumun çevredeki sağlıklı hücrelerin işlevlerini bozabildiğini belirterek, uzun vadede kronik iltihaplanma, doku yenilenmesinde yavaşlama, bağışıklık sistemi performansında düşüş ve metabolik dengenin bozulması gibi sonuçlarla ilişkilendirildiğini ifade etti.

Buna karşın senesans hücrelerinin yalnızca olumsuz etkilerle anılmasının da eksik bir yaklaşım olduğuna dikkat çeken Sarıyıldız, bazı koşullarda bu hücrelerin doku bütünlüğünü koruyabildiğini, ani stres durumlarında hasarı sınırlayabildiğini ve yara iyileşmesinde rol oynayabildiğini söyledi. Ayrıca kontrolsüz hücre çoğalmasını baskılayarak tümör gelişimine karşı koruyucu etkiler gösterebildiği de biliniyor.

Bugün için klinik uygulamalarda kabul görmüş standart bir “zombi hücre tedavisi” bulunmadığını belirten Dr. Sarıyıldız, panik yaratacak bir durumdan ziyade dengeli bir yaklaşımın önemine işaret etti. Düzenli egzersiz, kaliteli uyku, iltihaplanmayı azaltan beslenme modelleri ve metabolik risklerin kontrol altına alınmasının, senesans hücreleri üzerinde dolaylı ama olumlu etkiler sağlayabileceğini vurguladı.

Dr. Sarıyıldız’a göre mevcut bilimsel veriler ışığında en gerçekçi hedef, yaşlanmayı tamamen durdurmak değil; süreci daha kontrollü, sağlıklı ve daha az hasarla yönetebilmek.